26 Mart 2026

ABD’de göç politikası sertleşiyor

ABD’de temyiz mahkemelerinin peş peşe aldığı kararlar, göçmenlerin kefaletle serbest kalma hakkını daraltarak uzun süreli gözaltının önünü açtı. Milyonları etkileyen bu yeni yaklaşım, hukukçulara göre göç politikalarında daha sert ve kalıcı bir dönemin habercisi.

ABD’de temyiz mahkemelerinden peş peşe gelen kararlar, göçmenlerin kefaletle serbest kalma hakkını ciddi şekilde daraltarak uzun süreli gözaltının önünü açtı. Karar, ülkede yaşayan milyonlarca göçmen için belirsizlik ve endişeyi artırırken, hukukçular “yeni bir dönemin başlangıcı” yorumunu yapıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın sert söylemleriyle başlayan göçmen politikalarına ilişkin tartışmalar, temyiz mahkemelerinden çıkan kritik kararlarla yeniden alevlendi. Amerika Birleşik Devletleri’nde bir temyiz mahkemesi, göçmenlerin kefalet olmaksızın gözaltında tutulmaya devam edilebileceğine hükmederek, alt mahkemenin aksine bir karar verdi.

Kefalet duruşması kararı bozuldu

ABD’nin Missouri eyaletine bağlı St. Louis Temyiz Mahkemesi, yasal belgeleri bulunmadığı gerekçesiyle gözaltına alınan Meksika vatandaşı Joaquin Herrera Avila’nın kefalet duruşmasına çıkarılmasını zorunlu kılan kararı bozdu. Böylece göçmenlerin dava sürecinde serbest kalabilmek için başvurabildiği en önemli hukuki yollardan birinin önü daraltılmış oldu.

Karar, New Orleans merkezli bir başka temyiz mahkemesinin geçtiğimiz ay verdiği benzer bir hükmün ardından geldi. Söz konusu mahkeme, ABD İç Güvenlik Bakanlığı’nın göçmenlere kefalet duruşması hakkı tanımama uygulamasının anayasa ve federal yasalarla uyumlu olduğuna karar vermişti.

Uzun süre gözaltında kalacaklar

Bu kararlar, ABD’de yaşayan özellikle düzensiz göçmenler açısından büyük önem taşıyor. Çünkü kararın etkileri yalnızca mahkeme salonlarıyla sınırlı değil. ABD’de milyonlarca göçmenin yaşamını doğrudan etkileyen bu yeni yaklaşım, aile yapısından iş gücü piyasasına kadar geniş bir alanda sonuç doğurabilir.

Daha önceki uygulamalarda, sabıka kaydı bulunmayan göçmenler çoğu durumda göçmenlik hâkimi karşısına çıkarak kefalet talep edebiliyordu. Ancak yeni yargı yaklaşımı, göçmenlerin dava süreçleri boyunca uzun süre gözaltında kalmasının önünü açıyor.

Uzun süreli gözaltılar, göçmenlerin avukatlara erişimini zorlaştıracağı gibi, ailelerin parçalanmasına ve özellikle çocukların mağduriyetine ve düşük gelirli sektörlerde çalışan göçmenlerin sistem dışına itilmesine neden olabilir.

Göçmen hakları savunucuları, bu sürecin “fiilî bir cezalandırma mekanizmasına” dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.

Trump döneminin mirası

Bugünkü tablonun temelleri, Donald Trump döneminde atılan adımlara dayanıyor. Bu süreçte uygulamaya konulan “zorunlu gözaltı” politikası, göçmenlerin kefaletle serbest kalmasını zorlaştırmıştı. Son yargı kararları ise bu yaklaşımın yalnızca siyasi değil, hukuki olarak da kalıcı hâle gelmeye başladığını gösteriyor.

Öte yandan St. Louis Temyiz Mahkemesi’nin kararı, ülkede farklı kesimlerden sert tepkiler ve destek açıklamalarıyla karşılandı. Göçmen hakları savunucuları, kararı “insan haklarına aykırı” olarak nitelendirerek, uzun süreli gözaltların büyük mağduriyet yaratacağını savunuyor.

Güvenlik odaklı görüşe sahip çevreler de kararın sınır güvenliğini güçlendireceğini ve yasa dışı göçü caydıracağını belirtiyor. Hukuki tarafında ise temyiz mahkemeleri arasındaki benzer kararların ileride ABD Yüksek Mahkemesi’nin önüne gelebileceğine dikkat çekiliyor.

Küresel yansımalar ve Türkiye boyutu

ABD’deki bu gelişmeler, yalnızca ülke içi bir mesele olarak görülmüyor. Washington’un göç politikalarındaki sertleşme, küresel göç yönetimi tartışmalarını da etkileyebilir. Özellikle ABD’ye göç etmeyi planlayanlar için daha riskli bir tablo ortaya çıkıyor. Çünkü bu kararlarla uluslararası insan hakları örgütlerinin baskısının artması bekleniyor ve benzer politikaların başka ülkelerde de örnek alınabileceği konuşuluyor. Türkiye açısından bakıldığında ise ABD’deki Türk vatandaşları ve diğer göçmen topluluklar için hukuki süreçlerin daha karmaşık hâle gelebileceği değerlendiriliyor.

Yeni bir dönemin kapısı mı?

Son gelişmeler, ABD’de göçmenlik sisteminin daha katı ve kontrollü bir yapıya evrildiğini ortaya koyuyor. Kefalet hakkının sınırlandırılması, göçmenlerin yalnızca hukuki statüsünü değil, günlük yaşamını da doğrudan etkileyen bir kırılma noktası olarak görülüyor.

Öte yandan önümüzdeki süreçte verilecek yeni mahkeme kararları, bu sertleşmenin kalıcı mı yoksa geçici mi olacağını belirleyecek. Ancak şimdiden net olan şu: ABD’de göçmenler için kurallar değişiyor ve bu değişim, milyonlarca insanın hayatını yeniden şekillendirecek.

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...