Sonsuzun fethinde 12. yıl: Necip Fazıl Ödülleri

Haberin Eklenme Tarihi: 12.01.2026 19:18:00 - Güncelleme Tarihi: 12.01.2026 19:21:00

12. Necip Fazıl Ödülleri, Türkiye'nin kültürel ve düşünsel zemininde yerli ve milli bir sanat kanonu inşa etme yolunda attığı en köklü adımlardan biri olarak on ikinci yılına ulaştı. Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) "Sonsuzun Fethine Çık" temasıyla düzenlenen tören, sadece bir ödül takdimi değil, aynı zamanda bir medeniyet iddiasının kurumsallaşmış bir göstergesi niteliğindeydi.

Tören, devletin en üst kademesi ile kültür-sanat dünyasını bir araya getiren yüksek profilli bir buluşmaya sahne oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ve yaptığı kapsamlı konuşma, ödüllerin siyasal ve kültürel vizyonunu belirleyen ana unsurdur. Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır gibi kabine üyelerinin yanı sıra İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul Valisi Davut Gül ve TürkMedya Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Yeşildağ ile Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak da törende hazır bulundu.

Bakan Ersoy konuşmasında, bu ödüllerin kültürel hafızanın güçlü bir ifadesi olduğunu ve Necip Fazıl’ın "Şairler Sultanı" unvanıyla taşıdığı mirasın bugün Bakanlık nezdinde de en üst düzeyde sahiplenildiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise ödüllerin sanat dünyasında "kanon oluşturucu" bir nitelik kazandığını, ideolojik bariyerleri aşarak gerçek niteliği ödüllendiren bir iklim yarattığını ifade etti.

Prof. Dr. Fatih Andı, Prof. Dr. Turan Karataş, Doç. Dr. Ahmet Murat Özel, Dr. Öğretim Görevlisi Melike Günyüz, Samed Karagöz ve Bedir Acar'dan oluşan jüri heyetinin titiz değerlendirmeleri sonucu 8 farklı kategoride 9 isim ödüllendirildi. İşte bu isimlerin sanatsal derinlikleri ve katkıları:

Edebî portreler: Şiir ve roman…

12. Necip Fazıl Ödülleri’nin şiir kategorisinde ödül, Celal Fedai’ye verildi. 1972’de Kayseri’de doğan Fedai, modern Türk şiirinde geleneksel olanı modern bir duyarlılıkla harmanlayan “neo-klasik” tavrın öncü isimleri arasında yer alır. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olduktan sonra aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde, “İsmet Özel’in Hayatı, Edebî Şahsiyeti ve Şiirleri Üzerinde Bir İnceleme” adlı teziyle yüksek lisansını; 2015’te ise “Ahmet Oktay’ın Hayatı ve Edebî Eserleri Üzerine Bir İnceleme” başlıklı teziyle doktorasını tamamladı. Bu süreçte hem dergi editörlüğü hem de öğretmenlik yaptı. Hece, Merdiven Şiir, Kitaphaber, kitap-lık ve Dergâh gibi süreli yayınlarda eserlerini yayımladı; “Şeytanın Günlüksüz Irgadı” (2001), “Parmak ile Boyanmış” (2005) ve “Şair Dağın Doruğunda Meydana Getirmenin Estetiği” (2016) adlı kitaplarını neşretti. “Parmak ile Boyanmış” ile 2005 Türkiye Yazarlar Birliği Şiir Ödülü’nü, “Şair Dağın Doruğunda Meydana Getirmenin Estetiği” adlı deneme kitabıyla da ESKADER 2016 Kültür Sanat Ödülü’nü kazanan Fedai, bu kez 12. Necip Fazıl Ödülleri’ne adını yazdırdı.

Hikâye-Roman kategorisindeki ödül ise roman, hikâye ve denemeleriyle günümüz okurunun ilgiyle takip ettiği Tarık Tufan’a verildi. 1973’te İstanbul’da doğan Tufan, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Orta Doğu ve İslam Ülkeleri Enstitüsü Sosyoloji Anabilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı. “Kekeme Çocuklar Korosu” (2000), “Kraliçenin Pireleri” (2002), “Ve Sen Kuş Olur Gidersin” (2004), “Hayal Meyal” (2007), “Bir Adam Girdi Şehre Koşarak” (2010), “Şanzelize Düğün Salonu” (2015), “Beni Onlara Verme” (2017), “Düşerken” (2018), “Kaybolan” (2020), “Geç Kalan” (2021), “Âşıklara Yer Yok” (2023) ve “Gece Açan Çiçekler” (2025) adlı eserleri neşretti. Belgesel ve kurmaca film senaryoları da yazan Tufan, “Uzak İhtimal” filmiyle 2009’da İstanbul Film Festivali’nde, “Yozgat Blues” filmiyle de 2013’te Adana Altın Koza Film Festivali’nde “En İyi Senaryo” Ödülü’nü aldı. Yazın hayatını sürdüren yazar, 12. Necip Fazıl Ödülleri’nin Hikâye-Roman Ödülü’ne layık görüldü.

Savaş arasından çıkan barış dili: Fikir, sanat…

Fikir-Araştırma kategorisindeki ödül, çalışmalarıyla barışın dilini yeniden kuran Peren Birsaygılı Mut’a verildi. Özellikle Filistin edebiyatı ve direniş kültürü üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Mut, “Zeytin Ağaçlarının Arasında” ve “İsrail’in Zihin Haritası” gibi eserleriyle Türkiye ile Orta Doğu arasında edebî bir köprü kuran bir belgesel metin yazarıdır. Sanatın politik hafıza üzerindeki etkisini bilimsel bir titizlikle ele alan Mut, 2022’de “Suriye edebiyatının tanıtımına sağladığı katkı ve Suriye halkının davasına yönelik adil bakış açısı” nedeniyle Global Justice Organization tarafından Nizar Kabbani Nişanı ile ödüllendirildi; 2023’te ise Türkiye Yazarlar Birliği Özel Ödülü’ne layık görüldü. Barış için yazmayı sürdüren yazar, 12. Necip Fazıl Ödülleri’nin Fikir-Araştırma Ödülü’nün de sahibi oldu.

Uluslararası Kültür Sanat Ödülü ise Mezopotamya’nın antik sembollerini modern sanatla buluşturan Iraklı sanatçı Dia al-Azzawi’ye takdim edildi. 1939’da Bağdat’ta doğan Azzawi, Bağdat Üniversitesi’nde arkeoloji eğitimi aldıktan sonra Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde öğrenimini sürdürdü. Resim, heykel, baskı, yayıncılık ve tasarımı kapsayan disiplinler arası çalışmalarıyla tanınan sanatçı, Arap mirası, doğa tarihi ve folklordan beslenen eserleriyle yerel olanla evrensel arasında güçlü bir diyalog kurdu. 1980’lerden itibaren Arap edebiyatına dayanan 100’ün üzerinde sanatçı kitabı üreten Azzawi, Irak’taki savaş ve yaptırımların etkisini “Karanlığın Ülkesi” serisinde Iraklı entelektüellerin yok edilişi üzerinden belgeledi. Filistin’e dair çalışmaları ve Tate Modern koleksiyonunda yer alan “Sabra ve Şatila Katliamı” adlı eseri, sanatının en bilinen örnekleri arasında bulunur. Bu devasa mural, Azzawi’nin sanatı bir “etik tanıklık” olarak gördüğünün en güçlü göstergelerindendir. Sanatçı, 12. Necip Fazıl Ödülleri’nde kendisine takdim edilen ödülü Filistinli kardeşlerine ithaf ederek sanatçının ahlaki sorumluluğuna dikkat çekti.

Kalem ve saz

Türk halk müziğinin hem icracısı hem de teorisyeni olan Bayram Bilge Tokel, Müzik kategorisindeki ödülün sahibi oldu. 1957’de Yozgat’ta doğan Tokel, özellikle Neşet Ertaş ve Orta Anadolu müzik kültürü üzerine yaptığı araştırmalarla tanındı. Gazi Üniversitesi Yüksek Teknik Eğitim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Türkiye Yazarlar Birliği’nde çeşitli görevler üstlendi ve yönetim kurulu şeref üyesi oldu. ABD Maryland Üniversitesi Etnomüzikoloji Bölümü’nde halk müziği ve bağlama dersleri verdi; burada yayımlanan bir albüme imza attı. TRT’de yapımcı ve yönetici olarak görev alan Tokel, özel televizyonlarda programlar hazırladı; 2003’te Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü görevini yürüttü. Sanat ve Türk halk müziği üzerine yazıları ve şiirleri birçok dergide yayımlandı; Ankara Devlet Halk Müziği Topluluğu’nda sanatçı, Gazi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı ve 2007’de emekli oldu. Türk halk müziğini tarih ve folklorla birlikte ele alan Tokel, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı gibi toplumsal olayları, ozanları ve âşıkları konu alan çalışmalarıyla emeklilik sonrası da sanat yaşamını sürdürdü. “Neşet Ertaş Kitabı” ve hazırladığı belgesellerle türkülerin millî hafızadaki yerini tescil eden Tokel, 12. Necip Fazıl Ödülleri’ne adını yazdırdı.

12. Necip Fazıl Saygı Ödülü ise çizgiyi bir tefekkür aracına dönüştüren karikatürist ve yazar Hasan Aycın’a verildi. 1955’te Balıkesir’de doğan Aycın, Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden mezun olduktan sonra meslek hayatına Bursa’da bir fabrikada grafiker olarak başladı. Daha sonra kendi ajansında çalışmalarını sürdürdü; ilk karikatürü 3 Şubat 1978’de “Yenidevir” gazetesinde yayımlandı. Millî Gazete, Yeni Şafak, Mavera, Yönelişler, Inquiry (İngiltere), Aylık Dergi, İslâm, Kadın ve Aile, Gülçocuk, Kayıtlar, Kardelen ve Hece gibi pek çok gazete ve dergide eserleri yer aldı. Sanatı ve düşünce dünyası üzerine kaleme aldığı üç kitabı bulunan Aycın, 2023’te Türkiye Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü.

Geleceği kelimelerle inşa etmek…

Çocuk Edebiyatı Ödülü’nün sahibi Ayşe Sevim’di. Şair, yazar ve senarist kimliğiyle çağdaş Türk edebiyatında özellikle çocuk ve gençlik edebiyatına getirdiği özgün anlatımıyla öne çıkan Sevim, ilk ve orta öğrenimini İzmit’te tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden 2001 yılında mezun oldu. Gazetecilikle başladığı meslek hayatını editörlük, eğitimcilik ve yayıncılıkla sürdürdü; “Kitaphaber” dergisinin editörlüğünü yaptı, yaratıcı yazarlık ve edebiyat dersleri verdi. Şiir, bilimkurgu, epik fantezi, destan uyarlamaları ve çocuk edebiyatı gibi geniş bir tür yelpazesinde eserler veren Sevim, “Güneşe Yolculuk” ile 2004 TYB Çocuk Edebiyatı Ödülü’nü, “İşlenmemiş Suç” adlı şiir kitabıyla 2013 ESKADER Yılın Şiir Kitabı Ödülü’nü kazandı; 2025’te Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü’ne layık görüldü. “Tay 2” ve “Tay 3” filmlerinin senaryosunu yazan Sevim, 2018’de kurduğu Netyazı ile edebiyat eğitimlerini dijital ortama taşıdı. Yaptığı çalışmalarla 12. Necip Fazıl Ödülleri’nin Çocuk Edebiyatı Ödülü’nün sahibi oldu.

İlk Eserler Ödülü’nün hikâye kategorisinde Merve Uygun ödüle layık görüldü. “Taşıyacak Bizi Rüzgâr” adlı ilk öykü kitabıyla gerçekçilikle masalsı atmosferi bir araya getiren Uygun, 28 Şubat sürecinin toplumsal izlerini öykülerine taşıyan, gelecek vadeden bir kalem olarak öne çıktı.

İlk Eserler Ödülü’nün şiir alanındaki sahibi ise Hasan Bozdaş oldu. “Şiir Dünyayı Kurtarabilir” ve “Adil Bir Akşam” gibi çalışmalarıyla insanın madde dışı yönünü ve ruhsal çatışmalarını ince bir şiir diliyle işleyen Bozdaş, dikkat çeken bir poetika ortaya koydu.

Hafıza, sorumluluk ve gelecek

12. Necip Fazıl Ödülleri, bu yıl da edebiyatı, sanatı ve düşünceyi yalnızca estetik bir üretim alanı olarak değil; tarih, hafıza ve sorumluluk bilinciyle kurulan bir medeniyet dili olarak ele aldığını gösterdi. Ödüllendirilen isimler, farklı disiplinlerde verdikleri eserlerle yerli olanın evrenselle kurduğu ilişkiyi güçlendiren, sanatın etik ve fikrî boyutunu önceleyen bir ortak zeminde buluştu. Şiirden romana, fikir araştırmalarından müziğe ve çocuk edebiyatına uzanan bu geniş yelpaze, Necip Fazıl’ın mirasının güncel sanat pratikleriyle canlı tutulduğunu ve kuşaklar arasında süreklilik kazandığını ortaya koydu.

Bu yönüyle tören, yalnızca geçmişin büyük isimlerini anmakla yetinmeyen; bugünü anlamaya ve geleceği inşa etmeye talip bir kültürel iddianın altını çizdi. İlk eser sahiplerinden uluslararası sanatçılara uzanan ödül dağılımı, Türk düşünce ve sanat dünyasının hem köklerine sadık hem de dünyaya açık bir perspektifle yol aldığını gösterdi. 12. Necip Fazıl Ödülleri, sanatın bir tavır, bir şahitlik ve bir yön tayini olduğuna dair güçlü bir hatırlatma olarak, Türkiye’nin kültürel hafızasında kalıcı bir iz daha bıraktı.