İnfak: Malı bereketlendiren, imanı olgunlaştıran ilahi emir
Bakara Sûresi’nde infak, sadece bir hayır çağrısı değil; birey ve toplumu tehlikelerden koruyan ilahi bir emirdir. Allah yolunda harcamak malı eksiltmez, bereketlendirir; kalbi arındırır. Gizli yapılan infak ise riyadan uzak, daha faziletli bir kulluk bilincidir.
Kur’ân-ı Kerim’de Bakara Sûresi’nde bir ayet var ve anlamı şöyle: “Allah yolunda harcama yapın; kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin, kuşkusuz Allah iyilik edenleri sever.” [1] Yine aynı sûrenin 254. ayetinde de Allah’ın insanlara verdikleri rızıklardan Allah için harcama yapmaları emredilir: “Ey iman edenler! Alım satım, dostluk ve aracılığın olmadığı bir gün gelip çatmadan Allah’ın size verdiklerinden O’nun için harcama yapın. Kâfirler zalimlerin ta kendileridir.” [2]
İnfakla ilişkin bu ayet çok dikkat çekici; Allah yolunda harcama yapmakla insanın kendisini ve içinde yaşadığı toplumu tehlikelerden koruyabileceği arasında bağlantı kuruyor. Manayı muhalifiyle söyleyecek olursak Allah yolunda harcamadan kaçınmanın da birey ve toplumu tehlikeye atacağı uyarısında bulunuluyor. Ünlü kelamcı ve Kur’an yorumcusu Ebû Mansûr el-Mâtürîdî de “Allah rızası için harcayın” emri ile “Kendinizi tehlikeye atmayın” buyruğu arasında bir ilişkinin bulunduğunu belirterek Allah yolunda harcayanların bu davranışlarıyla bedenlerinin ve manevi hayatlarının devamını sağladıklarını ifade eder.[3]
İnfakta ölçü, niyet ve bereket: Malı arındıran gizli hayır
O hâlde Allah yolunda harcama, Kur’ânî ifadeyle infaktan ne anlamalıyız? Ülke savunması gibi Allah yolunda cihattan tutun da hac hizmetleri, fakir ve ihtiyaç sahiplerinin desteklenmesi, okul, cami, yol, köprü, çeşme, yaşlı, kadın ve çocuk bakımevleri gibi toplumun yararlanacağı hizmet ve hayır kurumlarının inşa edilip yaşatılması, içinde hayat sürdüğümüz tabiatın korunup geliştirilmesine kadar çok çeşitli hizmetler için yapılan her türlü maddi harcamalar infak kavramının içerisine girer.
İnfak edilecek mallar; yerde, yani toprakta yetişen tahıl çeşitleri ve sebzeler gibi rızık sayılan mallar olabileceği gibi bunların dışındaki her türlü malî değere sahip kazançlardır. Kısaca Allah’ın dünya düzeni için koyduğu buyruklarının yerine getirilmesini sağlamak amacıyla yapılan her türlü nakdi harcamalar, Allah yolunda harcamalar olup infak kapsamında değerlendirilir.
İnsanın kendisine verilse beğenip hoşuna gitmeyeceği kötü mallar, hayır ve infak olarak kabul edilmez. [4] İnfakta, yani Allah yolunda harcamada ölçüyü de dinin Şâriî yüce Allah belirlemiş; insanların sevdiği mal ve servetlerinden infak etmedikçe iyiliğe yani Allah’ın rahmetine, rızasına, hoşnutluğuna ve cennetine ulaşamayacakları vurgulanmıştır. [5] Allah yolunda yapılan her harcamayı, adanan her adağı Yüce Allah bilir ve değerlendirmeye alır. [6]
Allah yolunda malların harcanması, malların büyümesine, bereketinin artmasına yol açacağı gibi Allah yolunda servetlerini harcayanların günahlarından arınmalarına da neden olacaktır.[7] Yüce Allah, Müslüman birey ve toplumun rol modeli Hz. Peygamber’e hitaben şöyle buyurur: “Onları arındırmak ve temize çıkarmak üzere mallarından sadaka al!...” [8]
Allah yolunda yapılan harcamalar, herkesin görüp duyabileceği gibi açıktan yapılabileceği gibi gizlice de yapılabilir. Zekât ve sadaka gibi Allah yolunda yapılan harcamaların gizlice yapılması, açıkça yapılmasından üstün tutulur. İnfakın gizli bir şekilde yapılması riya ve gösterişi ortadan kaldıracağı için hem Allah’ın rıza ve hoşnutluğuna daha uygun hem de infakı kabul edenin onur ve şerefini koruyacağı için daha faydalıdır. Nitekim şu ayeti kerimede bu hususa işaret edilir: “Sadakaları açık olarak verirseniz bu ne güzel! Şayet onu yoksullara verirken gizlerseniz bu sizin için daha da hayırlıdır ve sizin bir kısım günahlarınıza kefâret olur. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” [9]
Allah yolunda harcamalar yapılmazsa birey mal biriktirmede cimriliğe düşer, cimrilik de insanı maddi ve manevi tehlikelere maruz bırakır. İnsan kötü ahlaki niteliklerden olan cimrilik ve mal biriktirme ihtirasından ancak imanın sadakat ve kemaline delalet eden infakla, yani malını Allah yolunda harcamakla kurtulabilir. İmanda sadakat ve olgunluğa ulaşanlara ne mutlu. İmanınız olgun, infakınız bol olsun.
Notlar
[1] Bakara, 2/ 195.
[2] Bakara 2/254.
[3] Ebû Mansûr Muhammed b. Muhammed b. Mahmûd el-Mâtürîdî, Te’vîlâtü’l-Kur’ân Tercümesi (Çev. Bekir Topaloğlu) 2. bs. - İstanbul: Ümraniye Belediye Başkanlığı, 2020, 1/ 411-412.
[4] Bakara 2/267.
[5] Al-i İmran 3/92.
[6] Bakara 2/270.
[7] Fahreddin er-Razi, Tefsîr-i Kebir Mefâtîhu’l-Gayb, (Terc: Lütfüllah Çebeci ve diğ.), Ankara: Akçağ Yayınları, 1988, 2/475.
[8] Tevbe 9/103.
[9] Bakara 2/271.

Sesler ve Ezgiler
“Sesler ve Ezgiler” adlı podcast serimizde hayatımıza eşlik eden melodiler üzerine sohbet ediyor; müziğin yapısına, türlerine, tarihine, kültürel dinamiklerine değiniyoruz. Müzikologlar, sosyologlar, müzisyenler ile her bölümü şenlendiriyor; müziğin farklı veçhelerine birlikte bakıyoruz. Melodilerin akışında notaların derinliğine iniyoruz.

Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
Osmanlı Devleti'nden Türkiye Cumhuriyetine miras kalan darbeci zihniyete odaklanarak tarihi seyir içerisinde meydana gelen darbeleri, ihanetleri ve isyanları Doç. Dr. Hasan Taner Kerimoğlu rehberliğinde değerlendiriyoruz.