16 Şubat 2026

NBA All-Star: Rekabet geri mi döndü?

NBA All-Star 2026, NBA’in cesur format değişikliğiyle eleştirileri tersine çevirdi. Intuit Dome’daki turnuva usulü maçlarda genç yıldızlar öne çıktı, savunma geri döndü. Rekabet yeniden sahneye çıktı; All-Star artık sadece şov değil, gerçek bir mücadele.

NBA All-Star hafta sonu, Los Angeles Clippers'ın yeni salonu Intuit Dome'da düzenlenen ve büyük beğeni toplayan yeni formatıyla sona erdi. "Genç" Amerikalı oyunculardan oluşan Team USA Stars, finalde "tecrübeli" isimlerin yer aldığı Team USA Stripes takımını 47-21 mağlup ederek şampiyonluğa ulaştı.

NBA All-Star Maçı hakkında yıllardır süregelen "Savunma yapılmıyor", "Oyuncular umursamıyor" eleştirileri, 75. yıl kutlamasında Los Angeles’ın yeni incisi Intuit Dome’da yerini şaşkınlığa bıraktı. Pazar günü kanıtlanan tek bir gerçek vardı: Format ne olursa olsun, NBA All-Star Maçı ancak ve ancak oyuncular rekabet etmeye karar verirse işe yarardı. Ve bu kez eski NBA izleyicileri durumu biraz yadırgasa da oyuncular mücadele etmeye karar vermişlerdi.

Yeni format türünün ilk örneğiydi: İki Amerikan yıldız takımı ve dokuz farklı ülkeyi temsil eden bir "dünya" takımı. Turnuva usulü oynanan mini maçlar serisinde, finalde genç ABD yıldızları, tecrübeli ağabeylerini 47-21 gibi net bir skorla mağlup ederek şampiyonluğa ulaştı.

Ancak skor tabelasının ötesinde bir hikâye vardı. Tyrese Maxey’nin enerjisi, Anthony Edwards’ın (32 sayı) MVP hırsı ve Victor Wembanyama’nın (33 sayı, 3 blok) "buradayım" diyen savunması, etkinliğin çehresini değiştirdi. Takımı finalde kaybetmesine rağmen Kawhi Leonard, kendi sahasında Los Angles seyircisine unutulmaz bir 12 dakika sundu. Turnuvanın üçüncü maçında 31 sayı atarak All-Star tarihinin en iyi kısa süreli performanslarından birine imza atan Leonard, maçın bitimine 3,5 saniye kala attığı üçlükle tribünleri ayağa kaldırdı.

Lakers efsanesi LeBron James, 22. kez All-Star seçilerek rekorunu geliştirdiği gecede 41 yaşındaki kralın sahadaki varlığı, belki de son kez bu arenada oluşunun hüznüyle birleşti. Emeklilik sorularına verdiği "Ne zaman öğrenirsem, siz de öğreneceksiniz" cevabı, Phoenix 2027 öncesi kafalarda soru işareti bıraktı.

Sprint formatı, küresel rekabet ve KD’nin çifte standart isyanı

NBA, All-Star hafta sonunu kurtarmak için uzun süredir bir "iksir" arıyordu ve 2026 formatı, bu arayışın en cesur adımı oldu. ‘‘Rekabet sorunu çözüldü mü?’’ sorusuna ilk etapta sorun çözülüyormuş gibi gözüktü. Klasik 48 dakikalık maçın rehaveti yerine, 12 dakikalık "sprint" maçlar oyuncuların konsantrasyonunu artırmış gibiydi. Oyuncular artık "Maç bitsin de tatile gidelim" havasından çıkıp, kısa sürede üstünlük kurma içgüdüsüne bürünmüşler. Savunmanın geri gelmesi, organizasyonun izlenebilirliğini ciddi oranda artırmış durumda. NBA artık sadece bir Amerikan ligi değil. Wembanyama, Jokic ve Doncic gibi isimlerin oluşturduğu "dünya" takımı, ligin küresel pazarlaması için harika bir araç. Ancak bu formatın adil olması için maç programının (back-to-back sorunu) yeniden düzenlenmesi gerekiyor. John Tesh’in ikonik "Roundball Rock" müziğiyle başlayan yayın, NBA'in köklerine selam çakarken, sahadaki yüksek tempo gelecek yıllar için olumlu sinyaller veriyor. Kawhi'ın hırsı ve Edwards'ın MVP olma arzusu kazanmanın bir anlamı olduğu hissini basketbol izleyicisine geçmiş gibi gözüküyordu.

Kevin Durant’in maç öncesinde “Gidin Avrupalılara ve dünya takımına sorun, acaba rekabet etmek istiyorlar mı? Luka Doncic ve Nikola Jokic'in All-Star maçında neler yaptıklarına dönüp bir bakın. Onların ne yaptığı hakkında sormamız gerekirken, biz tecrübeli isimleri ve Amerikalıları sorguluyoruz. Ama Luka ve Jokić sahada bu maçı hiç umursamıyor. Yarı sahadan şut atıyorlar ama siz tecrübeli oyuncuların sert oynayıp oynamayacağını dert ediyorsunuz. Satır aralarını okuyabiliyorum dostum. Bu sadece seninle ilgili değil; herkesin konuştuğu genel bir konu” sözleriyle filtresiz çıkışı, NBA dünyasındaki çifte standarta parmak basıyor. KD'nin hedefindeki isimler olan Luka Dončić ve Nikola Jokić, saha içindeki dehalarıyla tartışılmazlar ancak All-Star hafta sonlarını genellikle bir "zorunlu kamu hizmeti" veya "eğlence" olarak gördüklerini pek gizlemiyorlar. Durant, medyanın "Amerikalı süperstarlar maçı sattı" veya "Yaşlılar artık rekabet etmiyor" şeklindeki klişe eleştirilerinden bıkmışlığını bu satırlarla belirtiyor. "Satır aralarını okuyabiliyorum" derken kastettiği şey ise eleştiri oklarının her zaman belirli bir gruba genellikle ligin yüzü olan Amerikalı oyunculara yöneltilmesi ve küresel yıldızların bu sorumluluktan muaf tutulmasına isyan ediyor.

Aslında bu durum sadece milliyetle ilgili değil, All-Star konseptinin modern NBA'deki yeriyle ilgili. Oyuncular sakatlık riskinden korkuyor ve maçın bir "gösteri" olduğunun bilincindeler. KD'nin sitemi, bu isteksizliğin sadece kendilerine fatura edilmesine; Jokić ve Luka gibi isimlerin "sevimli ve salaş" tavırlarının ise görmezden gelinmesine.

KD'nin bu "dobra" tavrı All-Star maçlarının eski rekabetçi günlerine dönmesini sağlar mı, onu da pek bilemiyorum fakat 2026 All-Star, bir şovdan ziyade bir basketbol turnuvası oynanıyor hissini basketbol kamuoyuna hissettirdi. Eğer Phoenix’te zamanlama hatası yapılmazsa, All-Star maçları yeniden takvimlerimize "mutlaka izlenmeli" notuyla dönebilir.

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...