Masaldaki Belle: İç güzellik mi, geleneksel kadın ideali mi?

Haberin Eklenme Tarihi: 11.02.2026 19:01:00 - Güncelleme Tarihi: 11.02.2026 19:04:00

Yeni nesil hikâye anlatıcıları ortaya çıktıkça, Fransız masallarının mirası şüphesiz dünya çapındaki izleyicilere ilham vermeye ve onları büyülemeye devam ediyor. Fransız peri masalları geleneği, genellikle peri masallarının "Altın Çağı" olarak adlandırılan 17. yüzyılın sonlarında ciddi bir şekilde başlamış, “Güzel ve Çirkin” masalının yazarı Madame Leprince de Beaumont gibi yazarlar türe önemli katkılarda bulunmuşlardır. Ailesi için her fedakârlığı yapmaya hazır “Güzel” ile içindeki iyiliği gösteremeyen “Çirkin”in hikâyesi, 18. yüzyıldan beri kuşaklar boyu aktarılan klasik dünya masallarından biri olmuştur.

Masalın temelindeki mesaj güzelliğin sadece dış görünüşle ilgili olmadığını ve insanın asıl iç güzelliklerinin önemli olduğunu vurguluyor. Güzel karakter, içten gelen cömertlik, sevgi ve sabır gibi özelliklerle tanımlanırken, Çirkin karakter dış görünüşüyle değil, içindeki yüreklilik, sadakat ile nitelendirmiş. Güzel karakter, Çirkin'in ruhunu iyileştirirken, Çirkin de kendi içindeki güzellikleri keşfeder ve dönüşür. “Küçükken herkes onu ‘Güzel Çocuk’ diye çağırdığından bu isimle anılır olmuştu” (De Beaumont, 2021, s.7). Karakterlerin özel bir ismi yoktur, “Güzel” ve “Çirkin” olarak nitelendirilir ve isimlendirilir.

Öte yandan “Güzel” karakter her açıdan kusursuz tasvir edilir; toplumun kadına atfettiği tüm zariflik ve merhamet onda vücut bulur. Çirkin ya da kötü olan ortamı güzelleştirir, düzenler ve bulunduğu yeri daha yaşanabilir hâle getirmek onun için görevdir. Günümüz sosyal medyasında kadınlar için aldatıcı bir pembe dünya resmeden ve romantize edilen “tradwife” (geleneksel eş) akımını incelediğimizde tam olarak “Güzel” gibi kadın tarifine uyan, kadının yerinin evi olduğunu savunan anlayış baş gösterir. “Güzel” her açıdan mükemmeldir; çalışkan, akıllı, becerikli, güzel ve alçak gönüllüdür. Ama en önemlisi o bir ev kızıdır ve ev işlerinde oldukça iyidir. Geleneksel olarak bakıldığında birçok kültürde kadınların rolleri ev içi alanlarla sınırlı kalır. Bir nevi çocuk yetiştirilmesinden ve evin idaresinden; temizlik, yemek, düzen gibi konulardan sorumlu bakıcılar olarak görüldükleri de söylenebilir. Masal bu bağlamda kadının sorumluluklarını “Güzel” üzerinden oldukça belirgin şekilde belirtiyor.

Romantize edilen ev hanımlığı ve patriyarkal kadın temsilleri

“Tradwife” akımına bakıldığında, bir kadın için en ideal yaşam biçiminin 1950’lerde benimsenen geleneksel ev hanımlığı olduğunu görüyoruz. Bu akıma yönelik sosyal medyada destekleyici ve yargılayıcı birçok görüş dile getirilmekte. Destekleyen kitle bu yaşam biçiminin bilinçli şekilde tercih edildiğini savunurken eleştiren taraf toplumsal cinsiyet eşitliğine ve feminizme verdiği zararları konuşuyor. Tradwife bir kadın geleneksel olarak ekonomik bağlamda kocasına bağlıdır. Bağımsız kadınlara hitap etmemekle beraber kocalarını mutlu etmek onlar için en önemli görevdir. İşte bu bağlamda yeniden ortaya çıkan terim tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Masala dönersek bir diğer vurgulanan durum “Güzel”in kız kardeşlerinin kötü niyetli yaklaşımlarının asıl odağı olmasıdır: “İki ablası acayip kibirliydi ve onu çok kıskanıyordu. ‘Eh küçük kardeşimize baksana, ruhu öyle sığ, öyle ahmak ki içinde bulunduğumuz bu durumdan bile memnun’” (De Beaumont, 2021, s.7-14). Hemcinsler arasındaki anlaşmazlık vurgusu çoğu masalda olduğu gibi bu masalda da işlenen önemli bir tema. Özellikle kadın karakterler üzerinden işlenen bu tema yine patriyarka temelli olup yıllar içinde süregelmiş masalların birçoğunda işlenmiştir. İç güzellik ve cinsiyet rolleri bu masal üzerinden incelendiğinde kötü karakterlerin kadınlar olması, kötü üvey anne veya cadı, kötü huylu kız kardeşler gibi rollerde karşımıza çıkıyor. Bunun karşısında iyi kadın karakterler de yardımsever kız kardeş, güçlü ve bağımsız kadın, güzel ve nazik prenses gibi tiplemelerden oluşuyor. Bu masalda da bu ihtiyacı kız kardeşler karşılar. Bütün iş yükünü “Güzel”e yıkmaktan zevk alıyorlar, çünkü kendileri onun kadar güzel ve becerikli tasvir edilmiyor. Aynı zamanda erkekler tarafından “Güzel” kadar ilgi ve sevgi görmüyorlar. Dolayısıyla bu ilgisizliğin sonucu kıskançlıkla sonuçlanır ve bedel ödetmesi daha kolay olan hemcinse ödetilir. Ablalarının hedefi hâline gelmesi kadınlar arasında yaşanan kıskançlık, rekabet ve çekememezlik stereotipin göstergesidir. Ataerkil toplumların getirisi olan babaya ve erkeğe itaat burada okuyucunun karşısına çıkıyor. Güçsüzü ezmek her zaman daha kolaydır, ancak iyi kalpli karakterler her zaman zoru seçer çünkü onlar mutlak olarak “iyidir”.

Masalda dönüşümün cinsiyeti

Fransızca güzel anlamına gelen “Belle” karaktere adını veriyor, Çirkin ise İngilizcede canavar ve çirkin anlamına gelen “Beast” adına sahip. Ana erkek karakter olan “Çirkin”in gelişimi oldukça yüzeysel, dış görünüşüne ve uzun zamandır kaldığı bu vahşi formuna rağmen insanlığını korumayı başarmış, merhametini ve sevgisini tümüyle kaybetmemiştir. Güzel ve iyi kalpli bir kadın içindeki bütün bu erdemleri ve hisleri tekrardan uyandırmayı başarmıştır. Yani kadın dokunuşu özüne dönmesini sağlar, derinliklerde saklanmış sevgi ihtiyacını ortaya çıkarır.

İç güzellik hakkında derin mesajlar taşıyan eser, amacına ulaşıyor. Alçakgönüllü ve güzeller güzeli “Güzel”, hak ettiği sona kavuşur. “Çirkin” cezasını çeker ve dersini alır, yaşadıkları sonucu eskiye döner, üstüne ödüllendirilir. Ödülün güzel ve iyi kalpli bir eşle verilmesi, bir erkeğin başına gelebilecek en mükemmel hediye olarak yorumlanabilir, sadece bu masalın bağlamında değil, diğer masallarda da bu klişe sürekli olarak tekrar eder. Evliliğin mutlu son oluşu ve erkeğin güzel, genç, yetenekli, iyi kalpli ve iyi huylu bir kadınla evlenmesi nihai sonuyken kadının sonunda yakışıklı ve zengin; naçizane iyi kalpli bir adamla evlenmesi arasında ciddi farklılıklar söz konusudur nihayetinde.

Eserin yazıldığı dönemdeki güzellik algısı incelendiğinde kadınlara dayatılan tabuların ve baskıların bugüne nazaran çok daha katı ve hiç de nazik olmadığı aşikâr. Özellikle ev işlerine olan eğilim ve katma çabası döneme göre oldukça normaldir.

“Güzel”in fakir bir aileden oluşu ve bir kadın olarak ev işleriyle ilgilenmesi bile onu sorumluluk sahibi, iyi kalpli ve örnek insan yapar. Bu bağlamda yazarın vermek istediği mesaj oldukça net, zamanın kadınlık görevlerini yerine getiren ve alçakgönüllü karakter iyi kadın tiplemesi. "...sabahın dördünde kalkıp evi temizlemek ve kahvaltı etmek için acele eder" (De Beaumont, 2021, s.2). Bu durum “Güzel”in erdem sahibi oluşu olarak yansıtılır.

Öte yandan mal mülk sahibi ve soylu olan prens, bulunabilecek en mükemmel eş örneğidir, bir erkeğin bir kadına bundan daha büyük bir şey verebilmesi mümkün değildir. Bunun yanında karakterlerin güzel ahlakları işlense de masalın mükemmeliyetçiliği dış görünüş anlamında öne çıkmaktan geri kalmıyor. Eninde sonunda asıl odaklanılan iç güzellik ve iyi huyun hayatta sonunda kazançlı çıkaracağı olsa da diğer konular zayıf kalıyor, dış görünüş olarak olabilecek en mükemmel görünüme sahip olmak ve maddi sıkıntılar çekmemek gibi durumlar masallarda genel olarak okuyucu karşısına çıkıyor. Bu durumun başka bir yorumu da ana konuya odaklanmak isteyen yazarın maddi meseleleri aradan çıkartarak ana mesajın daha yüksek sesli olmasını sağlamak olarak belirtilebilir.

Kurtarıcı erkek miti ve evlilikle gelen “mutlu son”

Masaldan çıkarılabilecek bir diğer mühim mesele, “Güzel”in fakir ve meşakkat dolu hayatından onu çekip çıkaran, zavallı hayatından kurtaran zengin ve soylu bir erkek figürüdür. Güzel’in hapsolduğu bu hayata itaat etmesi beklenir, başka çaresi yoktur nede olsa. "Kendini Tanrı'ya adadı ve yaşayacağı kısa süre için huzursuz olmamaya karar verdi; çünkü Canavar'ın o gece onu yiyip bitireceğine kesinlikle inanıyordu" (De Beaumont, 2021, s.8).

Bu durumda masaldan şu mesaj çıkarılabilir, bir kadının hayatının güzelleşmesi ve çektiği sıkıntıları ardında bırakabilmesi için bir erkeğe ihtiyacı vardır. Tek başına üstesinden gelebileceği durumlar ve sahip olabileceği imkânlar sınırlıdır. Bir genelleme yapacak olursak masalların çoğunda çözüm kısmına geldiğimizde ana kadın karakterin bir erkekle evlenmesi ya da kavuşmasıyla sonlanır. Bu durum sadece başı belada olan kadın karakter için değil, hayatının daha iyiye gitme olasılığı bile bir erkekle mümkündür.

Güzel, babasının iyi yetiştirmesi ve kitap okuduğundan bilgili bir karaktere sahip oluşu bu baskılara göğüs germesine ve hayatı yine kendi istediği ve bildiği gibi yaşamasına sebep olur. Bu iyi niyeti ve hayat dolu karakteri en güzel ve onurlu şekilde ödüllendirilecektir. “Ben senin iyi niyetinden memnunum Güzel’im; babanın hayatını kurtarmak için kendi hayatından vazgeçerek yaptığın bu iyi hareket karşılıksız kalmayacak" (De Beaumont, 2021, s.8). Nihai ve mutlu son ise evliliktir.

Ataerkil bir toplumda geçen “Güzel ve Çirkin” eseri, feminist teori bakımından oldukça popüler bir inceleme masalı, bunun yanında güzellik algılarının o zamanlar bile topluma ve bilhassa kadına yön verdiği, hayatının merkezine yerleşen dış görünüş endişesi ve ev hanımlığının romatize edilmesi bakımından günümüz feminist eleştiri altında irdelenmek için oldukça elverişli bir eser.