Gökyüzünde sessiz bir devrim: Yerli elektronik harp sistemleriyle yükselen Türkiye
Gökyüzünde sessiz bir devrim yaşanıyor. Türkiye artık yalnızca uçak ve helikopter üretmiyor; onların aklını, kulaklarını ve kalkanlarını da yerli elektronik harp sistemleriyle inşa ediyor. Frekanslarda yazılan bu yeni hikâye, bağımsızlığın sesi oluyor.
Bir zamanlar gökyüzüne baktığımızda sadece maviliği görürdük... Şimdi ise o mavi kubbenin ardında bir sessiz devrim yaşanıyor:
- Adı: Yerli Elektronik Harp Sistemleri
- Yapıldığı yer: Türkiye.
- Taşıyıcısı: Millî uçaklar ve helikopterler.
Uzun yıllar boyunca dışa bağımlılığın sancısını çeken savunma sanayimiz, bugün kendi kanatlarıyla göklere yükseliyor. Artık yalnızca uçak veya helikopter üreten bir ülke değiliz; aynı zamanda onların beyinlerini, kulaklarını ve kalkanlarını da biz üretiyoruz.
Savaşın görünmeyen cephesi: Elektronik harp
Modern savaş artık sadece roketlerle, füzelerle, toplarla kazanılmıyor. Bir uçağın radarını kör etmek, düşmanın iletişimini bozmak, hedef sistemlerini yanıltmak. İşte bunlar artık savaşın yeni silahları.
Ve bu alanda Türkiye, “takip eden” değil, “öncülük eden” bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. ASELSAN’ın geliştirdiği SPEWS-II, HEWS, KORAL, KARAKURT, MİLKAR ve REDET-II gibi sistemler; HÜRKUŞ’tan ATAK’a, AKINCI’dan KAAN’a kadar birçok platformda sessiz ama kudretli bir koruma kalkanı oluşturuyor.
Bu sistemler sadece düşmanın radarlarını şaşırtmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin bağımsızlığını, caydırıcılığını ve özgüvenini güçlendiriyor.
Gökyüzünde millî akıl
HÜRKUŞ eğitim uçağında, GÖKBEY helikopterinde, ATAK taarruz helikopterinde, ANKA ve AKSUNGUR gibi insansız hava araçlarında, her biri artık Türk mühendisliğinin elektronik zekâsıyla donatılıyor. Bu sadece bir teknoloji değil, bir zihniyet değişimi.
Yerli elektronik harp sistemleri, bir ülkenin sadece donanım değil, bilgi ve irade gücüyle de bağımsız olabileceğini ispat ediyor. Artık bir yazılım satırı bile ithal edilmeden, gökyüzündeki dost-düşman tanımlama, radar karıştırma, sinyal istihbaratı ve hedef tespiti işlemleri tamamen yerli algoritmalarla yürütülüyor.
Bağımsızlığın frekansı
Elektronik harp, görünmeyeni yönetme sanatıdır. Frekanslar arasında bir satranç oyunu... Kim daha akıllıysa, o kazanır. Ve bugün, Türk mühendisleri bu oyunun kurallarını yeniden yazıyor.
KARAKURT mobil elektronik harp sistemi, sahada esneklik ve sürat sağlarken; KORAL-II, uzak menzillerde bile radar tehditlerini etkisiz hâle getiriyor. Bunlar sadece makineler değil, bağımsız bir geleceğin dijital kaleleri olarak ön plana çıkıyor.
Geleceğin gökyüzü: Kendi kodlarımızla
Türkiye artık sadece göklerde görünmek istemiyor; gökyüzünü yönetmek istiyor. Ve bunu “yerli imkânlarla” yapıyor olması, her satırında bir onur hikâyesi taşıyor.
Bugün kendi elektronik harp sistemlerimizi geliştiriyoruz. Yarın, bu sistemleri ihraç eden, müttefiklerine güven veren bir ülke olacağız. Gelecekte, bir Türk uçağının gökyüzünde süzülürken sadece motor sesi değil, milli mühendisliğin yankısı duyulacak.
Gökyüzünde dalga dalga yayılan bir sinyal var artık. Ne radarlarla ölçülebiliyor ne füzelerle susturulabiliyor. O sinyalin adı: Bağımsız Türkiye’nin sesi.

Sesler ve Ezgiler
“Sesler ve Ezgiler” adlı podcast serimizde hayatımıza eşlik eden melodiler üzerine sohbet ediyor; müziğin yapısına, türlerine, tarihine, kültürel dinamiklerine değiniyoruz. Müzikologlar, sosyologlar, müzisyenler ile her bölümü şenlendiriyor; müziğin farklı veçhelerine birlikte bakıyoruz. Melodilerin akışında notaların derinliğine iniyoruz.

Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
Osmanlı Devleti'nden Türkiye Cumhuriyetine miras kalan darbeci zihniyete odaklanarak tarihi seyir içerisinde meydana gelen darbeleri, ihanetleri ve isyanları Doç. Dr. Hasan Taner Kerimoğlu rehberliğinde değerlendiriyoruz.