11 Mayıs 2026

2026 ASEAN: Çok kutuplu düzende bölgesel merkeziyetin sınanması

2026 ASEAN Zirvesi, Güneydoğu Asya’nın küresel güç rekabetindeki konumunu yeniden tanımlayan kritik dönüm noktasıydı. Çin-ABD gerilimi, Myanmar krizi ve Güney Çin Denizi anlaşmazlıkları sürerken ASEAN; ekonomi, güvenlik ve stratejik özerklik hamleleriyle etkin bir aktör olma iddiasını güçlendirdi.

2026 yılı, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) için hem kurumsal kimlik hem de jeopolitik manevra alanı açısından bir dönüm noktasını temsil ediyor. Filipinler'in dönem başkanlığında, Cebu’da gerçekleştirilen 48. ASEAN Zirvesi, "Geleceğimize Birlikte Yön Vermek” temasıyla toplanırken, bölgesel anlamda ekonomik entegrasyon sahası ve küresel güç rekabetinin en keskin kırılma hatlarından biri hâline geldi.[1]

Uluslararası ilişkilerin epistemolojik yapısından bakıldığında 2026 zirvesi, güç dengesi ile kolektif kimlik arasındaki gerilimin somutlaştığı bir alandır. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin arasındaki “G2” benzeri yeni güç konsolidasyonu, ASEAN üye devletlerini bir dengeleme veya eklemlenme ikilemine itiyor. Ancak ASEAN, realist ikiliği riskten kaçınma stratejisiyle aşmaya çalışarak, kendi merkeziyetini ontolojik güvenlik kalkanı olarak kullanıyor.[2]

ASEAN’ın güvenlik ve egemenlik ikilemi

Zirvenin en kritik başlığı, Güney Çin Denizi'ndeki gerilim ve uzun süredir beklenen uluslararası hukuktaki davranış kuralları müzakereleridir. 2026 yılı itibarıyla, Filipinler'in ev sahipliğinde yürütülen Balikatan 2026 tatbikatı, Japonya ve Avustralya'nın aktif katılımıyla bölgedeki askerî hareketliliği zirveye taşıdı. Çin’in Luzon Boğazı ve çevresindeki karşı konuşlanmaları, bölgedeki güvenlik ikilemini derinleştiriyor, zirve bildirisi ise askerî tırmanış ile diplomatik çözüm arayışı arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor.[3]

Filipinler’in dönem başkanlığında, müzakerelerde hukuki bağlayıcılık vurgusunun artması, ASEAN içindeki Çin destekçisi üyeler (Kamboçya ve Laos) ile hak iddia eden devletler (Vietnam, Malezya, Filipinler) arasındaki çatlağı belirginleştirdi. Liberal kurumsalcılar için bu durum, rejimin etkinliğini sorgulatan başarısız bir iş birliğidir. Ancak zirvede deniz güvenliği konusunda insani boyutun öne çıkarılması, çatışmayı teknik ve insani yardım zeminine çekerek yumuşatma çabası olarak görülmelidir.[4]

2021 darbesinden bu yana ASEAN’ın yumuşak karnı olan Myanmar meselesi, 2026 zirvesinde de hâlâ masada. ASEAN’ın kurucu felsefesi olan iç işlerine karışmama ilkesi, Myanmar konusunda bir diplomatik felç durumuna yol açıyor. Beş Maddeli Uzlaşı (5PC)[5] çerçevesinde ilerleme kaydedilememesi, ASEAN’ın iç işlerine karışmama ilkesinin dışlayıcı bir zaaf mı, yoksa koruyucu bir mekanizma mı olduğu tartışmasını alevlendirdi. Zirve, Myanmar yönetiminin bazı siyasi mahkûmları serbest bırakmasını olumlu bir adım olarak not etse de demokratik geçiş sürecindeki belirsizlik birliğin bölgesel prestijini sarsmaya devam ediyor.[6] Myanmar’daki insani krizin derinleşmesi, bölge devletlerini sorumluluk paylaşımı ile ulusal egemenlik arasında seçim yapmaya zorluyor. Özellikle Tayland ve Hindistan gibi komşu ülkelerin ikili düzeyde yürüttüğü taahhütler, ASEAN’ın kolektif duruşunu zayıflatıyor. 2026 zirvesi; Myanmar’ın birliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, uzun vadeli özel elçi mekanizmasıyla kriz yönetimini kurumsallaştırmaya yöneldi.[7]

Dijital entegrasyon ve normatif egemenlik

Ekonomik iş birliği hususunda 2026 zirvesinin en somut başarısı, ASEAN Dijital Ekonomi Çerçeve Anlaşması (DEFA) üzerindeki ilerlemedir. 2030 yılına kadar 2 trilyon dolarlık bir dijital pazar hedefleyen girişim, bölgeyi küresel veri akışının ve teknolojik inovasyonun merkezine yerleştirmeyi amaçlıyor. Çerçeve, Richard Rosecrance'ın Ticaret Devleti[8] teorisiyle paralel olarak, bölge ülkelerinin askerî güç yerine ekonomik entegrasyon yoluyla nüfuz kazanma stratejisini yansıtıyor. DEFA ile eş zamanlı olarak gündeme gelen Yapay Zekâ Etik Rehberi ve Siber Güvenlik Standartları, ASEAN’ın normatif güç olma iddiasını güçlendiriyor. Avrupa Birliği’nin (AB) Yapay Zekâ Yasası’ndan esinlenen ancak yerel dinamiklere göre uyarlanan düzenlemeler, bölgenin teknolojik bağımlılıktan kurtulup dijital egemenlik kurma çabasının bir parçasıdır.[9]

Verinin ham maddeye, insan davranışının ise tahmin edilebilir bir ürüne dönüştüğü bu yeni eko-sistemde, ASEAN’ın AB’den ilham alan ancak yerel dokuya uyarlanan normatif hamlesi, küresel tekno-iktidar odaklarına karşı dijital kale inşa etme çabasıdır. Düzenlemeler, bölgeyi basit bir pazar olmaktan çıkarıp verinin işlenmesi ve yönetilmesi süreçlerinde söz sahibi bir aktöre dönüştürüyor. Dolayısıyla ASEAN, siber güvenlik standartlarıyla kendi dijital sınırlarını tahkim ederken, etik rehberlerle de yapay zekânın biyopolitik bir denetim aracına dönüşmesine karşı insan merkezli bir barikat kurarak, teknolojik bağımlılığın getirdiği ontolojik riski yönetmeyi hedefliyor.

Uluslararası ilişkiler literatüründe sıklıkla tartışılan Vestfalya Sistemi olgusu, ASEAN’ın dijital regülasyon stratejileri bağlamında incelendiğinde, klasik bir kültürel veya siyasi bir yapılaşmadan ziyade normatif araçsallaştırma olarak karşımıza çıkıyor. AB’nin sahip olduğu pazar gücü ve regülatif kapasitesiyle küresel standartları belirleyen güç odağı hâline geldi. Ancak ASEAN’ın bu normları içselleştirme süreci; pasif alıcılık değil, Batı’nın elindeki regülasyon gücünü savunma mekanizması olarak ödünç alma eylemidir. Burada metodolojinin Batı kökenli olması, nihai amacın özerkliğini gölgelemiyor. Aksine birlik; dijital egemenliğini tahkim etmek, küresel teknoloji devlerinin operasyonel sınırlarını çizmek ve bölgenin kendine has sosyo-politik dinamiklerini korumak amacıyla Batı’nın hukuki metodolojisini kullanıyor. Dolayısıyla süreç, kültürel asimilasyondan ziyade tekno-iktidar odaklarına karşı Batılı araçlarla Batı-dışı bir özerklik alanı inşa etme çabası olarak tanımlanmalıdır.

Çok kutuplu düzen arasında ASEAN’ın stratejik özerklik arayışı

2026 yılı tablosunda, ABD'de Trump yönetiminin "önce Amerika" odaklı ancak Çin ile pazarlıkçı dış politikası ile Çin’in merkez ülke olma iddiası arasındaki gerilime sahne oluyor. Zirve, ABD ve Çin arasındaki muhtemel bir G2 anlaşmasının ASEAN’ı marjinalleştirme riskine karşı stratejik özerklik çağrısı yaptı. Bölge ülkeleri için en büyük tehdit, bu iki dev arasındaki rekabetten ziyade, iki gücün bölgenin çıkarlarını gözetmeksizin kendi aralarında kuracağı yeni bir statüko olarak yorumlanabilir.[10] ASEAN, bu baskıya karşı Japonya, Güney Kore, Avustralya ve AB gibi benzer ortaklarla ilişkilerini derinleştirerek çok kutupluluğu konsolide etmeye çalışıyor. 2026 zirvesi, bölgedeki AUKUS, QUAD gibi yapıların ASEAN’ın merkeziyetini zayıflatmadığını; bu yapıların ASEAN normlarına uyum sağlaması gerektiğini belirterek revizyonist bir duruş sergiledi.[11]

2026 ASEAN Zirvesi, birliğin sadece hayatta kalma mücadelesi verdiği pasif bir dönemden, küresel düzenin kurallarını belirleme sürecine aktif katılım sağladığı proaktif bir döneme geçişin miladı olarak kayıtlara geçti. Filipinler’in dönem başkanlığında Cebu’da alınan kararlar, neoliberal ekonomik liberalizm ile katı jeopolitik realizmin (Güney Çin Denizi ve Myanmar krizleri) iç içe geçtiği hibrit bir bölgesel stratejinin somut tezahürüdür. ASEAN, on yıllardır süregelen etkisiz bir kurum olduğu yönündeki yapısalcı eleştirilere; dijital entegrasyon, yeşil enerji geçişi ve siber güvenlik standartları gibi teknik ve normatif alanlarda elde ettiği somut başarılarla yanıt verdi. Bu durum; birliğin işlevselci bir yaklaşımla, düşük siyaset alanlarında sağladığı başarıları yüksek siyaset alanındaki tıkanıklıkları aşmak için bir manevra olarak kullandığını gösteriyor.

Ancak ASEAN'ın en büyük ontolojik sınavının içsel tutarlılık ve farklı kimliklere rağmen normatif bütünlük olduğu görülmektedir. Myanmar krizi, birliğin insani müdahale ve demokratik değerler konusundaki normatif gücünü ve "ASEAN Yolu" olarak bilinen esneklik doktrinini radikal bir biçimde sınıyor. Diğer taraftan, Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik ihtilafları, üye devletlerin ulusal güvenlik algılarının ve büyük güçlerle olan asimetrik bağımlılık ilişkilerinin ne denli farklılaştığını şeffaf bir şekilde ortaya koyuyor. 2026 Zirvesi, bu yapısal çatlakları radikal reformlarla kapatmak yerine, onları çeşitlilik içinde birlik retoriğiyle yönetilebilir kılmaya odaklandı. Bu tercih, yapısal bir krizden ziyade bölgenin çok kutuplu dünyada manevra alanını genişleten bilinçli bir riskten kaçınma politikasıdır.

2045 vizyonu eşiğinde ASEAN

Geleceğe yönelik projeksiyonda, ASEAN'ın 2045 Vizyonu’na giden yolda merkeziyetini koruyabilmesi ABD ve Çin gibi süper güçler arasında kurulan mekanik bir dengeden ibaret değildir. Birliğin sürdürülebilirliği, kendi içindeki demokratik standartları, insan hakları rejimini ve kurumsal hesap verebilirliği ne derece yükseltebileceğine doğrudan bağlıdır. 2026 Zirvesi; Güneydoğu Asya’nın küresel satranç tahtasında hamle yapılan bir piyon değil, oyunun kurallarını etkileyebilecek kapasiteye sahip rasyonel bir aktör olduğunu kanıtladı. Ancak bu aktörün tarihsel başarısı, ekonomik refahın getirdiği yumuşak gücü, bölgesel güvenlik mimarisinin gerektirdiği sert gerçekliklerle ne ölçüde senkronize edebileceğinde yatıyor.

2026 Zirvesi'nin en stratejik tartışma zeminlerinden biri; "ASEAN 2045 Vizyonu: Dayanıklı, Yenilikçi, Dinamik ve İnsan Odaklı ASEAN" hedefi ile bölgesel büyük güç olan Çin’in küresel ölçekte sunduğu "İnsanlık İçin Ortak Geleceğe Sahip Bir Topluluk” vizyonunun ne ölçüde uyumlulaştırılabileceğidir.[12] ASEAN, 2045 hedefleri doğrultusunda kendi kurumsal özerkliğini ve insan odaklı kalkınma modelini tahkim etmeye çalışırken, Vietnam gibi kilit üyelerin sergilediği proaktif ve yapıcı tutum, bölgenin Çin ile olan ilişkilerini ekonomik bağımlılık ve egemenlik haklarının korunduğu çok taraflı bir denge düzleminde tutma arzusunu yansıtıyor. Ancak Çin’in sunduğu bu ortak gelecek anlatısı, özellikle Güney Çin Denizi gibi egemenlik ihtilaflarının olduğu alanlarda, ASEAN’ın kurallara dayalı düzen arayışıyla yapısal bir gerilim içerisindedir. Realist perspektiften bakıldığında, Pekin’in bu doktrini bölgeyi kendi jeopolitik yörüngesine çekme çabası olarak okunurken; ASEAN’ın 2045 vizyonu, bu etkiyi kolektif bir dirençle dengeleme ve bölgeyi büyük güçlerin hegemonya mücadelesinden arındırarak merkeziyetini koruma çabasını temsil ediyor.[13][14]

Sonuç olarak, 2026 perspektifi ASEAN için bir olgunlaşma niteliğindedir. Birliğin önündeki temel meydan okuma, Batı merkezli liberal düzenin çözüldüğü ve Asya merkezli yeni bir dünya düzeninin sancılarının çekildiği fetret devrinde, kendi yolunu inşa etmektir. Eğer ASEAN, planladığı dijital devrimi toplumsal refaha dönüştürür ve deniz yetki alanlarındaki gerilimi hukuk zemininde tutabilirse başarılı olacaktır. Bu hususta 21. yüzyılın "Asya Yüzyılı" olması basit ekonomik bir veri değil; kurumsal çeşitliliği ön planda tutan ve barışçıl bir modelin zaferi olacaktır. 2045 Vizyonu[15], bölgesel bir kimliğin küresel bir standarda dönüşme çabasıdır.

Notlar

[1] “Topic of The Month Philippines’ 2026 ASEAN Chairmanship”, Asia-Europe Meeting, https://aseminfoboard.org/community/philippines-2026-asean-chairmanship/, (Erişim Tarihi: 10.05.2026).

[2] Waltz, K. (1979). Theory of international politics. Reading, MA: Addison-Wesley.

[3] “China & Taiwan Update, May 8, 2026”, Institute fort he Study of War, https://understandingwar.org/research/china-taiwan/china-taiwan-update-may-8-2026/, (Erişim Tarihi: 10.05.2026).

[4] “ASEAN At A South China Sea Crossroads – OpEd”, Eurasia Review, https://www.eurasiareview.com/02022026-asean-at-a-south-china-sea-crossroads-oped/ , (Erişim Tarihi: 10.05.2026).

[5] “ASEAN Leaders’ Review and Decision on the Implementation of the Five-Point Consensus Kuala Lumpur, Malaysia”, ASEAN, https://asean.org/asean-leaders-review-and-decision-on-the-implementation-of-the-five-point-consensus-kuala-lumpur-malaysia/ , (Erişim Tarihi: 10.05.2026).

[6] “Asean Leaders’ Revıew And Decısıon On The Implementatıon Of The Fıve-Poınt Consensus Kuala Lumpur, Malaysıa 26 October 2025”, Official Portal Ministry of Foreign Affairs Malaysia, https://www.kln.gov.my/web/guest/-/asean-leaders-review-and-decision-on-the-implementation-of-the-five-point-consensus-kuala-lumpur-malaysia-26-october-2025 , (Erişim Tarihi: 10.05.2026).

[7] “The Myanmar Crisis continues to raise questions on ASEAN unity and centrality”, ORF, https://www.orfonline.org/expert-speak/the-myanmar-crisis-continues-to-raise-questions-on-asean , (Erişim Tarihi: 10.05.2026).

[8] Rosecrance, R.N. (1986). The Rise of the Trading State, Commerce and Conquest in the Modern World.

[9] “ASEAN bats for green transition, digital economy, AI adoption”, Republic of the Philippines, Philippine News Agency, https://www.pna.gov.ph/articles/1274692 , (Erişim Tarihi: 10.05.2026).

[10] “Indo-Pacific perspectives on the prospect of a US-China G2”, Brookings, https://www.brookings.edu/articles/indo-pacific-perspectives-on-the-prospect-of-a-us-china-g2/ , (Erişim Tarihi: 10.05.2026).

[11] “Trump-Xi Summit in Beijing: Managing the World’s Most Important Relationship”, CSIS, https://www.csis.org/analysis/trump-xi-summit-beijing-managing-worlds-most-important-relationship , (Erişim Tarihi: 10.05.2026).

[12] “Looking into the Future and Seeking Common Development To Advance the Building of a Closer ASEAN-China Community with a Shared Future”, Mission of the People’s Republic of China to ASEAN, https://asean.china-mission.gov.cn/eng/stxw/202403/t20240307_11255410.htm , (Erişim Tarihi: 10.05.2026).

[13] “OP-ED: Vietnam affirms proactive, constructive role in ASEAN”, Vietnam Plus, https://en.vietnamplus.vn/op-ed-vietnam-affirms-proactive-constructive-role-in-asean-post342337.vnp , (Erişim Tarihi: 10.05.2026).

[14] “ASEAN Community Vision 2045: Our Shared Future”, The Asean Magazine, https://theaseanmagazine.asean.org/article/asean-community-vision-2025-our-shared-future/, Erişim Tarihi: 10.05.2026).

[15] “ASEAN Community Vision 2045 Resilient, Innovative, Dynamic, and People-Centred ASEAN”, ASEAN, https://asean.org/asean-community-vision-2045-resilient-innovative-dynamic-and-people-centred-asean/, (Erişim Tarihi: 10.05.2026).

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...