Halk eğitimi
Haberin Eklenme Tarihi: 9.02.2025 15:30:00 - Güncelleme Tarihi: 9.02.2025 15:33:00Millî Eğitim Bakanlığı’nın halk eğitimi konusunda tasarladığı uzun vadeli plan konusunun İstanbul ilini ilgilendiren kısmı Pazartesi günü Sayın Vali Refik Tulga’nın reisliği altındaki bir danışma kurulunda konuşuldu.
Maarif Müdürlüğü’nün Şehir Tiyatroları başrejisörünün, terbiyecilerin, Kızılay Verem Savaş Dernekleri temsilcilerinin, Türk Edebiyatçılar Birliği, işçi ve esnaf teşekkülleri idarecilerinin, folklor köycülük uzmanlarının, Güzel Sanatlar Akademisi, İstanbul Üniversitesi temsilcilerinin hazır bulunduğu bu hazırlık toplantısında önce Maarif Müdürü Sayın Halis Kurtça’nın hazırladığı ihzari rapor okundu ve bu teşekküllerin ilimiz içindeki Halk Eğitimi seferberliğine nasıl katılabilecekleri görüşüldü.
Teker teker bu teşekküllerin imkân ve yardım tarzlarının umumi heyete kısa ve vazih bir raporla bildirilmesi karar altına alındı.
Önce şunu belirtmek gerektir ki Maarif Müdürlüğü’nün hazırladığı faaliyet tasarısı bu alandaki faaliyetlerin hiçbirini unutmamış, önemle içine almış bulunmaktadır. Halk eğitimi, okuma yazma seferberliği bilindiği gibi yalnız bugün değil, her iktidar tarafından ilkin önemle ele alınır, üzerinde durulur, toplantılar, şûralar kurulur sonra da… tavsar unutulur.
Bu seferki çabanın bundan öncekilere benzememesini dileriz. Ama bunun sadece dilekle olmayacağını da biliriz. Bütün mesele bu ihzarî toplantıları akademik ve nazari tartışmalardan kurtarıp acilen ele alınacak en pratik yolları tespit etmek ve asıl daha önemlisi bunların ısrarla gerçekleştirmektir.
Bu seferberliğin ilk ağızdaki en önemli konusu şüphesiz ki okuma yazma savaşıdır. Halkla aydının arasındaki uçurumu kapamanın hem en basit bir insanlık borcu hem de demokrasiyi yurtta yerleştirmek için tek çare olduğunu göz önünde tutarsak ilkin büyün gücümüzle bu konuya temerküz etmemiz gerekecektir.
Bundan sonra muntazam bir tahsil görmemiş uyanık vatandaşların bu gediğini tamamlamak için gece liseleri, ihmal edilmiş büyük işçi kütlesine kendi alanında ilerleme imkânları sağlayacak gece kursları temini meselesi gelmektedir. Keza şümullü bir eğitim aracı olan tiyatronun ilimizin en ücra köy ve bucaklarına; hatta Edirne, Tekirdağ, Çorlu, İzmit, Sakarya gibi tiyatrosuz komşu illere uzanması ve sokulmasının sağlanması da önemle üzerinde durulacak, gerçekleştirme yolları aranacak hususlardan biridir.
Okuyucularımızın hatırlayacağı gibi gerek bu sütunda gerekse başmakale sütunlarında tekrar tekrar üzerinde durduğumuz bir cihet de halk eğitimi konusunda geniş çapta film ve radyodan, ileride de televizyondan faydalanmaktır. Hele radyonun bunca abur cubur yayını arasında her sabah ve akşam 15 dakikasını da ehil bir heyet tarafından özen ve titizlikle hazırlanacak bir (Halk Üniversitesi) yayınına ayırması çok yerinde olacaktır.