04 Şubat 2026

Şampiyonlar Ligi’nde sürprizler, gerçekler ve beklenti yönetimi

Yeni formatlı Şampiyonlar Ligi grup aşaması; son dakika golleri, sürpriz takımlar ve hayal kırıklıklarıyla tamamlandı. Galatasaray’ın ilk 24’e uzanan yolculuğu, futbolda harcama ile başarı arasındaki ilişkinin kısa vadede sanıldığı kadar doğrusal olmadığını bir kez daha gösterdi.

Şampiyonlar Ligi grup aşaması sonlandı ve ilk 24’e girmeyi başaran takımlar belli oldu. Aynı saatte oynanan son hafta maçlarına, Benfica kalecisi Trubin’in 90+8’de attığı gol damga vurdu ve bu gol sayesinde Benfica 24. sırada yer almayı başardı. Arsenal, grup aşamasının yeni formatında oynadığı bütün maçları kazanan ilk takım oldu ve 24 puanla grup aşamasını lider tamamladı. Hollanda futbolu ise hem Ajax’ın hem de PSV’nin ilk 24’e girememesiyle grup aşamasının en büyük hayal kırıklıklarından birini yaşadı.

Olimpik Marsilya, Napoli, Eintracht Frankfurt ve Athletic Bilbao; kadro değeri sıralamasında ilk 24’te yer almalarına karşın puan cetvelinde ilk 24’e giremeyerek hayal kırıklığı yaratırken, Club Brugge, Olympiakos, Bodø Glimt ve Qarabağ ise düşük kadro değerlerine rağmen ilk 24’e girmeyi başararak sürpriz yaptılar. Hem Azerbaycan futbolu adına bir ilk olması hem de Şampiyonlar Ligi grup aşamasının piyasa değeri en düşük üçüncü takımı olmasına rağmen gruptan çıkmayı başaran Qarabağ’ın gösterdiği performans, son yılların en büyük sürprizlerinden biri oldu. Bir diğer dikkat çekici performansa Sporting Lizbon imza attı. Piyasa değeri sıralamasında 15. sırada yer almasına rağmen grup aşamasını 7. sırada tamamlayan Sporting Lizbon, doğrudan son 16 takım arasına kalmaya hak kazandı.

2024/2025 sezonunda olduğu gibi 2025/2026 sezonunda da ilk 24’e kalmayı başaran takımların 18’i 5 Büyük Lig’e (Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya ve İtalya) ait. 2024/2025 sezonunda ilk 24’e giren ligler dışı altı takımın ikisi Portekiz, ikisi Hollanda, biri Belçika ve biri İskoçya temsilcisiyken; 2025/2026 sezonunda Hollanda ve İskoçya takımları yerlerini Azerbaycan, Türkiye ve Yunanistan takımlarına bıraktı. Böylelikle ilk 24’e takım sokmayı başaran lig sayısı 9’dan 10’a yükselmiş oldu.

Beklenti yükselirken: Harcama, gelir ve gerçekçi başarı kıstası

Galatasaray’ın yaz transfer döneminde yaptığı yaklaşık 150 milyon avroluk harcama sebebiyle Şampiyonlar Ligi için beklentiler artmıştı. Galatasaray, ilk 24 arasında yer alarak en azından iki maç daha yapmayı garantilemiş oldu. Spor kamuoyunda Fenerbahçe ve Galatasaray’ın yaptığı harcamalar sıklıkla eleştiriliyor ve harcanan paraların kaynağı sorgulanıyor. Her ne kadar büyük kulüplerimiz ciddi bir borç yükü altında olsalar da güncel ekonomik konjonktürün de etkisiyle gelirlerini arttırmayı başardılar.

Son iki yılda Türk lirasındaki değer kaybının enflasyonun altında kalması, mağazacılık ve maç günü gelirleri gibi TL cinsinden elde edilen gelirlerin avro cinsinden artmasını sağladı. Örneğin, KPMG Football Benchmark verilerine göre Galatasaray; 2024/2025 sezonunda Avrupa’nın en çok maç günü geliri yaratan 12. kulübü olarak 81,7 milyon avroluk maç günü geliri elde etmeyi başarmış ve toplam gelirlerinin %29’unu maç günü gelirlerinden yaratmıştır. Bu da toplam gelirlerin 281 milyon avro civarında olduğu anlamına geliyor. Öte yandan 80 milyon avroluk tribün geliriyle Galatasaray’ın ardından 13. sırada olan Atletico Madrid’in toplam geliri 444 milyon avro civarında. Her ne kadar Galatasaray ve Fenerbahçe maç günü gelirlerinde 5 Büyük Lig takımlarıyla rekabet edebilir hâle gelmiş olsalar da toplam gelirler arasında hâlâ çok büyük bir fark bulunuyor. Bunun temel nedenlerinden biri, Süper Lig yayın gelirlerinin 5 Büyük Lig’e kıyasla oldukça düşük kalması. Galatasaray ve Fenerbahçe 2024/2025 sezonunda sırasıyla 595,5 ve 513,8 milyon TL yayın geliri elde ederken, Atlético Madrid aynı sezonda 219 milyon avroluk (güncel kurla yaklaşık 1,1 milyar TL) yayın geliri elde etmişti.

Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde yer alan takımlar arasında 2025/2026 sezonu yaz transfer döneminde Arsenal, Liverpool, Tottenham, Real Madrid ve Manchester City’nin ardından en yüksek net transfer harcaması (gider – gelir) yapan altıncı takım konumunda. Dolayısıyla Galatasaray’ın yaptığı harcama karşılığında ilk 24’e girmesi olağan karşılanabilir. Ancak öte yandan Galatasaray; Qarabağ, Bodø Glimt, Olympiakos ve Club Brugge’un ardından, ilk 24’e girmeyi başaran takımlar arasında piyasa değeri en düşük beşinci kadroya sahip. Galatasaray’ın grup aşamasında karşılaştığı ve ilk 24’e kalmayı başaran rakipleri arasında yer alan Bodø Glimt (57,53 milyon avro), Monaco (351,55 milyon avro), Atlético Madrid (526 milyon avro), Liverpool (1,04 milyar avro) ve Manchester City (1,31 milyar avro) takımlarından yalnızca Bodø Glimt’in kadro değeri Galatasaray’da (324,35 milyon avro) daha düşüktü.

Elbette kadro değerlerinin yanıltıcı olabileceğini ve tek başına yeterli bir gösterge olmadığını belirtmek gerekir. Her ne kadar Galatasaray tarihinin en pahalı transferlerini gerçekleştirmiş olsa da hâlâ rakiplerinin çoğundan daha düşük piyasa değerine sahip. Örneğin playoff’ta karşılaşacağı Juventus’un kadro değeri 551 milyon avro ve Galatasaray’ın kadro değerinin yaklaşık 1,7 katı.

Transfer coşkusu ile gerçeklik arasında açılan mesafe

Süper Lig tarihinin en yüksek transfer harcamalarının yapılmış olması beklentiyi artırmış olsa da özellikle 5 Büyük Lig takımları ile Süper Lig takımları arasında yıllardır açılan farkı tek bir sezonda kapatmak mümkün değil.  Ancak benzer transfer harcamalarının birkaç sezon üst üste yapılması hâlinde, Galatasaray’ın 5 Büyük Lig takımlarına yakınsadığı ya da onlarla denk hale geldiği söylenebilir.

Aslında bu tarz yanılgılar Süper Lig’de de sıklıkla yaşanıyor. Örneğin 2025/2026 sezonu yaz transfer döneminde Orkun Kökçü transferiyle tarihinin en pahalı transferini gerçekleştiren ve tarihinin en yüksek transfer harcamasını yapan Beşiktaş, 2024/2025 sezonunu lider Galatasaray’ın 33, ikinci sıradaki Fenerbahçe’nin ise 22 puan gerisinde tamamlamıştı. Aradaki bu ciddi farkı tek sezonluk transfer harcamasıyla kapamaya çalışan Beşiktaş ilk 20 maç itibariyle bunu başarabilmiş gözükmüyor. Üstelik kış transfer döneminde de Rafa Silva ve Tammy Abraham gibi en çok katkı beklediği isimlerle yollarını ayrılmak durumunda kaldı. Sezon başı yapılan ciddi harcamalar taraftar nezdinde de beklentiyi arttırarak yönetim, teknik ekip ve oyuncu grubu üzerindeki baskıyı da arttırıyor. Özellikle Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor gibi büyük camialarda beklenti yönetimi son derece önemli. Bu konuda iyi bir örnek olarak Fatih Tekke’nin tutumu gösterilebilir. Tekke, basın toplantılarında Trabzonspor’un şampiyonluk şansı sorulduğunda henüz o seviyede olmadıklarını ve zamana ihtiyaç duyduklarını açık yüreklilikle ifade etmiş, böylelikle oyuncular üzerindeki başarı baskısını bir nebze de olsa hafifletmeyi başarmıştır.

Gerek Şampiyonlar Ligi gerekse Süper Lig örnekleri, futbolda sportif başarı ile finansal yatırımlar arasındaki ilişkinin doğrusal ve kısa vadeli olmadığını bir kez daha gösteriyor. Yüksek harcamalar belirli bir eşik etkisi yaratabilse de yıllar içinde kalite farkı tek bir transfer döneminde telafi edilemiyor. Bu nedenle hem kulüp yöneticileri hem de taraftarlar açısından beklentilerin gerçekçi biçimde yönetilmesi büyük önem taşıyor.

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...