15 Eylül 2026

Yemen’de eğitim aksıyor

Yemen’de tırmanan gerilim, çocukların eğitim hayatını doğrudan etkiliyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), son çatışmalar nedeniyle 137 bini aşkın çocuğun eğitimden mahrum kaldığını açıkladı.

Yemen’de Husiler ve hükûmet arasında süregelen çatışmalar sebebiyle 137 binden fazla çocuğun okula erişiminin aksadığı bildiriliyor. UNICEF tarafından yapılan yazılı açıklamada, çocukların çatışmalar nedeniyle eğitim ve geleceklerinden uzak kalmaması gerektiği vurgulanırken, eğitim faaliyetlerinin sürdürülebilmesi amacıyla geçici sınıflar kurulması için çalışmaların devam ettiği bildirildi. Ülkenin batı kıyısında güvenlik endişeleri nedeniyle ailelerin bölgeden ayrılmayı sürdürdüğü belirtilen açıklamada, BM Nüfus Fonu ve Dünya Gıda Programı ile işbirliği içinde yeni yerinden edilen 14 binden fazla kişiye temel ihtiyaçlar başta olmak üzere acil insani yardım ulaştırıldığı da kaydedildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü, çatışmalar ve seller nedeniyle ülkede yaklaşık 94 bin kişinin yerinden edildiğini bildiriyor. En ağır etkilenen bölgeler arasında Taiz ve Lahic bulunuyor. Üstelik bu, yıllardır süren insani krizin üzerine eklenen yeni bir yerinden edilme dalgası.

2014’ten bugüne bitmeyen savaş

Bugünkü çatışmayı daha iyi anlamak için 2014’e yaşananlara geri dönelim. Husiler, siyasi ve ekonomik kriz ortamında Sana’yı ele geçirerek ülkenin kuzeyinde geniş bir alan üzerinde kontrol kurmuştu. Bunun üzerine Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon 2015’te müdahaleye başladı. Böylece Yemen iç savaşı, kısa sürede İran-Suudi Arabistan rekabetinin de önemli cephelerinden birine dönüşmüştü.

Yıllardır süregelen savaş, yeniden kritik bir eşiğe geliyor. 2014’te Husilerin başkent Sana’yı ele geçirmesiyle derinleşen iç savaş, 2022’de Birleşmiş Milletler öncülüğündeki ateşkesle görece sakinleşmişti. Nisan 2022’de başlayan ve daha sonra uzatılan ateşkes, Yemen’de çatışmaların önemli ölçüde azalmasını sağlamıştı. Suudi Arabistan ile Husiler arasında da dolaylı ve doğrudan görüşmeler başlamıştı. Ancak ateşkes, ülkenin siyasi geleceği konusunda kapsamlı bir anlaşmaya dönüşmedi. Bu nedenle Yemen’deki savaş aslında sona ermek yerine donmuş bir çatışmaya dönüştü. Yani bu sakinlik, hiçbir zaman kalıcı bir barışa dönüşmedi. Bugün çatışmaların yeniden Kızıldeniz kıyısına taşınması, Yemen’de ertelenen hesaplaşmanın yeni bir cephede yeniden başladığına işaret ediyor.

Husiler Babülmendeb’in kapısında

Yemen’de temmuz ayından bu yana yeniden şiddetlenen çatışmalar, ülkenin batı sahilindeki güç dengelerini de değiştirdi. Husilerin, daha önce hükûmet güçlerinin kontrolünde bulunan bölgelerde ilerleyerek stratejik noktaları ele geçirmesiyle bölgedeki hâkimiyet alanları yeniden şekilleniyor.

Husiler, Kızıldeniz kıyısındaki önemli merkezlerden Hudeyde’yi ve Taiz’e bağlı Meha bölgesini kontrolü altına aldı. Ardından Kızıldeniz kıyısındaki bazı kentler ile Babülmendeb Boğazı çevresindeki adalarda da hâkimiyet kurdu. Yaşanan gelişmeler, Yemen’in Kızıldeniz’e açılan batı sahilinde Husilerin kontrol alanını genişletirken, bölgede çatışmaların yeniden yoğunlaşması insani krize ilişkin endişeleri de arttırıyor. Hükûmeti destekleyen Ulusal Direniş Güçleri Sözcüsü Tuğgeneral Sadık Duveyd, Husilerin Babülmendeb Boğazı’nı ele geçirme hedefiyle düzenlediği son operasyonlarda 76 binden fazla savaşçı konuşlandırdığını öne sürdü. Duveyd, 9 Ağustos-9 Eylül döneminde Husilerin 130 balistik füze, 145 kamikaze İHA ve 15 patlayıcı yüklü tekne kullandığını iddia etti. Husiler ise söz konusu iddialara ilişkin henüz bir açıklama yapmadı.

Dünyanın en kritik deniz ticaret güzergâhlarından biri olan Babülmendeb'e açılan bölgede kontrol alanını genişleten Husiler, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler nedeniyle güzergâh değiştirmek zorunda kalan Suudi petrol ihracatı açısından da yeni bir risk oluşturuyor. Böylece İran ve Husiler, Körfez'den dünya piyasalarına uzanan enerji akışının iki kritik geçiş noktasında baskı oluşturabilecek bir konuma geliyor.

Bölgesel yetkililer ve uzmanlara göre ortaya çıkan tablo, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını Kızıldeniz'deki Husilerin etkisiyle birleştirmesi hâlinde küresel enerji piyasaları açısından daha büyük sonuçlar doğurabilir. Petrol sevkiyatının aksaması, fiyatların yükselmesine ve buna bağlı olarak enflasyonist baskıların artmasına yol açabilir. Reuters’a göre bu tablo, Körfez ülkelerini giderek daha zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor. Bunun sonucunda çatışma, küresel petrol ticaretinin geleceğini etkileyen daha geniş bir jeopolitik mücadeleye dönüşüyor.

Barış masası hâlâ mümkün mü?

Yemen’le alakalı son gelişmelerin detaylarına bütünüyle odaklandığımızda, Marib’den Suudi Arabistan sınırına kadar uzanan o askerî gerginlik hattının sadece stratejik cepheleri değil, en çok da silahsız ve masum olanları vurduğunu görüyoruz. Sınıf tahtalarının yerine yıkık duvarların geçtiği, defterlerin yerine tozun ve dumanın konulduğu bir coğrafyada büyüyor Yemenli çocuklar. BM raporları 137 bini aşkın çocuğun eğitim hakkından mahrum kaldığını fısıldarken, aslında çalınanın sadece birer ders yılı değil, bir halkın geleceğe uzanan umut köprüsü olduğu gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Bu noktada savaşın çocukların üzerinde bıraktığı psikolojik etki de çok mühim. Okul, çocuk için ders öğrenilen bir yerden daha fazlası; arkadaşlıkların kurulduğu, günlük rutinin oluştuğu ve geleceğe dair umutların şekillendiği bir alan. Savaş ya da çatışma durumunda bu düzenin bozulması, çocukların hem akademik gelişimini hem de sosyal ve duygusal dayanıklılığını zayıflatıyor. Çocuk, eğitimden koptuğunda güven travması da derinleşiyor.

Sosyolojik açıdan baktığımızda, savaşın ve doğal afetlerin birleştiği bu tür krizler, en ağır faturayı her zaman en savunmasızlara keser. Yetişkinlerin paylaştığı iktidar kavgaları ve silah sesleri arasında, bir çocuğun defterine sarılıp okul yolunu arşınlaması gereken elleri, hayatta kalma mücadelesinin enkazı altında kalıyor. Okulun kapatılması, bir binanın yıkılmasından öte, o çocuğun dünyaya bakış penceresinin tuğlalarla örülmesidir. Eğitimsiz bırakılan her nesil, geleceğin çatışmalarına zemin hazırlayan yeni bir çaresizlik döngüsünü tetikler.

Savaşın gerçek maliyeti

Bir ülkenin geleceği bazen cephede değil, boş kalan okul sıralarında kaybedilir. Yemen’de çatışmalar yeniden tırmanırken on binlerce aile evinden oluyor, çocuklar ise okuldan kopuyor. Bu tablo, asıl bedeli bugün değil, yıllar sonra ödenecek bir yıkımın işaretleri niteliğinde.

Savaşın bilançosu çoğu zaman rakamlarla tutulur. Kaç füze atıldı, kaç kişi öldü, kaç bölge el değiştirdi, kaç kilometrekare kontrol altına alındı... Fakat savaşın en ağır maliyeti bazen bu rakamların arasında görünmez. Bir okulun boş kalan sırasında ya da bir çocuğun yarım kalan defterinde görünür. Bazen de bir annenin, çocuğunu okula göndermek yerine güvenli bir yere götürmek zorunda kaldığı sabahında belli olur.

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...