03 July 2024

Değer Şahbaz: “Gri listeden çıkmak yatırım risklerini azaltacak”

Pragma yatırım bankasının kurucusu ve CEO’su Değer Şahbaz ile Türkiye’nin gri listeden çıkarılmasının sonuçlarını yatırımcıların gözünden konuştuk.

Gri listeden çıkarılma kararının ekonomi piyasasına olan etkisini değerlendirmenizi rica edebilir miyim? Türkiye'nin gri listede olması yabancı yatırımcıyı nasıl etkiledi? Ne gibi etkilerde bulundu?

Türkiye’de yatırımcılar değişik alanlara geliyorlar. İlk grup olarak söylemek gerekirse gayrimenkul yatırımcıları sayılabilir. Bunları vatandaşlık sistemiyle de bağlayabilirsiniz. Bunlar Körfez bölgesinden, Uzakdoğu’da gelen yatırımcılar oluyorlar. İkinci olarak grup borsaya ve Türk tahvillerine gelen yatırımcılar. Buradaki mevzu biraz daha sıcak para. Bizim konsantre olduğumuz ve danışmanlık yaptığımız ve her günümüzün geçtiği de biraz daha stratejik yatırımcılar. Yani sektörlerinde yatırım yapan, üretim üstü alan ya da coğrafi olarak büyümek isteyen yatırımcılar ve bunlara bağlı özel sermaye fonları. Bunlar çok kısa vadeli yatırımcılar değiller. Ben geleyim de paramı, altı ay, bir sene, iki sene sonra çıkarırım düşüncesindeki insanlar değiller. Türkiye'yi stratejik olarak görüp burada bir üretim üssü sahibi ya da pazar oyuncusu olmayı düşünen ve genelde de bir çıkış stratejisi olmayan yatırımcılar bunlar. Şimdi bu bağlamda uzun vadeli yatırımcılarla çalıştığınız zaman Türkiye'nin güncel problemleri ki bu problemler çok sayıda maalesef ve Türkiye'nin gri listede olması bunlardan sadece bir tanesiydi. Bunlar daha fazla Türk lirasının durumuna, -bu arada illa kuvvetli olsun ya da kuvvetsiz olsun demiyorum çünkü ikisi de ayrı ayrı kendi içinde problemdir- istikrarına bakan, ülkenin üretim üssü olmak için ya da bir pazar olmak için istikrarına, büyümesine dikkat kesilen yatırımcılardır.

Benim şahsi görüşüm Türkiye’nin gri listede olması bu yatırımcıların dünyasını çok etkileyen bir konu hiçbir zaman olmadı. Bence Türkiye’nin gri listede olması makro bazda reytingine, makro bazda reytingle alakalı olarak finans sisteminin dönmesine yani bankaların yurt dışından finansman bulmasına, Türk Devleti'nin tahvil ihraçlarıyla finansman bulmasına bağlıydı.

"Yatırım riskinin azalmasıyla değerlemeler göreceli olarak iyileşecek"
Gri liste döneminde Türkiye yabancı yatırımcıyı ne kadar çekebildi ve Türkiye dünyadan ne kadar ayrıştı?

Türkiye'de işler her sene yüzde otuzar düştü desek doğru bir tespit yapmış oluruz ama dünyayla karşılaştırdığımızda pandemi döneminde dolar bolluğunda Amerika'nın para bastığı dönemden itibaren her sene yüzde otuz tüm dünyanın küçüldüğünü gördük. Göreceli baktığınızda Türkiye daha kötü performans gösterdi diyebileceğimiz bir durum söz konusu değil. Bu bakış açısıyla gri listenin negatif etkisi olduğunu söylemem. Ama Türkiye'nin reytinginin iyileşmesi, yatırımcı ortamının iyileşmesi bundan sonraki süreçte makro dengeleri olumlu etkileyecektir. Çünkü Türkiye’nin yatırım riski azalacak. Yatırım riskinin azalmasıyla değerlemelerin göreceli olarak iyileşmesi artacak. Değerlemelerin iyileşmesiyle kastım şu genelde bizim yaptığımız işlerde hep iyi şirketler alınıp satılıyor, yatırımcı çekiyorlar. Şirket sahiplerinin değer beklentileri çok yüksek. Türkiye’nin makro gerçekleriyle de pek uyuşmuyorlar. Beklentileri her zaman yüksek kalıyor. Şimdi Türkiye'ye bakan bir yatırımcı gri listede olmasından, Türkiye'nin reytinginin ve risk priminin yüksek olmasından dolayı değerlemede kendine avantajlı düşük bir değer verdiğinde o yatırım, satış gerçekleşmiyor. Yani iyi şirketlerin sahipleri hiçbir zaman Türkiye'nin durumu riskli, bunu ucuza satayım demiyorlar. İniş çıkışların bilincinde oldukları için çıkışları bekleyip daha doğru zamanların bekleyip satışları yapıyorlar. Bu bağlamda gri listeden çıkış Türkiye’nin risk priminin düşmesine ve değerlemelere olumlu yansıyor. Değerlemelere olumlu yansıdıkça da işlerin olma, yatırımcıların Türkiye'ye gelme ihtimalleri artıyor. Bu dünyada da böyle.

Dünyada da finansman pahalandığı için geçtiğimiz iki-üç senede satın alma yapacak şirketler kendilerini borç finansmanıyla finans ettikleri için zorluk yaşadılar. Artan primlerle şirketleri daha ucuz almak istediler. Ama iyi şirketler hiçbir zaman ucuza satılmadı. O yüzden de yıllık işlem hacimleri yüzde otuzar şekilde düştü. Şu an Türkiye’de de dünyada da düzelme aşamasında. Şirketler açısından alıcılarla satıcılar arasındaki değerleme uçurumu kapanıyor.

"Türkiye'nin lokomotifi üretim"
Dediklerinizden yola çıkarak söylüyorum. Gri listeden çıkış hamlesi daha çok makro planda Türkiye'nin uluslararası itibarıyla alakalı. Peki, bu kararın reel ekonomide bir karşılığını görecek miyiz? Örneğin bu karardan sonra borsaya yeni yatırımcı girişi olacak mı? Fonların akıbeti ve döviz kurunun seyrine bir katkısı olacak mı?

Gri listeden çıkma adımının reel ekonomideki karşılığı için orta vadeli plan çerçevesinde yapılan bir hamle olduğunu düşünüyorum. Orta vadeli planda enflasyonu düşürmek üzere bir kemer sıkma politikası içindeyiz. Onunla ilgili istikrarlı hamleler atılıyor. İnşallah tüm bun hamlelerin sonucunda enflasyonla yapılan savaşı kazanacağız. Ama kolay bir savaş değil bu. Hem kuru tutacaksınız hem ekonomiyi soğutacaksınız hem döviz ihtiyacınızı karşılayacaksınız… Trendin yukarı doğru gittiğini hepimiz görüyoruz bu iyi bir şey. O sebeple reel ekonomi canlanacak diye düşünüyorum. Türkiye'nin lokomotifi üretim.

Türkiye dünyanın ve daha çok Avrupa'nın üretim üssü olarak ekonomisini canlı tutan, idame eden bir ülke. Bunun için yatırım yapmak zorunda. Sürekli en iyi teknolojileri Türkiye'de bulundurmak zorunda. O yatırımlar için de finansman lazım. Finansman ise çok pahalı. Türk Lirası'na baktığınızda inanılmaz faizler var. Dolar, Euro'da da enflasyon var. Onların faiz de yüksek. Ama burada bir normalleşme görüyoruz. Kesinlikle finansman bollaşmadı. Gri listeden çıkma adımı tüm bunlar ile beraber okunduğunda Türkiye’nin riskinin azalması açısında çok önemli bir adım.

"Avrupa Türkiye'nin en büyük ticari ortağı"
Peki, Türkiye’ye hangi coğrafyalardan yatırımcılar rağbet gösteriyorlar?

Geçtiğimiz birkaç senede dünyadaki en büyük fonlama ve yatırımcısı olan Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’deki yatırımları azaldı.  Bunun bir sebebi gri listede olmamız olabilir.
Çünkü bu konuda en katı kurallara bağlı olan ülkelerin başında Amerika Birleşik Devletleri geliyor. Gri listeden çıkmanın bu süreci iyileştireceğini düşünüyorum. Bu azalmanın tek sebebi elbette gri liste de değil. Amerika'nın kendi içinde de problemler var. Seçimler, enflasyonlar gibi… bir de şirketlerin Çin ile olan ticari savaşları var. Bütün bunlara baktığınızda Türkiye'ye olması gereken kadar yatırım gelmediğini düşünüyorum.

Gri listeden çıkmanın Amerika'dan Türkiye'ye gelen yatırımlar üzerinde çok olumlu olacağını düşünüyorum ve ümit ediyorum. Bir de tabi Avrupa meselesi var. Türkiye'nin en büyük ticari ortağı. Yatırım açısından da en çok fonun geldiği coğrafya. Avrupa’da kendi sorunlarıyla boğuşuyor. Türkiye’ye yatırımları var ve onun devam edeceğini düşünüyorum. Artar mı orası ise tartışılır. Yatırımcı açısından Avrupa’nın arkasından Körfez ülkeleri geliyor. Onları ise Japonya, Singapur, Hong Kong, Çin gibi ülkeler takip ediyor.

"Türkiye'nin lojistik avantajları söz konusu"
Yatırımcılar Türkiye’yi hangi sektörlerde tercih ediyorlar?

Körfez ülkeleri gıda güvenliklerini sağlamak istiyor. O yüzden gıdanın her alanı Türkiye'de hedef. Enerji Türkiye’nin önemli bir ihtiyacı. Enerji alanına yatırımlar çok. Özeliikle yenilenebilir enerji alanında aktifler. Türkiye bir üretim üssü ve Avrupa’ya yakın olma gibi lojistik avantajlar söz konusu bu sebeple Körfez’dekiler özellikle tercih ediyorlar. Üretim maliyeti olarak avantajlar devam ediyor ve bu da yatırımcıları cezbediyor. Çin ve Uzakdoğu ile olan ticari gerginlik sebebiyle Türkiye’ye karşı batılı ülkelerin alternatif arayışı kaynaklı ilginin artacağını düşünüyorum.

Olcay Can Kaplan

MSGSÜ Tarih Bölümü’nden mezun oldu. Tercüman’da yazı işleri müdürü olarak görev yapıyor. İstanbul’da yaşıyor.

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...