İskenderun’da 25 bin Mehmetçik emir bekliyor

15 Mart 1964

İlk günlerin ardından Mart 1964 ilerledikçe Kıbrıs’taki gerilim dinmek bir yana, farklı bölgelerde yeni çatışmalar ve diplomatik hamlelerle daha karmaşık bir hâl alıyordu. Adada silah sesleri kesilmezken, bir yandan Birleşmiş Milletler’in barış gücü girişimleri tartışılıyor, diğer yandan Türk köylerinden gelen kuşatma ve saldırı haberleri gazetelerin sayfalarına yansıyordu. Şimdi Tercüman gazetesinin tanıklığında 15, 16, 17 ve 18 Mart 1964 günlerine bakarak krizin seyrini ve sahadaki gelişmeleri adım adım takip edelim. 15 Mart 1964’te Tercüman’da manşet, “İskenderun’da 25 bin Mehmetçik emir bekliyor”, “Kıbrıslı Rumlar Türk korkusundan uykusuz geceler geçiriyor. Barış kuvvetleri Ada’ya çıkmaya başladı” cümlesiyle atıldı. Ardından da Mehmetçiğin kalben ve madden Kıbrıs’a girmeye hazır oluşu şu cümlelerle haber veriliyordu, bir fotoğraf altında: “Silahlar çalışmıştı… Toplar, Türk kanı ile sulanmış Ada’ya çevrilmişti. Bağlamalar, sazlar, davullar, zurnalar çalıyordu… Mehmetçik, kahramanlık türküleri ile Kıbrıs’a sesleniyordu: ‘Hey… Hey… Yine de hey hey!... Benden selam olsun Papaz Efendi’ye. Çıkıp şu Ada’ya yaslanmalıdır, Allah Allah sesinden dünya inlemelidir… Hey… Hey..’ Türküler bitiyor, cenk havaları başlıyordu. Efeler, zeybekler, Rumların 9 Eylül’den tanıdığı oyunlar, Kıbrıs’a doğru oynanıyordu. ‘Hayda bre efeler!...’ Davul susuyor, saz susuyor. 25 bin Mehmetçik, emir bekliyordu. ‘Kıbrıs’a’ emrini… Generallerin rotası çizilmişti, Kıbrıs’a bir emir… ‘Yarım saat sonra Kıbrıs’tayız’… Cenk türküleri, efeler, zeybekler, davulun tokmağı Kıbrıslı Rumların gözüne uyku sokmuyordu.” Tercüman bu hamasi seslenişi İskenderun’dan yapıyordu; İskenderun muhabiri Orhan Taşan diğer gelişmeleri “Makarios sulhçu kuvvetin Rumların emrine girmesini istedi” başlığıyla şöyle anlatmaktaydı: “Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Pazartesi gününe kadar istediği mühlet ve Kanada’nın Ada’ya Birleşmiş Milletler adına sulh birliği göndereceği yolunda şehrimize gelen haberlere rağmen, Türk Harp Filosu, harp nizamında herhangi bir değişiklik yapmadı. Yine burunlarda paletlerin arasında ve topların ağzında Yeşilada, istikamet yine Kıbrıs. Yunanistan’ın bir çıkarma hareketi ihtimalinden bahsedilince, ilgililer tebessümlerini gizlemiyorlar. NATO’nun en kuvvetli kolordusu olan 7. Kolordumuz, mükemmel teçhizatı ile harp filomuzun gölgesinde hareket emrini bekliyor. Bir gece evvel Amiral Neriman Erçetin’in başkanlığında Akdeniz Bölge Komutanlığı’nda ve 309 Pantomik Tümen’de başlayan toplantılar, dün sabahtan itibaren Amiral Gemisi olan Gaziantep D. 244’de Amiral İsmail Sarıköy’ün başkanlığında devam etti. Harp filomuzdaki gemiler bir taraftan 20’ye yükseltilirken, kuvvetlerimizin askerî birliklerimiz tarafından takviyesine aralıksız devam ediliyor. İstihkâm Taburu’ndan bir birlik teknik malzeme ile harp gücümüze iltihak etti. Bugüne kadar donanmalarımızda ve donanmaya yardımcı sivil gemilere bindirilen asker miktarı 23 bini buldu. Dörtyol ile İskenderun arasındaki 30 kilometrelik sahaya zırhlı birliklerimiz tamamen yayılmış vaziyette. Hava kuvvetleri emniyetine tahsil edilen İskenderun hava alanında gerekli çalışmalara başlanırken, İslahiye’deki zırhlı birliklerimiz de şehrimiz istikametinde yola çıkmıştır. Diğer taraftan Gaziantep’te bulunan harp seyyar hastanesi olan 60 yataklı Mec Hastanesi’ne Kıbrıs’a gitmek üzere İskenderun’a hareket emri verildi.” Haberin devamında şunlar söyleniyordu: “Türk askeri donanması hazırdı, 25 bin Mehmetçik emir bekliyordu. İnönü, ‘Çıkartma yapacağım’ demişti. Bir Bakan ise ‘Yarım saat sonra Kıbrıs’tayız’ demişti. Türk ordusunun adını duyan Rumların gözüne uyku girmemişti. Ada’yı kana boyayan Rum liderlerini uyku tutmamıştı. ‘Türk geldi, gelecek’ derken, ‘Geldiler’ sözü Kıbrıs’a yayıldı. Korku ile yataklarından fırladı Rumlar. Oysa gelenler Türk değildi, Türklerin kesin kararı karşısında düne dek toplanamayan barış gücünün ilk birliği Kıbrıs’a inmişti. Bunlar Kanadalıydı, 36 kişilik birlikti. 960 kişi de bugün uçaklarla Kıbrıs’a nakledilecekti. Rumlar bu ‘Barış Kuvveti’ne pek sevinmemişti. Onlar barış değil, kan istiyorlardı. Ama Barış Kuvvetleri geliyordu, İsveç’ten, Finlandiya’dan, İrlanda’dan birlikler en kısa zamanda yola çıkacaklardı….”

16 Mart 1964

Bu heyecan, ertesi güne de yansımıştı. Tercüman 16 Mart 1964 günü sayısını “Kıbrıs yolunda bayraklaştık” cümlesiyle açtı. On binlerce kişi İstanbul’da sokağa çıkmış, “Ordu Kıbrıs’a” diyordu. Tercüman detayları şöyle anlatmıştı: “On binlerce Türk genci dün İstanbul’da bir uçtan bir uca bayraklaştı. On binlerce Türk genci, Tün ‘Kıbrıs’ dedi. ‘Kıbrıs bizimdir’ dedi. ‘24 saat sonra Kıbrıs’tayız’ dedi. On binlerce Türk genci, dün bütün güçleriyle heyecanlarıyla İstiklal Marşı’nı söyledi. Ordu selamlandı, hükûmete sitem edildi. Papaz Makarios lanetlendi. Gençlik Kıbrıs’ı Türk bayrağıyla ikiye böldü. Barış Türk bayrağı dikilince gerçekleşir Kıbrıs’ta diye ant verildi. Öte yandan hakikaten Kıbrıs’ta yaşananlar acı bir hâl almıştı. Dünya politikacıları Kıbrıs’ta durumun hâlâ vahim bir durumda olduğunu belirtiyor, yabancı basın organları “BM Kuvveti Türkleri asi sayarsa durum değişmez” diyorlardı. Genel olarak hâl Tercüman’ın belirttiği üzere şu şekildeydi: “Dün Kıbrıs’ın bir yerinde silah sesi duyuldu ve Rum ateşiyle bir İngiliz askeri yaralandı. Türkler ve Rumlar, mahallerinde barikatları kaldırıyor. Bir haftada 14 Türk, 11 Rum öldürüldü. Rumlar dün yine İngiltere ve Amerika’nın aleyhinde nümayiş yaptı. ‘Türk ordusunun çıkartma korkusu hâlâ Rumları uyutmuyor. Kruşçef, Makarios’a bir dostluk mesajı gönderdi. Kıbrıs hükûmeti sözcüsü Ada’daki Türk birliğinin muhtemel bir paraşütle indirme harekâtına hazırlık için kışlasından ayrıldığını iddia etti. Yine aynı sözcü, evvelki gece Kıbrıs açıklarında milliyeti tespit edilemeyen bazı gemilerin geçtiğini ileri sürdü. 1900 kişilik Kanada Barış Birliği’nin on güne kadar Kıbrıs’ta olacağı öncü 34 kişi tarafından açıklandı… Bu kuvvet Ada’da 3 ay kalacak. Rehine alınan bir Türk iade edildi. 2 Türk dövüldüğünü söyledi. Makarios’un Rum Dışişleri Bakanı Kipriyanui ‘Bütün Yunanistan, Kral, hükûmet ve halk Kıbrıs’ın yanındadır’ dedi. Yugoslav Cumhurbaşkanı Tito, ‘Kıbrıs’ta barış Türk ve Yunan askerlerinin çekilmesi ile kurulabilir’ dedi. Dünkü ‘New York Times’ gazetesi BM’in Kıbrıs meselesinin çözümü için aldığı son karardan duyulan memnunluğu belirtmekte ve şöyle demektedir: ‘Batılı yöneticilerin sükûnet tavsiyeleriyle de desteklenen BM kararı karşısında Türkiye makul bir davranışla müdahale tehditlerini azaltmıştır. Öyle ki Kıbrıs buhranı şimdiki durumda biraz yatışmış görünmektedir. Bununla birlikte mesele çözülmüş değildir. Aksine buhranı doğuran temel mesele daha çapraşıklaşmıştır…’ Dün sabahki İngiliz gazetelerinin çoğu bu arada bağımsız ‘Sunday Times’ şunları yazmaktadır: ‘Acaba bu kuvvet İngiliz birliklerinin kullanmakta tereddüt ettikleri hareket yetkisine sahip olabilecek midir? Bu kuvvet sivillerin elinde bulunan silahları araştırıp bunları toplamak yetkisini taşıyacak mıdır? Hepsinden önemli olan da bu kuvvetin Kıbrıs hükûmetini meşru bir iktidar, Kıbrıslı Türkleri ise sadece birer asi olarak mı göreceğidir. Bu tutum benimsendiği takdirde bütün harekât başarısızlığa mahkûmdur.”

17 Mart 1964

Ve nihayet meclisten de beklenilen haber gelmişti. 17 Mart 1964’te Tercüman bu müjdeyi şöyle verdi: “491 milletvekili ve şantörden 487’si icabında Kıbrıs’a çıkarma yapılması için oy verdiler. Meclis silahlı müdahale için ‘evet’ dedi. Birliklerimiz takviye edildi. Donanma çıkarma tatbikatına başladı.” Haberin detayı şöyle: “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin dün yaptığı gizli oturumda ‘Gerekirse Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’a gönderilmesine yetki verilmesi’ hakkındaki hükûmet teklifi kabul edilmiştir. TBMM dün saat 14.00’te TBMM Başkanı Fuat Sirmen’in başkanlığında toplanmış ve oturum açıldıktan sonra Başbakan İsmet İnönü’nün ‘Gizli Oturum’ yapılmasını teklif eden önergesi okunmuştur. Bunun üzerine Başkan, Meclis İç Tüzüğü’nün 96. maddesine göre gizlilik kararı almış ve dinleyiciler ile gazeteciler salından çıkarılmıştır. 5,5 saat süren gizli oturum sonunda Kıbrıs’a gerekirse asker gönderilmesi için yetki verilmesine dair hükûmet teklifi 487 oyla kabul edilmiştir. Oylamaya 491 üye katılmış, 4 üye çekimser kalmıştır.” Tüm bunlar olurken İskenderun’dan Tercüman muhabiri Orhan Taşan ise mevcut durumu şöyle aktarıyordu: “Dün sabaha karşı şehrimize gelen Türk komando birliği ile İskenderun’daki tansiyon yeniden yükseldi. Evvelki gece harp nizamından çıkan donanma filomuz da yeniden harp nizamına geçti. Jetler yeniden görüldü ve provokasyon uçuşlarına devam ettiler. Jetler körfezi tarayarak Akdeniz’e süzülüyor, Kıbrıs kara sularının biraz açığından üslerine dönüyorlardı. Harp filomuz karasularımız içinde atış talimleri yapacak. Bu talimlerle ilgili bütün tedbirler alınmış bulunuyor. Atış talimleri Türk jetleri tarafından desteklenecek. Bu münasebetle jet uçaklarımız ordu emrine verilen ve trafiğe yeni açılmış olan İskenderun sivil hava alanına indiler. Gemilere bindirilen ve muhtelif bölgelerden kaydırılan askerî birliklerin boş kalan yerlere süratle takviye edildi. Alınan tedbirlerle ilgili olarak İskenderun sivil limanı da deniz trafiğine kapalı tutulacak.” Hazırlıklar sürerken ayrıca Tercüman’ın yine bildirdiği üzere Kıbrıs Türk Lideri Dr. Fazıl Küçük, helikopterle geçen hafta şiddetli çarpışmaların cereyan ettiği Baf kasabasını ziyaret etmiş; BM’in Barış Kuvveti adı altında topladı Kanada birliği hareket etmiş, İrlanda’dan gönüllü asker sayısı git gide artarak barış gücü kuvvetlendirilmişti. Ankara’da durum ise daha da gergin bir hâl almaya başlamış; Yunanistan ile 30 Ekim 1930’dan beri devam eden İkamet ve Ticaret Anlaşması feshedilmişti.

18 Mart 1964

Ertesi gün, TBMM’nin kararının etkileri konuşuluyordu. Tercüman manşeti “Korku: Meclisin çıkartma için hükûmete yetki vermesi Rumlar arasında telaş yarattı. Makarios kararı protesto etti” cümlesiyle atarken, bir diğer manşetini ise “Donanma İskenderun’da çıkarma tatbikatı yaptı” şeklindeydi. Karar ve ardından gelen hareket… Şöyle anlatıyor Tercüman: “TBMM’nin gerektiğinde Kıbrıs’a askerî müdahalede bulunması hususunda hükûmete yetki veren kararı Türk cemaati üzerinde büyük bir sevinç, Rumlar arasında ise şaşkınlık ve telaş yaratmıştır. Kıbrıs Rum radyosu, bu sabahki yayınında Kıbrıs’a BM askerlerinin gelmekte olduğu şu arada TBMM’nin böyle bir karar almasının yersiz ve gereksiz olduğunu ileri sürmüştür. Rum cemaatinin içine düştüğü şaşkınlık, Rum radyosunun yayınlarında da kendini göstermiştir. Radyo, dün akşamdan itibaren Türk halkına karşı yönelttiği tahriklere ara vermiş, bu arada TBMM’nin kararının dünya barışına ve Türk-Yunan dostluğuna yardımcı olmayacağı iddiasını tekrarlamaya başlamıştır. Kıbrıs’ta yayınlanan Türkçe gazeteler TBMM’nin kararını şu başlıklarla yayınlamışlardır: ‘Kıbrıs Türk’ü yalnız değildir’, ‘Hükûmete müdahale yetkisi verildi’, ‘Yunanistan’la harbe girmek pahasına bu karar gerçekleştirilecek’, ‘Mehmetçik, Kıbrıs’a gönderilmelidir.’ Makarios idaresinin BM’deki temsilcisi Zenon Roside, Güvenlik Konseyi Başkanı’na gönderdiği bir mektupta: ‘TBMM’nin gerektirdiği zaman Kıbrıs’ta birlik gönderilmesi hususunda Türkiye hükûmetine yetki vermesini protesto etmektedir’ demiştir. TBMM’nin bu konudaki kararı ile ilgili haberlerin alınmasından sonra BM Genel Sekreteri U Thant ile görüştüğünü söyleyen Rosides hükûmetin tekrar konseye resmen müracaatı düşünmediğini ilave etmiştir.” Öte yandan İskenderun muhabiri Orhan Taşan, harp gemilerinin İskenderun’da tatbikat yaptığını şu cümlelerle belirtiyordu: “İskenderun’da uzun zamandan beri bekleyen harp filomuzun mensupları gerilen sinirlerini ve hırslarını dün Akdeniz’in mavi sessizliğini paramparça eden top sesleri arasında yönlendirdiler. İki gün devam edecek olan manevralara iştirak için başta amiral gemisi Gaziantep D. 344 olmak üzere mayın arama ve tarama denizaltı ve muhriplerden müteşekkil 18 parça harp gemisi sabahın yedisinde İskenderun körfezinden ayrıldı. Domuzburnu ile Kıbrıs karasuları arasında demirleyerek muvaffakiyetle neticeleneceği derhâl anlaşılan atışlarına başladı. İleri kontrol vazifesini denizaltıların gördüğü manevra, hava kuvvetlerimiz tarafından destekleniyor. Körfezin emniyeti ile vazifeli sahil uçaksavar bataryaları da tetikte bekliyor. Tuğamiral İsmail Sarıköy’ün emrindeki gemilerin bu harekâtı ile ilgili olarak limanda avlanma ve demirleme yasak edildi. D sınıfı gemilerin manevrasına gerilla birlikleri de katıldı. Gerillacılar sabah ve öğleden sonraki 2 kademeli tatbikatta hakiki mermi kullandılar. Limanda bulunan denizaltıların bir kısmı da Mersin açıklarında demirlemek üzere İskenderun’dan dün sabah ayrılmış bulunmaktadır.” Ankara’dan gelen ses ise şöyleydi: “Başbakan İsmet İnönü, dün Çankaya’da yaptığı yürüyüşte gazetecilere Kıbrıs konusunda demiştir ki: ‘Daha olumlu bir duruma gidiyoruz. Meclisten aldığım tam yetki ile dayancımız kuvvetlendi. Kanaatime göre ortalığı karışıklığa vermeden olayları sükûnetle takip etmek lazım. Artık herkes olayları daha iyi kavramış bulunuyor, iyi tahlil ediyor. Bunda en önemli rolü de basın üzerine almıştı. Bunu başardı.’”

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...