18 Haziran 2026

NATO’da yeni dönem Trump’ın %5 şartıyla başlıyor

NATO’da savunma harcamaları tartışmaları yeni bir döneme girerken, Trump yönetimi yüzde 5 hedefini ittifakın temel ölçütüne dönüştürüyor. Lahey Mutabakatı, Avrupa’nın güvenlik politikalarını, ABD ile ilişkilerini ve NATO’nun geleceğini yeniden şekillendirecek kritik bir eşik olarak öne çıkıyor.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 24-25 Haziran 2025 tarihlerinde Lahey'de düzenlenen NATO Zirvesi’ni “tarihî ve iddialı” olarak nitelendirmişti. Avrupalı müttefikler Amerikan Başkanı Donald Trump’ın NATO konusundaki tereddütlerinin farkındaydı. Washington’un askerî ittifaktan ayrılmasından endişe duyan müttefikler, Trump’ın isteklerini karşılamak için ellerinden geleni yapmaya hazırlardı. Özellikle NATO'nun doğu kanadında yer alan devletler, ABD’nin Avrupa’daki varlığının sürdürülmesi konusunda ısrarlı davranıyorlar. Bu bağlamda eski Doğu Bloku ülkeleri önümüzdeki yıllarda hiçbir Avrupa alternatifinin Amerikan güvenlik garantilerinin yerini alamayacağına inanıyorlar. Mevzu bahis devletler Trump’ın “Monroe Doktrini 2.0” yaklaşımından derin bir endişe duyuyorlar. Bu yüzden Trump’ın NATO’ya bakışını tayin eden öngörülemez etkenlerin ivedilikle giderilmesini öncelikli güvenlik yaklaşımı olarak görmekteydiler.

2024 sonrası ABD’nin NATO’ya bakışını iki önemli husus belirledi. Birinci husus, savunma harcamalarındaki yük paylaşımıyla ilgiliydi.  İkincisi, Avrupa’nın savunma ve güvenlik bağlamındaki stratejik otonomi arayışına olanak tanımamaktı. Bu noktada en önemli araçlardan birisi de Avrupa’nın Amerikan silah endüstrisine bağımlı kalmasını sağlamaktır. Trump’ın bu yaklaşımı Fransa ve İngiltere gibi aktörleri pek memnun etmese de Polonya, Macaristan, Romanya ve Baltık ülkeleri NATO’nun Amerikan liderliğinde konsolide olmasına sıcak bakıyorlar. Diğer taraftan Avrupa Birliği kurumlarında da ABD’nin NATO için belirleyici bir devlet olduğu düşüncesi hâkimdir. Dolayısıyla Fransa’nın zaman zaman dile getirdiği Avrupa ordusu tartışmalarına karşı kuşkucu bir yaklaşım söz konusudur. Örneğin Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Avrupa ordusunun tartışmalarının savunma sorunlarını çözmeyeceğini, aksine tehlikeli bir görev çakışmasına ve idari karmaşaya yol açacağını düşünüyor. Bu bağlamda Avrupa ordusunun kurulmasını mantıksız bir adım olarak değerlendiriyor.

Trump başından itibaren NATO'da iki sorun görüyordu ve seçim kampanyası boyunca bunları defalarca tekrarladı.  Birincisi, NATO’nun köhneliği konusuydu.  İkincisi ise savunma harcamalarıyla bağlantılıydı. Trump göre ABD, NATO’ya çok fazla para harcıyordu. Özellikle harcama konusu Trump için öncelikli bir meseleydi.

Lahey taahhüdü NATO’da yeni standardı belirliyor

Lahey'deki NATO Zirvesi’nin Rutte tarafından “tarihî” olarak gösterilmesinin önemli bir nedeni, sonuç bildirgesinde ittifak ülkelerinin liderlerinin 2035 yılına kadar savunma harcamalarını GSYİH’nin %5’ine çıkarma konusunda vardıkları mutabakat oldu. Lahey Zirvesi’nin sonuç bildirgesinin bir başka önemli özelliği ise son 30 yılın en kısa bildirgesi olmasındaydı. 2024'te Washington'da düzenlenen zirvenin sonuç bildirgesinde 5.300 kelime yer alırken, Lahey bildirgesi sadece 427 kelimeden oluşmaktaydı. Mutabakata göre, savunma harcamalarının %3,5’i temel askerî ihtiyaçlara, %1,5’i ise altyapı geliştirme ve güvenlikle ilgili diğer projelere ayrılması planlanıyor. Lahey mutabakatı Trump tarafından memnuniyetle karşılandı. Trump, NATO ülkelerinin GSYİH’larının %5’ini savunmaya ayırmayı öngören “Lahey taahhüdü” ile yeni bir küresel standart belirledi. Amerikan Başkanı, NATO savunma harcamalarının GSYİH'nin %5'ine çıkarılmasının ABD ve Batı için “büyük bir zafer” olduğunu dile getirdi. Lahey mutabakatına en büyük itiraz İspanya’dan geldi. Trump yönetimi ise İspanya’yı “NATO’dan atmakla” tehdit etti. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İspanya’nın NATO tarafından belirlenen hedefleri yerine getirmek için GSYİH’sinin %2,1’ini savunmaya ayırmasının yeterli olduğunu belirtti. Dolayısıyla İspanya bu mutabakatın dışında kaldı. %5 taahhüdünden muaf olan bir başka ittifak üyesi ise düzenli silahlı kuvvetleri olmayan tek NATO üyesi olan İzlanda oldu.  

Washington ve Reykjavik arasında 1951’de imzalanan anlaşmaya göre, dış saldırı durumunda ABD İzlanda'nın savunmasını sağlamakla yükümlüdür. Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ise Trump yönetiminin “Lahey taahhüdü” olarak tanımladığı yeni standarda büyük ölçüde onay vermiş görünüyorlar. Baltık ülkelerinden Litvanya GSYİH’sinin %5’inden fazlasını savunmaya ayıran ilk NATO ülkesi oldu. Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, 2026 yılında ülkenin askerî harcamalarının GSYİH'nın %5,38'ine, yani 4,79 milyar avroya ulaşacağını bildirdi. Son yıllarda savunma harcamaları açısından NATO’nun önde gelen ülkeleri arasında yer alan Polonya, 2025 yılında GSYİH’sinin %4,48’ini (37,6 milyar avro) savunmaya ayırdı. Romanya da yüzde beş taahhüdü konusunda yükselen bir grafiğe sahiptir. Eski Doğu Bloku ülkelerinin birçoğu, Rusya tehdidini öne çıkararak NATO’nun güçlendirilmesini önceleyen bir yaklaşım sergiliyor ve bu bağlamda Trump’ın talebini yerine getirmek için çaba harcıyor.

Trump’ın NATO’ya karşı baskı araçları

Trump, savunma harcamaları GSYİH'nın %5'inin altında kalan NATO ülkelerinin askerî destek garantilerinden ve ittifak içindeki oy hakkından mahrum bırakılmasını öneriyor. Trump aynı zamanda Avrupa’daki Amerikan güçlerinin çekilmesini de tehdit aracı olarak kullanıyor. Örneğin 35 binlik Amerikan gücünün Almanya'dan Macaristan'a nakledilmesi konuşuluyor.  Bu adımın nedenlerden biri olarak Almanya'nın savunma harcamalarının henüz %5'e ulaşmamış olması gösteriliyor. Trump yönetimi Lahey taahhüdünün gerçekleşmemesi durumunda, Avrupa’daki 80 binlik Amerikan askerî varlığının azaltılması veya sınırlandırılması konusunu gündeme getiriyor.  Özellikle Huawei ile sıkı iş birliği içinde olan Almanya’dan 35 binlik Amerikan gücünün diğer Avrupa ülkelerine (Polonya, Macaristan, Romanya) konuşlandırılması Trump tarafından periyodik olarak gündeme getiriliyor. Polonya ve Romanya gibi ülkeler Trump’ın bu yaklaşımından memnun görünseler de askerî kuvvetlerin transferi oldukça maliyetli bir konudur. Bu yüzden Trump yönetimi silah satışı gibi konuları masaya getiriyor. ABD, Ukrayna’ya aktarılmak üzere NATO ülkelerine büyük miktarda silah satmaya devam ediyor. Temmuz 2025’ten beri Avrupa ülkeleri, Ukrayna'ya silah tedarik etme konusunda inisiyatif alıyorlar.  Avrupalılar aynı zamanda kendi cephaneliklerini yenilemek için ABD’den yeni silahlar satın almayı da kabul ettiler. Özetle, Trump yönetimi Lahey mutabakatını önemli bir baskı mekanizmasına dönüştürüyor ve savunma harcamaları konusunu “Demokles Kılıcı” olarak kullanıyor.

Son dönemde Trump yönetiminin dikkat merkezindeki bir başka konuysa Çin şirketi Huawey’in Avrupa’daki artan varlığıdır. ABD, NATO üyelerinden 5G ağları için Huawei ekipmanlarının kullanımını yasaklamasını istiyor. Bu kapsamda NATO müttefiklerinin savunma bütçesinden ayrılan kaynakları, Huawei ekipmanlarını söküp bunları diğer uygun şirketlerin ürünleriyle değiştirmek için kullanmaları gerektiğini telkin etmeye çalışıyor. Amerikan yönetiminin uygun olarak tanımladığı şirketlerin ABD merkezli veya ABD bağlantılı olması muhtemeldir.

30 Mayıs’ta Singapur’da düzenlenen Shangri-La güvenlik zirvesinde konuşan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth “Washington ile Avrupa arasındaki iş birliğinin artık ortak değerler üzerine değil, ulusal çıkarların örtüşmesi üzerine kurulması gerektiğini” açıkladı. Trump yönetimi ayrıca İran Savaşı’ndaki tutumu nedeniyle NATO’yu eleştiriyor.  NATO Genel Sekreteri Rutte, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek zirvede üyelerin %5'lik hedefe ulaşmak için planlarını sunmaları gerektiğini bahsediyor. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan tarihî NATO Zirvesi birçok bakımdan önem arz edecek. Bu bağlamda Lahey mutabakatının uygulanmasına dair konular Ankara Zirvesi’nin ana gündem maddelerinden birisini oluşturacak. Ayrıca savunma iş birliği ve ABD-Avrupa ilişkileri gibi önemli konuların NATO’nun Ankara Zirvesi’nde müzakere edileceği bekleniliyor. Ankara Zirvesi’nde NATO’nun Ukrayna'ya 70 milyar avroluk yeni askerî yardımının da görüşülmesi öngörülüyor.

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...