Yeni yıl… Yeni bir azim
Mukbil Özyörük, 1 Ocak 1981 tarihinde Tercüman'daki köşe yazısında yeni yılda memleket için, toplum için umutlarını ve kaygılarını dile getiriyordu.
İşte yeni bir yıl… Bu sabah, gazetesini diğer sabahlardan daha geç bir saatte eline alanlara, başlıklara esneyerek mahmur mahmur bakanlara, sayfalara bulanık görüşlerle göz gezdirenlere bir sorum var: “Dün gece, eğer bir kutlama yaptıysanız, neyi, niçin kutladınız? 1980’den kurtuluşu mu, 1981’i karşılayışı mı?”
1980’den “kurtuluşu” kutlamış iseniz, duygu ve düşüncelerinize katılıyorum. Hatta o kadar ki bu kutlamayı genişleterek, şümûllendirerek, 1979’dan, 1978’den ve hatta bir miktar “daha öncesinden” de kurtuluşu kutlamanın yer ve çok haklı sebepleri vardı. Fakat 1981 için neler düşündünüz? Neler temenni ettiniz? Tam bir yıl sonra, 1981’den de “kurtuluşu kutlamamak” için, “İyi bir yıl oldu… Ömrümüzden bir seneyi alıp götürdü ama helal olsun” diyebilmek için “temennileriniz” nelerdi?
Bırakalım “kendi nefislerimiz” için düşünüp istediklerimizi bir tarafa. Memleket için, “toplumun yeni hayatı” için neler istedik?
Yeni yıla devlet, büyük bir güçle giriyor. Bu hukuki bir güçtür. Üstelik getirilen ve 1981’de de getirilecek olan “farklı bir hukuk düzenini” maddeten müeyyidelendirebilmek yolunda, 1961’e, 1972’ye girişteki “güçlerden de güçlüdür”. O hâlde bu güçten, 1981’in 1961’den de 1972’den de büyük be yaygın mutluluklar getiri olmasını beklemek ve istemek “akıl kârıdır”, “mümkündür” ve “haktır.”
Dilerim bu yılda ekonomimiz, tarihimize geçer bir “iyileşme” göstersin. Bir sene sonra bugün, devlet, memleket ve hepimiz, iktisaden daha güçlü olalım. “Arayış” bitmiş, yolu bulup düzlüğe çıkmış, düzlükteki güzel ufku görüyor olalım. Tereddütler bütün zihinlerden silinsin, ufkun aydınlığından kimsenin şüphesi kalmamış olsun. Dilerim sanayimiz, kapasitesinin son kertesine ulaşsın. Fabrikalarımızın, atölyelerimizin üretimi, hayal çizgimizin en yakınına varsın. Mallarımız içerde ve dışarda Pazar ve müşteri bulur, aranır, satılır olsun… Dilerim tarım ürünlerimiz, görülmedik rakamlara ulaşsın. Dışardan daha çok sayıda ülke, beslenmek için ürünlerimize talip olsun. Petrol ülkelerine gösterilen tutkunluk ve vurgunluk, tarım ürünlerimiz için bize de gösterilmeye başlansın.
Dilerim bu yılda üç bin, beş bin, otuz beş bin anarşist ve terörist milleti ve memleketi sindirmek ve esir almak ümidini kökünden kaybetsin. Devletin tökezlenmesini bekler olmaktan büsbütün çıksın.
Dilerim bu yılda milletin gerçek güçlü fikir ve azim potansiyeli bütünüyle devlet ve milletin hizmetine girebilsin. Dilerim devlet kudretinin “Beşli Yüksek Zirvesi” uğruna baş koyduğu ideallerinin gerçekleşmesi yolunda milletin gerçek güçlü fikir potansiyelini “bütünüyle” hizmete koyabilmeye muvaffak olsun. Dilerim bu yılda, hizmetlere girecek olanlar “Bir deneyelim” diyemesin fakat “Denedim bu böyle olur” desin… Hizmetlere girecek olanlar “Bu ilerisi için bana basamaktır” diye düşünesin fakat “Bu sonuncu basamaktır, feda-yı nefistir” diyebilecek azmi gösterir olsun. “Öyle istediler de yaptım” demeyi düşünmesin, “Ben önerdim, işte ortadayım. Hesap soracaksanız bana sorun” demesini bilsin. “Ömrüm zaten saçak altında, etek altında geçti. Gene sığınacak bir saçak altı bulurum” fikrini kafasından çıkarıp atsın. Dilerim herkes, Ömer Seyfettin’deki birer “Muhsin Çelebi” olsun. Pembe İnci’li kaftanı yere serip üstüne oturmayı, sonra oracıkta bırakarak çekip gitmeyi, bir daha bunu ağzına bile almamayı ve ömrünün sonuna kadar Üsküdar Pazarı’nda “pazarcılık etmeyi” kaftanı Şah İsmail’in sarayına terk edip ıspanak, pırasa satarak ömrünü tamamlamayı gözüne kestirsin.
81’in başında henüz yolun da başındayız. İnsanda güç ve kudret, “almasını” değil, “vermesini” bildiğincedir.
Umutluyum! Çünkü umutlu olmak için “azimliyim”… Çünkü başka türlü olabilmeme “imkân yoktur” !....

Sesler ve Ezgiler
“Sesler ve Ezgiler” adlı podcast serimizde hayatımıza eşlik eden melodiler üzerine sohbet ediyor; müziğin yapısına, türlerine, tarihine, kültürel dinamiklerine değiniyoruz. Müzikologlar, sosyologlar, müzisyenler ile her bölümü şenlendiriyor; müziğin farklı veçhelerine birlikte bakıyoruz. Melodilerin akışında notaların derinliğine iniyoruz.

Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
Osmanlı Devleti'nden Türkiye Cumhuriyetine miras kalan darbeci zihniyete odaklanarak tarihi seyir içerisinde meydana gelen darbeleri, ihanetleri ve isyanları Doç. Dr. Hasan Taner Kerimoğlu rehberliğinde değerlendiriyoruz.