09 Temmuz 2026

2026 Dünya Kupası: Savaş başlıyor

Dünyanın dört bir yanında televizyonlarının başındaki milyonların ve tribünleri dolduran taraftarların heyecanla takip ettiği 2026 Dünya Kupası'nda artık en kritik eşiğe geldik. Futbolun en büyük sahnesinde; şimdi yeni hikayeler yazılacak. “Çeyrek Final”e hoş geldiniz.

Büyük bir heyecanla düzenlenen her Dünya Kupası'nda birçok maç yapılır. Unutulmaz birçok an, turnuvaya damga vuran birçok olay yaşanır. Ancak bu kadar şeyin ardından tek bir galip çıkar. Hepimizin bildiği o altın rengi kupa sadece bir takımın elinde yükselir. 2026 Dünya Kupası’nda da dünyanın hükümdarı olmaya aday sekiz takım kaldı. Ordular savaş meydanında karşı karşıya gelmek için son hazırlıklarını sürdürüyor. Diktatör Kylian Mbappé’nin Fransa ordusu, Achraf Hakimi’li çöl savaşçıları Fas’a karşı. Lamine Yamal’lı İspanyol donanması, Kevin De Bruyne önderliğindeki Belçika krallarının üzerine yürüyor. Norveçli kaptan Erling Haaland’ın Viking donanması İngiltere kıyılarına dayandı. Öte yandan İngiliz kalesinde prens Harry Kane ve şövalyeleri savaşa hiç olmadıkları kadar hazır. Yaptıklarıyla animelerden fırlamış gibi duran Lionel Messi ve sadık çetesi Arjantin, sessiz sedasız ilerleyen Granit Xhaka’lı suikast timi İsviçre’yle karşı karşıya geliyor. Savaş davulları çalıyor, yarı finale çıkmak için son bir meydan muharebesi kaldı.

Fransa’nın yolculuğu

Fransa; Norveç, Senegal ve Irak’ın bulunduğu I Grubu’nu 9 puanla lider olarak tamamladı. Burada alınan 3 galibiyet zaten beklenen bir sonuçtu. Son 32’de rakibi olan İsveç’i 3-0 gibi net bir skorla eleyerek adını son 16’ya yazdırdı. Son 16’da Paraguay’ı 1-0’la geçerek çeyrek finale kadar geldiler. Fransız Millî Takımı son yıllarda uluslararası turnuvalarda en iddialı takımlardan biri olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla buralarda olmasından çok buralarda olmamaları büyük bir sürpriz yaratırdı. Öyle ki takımın bilindik ismi Kylian Mbappé daha 27 yaşında olmasına rağmen rekorlar anlamında Messi ve Ronaldo’nun en yakın takipçilerinden ve tacı onlardan devralacak ilk isimlerden biri olacak gibi gözüküyor. Ayrıca Mbappé taraftarların Messi ve Ronaldo rekabetine benzer şekilde Mbappé ve Haaland rekabeti istemeleriyle bu ikilinin futbolun zirvesine layık görülen isimlerden olduklarını söyleyebiliriz. Hâl böyle olunca da daha önce Dünya Kupası’nı 2 kez kazanmış olan Horozlar, 2026 Dünya Kupası’nda da şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olarak öne çıkıyor. Süper yetenekleri Kylian Mbappé, Ballon d'Or sahibi Ousmane Dembélé, son dönemlerin çok konuşulan ismi Michael Olise gibi elini sallasan yıldıza çarpan kadrosuyla 3. kez kupayı müzelerine götürmek niyetindeler.

Fas’ın yolculuğu

Fas, Brezilya, İskoçya, Haiti’nin bulunduğu C Grubu; Fas ve Brezilya rekabetine sahne oldu. Grupta hem Fas hem de Brezilya 2 galibiyet 1 beraberlikle 7 puan topladı. Brezilya birinci Fas ise ikinci olarak gruptan çıktı. Fas, Son 32’de 1-1 biten maçın ardından penaltılarda güçlü rakibi Hollanda’yı 3-2 yenmeyi başararak adını bir üst tura yazdırdı. Burada turnuva ev sahiplerinden Kanada’yı 3-0 gibi net bir skorla geçerek çeyrek finale kadar geldiler. Fransa'yı yenmeleri çok zor gibi gözükse de eğer bunu başarırlarsa bu sürpriz olmayacaktır. Çünkü Fas son yıllarda düzenlenen turnuvalarda adından oldukça fazla söz ettiriyor. Bunda ülkede yapılan futbol yatırımları kadar ülke dışında doğan yeteneklerin millî takıma kazandırılması da büyük rol oynuyor. Hâl böyle olunca da Yassine Bounou, Brahim Díaz, Achraf Hakimi gibi isimleriyle uluslararası turnuvalarda bu seviyelere çıkması şaşırtıcı olmuyor.

İspanya’nın yolculuğu

Boğalar H Grubu’nda; Yeşil Burun Adaları, Uruguay, Suudi Arabistan’la karşılaşarak 7 puan topladılar. 2 galibiyet 1 beklenmedik Yeşil Burun Adaları beraberliğiyle son 32’ye kaldılar. Burada Avusturya’yı 3-0’la geçerek son 16’da Portekiz’in rakibi oldular. Zor geçen maçta Cristiano Ronaldo’lu Portekiz’i de 1-0 ile eleyerek çeyrek finale kalmayı başardılar. Bir ara kulüpler bazında İspanyol takımları Şampiyonlar Ligi’ni domine ederken İspanyol Millî Takımı da katıldığı her turnuvanın favorisi konumundaydı. Eskisi kadar olamasa da şu an hâlâ katıldığı her turnuvada büyük favorilerden biridir. Lamine Yamal ismini kaç senedir duyuyorsunuz? Çocuk daha yeni 18 yaşında oldu. 16 yaşındayken ülkesi adına ilk kez millî formayı giymişti. Bebekliğinde Messi’nin vaftiz ettiği Yamal, tıpkı onun gibi uzun süre adından söz ettirecek gibi duruyor. Bu turda da bir sürpriz yaşanmazsa genç yıldız Yamal, Ballon d'Or sahibi Rodri, Pedri gibi isimleriyle İspanya, Belçika’yı geçerek adını bir üst tura yazdıracaktır.

Belçika’nın yolculuğu

Belçika G Grubu’nda; Mısır, İran ve Yeni Zelanda ile karşılaştı. Gruptan 1 galibiyet ve Mısır ile İran beraberlikleriyle lider olarak çıktı. Üst turda çekişmeli geçen karşılaşmada Senegal’i 3-2 yendiler. Son 16’da turnuvanın ev sahiplerinden olan ABD’yi 4-1 gibi net bir skorla geçtiler. ABD’nin kayırıldığı düşüncesi turnuva boyunca taraftarlar arasında yükselen seslerden oldu. Özellikle Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak ABD’li forvet Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbolun siyasetin arka bahçesi olduğu söylemlerini güçlendirdi. Turnuvanın ev sahiplerinden olan ABD’yi turnuva dışına iterek iyi bir iş başarmış olsalar da İspanya karşısında işleri oldukça zor. Gerek Belçika’nın Kevin De Bruyne’lü, Romelu Lukaku’lu altın jenerasyonunun artık son demlerini yaşaması gerekse İspanya’nın güncel formuna bakarak bu karşılaşmada favorinin İspanya olduğunu söyleyebiliriz. Belçika, uzun yıllar boyunca alınan istikrarsız sonuçlardan sonra modern futbola yatırım yaptı. Özellikle 2010 sonrasında dünyanın en çekinilen millî takımlarından biri hâline geldi. Yakaladıkları altın jenerasyonla adından söz ettirse de 2018 yılında alınan üçüncülük dışında büyük başarıları bulunmuyor. Şüphesiz vaat ettiklerini almak için canla başla savaşacaklardır.

Norveç’in yolculuğu

Norveç; Fransa, Senegal ve Irak’ın bulunduğu I Grubu’nu Fransa’nın ardından 6 puanla ikinci olarak tamamladı. Son 32’ye geldiğimizde rakipleri Fildişi Sahili’ni 2-1’le geçtiler. Ardından Brezilya’yı 2-1 yenerek Neymar’ı son turnuvasından uğurladılar. Grupta sadece turnuvanın favorilerinden Fransa’ya 4-1 kaybettiler. Ancak bu maçta Norveç denilince akla gelen ilk isim Erling Haaland oynamadı. Buna rağmen gol krallığında 5 maçta 8 gol atan Messi’nin ardından 5 maçta 7 gol atan Mbappe ile 4 maçta 7 gol atan Haaland ikinciliği paylaşıyor. Ancak Haaland bu gol sayısına turnuvanın en büyük favorilerinden olan Arjantin ya da Fransa’da oynarken ulaşmadı. Yaptıklarını tam 28 yıl sonra turnuvaya katılan Norveç ile yapıyor. Dolayısıyla Norveç, İngiltere karşısında favori değil diyebiliriz. Buraya kadar gelmiş olmaları bile başlı başına bir peri masalı. Ancak yıldızları Haaland, takımın beyni Martin Ødegaard gibi isimlerle Norveç peri masalını devam da ettirebilir. Ayrıca turnuvaya katmış oldukları renk de cabası. Galibiyet sonrası davul ve tokmak ile tutturulan ritimde bütün Norveçlilerin hep bir ağızdan “Ru! Ru! Ru!” diye bağırdıkları kürek çekme sevinci turnuvanın ikonik hareketlerinden biri hâline geldi bile.

İngiltere’nin yolculuğu

Literatürde futbol, İngilizlerin bulmuş olduğu bir oyun olarak geçiyor. Yani bir nevi onların ata sporudur. Birçok otoriteye göre İngiltere Premier Lig de futbolun en iyi ligi olarak kabul edilir. Ancak her şeye rağmen hem kulüpler bazında hem de millî takımlar düzeyinde İngiltere’nin başarısından söz etmek çok mümkün değildir. Öyle ki İngiltere Dünya Kupası’nı sadece bir kez ev sahibi olduğu 1966’da kazandı. 60 yıldır dünya kupası kazanamadılar. Son yıllarda kazanmayı istemenin ötesinde bunun için somut adımlar atarak turnuvalarda üst sıralara kadar çıkmayı başarıyorlar. Hırvatistan, Panama ve berabere kaldıkları Ganalı L Grubu'nu 7 puanla lider olarak tamamladılar. Son 32’de Demokratik Kongo’yu 2-1 ile, turnuvanın ev sahiplerinden Meksika’yı 3-2 ile kupa dışına ittiler. Harry Kane, Jude Bellingham, Bukayo Saka gibi yıldız isimlerle Norveç karşısında favoriler ancak güven vermedikleri de kesin. Bakalım İngilizler bu kez şeytanın bacağını kırabilecekler mi?

Arjantin’in yolculuğu

Arjantin 2022 yılında Katar’da düzenlenen son dünya kupasını kazandı. 36 yıl sonra gelen bu galibiyetle hem Lionel Messi hem de Arjantin Millî Takımı üzerinden büyük bir yük kalktı. Maradona sonrası gelen bu başarıyla beraber millî takımı bırakması beklenen Messi devam dedi. 2026’da Avusturya, Cezayir ve Ürdün’ün bulunduğu J Grubu’ndan 3’te 3 yaparak 9 puanla lider olarak çıktılar. Messi yaptığı hat-trick, Miroslav Klose’nin gol rekorunu kırması gibi birçok hareketiyle 39 yaşında turnuvaya damgasını vurdu. Büyük beğeni toplayan maçta zor da olsa Yeşil Burun Adaları’nı 3-2 ile kupa dışına ittiler. Ardından tartışmalı maçta Mısır’ı 3-2 yenerek isimlerini bir kez daha çeyrek finale yazdırdılar. Çeyrek finalde de İsviçre’ye karşı favori durumundalar. 8 kez Ballon d'Or kazanan GOAT Messi, Messi’nin yakın korumalarından Rodrigo de Paul, genç yeteneklerden Julián Álvarez ile bütün takım Messi’ye uygun şekilde kurulmuş. Messi yerine koşacak, onun için kanının son damlasına kadar savaşacak bu isimlerle Arjantin şüphesiz bu turnuvayı da kazanarak kupayı son bir tango yaparak iki kez üst üste müzesine götürmek istiyor.

İsviçre’nin yolculuğu

İsviçre; B Grubu'nda turnuvanın ev sahiplerinden Kanada, “I Am From Bosnia Take Me To America” şarkısıyla hafızalara kazınan Bosna-Hersek ve bir önceki dünya kupasının ev sahibi Katar ile mücadele etti. 2 galibiyet aldıkları gruptan Katar ile berabere kalarak toplam 7 puan ile lider olarak çıktılar. Son 32’de Cezayir’i 2-0 yendiler. Normal süresi 0-0 biten zorlu maçta penaltılarda Kolombiya’yı 4-3 yendiler. Çeyrek finalde ise turnuvanın favorilerinden Arjantin’in rakibi oldular. Arjantin’i yenmeleri zor gözükse de bir sürprize imza atmak isteyeceklerdir. Çünkü 2006, 2014, 2018 ve 2022 gibi turnuvaların hepsinde gruplardan çıkmayı başaran İsviçre için bu tarz turnuvalara aşina bir takım demek doğru olacaktır. Bu turnuvaların hepsinde son 16’ya kalmış olsalar da çeyrek finale adım atamadılar. 2026 Dünya Kupası’nda ise geldikleri çeyrek finalden çok daha ilerisini zorlamak isteyecekler. Belki süper yetenekleri yok ama Gregor Kobel ve Granit Xhaka gibi isimleriyle ilerlemenin peşindeler. Bir kerelik peri masalı yazdıktan sonra ortalarda gözükmeyen takımlardan ziyade İsviçre her turnuvada bir şekilde bulunup adım adım ilerleyen bir takım.

Düdük

Hangi komutanların ordularını galibiyete götürerek zafer naraları atacağı hangisinin yeşil çimlere gömüleceği şimdilik meçhul. Ancak kesin olan bir şey var ki; bu eşleşmeler yıllar sonra bile hafızalardan silinmeyecek anlara gebe. Kimilerine göre tecrübe ve devleşen yıldızlar mutlu sona ulaşacak kimilerine göreyse kupayı kaldırmasalar bile peri masallarının ve takım olanların zaferi olacak. Dökülen terler, kirlenen formaların ardından çalan son düdük yeni destanların habercisi olacak. Ancak son düdükten önce herkes hazırsa ilk düdük çalsın ve savaş başlasın!

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...