06 Ocak 2026

İran’daki protestolar ne anlama geliyor?

Riyalin sert değer kaybıyla başlayan Alaaddin Pasajı protestoları kısa sürede İran geneline yayıldı. Ekonomik talepler siyasi sloganlara evrilirken hükûmet reform adımları attı, ABD ve İsrail’den gelen tehditler krizi bölgesel bir boyuta taşıdı.

İran’da riyalin dolar karşısında ani değer kaybı yaşamasının ardından İran’da elektronik ve bilgisayar satışının kalbi olarak bilinen Alaaddin Pasajı’nda başlayan protestolar kısa sürede ülkenin geneline yayıldı. 28 Aralık 20025 tarihinde başkent Tahran’da başlayan olaylar İsfahan, Reşt, Loristan, Meşhet, Fars, Kereç gibi şehirlere de sıçradı. Protestolar ilk günlerinde daha barışçıl sürse de kısa sürede şiddet eylemlerine ve güvenlik noktalarına saldırılara dönüştü. Atılan sloganlar ilk günler daha çok ekonomik olsa da zamanla daha siyasi hatta rejim karşıtı bir hâl aldı. Esnafın başlattığı bir protesto olması hasebiyle gözler modern İran tarihinde önemli bir toplumsal sınıf olan çarşı esnafına çevrildi. Ancak farklı şehirlerdeki çarşı esnaf birlikleri yayınladıkları bildirilerle ekonomik sorunlar sebebiyle başlayan protestoların düşmanları sevindirecek bir duruma gelmemesi gerektiğine dikkat çekerek devletin yanında olduklarını ilan ettiler.

Esnafın protestolarıyla başlayan olaylar kısa sürede üniversitelere de sıçradı ve başta Tahran’daki Tahran ve Şehid Beheşti üniversiteleri olmak üzere pek çok üniversite protestolara katıldı. İran’da son 10-15 yıldır alışık olduğumuz protesto gösterileri farklı sebeplerle çıkmıştı. Hasan Ruhani’nin cumhurbaşkanlığının son günlerinde hayat pahalılığı sebebiyle başlayan protestolar, benzin zammı sonrası başlayan ve birçok kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olaylar, elektrik kesintileri ve Ukrayna uçağının düşürülmesi sonrası başlayan protestolar ve Mehsa Emini adlı bir genç kızın şüpheli ölümü sonrası başlayan olaylar İran’ın yakın tarihinde ilk akla gelen hadiselerdir.

Hükûmetten gelen ilk tepkiler

İran’ın mevcut Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan seçildiği günden bu yana halka birebir iletişim kurma çabasında olduğunu ilan eden, halkın dertlerini, sıkıntılarını bildiğini ve bunları çözmek için çaba harcadığını söylen bir siyasetçi. Daha önce farklı sorunlar sebebiyle yaptığı açıklamalarda elindeki imkânları sonuna kadar kullandığını ama bir çözüm bulunamadığını söylemişti. Son olaylar başlamadan birkaç gün önce de memur maaşlarına zam yapmak için ellerinde yeteri kadar kaynak bulunmadığına dair bir açıklama yapmıştı.

Hükûmet son olaylardan sonra halkın sesini duyduğunu, yaşanan sorunların çözümü için gerekli adımların atılacağını söyledi ve hemen ardından ekonominin kara deliklerinden biri olan ve büyük rantın döndüğü farklı dolar kuru uygulamasından vaz geçildiği duyurdu. Atılan adımlardan en önemlisi de Merkez Başkanı’nın görevden alınıp yerine Ruhani dönemi Merkez Bankası Başkanı Abdünnasır Himmeti’nin getirilmesiydi. Nitekim hükûmet sözcüsü Fatıma Muhacirani yaptığı ilk açıklamada atılacak ilk adımın merkez bankası başkanı değişikliği yapılacağı ve hedefin enflasyonu düşürmek ve dövizdeki yükselişi durdurmak olduğunu duyurdu. Devlet bundan sonra tedarikçiye yapmış olduğu desteği doğrudan tüketiciye vereceğini açıkladı. Atılan bu adımlar he ne kadar ilk günler hafif de olsa etkisini gösterse de dolardaki yükselişin önü bir türlü alınamadı.

Protestolar hakkında yaptığı açıklamada İran Lideri Ayetullah Ali Hamenei ise çarşı esnafının protestolarının meşru olduğunu ancak kargaşa çıkarmanın asla kabul edilemez olduğunu söyledi. Hamenei yaptığı konuşmada döviz korundaki artışın ve fiyat istikrarsızlığının doğal olmadığını düşmanların işi olduğunu, düşmanın boş durmayacağını ve bulduğu her fırsatı değerlendireceğini son hadiselerden de yararlanmak isteyeceğini vurguladı. Ayrıca başta Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan olmak üzere hükûmetin üzerine düşeni yapacağını da sözlerine ekledi. 

ABD ve İsrail ve Trump’ın tepkileri

İran’da yaşanan gösteriler kısa sürede uluslararası gündemin de ilk sıralarına yerleşti. Özellikle ABD ve İsrailli yetkililerin yapacağı açıklamalar merak ediliyordu. Zira Netenyahu ile Trump’ın son görüşmelerinde gündem konularından birisi de İran’dı. ABD’li kaynaklar Netenyahu’nun görüşmede İran’ın nükleer programının durumunu ele aldığını ve İran’ın füze programıyla ilgili ülkesinin endişe ettiğini dile getirmiş. Bu görüşmenin ardından Trump’ın yaptığı açıklama da dikkat çekiciydi. Trump "Onlar (İran) yapacaklarının sonuçlarını biliyor. Sonuçların çok ağır olacağını biliyorsunuz, belki de geçen seferkinden daha ağır. İran, geçen sefer onlara seçenek sunduğumda bizimle anlaşma yapmalıydı" dedi.

28 Aralık 2025 tarihinde başlayan protestolar sonrası da tehdit içerikli açıklamalar yapan Trump 2 Ocak’ta şunları söyledi: “Eğer İran, her zaman yaptığı gibi barışçıl göstericileri vurur ve öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır." Yine 4 Ocak tarihinde ise “Eğer protestocuları öldürürlerse İran, ABD tarafından sert bir darbe yiyecektir. Biz İran'daki gelişmeleri izliyor ve yakından takip ediyoruz” dedi. Benzer açıklamalar İsrail Başbakanı tarafından da yapıldı. Netenyahu 12 gün savaşlarında olduğu gibi İran halkına seslenerek rejimin yıkılması hâlinde daha müreffeh bir İran ile karşı karşıya kalacaklarını, İran’ın savunma sanayiine yaptığı yatırımları halkın refahına harcaması gerektiği ve İsrail’e attığı füzelerin İran ekonomisini çökerttiği gibi çocukça açıklamalar yaptı.

Amerika ve İsrail’den gelen bu tehditkâr açıklamalara karşı İranlı yetkililer cevap vermekte gecikmedi. İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “İsrailli yetkililer ve Trump’ın açıklamaları ile perde arkasında neler olup bittiği artık netleşti. Protesto eden esnafın duruşu ile kargaşa çıkarmaya çalışanların yaptıklarını ayrı değerlendiriyoruz. Trump, ABD’nin bu iç meseleye müdahalesinin tüm bölgeyi istikrarsızlaştıracağını ve Amerika’nın çıkarlarını yok edeceğini bilmelidir.” Amerikan halkına da seslenen Laricani “Amerika halkı şunu bilmelidir ki bu maceracılığı Trump başlattı. Askerlerinin güvenliğine dikkat etmelidir” dedi. İran Devrim Lideri Ayetullah Hamenei de saldırılar karşısında geri adım atmayacaklarını ifade etti. Sosyal medya hesabından Trump’ın yaptığı açıklamaya cevaben “Biz düşman karşısında geri adım atmayız” dedi. Trump’un yaptığı açıklamaya karşı İranlı başka yetkililer de benzer açıklamalar yaptılar.

İran’ı neler bekliyor?

Amerika tarafından uygulanan ağır ekonomik yaptırımlar sebebiyle uzun zamandan bu yana sorunlar yaşayan İran ekonomisi daha da derinleşen ve kronikleşen bir hâl aldı. İran analistleri ülkede protestoların yaşanabileceğini ancak Haziran ayında yaşanan savaşla birlikte ülke içinde bir birlik havası oluştuğunu ve güvenlik gündemi sebebiyle bu protestoların ötelendiği konuşuluyordu. Aynı zamanda İsrail’in ABD’yi ikna etmesi hâlinde ikinci bir saldırı olma ihtimali üzerinde duruluyordu. İran’da artık yaşamın bir parçası hâline gelen elektrik kesintileri, doğal gazın kademeli verilmesi, su sorunları ve özellikle başkent Tahran’da yaşanan hava kirliliği gibi sorunlara doların ani yükselişi de eklendiğinde uzun süre birikmiş bu memnuniyetsizliklere ani bir tepki olarak değerlendirmek gerekir.

Son birkaç gündür özellikle küçük şehirlerde silahlı bazı grupların gece saatlerinde sokaklara inmesi ve güvenlik güçlerine ateş açması terör örgütlerinin sahneye çıktığını gösteriyor. Bu süreçte güvenlik birimleri ilk gün gösterilen müsamahayı bir kenara bırakacağından şüphe yok.

Hem protestolarla hem de dış tehditlerle sarsılan İran’da ortaya çıkan gerçek şu an yaşanan ekonomik sorunlara geçici çözümler bulmak yerine yapısal sorunları çözme iradesi ortaya koymaktır. Haziran ayında yaşanan savaş sonrası ülkede millî birliği sağlamak amacıyla verilen mesajlar ve atılan adımlar yönetici elitlerin toplumsal birliğin sağlanması gerektiğini anladıklarının bir göstergesiydi. Halkın dış düşman karşısında birlik sağlayabildiği görüldü. Ancak her gün daha da ağırlaşan ekonomik sorunlar karşısında halkın taleplerini karşılamaya yönelik ciddi adımların atıldığına halkı ikna etmesi de gerekiyor. Halkın siyaset kurumuna güvenini yeniden kazanmasını sağlamak için yapısal değişimlere imza atmasının yanında İran’ın dış politika konusunda da ciddi değişiklikler yapması bir zaruret hâlini almıştır.  

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...