Dijital dünyayı hissetmek: Tokyo Teamlab Planets
Haberin Eklenme Tarihi: 5.05.2026 07:34:00 - Güncelleme Tarihi: 5.05.2026 07:37:00Dijital dünyayı her gün ekranlar aracılığı ile deneyimliyoruz. Ancak Tokyo Teamlab Planets bunun ötesine geçerek sizin dijitali hissetmenizi ve hatta onun da sizi hissetmesini sağlıyor.
Su, ses, ışık ve mesafe ile dizayn edilen deneyimlerde dijital dünyanın içinde yürürken sistem sizin farkınıza varıyor, yaklaşıyor, uzaklaşıyor, renk ve mesafe değiştirerek çeşitli göz yanılsamaları ile sizi şaşırtarak değişik deneyimler sunuyor. Burası duygularınızı gözeterek sizi sakinleştiriyor, şaşırtıyor, merak ettiriyor. Kısacası Teamlab Planets sizi dijitale seyirci yapmıyor, sizi dijitalle bütünleştiriyor. Gelin, burada sunulan değişik deneyim alanlarını beraber inceleyelim.
Yüzen çiçek bahçesi
Bu alanda tavandan iplerle sarkıtılan binlerce orkidenin oluşturduğu bir alanın içine giriyorsunuz. Sizin yürümenizle beraber deneyim başlıyor. Yerlere kadar uzanmış orkideler sizin geldiğinizi algılıyor ve yukarı doğru çekilerek size yol açıyorlar. Siz yürüdükçe boyunuz uzunluğunda bir boşluk oluşuyor ve çiçeklere çarpmadan yola devam ediyorsunuz. Bu deneyim sensörler tarafından gerçekleşse de çiçekler tarafından algılandığınızı hissetmek çok hoş bir his veriyor. Ayrıca dijital deneyimin mis gibi kokan envaiçeşitteki orkidelerle böyle doğa ile bütünleşmesi de ayrı bir keyif kaynağı.
Burada dilediğiniz kadar dolaşıp, çiçekleri koklayıp, dijital deneyimin keyfini çıkarabilirsiniz.
Koi balıklarının ve insanların hareketleriyle oluşturulan su yüzeyine çizim
Bu seferki dijital deneyim için dizlerimize dek suya giriyoruz. Evet, şaka değil, herkes pantolonlarını diz kapaklarına dek sıyırarak su dolu bir odanın içine giriyor. Burası içi Japonların meşhur, renkli koi balıklarının dijital versiyonları ile dolu.
Ürken balıklar size göre hareket ediyor, sizin suda oluşturduğunuz hareket alanı renklerle ortaya çıkıyor ve size çarpan balıklar aniden şekillere ve renklere dönüşüyor. Burada önemli olan şu; her şey o anda size bağlı olarak gerçekleşiyor. Su üzerinde gördüğünüz renkler ve şekiller bir video değil ya da hep aynı şekilde kodlanmış bir program tekrar etmiyor.
Ilık bir suyun içindeyken dijital bir deneyime ortak olmanın keyfini yaşıyorsunuz.
Atletizm ormanı
Gördüklerimiz ne kadar gerçek? Ya da beynin algıladığını vücut hemen algılayabilir mi? Çalışmayan bir yürüyen merdivene bindiğinizi düşünün, beyin onun çalışmadığını bilse bile vücudunuz çalışan hâline kendini ayarlamıştır, bu yüzden binince vücudunuz bir şaşkınlık yaşar.
İşte bu ormanda da gözün farklı algıladığı ancak vücudun farklı deneyimlediği aktivitelerde; sanal bir dünyada gerçeği deneyimliyorsunuz. Baktığınızda suyun içindeki taşlara basarak atlayarak gitmeniz gerekiyor ancak bir süre sonra bu suyun sadece bir görüntü olduğunu fark ediyorsunuz. Ancak hâlâ suya basmaya çekiniyorsunuz; işte burada bir soru ortaya çıkıyor dijital dünyada insanı algı mı yönetir yoksa gerçek mi?
Eğer siz de bir Tokyo gezisi planlıyorsanız bu ilginç deneyimi listenizin başına yazmayı unutmayın! 7’den 70’e herkese hitap eden bu deneyim için biletlerin çok önceden tükendiğini unutmayın.