Anthony Taylor Türk hakemliğini değiştirebilir mi?
TFF’nin MHK Elit Hakem Direktörlüğü’ne getirdiği Anthony Taylor, Türk hakemliğinin yapısal sorunlarını çözebilecek mi? Geçmişteki yabancı eğitmen deneyimleri, şiddet, liyakat ve güvenlik sorunları kalıcı reform olmadan çözümün zor olduğunu gösteriyor.
TFF, eski İngiliz Hakem Anthony Taylor’ın 4 Ağustos itibarıyla MHK Elit Hakem Direktörü olarak göreve başladığını duyurdu. Yapılan açıklamaya göre Taylor, üst klasman hakemlerinin “teknik gelişim süreçlerinin planlanması, performans değerlendirme sistemlerinin güçlendirilmesi, eğitim programlarının hazırlanması, maç analiz ve geri bildirim süreçlerinin geliştirilmesi ile UEFA ve FIFA standartları doğrultusunda hakem gelişim stratejilerinin oluşturulmasına liderlik edecek.”
Tıpkı yabancı teknik direktörlerin istihdam edilmesi gibi, yabancı eğitmenlerin de hakemlerin eğitimi için kullanılması akla yatkın bir strateji. Fakat hakemlikle ilgili yapısal problem çözülmediği sürece Anthony Taylor’ın ya da bir başkasının selefleriyle aynı kaderi paylaşması çok muhtemel. Yabancı eğitmenler 15 yılı aşkın süredir hakemlerin gelişimine katkı sağlamaya çalışıyorlar.
Görev tanımı bugünküyle tam olarak aynı olmasa da 2009 yılında Oğuz Sarvan’ın Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanlığı döneminde eğitim danışmanı olarak Hollandalı Jaap Uilenberg göreve başlamıştı. 2016 yılına kadar bu görevde kalan Uilenberg birkaç yıllık aradan sonra 2019 yılında tekrar aynı göreve dönmüştü. Uilenberg; Türkiye kariyerini, MHK’nin 8 Mart 2022’de aldığı ve Türk hakemliğinde derinden sarsan karardan sonra istifa ederek sonlandırmıştı. Aralarında Cüneyt Çakır, Fırat Aydınus, Ali Palabıyık gibi hakemlerin de bulunduğu çok sayıda FIFA kokartlı hakemin sezonun geri kalanında görev almayacağının ilan edilmesi sonrası Uilenberg, kararı protesto ederek istifa etmiş; istifasında 8 Mart 2022’yi Türk hakemliğinde “sonsuza kadar kara bir sayfa” olarak nitelemiş, kendi ülkesinde ve Avrupa’nın pek çok ülkesinde uzun yıllar bu işin içinde bulunmasına rağmen böyle bir karara hiç tanık olmadığını söylemişti.
Uilenberg’in ardından göreve gelen İskoç eski Hakem Hugh Dallas’ın dönemi ise Mart 2024’teki sızıntı skandalıyla hatırlanıyor. Dallas’ın yürüttüğü basına kapalı bir iç değerlendirme toplantısı gizlice kaydedilip sızdırılmış ve Türk futbol tarihinde ilk kez kapalı bir hakem toplantısı medyasında yer almıştı. Sızan kayıtlarda tartışmalı bir penaltı kararı ele alınıyor, hakemlerin VAR baskısı altında hatalı karar verdiklerini kabul ettikleri duyuluyordu. Federasyon, tartışmaları hafifletme umuduyla toplantının tamamını resmî kanalından yayımlamış ve soruşturma başlatmıştı. Süreç sonunda, sızdırılan konuşmalarda yer alan hakem klasman dışı bırakılarak kariyerini fiilen kaybederken, sızıntıyı yapan kişi hiçbir zaman resmen açıklanmadı ve Dallas kısa süre sonra görevinden ayrıldı. Bu ayrılık, aslında Dallas’ın kariyerindeki bir örüntünün son halkasıydı. 2010 yılında İskoçya Futbol Federasyonu Hakem Gelişim Müdürü olarak görev yaparken, resmî e-posta üzerinden paylaştığı rahatsız edici ve mezhepçi içerik nedeniyle görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı. 2014 yılında ise Yunanistan'da Merkez Hakem Kurulu Baş Danışmanı olarak görev yaparken, hakem atamalarında kilit rol oynayan yardımcısı, sokakta maskeli saldırganlarca darp edilmiş; saldırının arkasında bahis mafyasının olduğu iddia edilmiş ve Dallas, kısa süre sonra can güvenliğinin kalmadığını söyleyerek görevini bırakmıştı.
Sorun Taylor’dan çok daha büyük
Danışman ya da eğitmen olarak getirilen hakemlerin geçmişleri bir tartışma konusu olsa da Türk hakemliğine dair çok daha büyük problemler var. 2023 yılının Kasım ayında, bir spor kulübünün başkanının hakemleri hedef göstererek “Bu adamlara nefes aldırmayın; nerede görürseniz tepki gösterin, fotoğraflarını çekin” demesi, o günlerde büyük tepki toplamıştı; aynı yılın aralık ayında da bir başka kulübün başkanı, maç bittikten sonra sahaya inerek orta hakemi yumruklamıştı. 2024 yılında ise eski bir hakem, Merkez Hakem Kurulu’nun bazı hakemlere sınav sorularını önceden verdiği yönünde iddialarda bulunmuştu. Bunlara ek olarak, 2025 yılındaki bahis soruşturması kapsamında yayımlanan rapora göre, faal 571 profesyonel futbol hakeminin 371’inin bahis hesabı bulunduğu ve bunların 152’sinin aktif bahis oynadığı belirtilmişti. Üç yıldan kısa sürede yaşanan bunca olay göz önüne alındığında, Anthony Taylor’ın ya da başka bir eğitmenin hakemlerle ilgili sorunları çözmesi mümkün değil.
Kulüplerin altyapıdan oyuncu yetiştirmekte güçlük çekmesi gibi, hakem camiasının da hakem yetiştirme konusunda benzer zorluklar yaşadığını söylemek gerekir. Profesyonel futbolun her kademesinde neredeyse her hafta tartışmalı hakem kararları spor kamuoyunun gündeminde yer alıyor. Bu tartışmalı kararlar her hafta farklı takımları etkilediği ve sürekli tekrarlandığı için münferit olaylardan ziyade hakemlik kalitesindeki daha büyük bir soruna işaret ediyor. Taraftarlar arasında, profesyonel liglerde görev yapan hakemlerden en azından bir kısmının yeterli mesleki donanıma sahip olmadığı ve kişisel bağlantılar sayesinde bu seviyelere geldiği yönünde yaygın bir inanış var.
Bütün bunlara ek olarak futbol hakemliğinin cazip bir meslek olmaması da hakemliği etkileyen temel bir sorun olarak öne çıkıyor. Hakem adaylarının sayısı sınırlı kaldıkça, yetenek havuzu daralır ve nitelikli hakem yetiştirmek giderek zorlaşır. Hakemlerin can güvenliğinin yeterince sağlanamaması ve şiddet olaylarının sık yaşanması, bu mesleğe yönelmeyi ciddi biçimde caydırır. Futbola ilgi duyan gençlerin ilk tercihi çoğu zaman profesyonel futbolcu olmak olduğu için hakemlik doğal olarak ikinci bir seçenek hâline gelir. Süper Lig’de zaman zaman gündeme gelen yabancı hakem uygulaması, kısa vadede bazı sorunları çözüyor gibi gözükse de uzun vadede kalıcı bir çözüm üretmesi mümkün değildir. Tıpkı futbolun diğer alanlarında olduğu gibi hakemlikte de köklü yapısal değişikliklere ihtiyaç vardır.
İngiltere’den Türkiye’ye: Aynı hakem, farklı düzen
Dünya Kupası, Avrupa Şampiyonası ve Şampiyonlar Ligi gibi organizasyonlarda kritik maçlar yönetmiş bir isim olarak Taylor’ın kariyeri son derece etkileyici. Fakat Uilenberg’i ve Dallas’ı tüketen bu düzende, Taylor ne kadar barınabilir? Taylor’a yapmak istediklerini gerçekleştirebileceği bir alan tanınacak mı? Taylor beklediği özerkliğe sahip olacak mı, yoksa dış müdahalelere maruz kalacak mı? Ayrıca Taylor elit hakemlerle çalışmayı bekliyor. Onunla çalışacak hakemler gerçekten elit seviyedeler mi?
Öte yandan Türkiye’deki futbol iklimi İngiltere’den çok farklı. İngiltere’de sahaya girmek, hakeme hakaret etmek ya da hakeme fiziksel olarak saldırmak gibi eylemlere yönelik cezai yaptırımlar hem çok serttir hem de gerçekten uygulanır; ömür boyu stadyuma giriş yasakları, adli kovuşturma ve seyirden men kararları caydırıcılığı fiilen sağlar, dolayısıyla kimse hakeme el kaldırmaya ya da onu hedef göstermeye kolay kolay cesaret edemez. Türkiye’de ise zayıf ve tutarsız uygulanan yaptırımlar, sporun bütün paydaşlarından gelen baskı ve can güvenliği açıkları nedeniyle aynı korumayı sağlamaktan uzaktır.
Bu şartlar altında Anthony Taylor’ın görevde uzun süre kalması zor görünüyor. Kalması hâlinde de bazı şeylerden ödün verildiği anlamına gelebilir. Dışarıdan, özgeçmişi ne kadar parlak olursa olsun, bir isim getirmek hastalığın kendisini değil, yalnızca görünürdeki semptomları tedavi etme çabasıdır.

Olmak ya da Olmamak - Tiyatro, Hayat ve İnsan
Sanatın 6. dalı tiyatro, sahnede sadece bir oyun sunmuyor aynı zamanda hayatı ve insanı da anlatıyor. Dünyaca ünlü yazar William Sheakspeare’nin “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu” sözünden ilham aldığımız podcast serimizde; tiyatroyu, alanının uzman isimleriyle konuşuyoruz..

Spor Sohbetleri
"Spor Sohbetleri" ile spor dünyasının nabzını tutmaya hazır mısınız? Her bölümde farklı bir konuyu ele alarak, sporun tarihini, kültürünü ve güncel olaylarını mercek altına alıyoruz. Taktik teknikten ziyade sporun toplumsal etkilerini masaya yatıyoruz. Eğer siz de sporun sadece spor olmadığına inananlardansanız "Spor Sohbetleri" tam size göre.