Uzm. Dr. Elif Esra Arpağ: “İsabetsiz seçimler fayda yerine zarar verebilir”
Haberin Eklenme Tarihi: 24.09.2026 14:14:00 - Güncelleme Tarihi: 24.09.2026 14:18:00Hametan ve Madecassol gibi epitelizan ürünlerin; yara, yanık veya cilt hasarlarının tedavisinde kullanılan ilaçların son dönemde “nemlendirici, cilt onarıcı, sivilce izi ve bariyer bakım ürünü” gibi kullanılmasını dermatolojik açıdan nasıl değerlendirmek gerekir? Bir ilacın cilt iyileşmesine katkı sağlaması onu günlük kozmetik bakım ürünü hâline getirir mi?
Tabii ki getirmez. “Cilt iyileştirici etki” ifadesi genel bir kavramdır. Bahse konu kremler bizim için epitelizan kremlerdir; yani esas kullanım hedefleri, bütünlüğü bozulmuş derinin tamirine katkı sağlamaktır. Burada önemli olan, bir ürünün cilt üzerinde iyileştirici bir etki göstermesiyle hangi amaçla geliştirildiğini birbirinden ayırmaktır. Bir ilacın hasar görmüş derinin iyileşmesine katkı sağlaması, onun sağlıklı ciltte günlük bakım amacıyla kullanılabileceği anlamına gelmez.
Dolayısıyla bu ürünleri “nemlendirici”, “cilt onarıcı” veya “bariyer bakım ürünü” gibi kozmetik ürünlerle aynı kategoride değerlendirmemek gerekir. Epitelizan kremlerin temel kullanım amacı, cilt bütünlüğünün bozulduğu durumlarda derinin yeniden yapılanma sürecine katkı sağlamaktır. Günlük kozmetik bakımda ise amaç, sağlıklı cildin bakımını sürdürmektir. Bu iki kullanım amacı birbirinden farklıdır. Bu nedenle özellikle sosyal medyada bu tür ilaçların farklı cilt sorunları için genel bakım ürünü gibi önerilmesi, ilacın asıl kullanım amacının dışında değerlendirilmesine yol açabilir. Ayrıca bu bilinçsiz kullanımların aslında doğru yerde doğru kullanıldığında çok değerli olan ürünlerin etki alanına da zarar veriyor.
“Anti-aging etki ise kesinlikle söz konusu edilemez”
Madecassol'ün etken maddesi yara iyileşmesi süreçleriyle ilişkilendiriliyor. Yara iyileşmesine ilişkin bilimsel veriler; bu ilacın sivilce izi, leke veya yaşlanma karşıtı bakım amacıyla kullanılmasını destekliyor mu? Bilimsel kanıt ile sosyal medyada oluşan “cilt onarıcı” algısı arasındaki farkı nasıl değerlendirmek gerekir?
Biraz önce de söylediğim gibi, yara iyileştirici etki bütünlüğü bozulan cilt içindir. Bu tür ürünler kesi, sıyrık, yüzeyden kalkma gibi durumlarda, derinin kendini tamir etmesi ve yüzey örtüsünün yeniden oluşturulması amacıyla kullanılır. Dolayısıyla burada söz konusu olan temel süreç, hasar görmüş deri bütünlüğünün yeniden sağlanmasıdır. Bu etkiyi, sağlıklı ciltte leke, sivilce izi ya da yaşlanma belirtilerine yönelik bir bakım etkisiyle aynı değerlendirmemek gerekir.
Sosyal medyada “cilt onarıcı” şeklinde kullanılan ifade ise bu noktada kavramsal bir genişlemeye yol açabiliyor. Bir ürünün hasar görmüş derinin iyileşme sürecine katkı sağlaması, onun her türlü cilt sorununda onarıcı veya bakım ürünü olarak kullanılabileceği anlamına gelmez. Özellikle yara iyileşmesine yönelik bir etkinin, doğrudan yaşlanma karşıtı etki şeklinde yorumlanması doğru değildir. Anti-aging etki ise kesinlikle söz konusu edilemez.
Bir kişi “Cildim çok kurudu, Hametan süreyim” ya da “Sivilce izlerime Madecassol kullanayım” diyerek bu ilaçları kendi kendine kullanmaya başladığında hangi dermatolojik sorunlarla karşılaşabilir? Yanlış kullanım mevcut bir cilt hastalığını kötüleştirebilir veya belirtileri geçici olarak baskılayarak doğru tanının konmasını geciktirebilir mi?
Hametan’ı biz de zaman zaman nemlendirici amaçlı kullanabiliyoruz ancak burada krem ya da merhem formlarından hangisinin nerede ve ne kadar kullanılması gerektiğinin belirlenmesi önemlidir. Her cilt ve her kullanım alanı için aynı formu tercih etmek doğru olmayabilir. Bu nedenle kişinin kendi cildindeki durumu değerlendirerek rastgele bir seçim yapması yerine, ürünün hangi amaçla ve nasıl kullanılacağının bilinmesi gerekir. İsabetsiz seçimler fayda yerine zarar verebilir; ilave sivilce oluşumunu uyarabilir.
Madecassol için de bu söylediklerim geçerlidir. Buna ek olarak, çok sık rastlanmasa da Madecassol’ün etken maddesine bağlı temas alerjileriyle de karşılaşabiliyoruz. Özellikle poliklinikte, Madecassol’ün sosyal medya etkisiyle sivilce tedavisi amacıyla çok yoğun kullanıldığını ve bunun sonucunda sivilce oluşumunun uyarıldığı durumlara şahit olmaktayız. Burada sorun, bir ürünün belirli bir durumda kullanılabilmesinden ziyade kullanım amacının ve miktarının bilinçsizce belirlenmesidir. Bir ürünün bir kişide belirli bir amaçla kullanılabilmesi, herkesin aynı ürünü aynı şekilde ve aynı sıklıkta kullanabileceği anlamına gelmez.
Tabii bu etkileri yalnızca bu iki ürüne indirgemek de doğru değildir. Genel olarak ilaçların ve tedavi amacıyla kullanılan ürünlerin, sosyal medyada farklı kullanım amaçlarıyla yaygınlaşması beraberinde yanlış veya gereksiz kullanımı da getirebilir. Bu nedenle ciltteki sorunun ne olduğunun belirlenmesi ve buna uygun ürünün, uygun formda ve uygun miktarda kullanılması önemlidir.
“‘Eczaneden aldım, o hâlde güvenlidir’ yaklaşımı tek başına yeterli değildir”
“Eczaneden aldım, o hâlde güvenlidir” düşüncesi ne kadar yanıltıcı? Bir ilacın eczanede bulunması ile kişinin onu kendi belirlediği kozmetik amaçla, istediği sıklıkta ve uzun süre kullanabilmesi arasında nasıl bir fark var?
Bilinçsiz kullanılan her türlü maddede olduğu gibi, cildimize kullandığımız yüzey ürünleri de doğru içerikle doğru zemin karşılaştırması yapılamadığı sürece istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Kişinin cildinin mevcut durumu, üründe bulunan içerikler ve kullanım şekli birbiriyle uyumlu olmadığında alerjik tepkiler ortaya çıkabileceği gibi mevcutta olmayan ya da çok az olan sivilcelerin daha yoğun bir şekilde oluşması gibi sonuçlarla da karşılaşabiliyoruz.
Burada önemli olan nokta, bir ürünün eczaneden alınabilmesinin onun herkes tarafından, her ciltte, istenilen sıklıkta ve istenilen süre boyunca güvenle kullanılabileceği anlamına gelmemesidir. Eczanede bulunması, ürünün belirli bir kullanım amacı olduğunu ortadan kaldırmaz. Kişinin kendi ihtiyacını belirleyerek ürünü uzun süre ve kontrolsüz biçimde kullanması, ürünün doğru kullanım çerçevesinin dışına çıkılmasına neden olabilir.
Dolayısıyla “Eczaneden aldım, o hâlde güvenlidir” yaklaşımı tek başına yeterli değildir. Bir ürünün güvenli şekilde kullanılabilmesi için öncelikle kişinin cilt durumuyla kullanılan ürünün ve kullanım şeklinin birbiriyle uyumlu olması gerekir. Ürünün eczane ürünü olması tek başına her şekilde güvenli olduğu anlamına kesinlikle gelmez.
“Tek başlarına sorun yaratmayan ürünler bir araya geldiklerinde istenmeyen etkilere sebep olabilir”
Sosyal medyada Hametan, Madecassol, E vitamini ampulleri veya farklı kremlerin birbirine karıştırılarak “ev yapımı cilt bakım kremi” hâline getirildiğini de görüyoruz. Farklı ilaç ve ürünleri kişinin kendi kararıyla karıştırmasının cilt açısından ne gibi riskleri olabilir? Özellikle hangi durumlarda bu uygulama dermatolojik bir sorunu daha da karmaşık hâle getirebilir?
Ürün karışımlarında öncelikle bu ürünlerin birbirleriyle geçimli olup olmadıkları önemlidir. Bazen bir araya getirilen ürünlerden biri diğerinin etkisini zayıflatabilir ya da tam tersine bir ürünün etkisini fazlaca güçlendirebilir. Bu durumda kişinin hedeflediği etkiye ulaşması mümkün olmayabileceği gibi cilt açısından istenmeyen sonuçlarla da karşılaşılabilir. Dolayısıyla farklı ürünlerin bir araya getirilmesi, her birinin tek başına güvenli olduğu düşüncesinden hareketle otomatik olarak güvenli kabul edilemez.
Tabii yine burada da bilinçli kullanım, bilinçli hazırlama ve doğru yere doğru ürünün seçilmesi gündeme geliyor. Bir ürünün tek başına kullanıldığında sıkıntı yaratmaması, başka bir ürünle bir araya geldiğinde de aynı şekilde davranacağı anlamına gelmez. Tek başlarına sorun yaratmayan ürünler bir araya geldiklerinde istenmeyen etkilere sebep olabilir. Özellikle kişinin cildindeki mevcut durumu ve uygulamanın hangi amaçla yapıldığını bilmeden farklı ürünleri kendi kararıyla karıştırması, var olan dermatolojik sorunun daha karmaşık bir hâle gelmesine neden olabilir.
Neticede tüm organizmada olduğu gibi cildimizde de ince bir denge söz konusudur. Cilde uygulanan her ürünün ve her ürün kombinasyonunun bu denge içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Hatalı yaklaşımlarla doğru neticeler almak tabii ki mümkün değildir. Bu nedenle özellikle farklı ilaç ve ürünlerin bir arada kullanılmasının düşünüldüğü durumlarda konunun uzmanlarıyla yol almak en doğru yaklaşımdır.