Tercüman Gazetesi Arşivi: 20 Şubat 1964
18 Şubat 2026

Kıbrıs Savaşı

Kadircan Kaflı, 20 Şubat 1964’te Tercüman’daki yazısında “Kıbrıs meselesi” tanımını reddederek yaşananları açık bir savaş ilanı olarak görüyor; çatışmadaki Yunanistan, İngiltere ve Sovyet desteğini suçlarken, Kıbrıs Türklerinin topyekûn direnişini tarihsel bir varoluş mücadelesi olarak anlatıyor.

Türkler ve Rumlar arasındaki Kıbrıs Savaşı devam ediyor. Bu olaylara “Kıbrıs meselesi, Kıbrıs anlaşmazlığı, Kıbrıs davası” diyorlar. Artık bu türlü nitelemelerin manası kalmadı. Zira Kıbrıs’taki durum, bir mesele, bir anlaşmazlık manası olmaktan çıktı. Gerçek manasıyla bir “Kıbrıs Savaşı” oldu.

Bu savaşı Kıbrıs Rumları çıkardı. Yalnız Kıbrıs Rumları mı? Hayır. Yunan hükûmeti kışkırttı, kızıştırdı. Rumları silahlandırmak suretiyle Türkleri imha hareketini destekledi. Kıbrıs’taki Yunan birliği, Kıbrıs’taki Yunan birliği, Kıbrıs’a özel surette gönderilen Yunan subaylarını bile Türkleri imha haraketline katıldı. Bu sebeple bu savaş yalnız Kıbrıs Rumlarıyla Kıbrıs Türkleri arasındaki bir savaş değildir, şimdilik Kıbrıs topraklarında bir “Türk-Yunan Savaşı” var. Bu savaşı Ruslar da destelemiş görünüyorlar. Yunan gazeteleri yazıyorlar: “Ruslar Mısır diktatörü Cemal Abdünnasır vasıtasıyla Kıbrıs Rumlarına silah gönderiyor” diyorlar. Mısır hükûmeti de Rusya’yı yalanlamıyor. Bundan belli ki Kıbrıs’ta Türkleri imha etmeye uğraşanlar komünisttirler. Kıbrıs’taki savaş İspanya iç savaşına mı benzetilecek? Kıbrıs bir Küba mı olacak? Hiç de imkânsız değil, hatta pek yakın bir ihtimaldir. Böyle bir netice Yunanistan için de zarar, Mısır ve Arap âlemi için de zarar.

İngilizlerde suç yok mu? Var. Gevşek davranıyorlar. Şımarık çocukları olan Rumlara yüz veriyorlar. Onlara âdeta “Bize dokunmayın, biz de size karışmayız, seyirci kalırız” diyorlar. Sanki İngilizlerin Kıbrıs’ta bulunmaları orada savaşa sın vermek için değil, Türkiye’nin bu işe karışmasına mâni olmak içindir. Güya Yunanlıları da karıştırmıyorlar ama zaten Rumlar Türklerin dört beş mislidirler. Yunanlılardan bol bol silah yardımı da alıyorlar. Yunanlıların yardımlarına ihtiyaç yok, Yunanlıların “matbaa levazımı” diye Rumlara silah gönderdikleri geçenlerde meydana çıktı. Bir Yunan ve İngiliz ortak oyunu Türkler aleyhine işleyip duruyor.

Teminatçı ile devletten İngiltere ve Yunanistan namuslu olsalar ve Türkiye ile iş birliği yapsalar Kıbrıs’ta her tarafın süt liman olması için on beş günlük hareket yetecektir. Pek üşeniyorlarsa bu işi Türkiye, Türklerin de Rumların da can ve mal emniyetlerini bir haftada sağlar.

Cidden utanılacak bir durum: Bir papaz ve bir avuç haydut, devletlere meydan okuyorlar. Bunda suçsuz tek devlet Türkiye’dir. Bir kusuru varsa kesin bir harekete girişmemesidir, bunda da mazurdur. Zira Kıbrıs Savaşı’nın büsbütün yayılmasından hele bir dünya savaşına sebep olmasından çekiniyor.

Rumlar boş yere uğraşıyorlar; kendiler de ağır kayıplar veriyorlar. Türkleri imha etmelerine imkân yok, çünkü Kıbrıs Türkleri armut toplamıyorlar, bulabildikleri her vasıta ile çifte ile, dededen kalma silahlarla, sopalarla, bıçaklarla, kahramanca savaşıyorlar; kadın, erkek, genç, ihtiyar, hepsi savaşıyor. Kıbrıs Savaşı Türk tarihine altın yapraklar, Yunan tarihine kara ve iğrenç sahifeler ilave ediyor. Rumlar alçakça, Türkler kahramanca döğüşüyorlar. Sonunda ziyan edecek olanlar Kıbrıs Rumları, Yunanistan ve İngiltere’dir. Allah Türklerle beraberdir ve beraber olacaktır.

Hoşça kalınız!

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...