Eğitim için

Haberin Eklenme Tarihi: 24.07.2026 07:37:00 - Güncelleme Tarihi: 24.07.2026 07:39:00

Çetrefilleşen, çıkmaza düşen, başımıza dert kesilen bütün konu ve meselelerde her zaman ve hemen hemen herkes; "Aah eğitim" demiş ve doğru demiştir. Aah eğitim ya! Ama nasıl bir eğitim?

Hatta, eğitim nedir?

Eğitimse, eğitim: Adı dokuz kere değişmiş olsa da doksan dokuz yıldır işte eğitim bakanlığınız!

Öyle de neden hâlâ, "aah eğitim?" Hâlâ "aah eğitim"; çünkü eğitim, doksan dokuz yıldır, ne bir temel amacı benimsemiş, ne de amaç sürekliliğini korumuştur. Aksine, eğitim şekil planında bile yazboz tahtasına döndürülmüştür; çünkü, irili ufaklı hiçbir değişimde yola o iki sorudan çıkılmamıştır:

Eğitim nedir? Ve, nasıl bir eğitim? Bu soruları kavramanın ilk ve bırakılamaz şartı şudur:

Ben -Devlet olarak, düzen olarak, Anayasa olarak- neyim? Eğitim, ancak ve ancak, bu sorunun idrakinden sonra gerçekleştirilebilir: ancak ve ancak sağlam ve sağlıklı bir geçerlik kazanabilir:

İslamiyet...İsevilik... Musevilik...Budizm ve ötekiler...sonra, demokrasi ve sosyalizm ve nazizm ve monarşi ve ötekiler; kısacası bütün dinler ve düzenler bir prototip, bir ortak insan yapısı yetiştirmeyi amaçlıyor, Bunun için hepsi de kendine göre bir eğitim oluşturuyor. Hepsi de sağlam ve sağlıklı kalabilmeyi buna bağlıyor. Bu gerçeği kavrayamayanlar ise başlarını dertten kurtaramıyor; her konuda pıtırak gibi türeyen dertler içinde çürüyor, çöküyor; anarşiye beyaz bayrak sallıyor.

Sık sık tekrarladığım bir inancım vardır: Önce bir Anayasa'yı hak etmek...Önce bir Anayasa'ya layık olmak! Bu gerçekleşmemiş ise, yani eğitiminiz bir Anayasa'yı hak eden, bir Anayasa'ya layık olan bir çoğunluk yetiştirmeyi amaçlamamış ve bu amacı sağlayacak şekilde düzenlenmemiş ise Dünya'nın bütün Anayasa'ları, başta en güzelleri ve en iyileri olmak üzere, beyhudedir.

Ve o zaman, beyhudeleşmek bir yana, bir Anayasa'dan beklenenin tam aksi, yani keşmekeş, yani anarşi alınyazısıdır, kaderdir; önlenemez. Çünkü temel hak ve hürriyetlerin üçkâğıtçılığa, şarlatanlığa, demagojiye ve bütün kantlara açık düşmesi önlenemez;

Eğitim ve düzen bağlantısını sağlam olarak kuramayan bütün ülkelerde, anarşinin mutlaka ve mutlaka öğrenci kesiminde türeyip üremesi bir rastlantı değildir. Ve bu tekerrür, iddianın aksine, okumuş yazmışların uyanıklığını, üstünlüğünü değil, sağlam eğitilmediklerini, sağlam bir kişiliğe kavuşturulamadıklarını ispatlar. Ve bu yüzden, ama sadece bu yüzdendir, "aah eğitim" diyenlerin haklılığı: Amaç ve iddia demokrasi ise ve demokrasi olduğuna göre, demokratik bir Anayasa'ya layık ve onu hak eden bir çoğunluk yetiştirmek baş olmalıdır; haklarla hürriyetlerin dengesini ve gerekliliğini kavramış bir çoğunluk yetiştirmek olmalıdır; bu dengenin üzerine, sınır savunmasındaki kadar, titreyen bir çoğunluk yetiştirmek olmalıdır.

Nasıl gerçekleştirilebilir bu? Ve "Aah eğitim" yakınmasına son vermenin yolu nedir?

Çözüm ne sanıldığı kadar zor ne de yasa değişikliklerine ve otoriter tutuma, klişelerin, sloganların uygulanmasına bağlanabilecek kadar kolaydır: Çözüm, her şeyden önce sabır ister zamana güvenmek ister ve Devlet zamanlarını, geleceği idrak ister. Eğitimin kaderi bunların dışında ve gönlümüz, daha doğrusu iyi niyetlerimizin aciliyeti ne kadar rAzı olmasa da, tam bir kesinlikle "yetiştirici'ye bağlıdır.

O hâlde, önce yetiştiricilerin yetiştirilmesi! Yani, önce demokrasiyi hak eden, ona layık olan; tercihlerini, inançlarını, düşüncelerini, hür ve bağımsız düşünme yeteneğine demirperde yapmayan; kendisine emanet edilen körpe beyinlere hür ve bağımsız düşünmenin, hür ve bağımsız bir kişilik edinmenin, düşünceye saygının, sorumluluk ve görev idrakinin yerine kendi düşüncesini, kendi tercih ve inancını aşılamaya kalkışmayan: gerçekleri sempatilerine, antipatilerine ve benimsediği veya kendisine benimsetilen sloganlara satmayan yetiştiricilerin yetiştirilmesi!

Bunun adı, Devlet'in ve insanlarımızın geleceği için çalışmaktır...Şuurlu veya şuursuz oportünizmden, günün yanıltıcı ve ayartıcı yaygaralarından sıyrılabilmektir.

Ve milleti "aah eğitim" yakını dövünmelerinden kurtarmanın en önemli şartı budur.