30 Haziran 2025

Zeyrek’in derinliklerinden doğan fısıltılar: Murmurations

İngiliz sanatçı Anousha Payne’in İstanbul’daki ilk kişisel sergisi “Murmurations”, Zeyrek Çinili Hamam’ın derinliklerinde bulunan Bizans Sarnıcı’nda açıldı. Sergi, görünmeyen hikâyeleri suyun, taşın ve zamanın izlerinden yola çıkarak şiirsel bir dille yorumluyor.

İstanbul, yüzeyin ötesinde sakladığı tarih katmanlarıyla yalnızca bir şehir olmanın ötesine geçerek, geçmişin izlerini taşıyan yaşayan bir hafızaya dönüşür. Yüzyıllar boyunca süregelen medeniyetlerin izleri; kimi zaman taşlara, duvarlara, kimi zaman ise yerin altındaki karanlık ve serin yapılara sinmiştir.

Bu hafızanın en çarpıcı tezahürleri ise çoğu zaman göz önünde olmayan, sessizce varlığını sürdüren yer altı sarnıçlarında, yüzyıllar boyunca unutulmuş tünellerde ya da uzun süre görünmez kalmış ve yeniden keşfedilen mimari yapılarda kendini gösterir.

Tam da bu bağlamda sanatçı Anousha Payne’in Türkiye’deki ilk kişisel sergisi olan “Murmurations”, İstanbul’un derinliklerinde gizlenmiş katmanlarından birine, tarih boyunca farklı anlatıları ve işlevleri bünyesinde barındırmış Zeyrek Çinili Hamam’ın altındaki Bizans Sarnıcı’na yerleşerek, şehrin görünmeyen belleğine çağdaş bir yorum getiriyor.

“Murmurations” ne anlatıyor?

“Murmuration” kelimesi hem kuş sürülerinin senkronize hareketlerini hem de “mırıldanma” veya “fısıldama” anlamını taşıyan çok katmanlı bir kavram. Payne, bu çok anlamlılığı şehrin tarihsel çok katmanlılığıyla birleştirerek çağdaş bir anlatı kuruyor. Sergi, Zeyrek Çinili Hamam'ın misafir sanatçı programı kapsamında, sanatçının mekâna özgü olarak ürettiği işlerden oluşuyor. Yakın zamanda ortaya çıkarılan Bizans Sarnıcı’nın mimarisi, duvarlarındaki su izleri, aşınma desenleri ve yüzyılların izini taşıyan atmosferi, sanatçı için şiirsel bir çağrıya dönüşüyor.

Bu izleri âdeta arkeolojik bir okuma yaparcasına inceleyen Payne, bu izlerden hayali karakterler yaratıyor. Sergideki heykeller, sarnıcın duvarlarındaki zamanla oyulmuş çizikler, su lekeleri ve taş yüzeylerdeki bozulmalardan esinlenerek şekilleniyor.

Sergi, doğanın kolektif hareketleriyle tarihsel yapıların belleğinde saklı anlatılar arasında paralellik kuruyor. Payne’in sezgisel, yer yer mistik anlatısı, sarnıcın duvarlarına sinmiş efsanelerle örtüşüyor. Sanatçının malzeme kullanımı da bu çok katmanlı anlatıya hizmet ediyor. Dövülmüş pirinç, seramik, tekstil, tuval ve buluntu objeler, sarnıcın tarihsel dokusuyla diyaloğa giriyor. Geleneksel hamam taslarını anımsatan form ve malzemeler, geçmişle bağ kurarken bir yandan da mitolojik bir atmosfer yaratıyor.

Kurucu küratör Anlam de Coster’ın rehberliğinde şekillenen sergi, mimari bir yapının sanat aracılığıyla nasıl yeniden yorumlanabileceğini gösteriyor. Sergideki eserler sadece sanat nesnesi olarak değil, izleyiciyle mekân arasında kurulan birer temas noktaları olarak işlev görüyor.

Bir hafıza alanı olarak Zeyrek Çinili Hamam

Zeyrek Çinili Hamam; yalnızca Osmanlı mimarisinin zarif ve dengeli estetiğini yansıtan tarihî bir yapı değil, aynı zamanda İstanbul’un çok katmanlı geçmişine tanıklık eden güçlü bir hafıza mekânıdır. İnşa edildiği dönemden bugüne taşıdığı mimari detaylar, işlevsel dönüşümler ve mekânsal katmanlarla birlikte, kentin tarihsel dokusunun somut bir yansıması hâline gelmiştir. Son yıllarda gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon çalışmaları sırasında gün yüzüne çıkarılan Bizans Sarnıcı ise bu hafızanın ne denli derin ve çok sesli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Hamamın soğukluk bölümünde yer alan freskler ile yer altındaki sarnıcın kendisi, yüzyıllar boyunca kimi zaman unutulmuş, kimi zaman bilinçli olarak saklanmış fakat hiçbir zaman bütünüyle silinmemiş anlatıların taşıyıcısıdır. Bu unsurlar, kentin mimarisinde saklı duran sessiz hikâyeleri, geçmişin üstü örtülmüş izlerini ve zamanla yıpranmış ama kaybolmamış kimliklerini sembolize eder.

Anousha Payne’in “Murmurations” başlıklı sergisi, işte bu karmaşık tarihsel dokunun hem maddi hem de düşünsel katmanlarını şiirsel ve sezgisel bir yaklaşımla yeniden görünür kılmayı amaçlıyor. Sergi, mekânın kendi belleğiyle sanatçının hayal gücü arasında kurulan yaratıcı bir ortaklıkla şekilleniyor.

 Tarihî yapılarda çağdaş izler

Aynı zamanda bu sergi, Zeyrek Çinili Hamam’ın başlattığı yeni sanat programının da öncü adımı niteliğinde. Söz konusu program, İstanbul’un tarihsel yapılarında üretilen mekâna özgü çağdaş sanat projelerini desteklemeyi hedefliyor. Uluslararası sanatçılara kentin ritüelleri, sembolleri, mimarisi ve tarihsel evrimiyle doğrudan ilişki kurma imkânı sunarak, geçmişle bugünü diyalog hâlinde buluşturan yeni anlatılar yaratılmasını teşvik ediyor.

Anousha Payne’in “Murmurations” sergisi, bu vizyonun etkileyici ve güçlü bir ilk örneği olarak izleyicisini yalnızca bir sanat deneyimine değil, aynı zamanda geçmişin izlerini sürmeye davet eden bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Sergide yer alan heykeller, suyla yıkanmış taşlarda, nemle aşınmış duvarlarda ve zamanın içinden geçerek bugüne ulaşmış izlerde şekilleniyor. Payne, bu katmanlı yapının içindeki suskun sesleri duyumsayarak, onları sezgisel bir biçimde yeniden kurguluyor; geçmişin hayaletlerine bugünün diliyle beden veriyor.

“Murmurations”; görünen yüzeyin ötesine geçerek, görünmeyenin izini süren, fiziksel gerçekliğin ardındaki duygusal ve tarihsel derinliği ortaya çıkaran bir sergi. Payne, bu sergi aracılığıyla sadece bir yapı değil; aynı zamanda bir ruh hâli, bir zamanlar yaşanmışlık hissi ve bir kolektif bilinç sunuyor. Ziyaretçileri, yalnızca sergilenen eserlerle değil; eserlere ev sahipliği yapan yapının ruhuyla, geçmişin sessiz fısıltılarıyla ve kendi iç dünyalarıyla baş başa bırakıyor.

Bugünün dünyasında sanatın en temel işlevlerinden biri belki de tam olarak budur: Yüzeyin altındakini sezmek, sesi bastırılmış olana kulak vermek ve unutulmuş olanı yeniden hatırlatmak. “Murmurations”, bu anlamda bir sessizliğin şiiri gibidir; taşla, suyla, gölgeyle ve zamanla yazılmış bir anlatı. Görülmeyeni görünür kılmaya, hissedilmeyeni duyulur hâle getirmeye çalışan bir çağrı…

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...