Birleşik Krallık’ta siyasi istikrar sağlanamıyor
Haberin Eklenme Tarihi: 24.06.2026 17:07:00 - Güncelleme Tarihi: 24.06.2026 17:15:00Dünyanın en eski ve köklü demokratik ve parlamenter geleneklerinden birine sahip olan Birleşik Krallık; deniz aşırı kolonileri sayesinde elde ettiği büyük sermaye gücü, askerî zaferlerin yolunu açan güçlü deniz kuvvetleri, dünyada öncü konumda bulunan üniversiteleri ve şirketleriyle dünyaya hükmettiği 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinin ardından, yaşanan iki büyük Dünya Savaşı ve sonrasında oluşan jeopolitik konjonktürde nüfus ve sermaye kapasitesinin yetersizliğinin de etkisiyle dünya sisteminde kendine daha mütevazı bir yer edinmeye çalışmış ve her ne kadar daima “gücünün üzerinde yumruk atan” bir devlet olarak önemli konumunu korusa da dünya sisteminin merkezî aktörlerinden biri olmaktan çıkarak daha ziyade “düşüşteki bir güç” (declining power) olarak kıymetlendirilmişti. Buna karşın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimî üyesinden biri olmayı sürdüren İngiltere, yumuşak güç konusunda yaptığı atılımlar ve İngiliz Milletler Topluluğu (Commonwealth) çatısı altında yaşattığı imparatorluk ruhuyla uluslararası siyasetteki etkisini sürdürmeyi başardı.
Birleşik Krallık-AB ilişkileri
Birleşik Krallık, başlarda soğuk yaklaştığı Avrupa bütünleşmesi fikri ve projesine ise 1970’lerde dâhil oldu ve Avrupa Birliği’nin içerisindeki özerk bir yapı olarak bu projenin daha gevşek ve uluslara dayalı yapısını sürdürmeye gayret etti. Londra, 1973’te o dönem Avrupa Ekonomik Topluluğu adıyla katıldığı AB içerisinde daima “opt-out” uygulamalarıyla biliniyordu ve katı federatif bir yapılanmaya karşı durmuştu. Bunda, İngiltere’nin emperyal mirası ve ABD ile “özel ilişkileri” kadar, Avrupa’nın tek bir gücün altında birleşmesinden duyduğu tarihsel endişe de önemli rol oynadı.
Ancak 2000’lere gelindiğinde artık alternatifsiz görünen Birleşik Krallık’ın AB yönelimi, bu dönemden itibaren ekonomik seviyesi kıta Avrupası’nın üzerinde olan adaya yönelik yoğun göçlerin yol açtığı sosyoekonomik sorunlar nedeniyle artan yabancı düşmanlığı, Avrupa’nın büyük devletlerine (Almanya ve Fransa) geçmişteki hamasete dayalı ilişkiler nedeniyle İngiliz devlet adamları ve halkınca duyulan güvensizlik ve asırlardır bağımsız yaşayan İngiliz soylu halkların adadaki egemen yönetim geleneklerinin zamanla Brüksel’e kayacağından duyulan korkuyla birleştiğinde, 2010’larda patlayıcı şekilde yükselen bir AB karşıtlığı ülkede hasıl oldu. Bu ortamda, aslında AB’de kalınmasını savunan Muhafazakâr Partili Başbakan David Cameron’ın seçim kampanyası döneminde söz verdiği tehlikeli “Brexit referandumu” kumarını oynaması, günümüzün istikrarsız Birleşik Krallık’ına uzanan süreci başlatmış ve olaylı referandum neticesinde az farkla çıkan AB’den ayrılma kararı, adayı büyük bir belirsizliğe sürüklemiştir. Uzun ve sancılı geçen sürecin ardından kararlı bir Brexit savunucusu olan Boris Johnson liderliğinde AB’den ayrılan Birleşik Krallık, sonrasında ise beklediği siyasi istikrar ortamını henüz sağlayamadı.[1]
Brexit sonrası Britanya
Brexit kararı sonrasında her ne kadar AB ile serbest ticarete devam edilse de bu süreçte İngiliz firmalarının Avrupa ülkelerine yönelik ihracatında ciddi düşüş yaşandı; dahası Avrupa pazarının yerini doldurması beklenen ABD ve Asya pazarlarında da istenen etkiye henüz ulaşılamadı.[2] Bunda önemli diğer etkenler olarak da ABD’nin Donald Trump yönetiminde daha korumacı bir ekonomiye yönelmesi, Çin’in ideal bir müttefikten ziyade zorlu bir rakip gibi hareket etmesi ve Hindistan, Türkiye ve birçok Avrupa-dışı devletle yapılan serbest ticaret anlaşmasının da beklenen etkiyi henüz yaratamamasından söz edilebilir.
Bunların üzerine, Brexit sonrasında İngiltere’de siyasi istikrar ortamı da henüz sağlanamadı. 2016’da Başbakan Cameron’ın istifasıyla başlayan sıkıntılı süreçte, Muhafazakârların iktidarlarını koruduğu Theresa May (2016-2019), Boris Johnson (2019-2022), Liz Truss (2022-2022) ve Rishi Sunak (2022-2024) dönemlerinde henüz Brexit sürecine uyum sağlamaya çalışılırken; 2024 genel seçimleri sonrasında yaklaşık 15 yıl sonra İşçi Partisi’nin (Labour) Keir Starmer liderliğinde güçlü bir meclis çoğunluğuyla iktidara dönmesi ülkedeki umutları yeniden yeşertti.
Ancak Sir Keir Starmer’ın liderliği de hem uluslararası alandaki gelişmeler (örneğin, kritik bir müttefik olan Trump ABD’si ile yaşanan sorunlar ve Ukrayna ve İran’daki savaşlar nedeniyle artan enflasyon) hem de ülke içerisinde artan ekonomik ve siyasi sorunlar nedeniyle yıprandı ve Başbakanlığı henüz iki yıl bile dolmadan sona erdi.
Sir Keir Starmer’ın istifası
BBC[3] ve diğer bazı ciddi haber kuruluşlarının haberlerinden[4] derlendiğinde, Başbakan Starmer’ı istifaya sürükleyen süreci tetikleyen üç önemli unsur öne çıkıyor: Mayıs 2026 yerel seçimlerindeki tarihi yenilgi, kronik hayat pahalılığı ve hükûmet içindeki Bakanların peşpeşe istifasıyla büyüyen parti içi isyan.
İlk olarak Başbakan Starmer, kendi liderliğindeki İşçi Partisi’nin Mayıs 2026’daki yerel seçimlerde tarihinin en kötü performanslarından birini sergilemesi ve Reform UK (Birleşik Krallık Reform Partisi) ile Muhafazakâr Parti’ye geçilmesi[5] neticesinde kamuoyu önünde yara aldı; yerel seçim sonuçları da genelde Başbakan’ın ve hükûmetin performansına yönelik bir güvensizlik oyu olarak değerlendirildi.
İkinci önemli sebep[6], uluslararası ekonomiyi olumsuz etkileyen Orta Doğu ve Ukrayna’daki savaşların da etkisiyle Birleşik Krallık’ta son aylarda artan fiyatlar ve halkın alım gücünü olumsuz etkileyen yüksek enflasyon oldu. Bu süreçte, özellikle emeklilere yönelik kışlık yakıt desteğinin kaldırılması ve işveren sigorta primlerinin artırılması halkta ve parti içinde büyük tepki topladı, Starmer üzerindeki baskıyı da artırdı.
Üçüncü olarak ise İşçi Partisi içerisinde Sağlık Bakanı Wes Streeting’in başını çektiği birçok önemli ismin geçtiğimiz günlerde Starmer’ın liderliğini eleştirerek istifa etmesi ve parti liderliği için yarışa başlayacağını açıklaması[7] Başbakan’ı zor durumda bıraktı. Streeting’e kısa sürede Savunma Bakanı John Healey, İçişleri Bakanı Şabana Mahmud (Shabana Mahmood) ve Enerji Güvenliği Bakanı Ed Miliband gibi birçok önemli isim de eklendi.
İngiliz kamuoyu önünde Keir Starmer’ı beceriksiz duruma düşüren ve halkın güvenini kaybetmesine yol açan bu üç gelişmenin yanı sıra, kuşkusuz ABD’deki aşırı sağ eğilimli popülist Donald Trump yönetimiyle yaşadığı uyumsuzluk da Başbakan Starmer’ı istifaya zorlayan sebeplere eklenebilir.
Yeni başbakan adayı: Andy Burnham
Başbakan Starmer’dan sonra Labour liderliği ve Başbakanlık için adı geçen en önemli isim, eski Manchester Belediye Başkanı ve daha önce iki defa parti liderliğine aday olup kaybetmiş olan deneyimli siyasetçi Andy Burnham’dır.[8] Parti içi muhaliflerden Wes Streeting’in de desteğini alan Burnham, Makerfield ara seçimlerinde Reform UK karşısında başarılı bir performans sergileyerek parti içi bir değişimle İşçi Partisi’nin sonraki seçimi de kazanabileceği algısını yarattı ve bu sayede parti içinde şimdilerde çok ciddi bir destek sağladı.
Everton futbol takımı taraftarı ve indie müzik tutkunu olan 1970 Liverpool doğumlu olan Burnham, Cambridge Üniversitesi’nde İngilizce eğitimi almış ve genç yaşlarından itibaren sol siyasete destek vererek İşçi Partisi’ne katıldı. Genç yaşlarından itibaren halkla kurduğu iyi diyalog ve sosyal yönüyle öne çıkan Burnham; parti liderliği yarışında 2010 yılında Ed Miliband, 2015 yılında ise Jeremy Corbyn’in gerisinde kaldı ancak mücadelesine devam etti.[9] İngiltere’nin AB (Avrupa Birliği) üyeliğine dönmesine (Breturn) sıcak bakan Burnham, bazı kamu hizmetlerinde devletçiliği savunmasıyla da bilinir. Burnham’ı bu süreçte öne çıkaran husus ise Manchester’da yarattığı mucizevi başarı hikâyesidir. Zira diğer İngiliz ve ada şehirlerinin aksine Manchester, Burnham’ın liderliğinde, ekonomik ve sosyal olarak en hızlı gelişen Britanya şehri görünümü sergiledi.
Andy Burnham’ın siyasi görüşleri
Haziran 2026 itibarıyla Başbakan Keir Starmer’ın istifasının ardından İşçi Partisi liderliği ve Başbakanlık yarışının en güçlü adayı hâline gelen “Kuzeyin Kralı” Andy Burnham’ın temel siyasi görüşleri şu başlıklar altında toplanabilir:
Yerelleşme ve bölgesel eşitlik: Manchester mucizesini yaratan isim olan Andy Burnham, ülkesinin aşırı derecede Londra odaklı yönetildiğini savunuyor ve ülkedeki bölgesel ekonomik eşitsizliklerin son bulması gerektiğini vurguluyor.[10] Bu bağlamda, Burnham, kendisini parti dogmalarından ziyade “yer öncelikli” (place-first) bir lider olarak tanımlıyor. Bu doğrultuda, müstakbel Başbakan, güç ve kaynakların Londra’dan diğer bölgelere ve yerel topluluklara devredilmesini istiyor.[11]
Kamu hizmetleri ve kamulaştırma: Andy Burnham, eski tip sol politikaları da anımsatan şekilde, su ve enerji gibi temel bazı sektörlerin yeniden devlet kontrolüne geçmesini (millileştirilmesini/kamulaştırılmasını) savunuyor. Hatta Burnham’ın Manchester Belediye Başkanlığı döneminde otobüs hizmetlerini yeniden kamu kontrolüne alarak “Bee Network” adıyla entegre bir sistem kurduğu da biliniyor.[12]
Sosyal politikalar ve refah devleti: Andy Burnham, sosyal yardımlardaki kesintilere sert bir şekilde karşı çıkar. Evsizliği ve sokakta yatmayı tamamen bitirmeyi en büyük sosyal hedeflerinden biri olarak görür.[13] Burnham, ayrıca İşçi Partisi’nin ekonomi politikalarında “tahvil piyasalarına olan bağımlılıktan” kurtulması gerektiğini ve katı mali harcama sınırlarının esnetilmesi gerektiğini savunuyor.[14]
Avrupa Birliği ve dış politika: Temelde Brexit’e karşı çıkan ve Birleşik Krallık’ın uzun vadede yeniden Avrupa Birliği’ne katılması gerektiği görüşünü (Breturn) dile getiren Burnham, buna rağmen, Brexit destekçisi yoğun nüfusa sahip seçim bölgelerinde (örneğin Makerfield ara seçimlerinde) bu konuyu agresif bir şekilde savunmayarak siyasi gerçekliğe göre pragmatik hareket edebildiğini de gösterdi.[15]
Siyasi tarzı ve eleştiriler: Andy Burnham, COVID-19 (koronavirüs) pandemisi döneminde Muhafazakâr Parti hükûmetinin kapanma politikalarına karşı kuzey halkının haklarını sertçe savundu ve bu süreçte halktan geniş destek alarak “Kuzeyin Kralı” lakabını kazandı.[16] Ancak muhalifleri ve eleştirmenleri, Burnham’ın kariyeri boyunca rüzgâra göre sık sık pozisyon değiştirdiğini iddia ederek onu “siyasi bukalemun” veya “rüzgâr gülü” olmakla itham ediyorlar.[17]
Yeni dönemin eşiğinde
Sonuç olarak, Brexit sonrası Birleşik Krallık’ın ekonomik ve siyasi sorunları diğer Avrupalı devletlere benzer şekilde gelişse ve küresel siyasi gelişmelerle yakından alakalı olsa da bu süreçte Brexit etkisinden de söz etmek yerinde olacaktır. Günümüzde bir referandum yapılsa sonucun aynı şekilde çıkacağını düşünmek hatalı olur.
Bu bağlamda, Birleşik Krallık’ın AB ile yakın iş birliği ve olası yeniden üyeliğini gündemde tutarken, dış ilişkiler ve dış ekonomik ilişkilerini çeşitlendirmeye devam etmesi de akılcı bir politikadır. Ancak bunu yapacak istikrarlı bir yönetim ve kalıcı bir Başbakan olma konusunda Andy Burnham’ın ne derece başarılı olacağını zaman gösterecektir. Burnham’ın Makerfield’deki başarısı, sonraki genel seçimlere kadar Labour’ın toparlanabileceği umudunu veriyor.
Notlar
[1] Detaylar için bakınız; Ozan Örmeci (2020), İngiltere (Birleşik Krallık) Siyaseti, İstanbul: Urzeni Yayıncılık.
[2] https://www.bbc.com/news/articles/cyv0m164m84o.
[3] https://www.bbc.com/turkce/articles/cj3prxd5rl8o.
[4] https://www.aa.com.tr/tr/dunya/ingiltere-basbakani-starmeri-istifaya-goturen-surecte-ekonomi-ve-kaybedilen-secimler-etkili-oldu/3974430.
[5] https://politikaakademisi.org/2026/05/08/ingilterede-yerel-secimlere-reform-partisi-damgasini-vurgu/.
[6] https://www.aa.com.tr/tr/dunya/ingiltere-basbakani-starmeri-istifaya-goturen-surecte-ekonomi-ve-kaybedilen-secimler-etkili-oldu/3974430.
[7] https://www.bbc.com/turkce/articles/cj3prxd5rl8o.
[8] https://www.bbc.com/news/articles/cp8pml5z8p6o.
[9] https://www.bbc.com/turkce/articles/cj6gyx01p5do.
[10] https://www.hurriyet.com.tr/dunya/ingilterede-basbakanligin-en-buyuk-adayi-kuzeyin-krali-andy-burnham-43214406.
[11] https://medyascope.tv/2026/06/22/kuzeyin-kralinin-ucuncu-sansi-ingilterenin-yeni-basbakani-olmasi-beklenen-andy-burnham-kimdir/.
[12] https://www.bbc.com/turkce/articles/cj6gyx01p5do.
[13] https://amp.dw.com/tr/i%CC%87ngilterenin-yeni-umudu-andy-burnham-kimdir/a-77661768.
[14] https://www.hurriyet.com.tr/dunya/ingilterede-basbakanligin-en-buyuk-adayi-kuzeyin-krali-andy-burnham-43214406.
[15] https://t24.com.tr/dunya/ingilterede-basbakanlik-icin-adayligini-aciklayan-andy-burnham-kimdir,1330713?_t=1782294554494.
[16] https://www.bbc.com/turkce/articles/cj6gyx01p5do.
[17] https://medyascope.tv/2026/06/22/kuzeyin-kralinin-ucuncu-sansi-ingilterenin-yeni-basbakani-olmasi-beklenen-andy-burnham-kimdir/.