23 Ekim 2026

“1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar” sergisi sanat tarihinin izini sürüyor

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde açılan “1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar” sergisi, Türk resim sanatının öncü isimlerini sanatseverlerle buluşturuyor. Yaklaşık 200 eserin yer aldığı sergi, 12 Temmuz 2027’ye kadar ziyaret edilebilecek.

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, Türk resim sanatının gelişiminde önemli bir yere sahip olan 1914 Kuşağı’nı, hocalarını ve yetiştirdikleri sanatçıları bir araya getiren “1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar” sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu ile Arkas Koleksiyonu iş birliğinde hazırlanan sergi, yaklaşık 200 eseri aynı çatı altında topluyor. Küratörlüğünü Prof. Dr. Gül İrepoğlu’nun üstlendiği sergi, Türk resim sanatının dönüşümünde belirleyici rol oynayan bir kuşağı farklı yönleriyle tanımaya davet ediyor.

Serginin odağında, 20. yüzyılın başlarında İstanbul’da sanat eğitimi aldıktan sonra resim öğrenimlerini sürdürmek üzere Paris’e gönderilen ve 1914’te Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla ülkelerine dönmek zorunda kalan dokuz ressam bulunuyor. İbrahim Çallı, Feyhaman Duran, Namık İsmail, Sami Yetik, Ali Sami Boyar, Hüseyin Avni Lifij, Mehmed Ruhi Arel, Nazmi Ziya Güran ve Hikmet Onat, bu zorunlu dönüşün ardından Türk resim sanatında yeni bir dönemin öncüleri arasında yer aldı. Sergi, sanatçıların tablolarını bir araya getirirken eğitim aldıkları çevreleri, aynı dönemde üretim yapan meslektaşlarını ve sonraki kuşaklara uzanan etkilerini de görünür kılıyor. Böylece ziyaretçiler, eserlerin estetik değerlerinin yanı sıra bu resimlerin ortaya çıktığı tarihsel koşulları da keşfedebiliyor.

 
 
 
 

Paris’ten İstanbul’a uzanan sanat yolculuğu

1914 Kuşağı’nın ortaya çıkışı, Osmanlı döneminde modern sanat eğitiminin geliştiği bir sürece dayanıyor. Sanâyi-i Nefîse Mektebi’nin sınavlarını kazanan veya sanat hamilerinin desteğini alan genç ressamlar, dönemin önemli sanat merkezlerinden Paris’te eğitim gördü. Avrupa’da farklı sanat anlayışlarıyla karşılaşan bu isimler, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla eğitimlerini yarıda bırakarak İstanbul’a döndü. Paris’te edindikleri birikimi kendi gözlemleri ve yaşadıkları coğrafyanın kültürüyle harmanlayan ressamlar, özellikle empresyonist yaklaşımın ve açık hava resminin Türkiye’de yaygınlaşmasında etkili oldu. Dönemin sanat ortamında yeni arayışlara kapı açan bu yaklaşım; ışığın, rengin ve doğanın resimdeki anlatım gücünü öne çıkardı.

Küratör Prof. Dr. Gül İrepoğlu, Anadolu Ajansı’na (AA) verdiği röportajda serginin temel amacını sanatçıları daha yakından tanımak üzerinden açıklıyor. İrepoğlu, “Bu yüzden bu isimlere 'Tanıdığımız Ressamlar' dedik ve bu sergiyle onları daha yakından tanımaya çalışıyoruz” sözleriyle seçkinin yaklaşımını ortaya koyuyor. Serginin kurgusunda önce ressamların hocalarına ait eserler yer alıyor, ardından dokuz sanatçının yaşamına ve üretimine odaklanan bölüm geliyor. Sonraki salonlarda portreler, iç mekân resimleri, figürlü kompozisyonlar, natürmortlar ve peyzajlar tematik bir düzen içinde sunuluyor. Bu yerleşim, sanatçıların benzer konuları nasıl farklı biçimlerde yorumladıklarını karşılaştırma olanağı sağlıyor. Duvarlara yerleştirilen sanatçı sözleri de onların düşünce dünyalarına ve sanata bakışlarına ilişkin ipuçları veriyor.

Seçkide dönemin sanat anlayışını yansıtan dikkat çekici yapıtlar bulunuyor. İbrahim Çallı’nın “Gül Koklayan Kadın” tablosu, Feyhaman Duran’ın “Mavi Şalvarlı Kız” eseri ve Namık İsmail’in “Harman” adlı çalışması, kuşağın farklı konulara yaklaşımını ortaya koyuyor. Hikmet Onat’ın “Peyzaj-Ortaköy” tablosu ise Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’nun ilk eseri olması bakımından ayrıca önem taşıyor. Fernand Cormon’un “Bekleyiş” adlı yapıtı, sanatçıların eğitim aldıkları ortamı anlamaya katkı sunarken; Nazmi Ziya Güran’ın ışıkla şekillenen doğa görünümleri, Hüseyin Avni Lifij’in gizemli kompozisyonları ve Ali Sami Boyar’ın içten anlatımı, kuşağın sanatsal çeşitliliğini gözler önüne seriyor. Sami Yetik ile Mehmed Ruhi Arel’in memleket görünümleri de dönemin toplumsal ve coğrafi dünyasına açılan bir pencere niteliği taşıyor.

Serginin kapsamı, dokuz ressamın eserleriyle sınırlı kalmıyor. “Zamanı Paylaşanlar” başlıklı bölüm, 1914 Kuşağı ile aynı dönemde üretim yapan sanatçıların çalışmalarına odaklanıyor. “Binbir Filizli Bahçe” başlıklı bölümde ise kuşağın yetiştirdiği öğrencilerin yapıtları ziyaretçilerle buluşuyor. Prof. Dr. İrepoğlu, bu ilişkinin önemini AA’ya verdiği röportajda şu sözlerle anlatıyor: “Bütün bu 3 odayı dolaştıktan sonra onların değerini daha iyi anlıyorsunuz ve onlara gerçekten yakından bakmış oluyoruz.” Bedri Rahmi Eyüboğlu, İbrahim Safi, Hale Asaf, Hulusi Mercan ve Ferruh Başağa gibi sonraki kuşaklardan sanatçıların bu eğitim çevresiyle bağlantısı, 1914 Kuşağı’nın etkisinin yıllar boyunca sürdüğünü gösteriyor. Sergi, böylece sanat tarihini birbirinden kopuk isimler üzerinden değil; öğretmenler, çağdaşlar ve öğrenciler arasındaki ilişkiler üzerinden ele alıyor.

Türk resim sanatında kalıcı bir miras

1914 Kuşağı, Avrupa’da edindikleri sanatsal birikimi Türkiye’nin kültürel dokusuyla harmanlayarak Türk resim sanatının gelişiminde önemli bir rol üstlendi. Paris’te eğitim gördükleri dönemde empresyonizmden etkilenen ressamlar, bu anlayışı kendi özgün üsluplarıyla yorumladı. İstanbul ve Ankara’da düzenlenen sergilere katılan, Anadolu’nun farklı yörelerini eserlerine yansıtan ve sanat üzerine yazılar kaleme alan sanatçılar, toplumda görsel sanatlara yönelik ilginin artmasına ve sanat beğenisinin gelişmesine katkı sağladı. Öğretmenlik faaliyetleriyle yeni sanatçılar yetiştiren kuşak, Türk resminde bıraktığı etkiyi sonraki nesillere de taşıdı.

Bu noktadan değerlendirdiğimizde “1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar” sergisi, ziyaretçilerine Türk resminin önemli temsilcilerini yeniden keşfetme ve eserler arasındaki bağlantıları değerlendirme fırsatı sunuyor. Türkiye İş Bankası ve Arkas koleksiyonlarından seçilen yapıtlar, sanatçıların kişisel üsluplarını, dönemin estetik arayışlarını ve sonraki kuşaklara aktardıkları birikimi bir arada ele alıyor. Sergiye eşlik eden kitap da eserlerin yanı sıra döneme ait fotoğrafları ve sanatçıların Paris yolculuklarını diyaloglar üzerinden anlatan kısa hikâyeleri içeriyor. Sanat tarihine ilgi duyanlar için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliği taşıması hedeflenen yayın, serginin düşünsel çerçevesini tamamlıyor. Türk resim sanatının gelişiminde iz bırakan bu kuşağı daha yakından tanımak isteyenler, sergiyi 12 Temmuz 2027’ye kadar Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde ziyaret edebilecek.

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...