Kuzey Kutup Dairesi’nden San Siro’ya
Kuzey Kutup Dairesi’nden çıkan Bodo/Glimt, San Siro’da Inter’i devirerek Şampiyonlar Ligi’nde son 16’ya kaldı. Manchester City ve Atletico Madrid zaferlerinin ardından gelen bu 5-2’lik tarihî sonuç, Norveç futbolu için bir dönüm noktası oldu. “Kuzey’in devleri” artık Avrupa sahnesinde.
Kuzey Kutup Dairesi'nin yaklaşık 110 kilometre iç kesimlerinde bulunan Norveç takımı, sürpriz galibiyetleriyle ün kazanmıştı. Ancak Salı gecesi Milano'da Şampiyonlar Ligi tarihinin en büyük sürprizlerinden birini gerçekleştirdiler.
Kendi liginde üç kez şampiyon olan ve dokuz ay önce Şampiyonlar Ligi Finali’nde Paris Saint-Germain'e yenilen Inter ile karşılaşacak olan Bodo, ilk maçtan 3-1'lik bir avantaj elde etmiş olsa bile, zorlu bir görevle karşı karşıyaydı. Ancak yine de tıpkı grup aşamasında Manchester City ve Atletico Madrid'i yendikleri gibi, bu zorlu görevi de başarıyla yerine getirdiler.
İtalya'da Cristian Chivu'nun sert adamlarına karşı hem iç saha hem de deplasmanda üstünlük sağlayarak, kararlı ve azimli bir performans daha sergilediler. İlk yarıda Inter'in sayısız atağını püskürttükten sonra iki gol daha atan Bodo Glimt, Serie A liderlerini zor durumda bıraktı. Maçı 2-1 kazanan Bodo, toplamda 5-2'lik skorla Şampiyonlar Ligi son 16 turuna ilk kez yükseldi ve Manchester City veya Sporting’in bir sonraki turda rakibi olmaya hak kazandı.
Kjetil Knutsen: "Bu, Bodo için ve bence Norveç futbolu için de tarihi bir an"
Teknik direktör Kjetil Knutsen, maç sonunda yaptığı açıklamada bu anı "Bodo ve Norveç futbolu için tarihî bir an" olarak nitelendirdi. Sahada ise Jens Petter Hauge rüzgârı esiyordu. Bir dönem AC Milan formasıyla San Siro çimlerine ayak basan forvet oyuncusu, açılış golünü atarak bu sezonki altıncı golüne ulaştı. Hauge, sadece gol atmakla kalmadı, Hakon Evjen’in ikinci golünde de şık bir asistle başrol oynadı.
"İnanılmaz gelebilir ama biz de oradayız, son 16 turu takımları arasındayız" diyen Hauge, "Önümüzdeki iki maçın neler getireceğini görmek gerçekten heyecan verici olacak" diyerek sahadan ayrıldı.
Parlak Bodo'nun ardındaki istatistikler
Bodo/Glimt, Şampiyonlar Ligi'nde eleme turundan ilerleyen ilk Norveç takımı ve 1987-88'de Lillestrom'un ilk turda eleme turundan ilerlemesinden bu yana Avrupa Kupası'nda bunu başaran ilk Norveç takımı oldu.
Norveçliler, 1971-72 sezonunda Avrupa Kupası'nı kazanan Ajax'tan bu yana, Avrupa'nın beş büyük ligi (İngiltere, İspanya, Almanya, İtalya ve Fransa) dışındaki takımlara karşı Avrupa Kupası/Şampiyonlar Ligi'nde üst üste dört maç kazanan ilk takım oldu.
Jens Petter Hauge, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde Bodo/Glimt formasıyla altı gol attı; bu, bir Norveçli oyuncunun bir Norveç kulübü için Avrupa Kupası/Şampiyonlar Ligi'nin tek bir sezonunda attığı en fazla gol sayısıdır.
Kuzey Kutup Dairesi'nden San Siro'daki başarıya
Bodo için bu peri masalı gibi eleme turuna yükseliş, lig aşamasındaki ilk altı maçını kazanamamaları ve play-off'lara kalabilmek için Manchester City ve Atletico Madrid'e karşı sonuç almaları gerektiği anlamına geldiği için pek olası görünmüyordu.
Pep Guardiola'nın takımına karşı alınan 3-1'lik galibiyet haklı bir ilgi ve övgü getirdi. Ancak bu tek seferlik bir başarı değildi; Bodo, Madrid'de Atletico Madrid'i 2-1 yenerek play-off biletini garantiledi. Knutsen'in takımı, geçen sezon Avrupa Ligi yarı finallerinde Tottenham'a yenilmişti; oysa bu, büyük bir Avrupa turnuvasında son dört arasına kalan ilk Norveç takımı olmanın göstergesiydi. Başarılarının anahtarı genellikle kendi sahalarındaki maçları olabildiğince zorlu hâle getirme yetenekleri olmuştur. Norveç'in kuzeyinde yer alan Bodo, uzun kış aylarında genellikle dondurucu soğuk, karlı ve rüzgârlı olur; sıcaklıklar eksi derecelere kadar düşer. Zorlu hava koşulları nedeniyle takım, plastik bir suni sahada oynuyor maçlarını. Çim sahada oynamaya alışkın birçok takım için bu durum oldukça zorlayıcı olabiliyor.
Bu unsurlar, oyuncuların azmi ve yeteneklerine olan güçlü inançlarıyla birleşince, birçok kişi Bodo'dan yenilgiyi kabullenmiş bir şekilde ayrıldı. Beş yıl önce Avrupa Konferans Ligi'nde Jose Mourinho'nun Roma'sını kendi sahalarında 6-1'lik skorla ezici bir şekilde mağlup etmeleriyle ünlenen, ayrıca son yıllarda Celtic, Beşiktaş, Porto ve Lazio’da Bodo’nun kurbanları arasına eklendi.
Manchester City, eğer son 16 turunda tekrar karşılaşırsa, bir daha böyle bir karşılaşmadan hoşlanmayacaktır. Zira Bodo, Avrupa'nın en iyi takımlarına karşı korkacak bir şeyleri olmadığını kanıtladı ve artık eskiye oranla çok daha moralliler.
Futbol tarihindeki muhteşem zafer
Kaptan Patrick Berg, Canal+'a verdiği demeçte, "İnanılmaz" diyerek devamında şöyle konuştu: "Kulüp ve şehir için inanılmaz bir şey. Sanırım kimse Manchester City'yi, Atletico'yu ve şimdi de Inter'i iki kez yenebileceğimizi düşünmemişti… Muhteşem."
Norveç Futbol Federasyonu’ndan ise "Inter karşısında elde edilen zafer, futbol tarihimizdeki en büyük sonuçtur" açıklaması geldi. Norveç Futbol Federasyonu Başkanı Lisa Klaveness, San Siro'da UEFA Başkanı Ceferin ve Genel Sekreter Yardımcısı Marchetti ile birlikte Inter-Bodo maçı sonrasında yaptığı açıklamada, "Norveç takımının Milano deplasmanında elde ettiği bir diğer olağanüstü sonuç" dedi. Klaveness, "San Siro'da Inter'i yenmek ve toplamda 5-2'lik skorla galip gelmek, Norveç kulüp futbolu tarihinin en büyük başarılarından biri. Ayrıca bunun, Şampiyonlar Ligi'nin modern tarihindeki en şaşırtıcı performans ve sonuçlardan biri olduğuna inanıyorum" diye ekledi.
Klaveness sözlerini şöyle tamamlıyor: “Kuzey Kutup Dairesi'nin kuzeyinde, 50.000 nüfuslu küçük bir kasaba için etkileyici bir deneyim. Eski akıl hocam Kjetil Knudsen (antrenör), oyuncuları, kulüp ve Kuzey Norveç bölgesi için çok mutluyum. Bu kulüp, personeli ve oyuncuları, Avrupa genelindeki küçük kulüpler için rol model.”
Bodo için bu, Şampiyonlar Ligi'nde ilk kez eleme aşamasında oynayacakları için bilinmeyene doğru atılmış bir adım. Ancak önceki sezonda Avrupa Ligi yarı finallerine kadar yükselmeleri onlara özgüven verecek ve UEFA'nın en büyük müsabakalarında nelerin hâlâ başarılabileceğine dair her küçük kulübe umut aşılayacaktır. Ve bu yolculuk ne kadar sürerse sürsün, San Siro'da sarı formalar içinde ve ellerinde atkılarla dikkat çeken, artık alışılmış bir görüntü olan coşkulu hayranlarının desteğiyle her zaman yanlarında olacaklar.
"Çok gururluyum, biz küçük bir kasabadan gelen bir takımız" diyen Knutsen, sözlerini şöyle tamamladı: "Umarım biz bunu yapabildiysek, herkes yapabilir diye gösteririz. Bence bu, tüm hikâyenin en güzel yanı."
Artık "Kuzey’in devleri" olarak anılan bu ekip, San Siro’nun çimlerinden Kuzey Kutup Dairesi’nin dondurucu rüzgarlarına kadar uzanan bu unutulmaz yolculukta, futbolun sadece bütçelerden ibaret olmadığını tüm dünyaya kanıtlamış oldu.

Sesler ve Ezgiler
“Sesler ve Ezgiler” adlı podcast serimizde hayatımıza eşlik eden melodiler üzerine sohbet ediyor; müziğin yapısına, türlerine, tarihine, kültürel dinamiklerine değiniyoruz. Müzikologlar, sosyologlar, müzisyenler ile her bölümü şenlendiriyor; müziğin farklı veçhelerine birlikte bakıyoruz. Melodilerin akışında notaların derinliğine iniyoruz.

Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
Osmanlı Devleti'nden Türkiye Cumhuriyetine miras kalan darbeci zihniyete odaklanarak tarihi seyir içerisinde meydana gelen darbeleri, ihanetleri ve isyanları Doç. Dr. Hasan Taner Kerimoğlu rehberliğinde değerlendiriyoruz.