Doğu’nun iki gücü: Çin ve Türkiye enerji hattında buluşuyor
Enerji artık yalnızca kaynak değil, stratejik bir güç alanı. Çin’in teknolojik kapasitesi ile Türkiye’nin jeopolitik konumu; iletim hatlarından piyasa yönetimine, yeşil dönüşümden enerji diplomasisine uzanan yeni bir Asya-Avrupa dengesinin kapısını aralıyor.
Enerji artık yalnızca bir ekonomik unsur değildir; bir ülkenin stratejik zekâsını, teknolojik seviyesini ve küresel vizyonunu gösteren bir aynadır. İşte bu aynaya baktığımızda, iki ülkenin siluetini çok net görüyoruz.
Çin ve Türkiye: Biri Asya’nın doğusunda yükselen bir dev, diğeri Doğu ile Batı arasındaki en kritik köprü. Ve bu iki ülke artık sadece ticarette değil, enerji iletimi ve piyasasında da birbirine yaklaşıyor.
Enerjide yeni İpek Yolu
Bir zamanlar kervanlar ipek taşırdı, bugün o yollar elektrik, doğal gaz ve veri taşıyor. Çin’in dev vizyonu olan “Kuşak ve Yol Girişimi”, enerji koridorlarının yeniden şekillendiği bir çağın habercisi oldu. Bu strateji, sadece Asya’nın değil, Avrupa’nın da enerji akışını yeniden tanımlıyor.
İşte tam bu noktada Türkiye, coğrafyasının hakkını veren bir ülke olarak öne çıkıyor. Çünkü Türkiye hem Orta Asya’dan hem Orta Doğu’dan hem de Karadeniz’den gelen enerjiyi Avrupa’ya bağlayan tek güvenli merkez durumundadır. Söz konusu bu durum, Çin için enerji güvenliği demektir. Türkiye içinse enerji diplomasisinde küresel güç olma fırsatı.
İletim hatlarında akıl çağı
Enerji artık sadece üretilmiyor; aktarılıyor, depolanıyor ve yönetiliyor. Ve bu süreçte “iletim teknolojileri” en az kaynak kadar kıymetli hâle geliyor.
Çin bugün dünyanın en büyük yüksek gerilim iletim sistemlerine sahip ülkedir. Binlerce kilometrelik hatlarda, enerji kaybını minimuma indiren altyapılar kuruyor. Bu teknoloji, Türkiye’nin büyüyen enerji talebi ve bölgesel iletim projeleri için büyük bir model oluşturuyor.
Türk mühendisliği ile Çin teknolojisinin birleştiği bir denklem düşünelim:
Orta Asya’dan gelen elektriğin Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştığı, yenilenebilir enerji santrallerinin ortak finanse edildiği, veri ve enerji akışının birlikte yönetildiği bir ağ... İşte bu, 21. yüzyılın Yeni Enerji İpek Yolu projesi.
Piyasalarda denge, iş birliğinde güç
Küresel enerji piyasası artık tek merkezli değildir. ABD’nin petrolü, Rusya’nın gazı, Avrupa’nın yeşil dönüşümü derken, Çin ve Türkiye’nin enerji iş birliği; Doğu eksenli bir denge oluşturabiliyor.
Çin, dev sermayesi ve teknoloji yatırımlarıyla enerji arz güvenliğini çeşitlendirmek istiyor. Türkiye ise bölgesel enerji merkezi olma yolunda jeopolitik avantajını ekonomik değere dönüştürme hedefinde.
Bu iki hedef, birbirini tamamlayan iki vizyondur. Türk enerji borsası EPİAŞ ile Asya piyasaları arasında kurulacak bir bağlantı hem fiyat istikrarı hem de ticari güven açısından tarihi bir adım olabilecektir.
Enerjide artık yalnızca üretim değil, piyasa yönetimi de stratejik hâle geldi. Ve bu oyunda, Çin’in finansal gücü ile Türkiye’nin bölgesel konumu birleştiğinde, Asya-Avrupa enerji köprüsünün kalbi Ankara-Pekin hattında atacak.
Geleceğin yakıtı: Elektron ve veri
Geleceğin enerjisi sadece doğal gaz veya petrol olmayacak; elektron, hidrojen ve veri en az onlar kadar stratejik hâle gelecek.
Çin, elektrikli araç üretiminde dünyanın öncüsü konumunda. Türkiye ise batarya ve hidrojen teknolojilerinde ciddi atılımlar yapıyor. Bu iki ülkenin bu alandaki iş birliği, sadece enerji değil, teknoloji transferi anlamına da geliyor.
Güneş enerjisi, rüzgâr, depolama ve yeşil hidrojen yatırımları… Bunlar artık yalnızca çevreci projeler değil, geleceğin yeni enerji diplomasisi durumunda.
Enerji bağımsızlığından enerji ortaklığına
Dünyada artık hiçbir ülke enerjide tamamen bağımsız olamayacak. Ama akıllı ülkeler, bağımlılığı yönetebilecek, ortaklığı güç hâline getirebilecek.
Türkiye ve Çin de tam da bu mantıkla hareket etmektedir. Enerjide rekabet değil, karşılıklı kazanç anlayışıyla ilerliyor. Çünkü bu iş birliği yalnızca boru hatlarını değil, geleceğin güç hatlarını da kuracak.
Güneş doğudan doğar, enerji de öyle
Bugün enerjiye yön veren rüzgâr, Doğu’dan esiyor. Ve o rüzgârın yönünü Türkiye’nin aklı, Çin’in teknolojisi belirleyecek.
Gelecekte belki de tarih kitaplarında şu cümle yazacak: “Enerji çağının yeni denklemi, Ankara ile Pekin arasında kurulan hatla değişti.”
İşte o gün geldiğinde, biz sadece enerjiyi taşımış değil, enerji çağının geleceğini de inşa etmiş olacağız.

Sesler ve Ezgiler
“Sesler ve Ezgiler” adlı podcast serimizde hayatımıza eşlik eden melodiler üzerine sohbet ediyor; müziğin yapısına, türlerine, tarihine, kültürel dinamiklerine değiniyoruz. Müzikologlar, sosyologlar, müzisyenler ile her bölümü şenlendiriyor; müziğin farklı veçhelerine birlikte bakıyoruz. Melodilerin akışında notaların derinliğine iniyoruz.

Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
Osmanlı Devleti'nden Türkiye Cumhuriyetine miras kalan darbeci zihniyete odaklanarak tarihi seyir içerisinde meydana gelen darbeleri, ihanetleri ve isyanları Doç. Dr. Hasan Taner Kerimoğlu rehberliğinde değerlendiriyoruz.