11 Mayıs 2026

Yakın plan: “Top Gun: Maverick”

2022 yılında sinemada bir devrim yaratan Top Gun: Maverick, 15 Mayıs 2026’da yeniden yüksek irtifaya çıkarak beyaz perdede hayat buluyor. 1986 yapımı Top Gun ile birlikte gösterime giren, çelikle örülü bu gökyüzü senfonisinin tüm detaylarını beraber keşfetmek için kuleden uçuş izni verildi.

Tüm dünya 1990 yılına merhaba derken; Tom Cruise, Born on the Fourth of July (Doğum Günü Dört Temmuz) filminin tanıtım turunda Playboy dergisinin Ocak sayısına verdiği röportajında oldukça çarpıcı bir çıkış yapıyordu. Sık sık gündeme gelen bir devam filmi ihtimalini “sorumsuzluk” olarak niteleyen Cruise, Playboy’un Born on the Fourth of July” karşısında Top Gun’ı bir “Bir Nintendo oyunu ve kör vatanseverliğe övgü” olarak tanımlamasına karşılık şu sözleri ekliyordu:

“Bazı insanlar Top Gun’ın donanmayı desteklemek için yapılmış sağcı bir film olduğunu düşündü. Ve birçok çocuk, filmi sevdi. Ama çocukların savaşın böyle olmadığını bilmelerini istiyorum; Top Gun sadece bir eğlence parkı oyunu, gerçekliği yansıtması amaçlanmayan, PG-13 (13 yaş ve üzeri) derecesine sahip eğlenceli bir filmdi. Bu yüzden Top Gun II, III, IV ve V’i çekmedim. Bu sorumsuzluk olurdu.”

Oysa ilginç olan; aktörün bu açıklamaları yaptığı sırada, Top Gun’ın asfalt yollara taşınan bir versiyonu niteliğindeki bir film için yine Tony Scott yönetmenliğinde çekimlere başlamış olmasıydı:

Days of Thunder (1990)

Tom Cruise bu kez yetenekli bir yarış pilotu olan Cole Trickle’ı canlandırıyordu. Kendisinden yaşça büyük ve bilge tamirci Harry Hogge karakteri akıl hocalığını üstlenirken, güzel ve zeki Dr. Claire Lewicki ise Cole Trickle’ın adrenalinle körelmiş mantığının sesiydi. Harry, Cole’un altındaki makineyi ehlileştirmesine yardım ederken; Claire, onun içindeki o dizginlenemez öfkeyi ve korkuyu iyileştiriyordu. Tıpkı Top Gun filmindeki Iceman karakteri gibi, bu hikâyede de önce rakibi, ardından en yakın dostu olacak Rowdy Burns karşısındaydı.

Days of Thunder, çekimleri devam ederken Nicole Kidman’la tanışan Tom Cruise, aynı yıl Rolling Stone dergisinde "Dünyada her şeyden çok karımı önemsiyorum. O benim en iyi arkadaşım. Onunla birlikte olmaktan gerçekten çok hoşlanıyorum, biliyor musunuz? Onu seviyorum" sözleriyle bahsettiği ilk eşi ve onu Scientology Tarikatı’yla tanıştıran, bu nedenle kariyer yolculuğunda tüm hayatını etkileyen Mimi Rogers’tan boşandı.

Mimi Rogers; babası Philip C. Spickler’ın tarikatın önde gelen isimlerinden biri olmasına ve kurucu L. Ron Hubbard ile yakınlığına rağmen, yıllar içinde Scientology ile bağlarını kopardı. Öte yandan Tom Cruise, zamanla dünyanın en ünlü Scientology üyesine dönüştü. Zaman zaman televizyon programları ve dergi röportajlarında tarikat hakkında açıklamalar yapsa da kariyerini olumsuz etkileyeceği yönünde onu uyaran iletişim uzmanı Pat Kingsley’i dikkate alması ve Nicole Kidman’ın Tom Cruise’u Scientology’den uzaklaştırma çabasıyla, tarikat hakkındaki sessizliğini 2005 yılına kadar korudu.

Tüm bu süre boyunca; Rain Man (1988), A Few Good Men (1992), Mission: Impossible (1996), Jerry Maguire (1996), Eyes Wide Shut (1999), Minority Report (2002) ve The Last Samurai (2003) gibi hem gişe rekorları kıran hem de zamanla kült hâline gelen pek çok yapımda başrolü üstlendi.

2005 yılı ise Scientology Tarikatı’nın kurucusu L. Ron Hubbard gibi bir bilim kurgu yazarı olan H. G. Wells’ın kitap uyarlaması ve Steven Spielberg tarafından yönetilen The War of the Worlds (Dünyalar Savaşı) filminin tanıtımı için kameralar önünde sergilediği tutumu Tom Cruise’un kariyeri için büyük bir kırılma noktası oldu. Nicole Kidman’la evliliği dört yıl önce son bulmuştu. Scientology, kendi propagandasını yapmak ve tüm dünyada sempati kazanmak için sürekli Tom Cruise’un yüzünü kullanıyordu. O dönem psikosomatik ilaçlara karşı yaptığı açıklamaları ve Katie Holmes’la olan duygusal ilişkisini açıklarken sergilediği tavırları The War of the Worlds film tanıtımlarının önüne geçince Steven Spielberg, bir daha Tom Cruise ile ortak bir projede yer almak istemediğini açıkladı. Steven Spielberg, Hollywood’un en çok gişe başarısı yakalayan yönetmenlerinden biriydi.

Tom Cruise’un, o güne dek film tanıtımlarında en başarılı yönetmenlerin ismini bile geride bırakan oyunculuk kariyeri 2004 yılında Scientology kilisesinde Mission: Impossible müziği eşliğinde çekilen bir videosunun 2008 yılında ortaya çıkmasının ardından, magazin basını rüzgârının ters dönmesi ile birlikte büyük bir yara aldı.

Paramount Pictures yapımcıları ise 2010 yılında bir Top Gun devam filmi için ünlü yönetmen Tony Scott’a bir teklifte bulunmuştu. Tony Scott ve aralarında Christopher McQuarrie’in de bulunduğu senaryo ekibi modern savaş teknolojilerini ve insansız hava araçlarının yükselişini merkeze alan bir hikâye üzerinde çalışmaya başlamıştı. Hatta Tom Cruise ile birlikte çekim mekânlarını gezmek için Nevada’daki askerî üsleri ziyaret bile etmişlerdi. Ancak 2012 yılında Tony Scott’ın zamansız ve trajik kaybı, projeyi belirsizlik içine sürükleyerek rafa kalkmasına neden oldu.

Tom Cruise’un elinde ise sadece bir koz kalmıştı. 1996 yılından itibaren yapımcısı ve başrol oyuncusu olduğu aksiyon serisi:

Mission: Impossible

Cruise, bu serinin devam filmlerinin tüm pazarlama stratejisini, bizzat üstlendiği ve hayati risk taşıyan aksiyon sahneleri üzerine kurdu: Ghost Protocol (2011) filminde Dubai’deki dünyanın en yüksek binası Burj Khalifa’nın dış cephesinde, 123. katta tırmanırken; Rogue Nation (2015) filminde yerden yaklaşık 1.500 metre yükseklikte, saatte 250 km hızla havalanan askerî bir nakliye uçağının kapısında defalarca asılı kaldı. Bir başka sahnede ise altı buçuk dakika boyunca su altında nefesini tutarak fiziksel sınırlarını zorladı. Serinin devamı olan Fallout (2018) filminde ise 7.600 metreden atlayıp paraşütünü yere çok yakın bir mesafede açtığı “HALO” atlayışını gerçekleştirdi. Mükemmel gün ışığını yakalayabilmek adına bu sahnenin çekimleri tam sekiz hafta sürdü.

Belki, 2004 yılında Collateral filminin çekimleri sırasında yaşadığı büyük bir kazanın ardından keşfettiği bu tehlikeli sahnelerle ördüğü bu pazarlama stratejisi, onu Hollywood’da nevi şahsına münhasır bir koruyucu azize dönüştürdü. Görsel efektlerin hüküm sürdüğü bir çağda, terleyen, yaralanan, dışlanan, nefesi kesilen ve tüm fizik kurallarına meydan okuyan gerçek bir kahraman portresi çiziyordu. Jack Reacher (2012) ve Jack Reacher: Never Go Back (2016) filmlerinde dublör kullanımını en aza indirerek aksiyon sahnelerindeki gerilimi sürdürmeye devam eden Tom Cruise; Oblivion (2013) ve Edge of Tomorrow (2014) bilim kurgu yapımlarıyla, aksiyonu bu kez özel efektlerle buluşturmaya devam ediyordu.

2016 yılının Ocak ayında film ve televizyon yapımcısı Jerry Bruckheimer, Twitter üzerinden uzun zamandır üzerinde çalışılan Top Gun’ın devamı niteliğindeki proje hakkında eski dostu Tom Cruise ile görüştüğünü açıkladı. Bu haber kor hâlinde bekleyen bir hayalden parlayan ilk kıvılcımdı.

23 Mayıs 2017 sabahı Tom Cruise, yeni filmi The Mummy’nin tanıtım turu kapsamında Avustralya’da yayımlanan Sunrise programına konuk oldu. Yıllardır sinema dünyasının dilinden düşmeyen “Top Gun 2 gelecek mi?” sorusu bir kez daha karşısındaydı. Ancak Cruise, bu kez her zamankinden daha net ve heyecan dolu bir gülümsemeyle yanıt verdi: “Evet, kesinlikle oluyor. Muhtemelen önümüzdeki yıl çekimlere başlayacağız.”

Bu sürpriz müjdenin yankıları sürerken Cruise, Haziran 2017'de Access Hollywood'a verdiği bir başka röportajda, yeni projenin kimliğine dair ilk ipucunu paylaştı. Bu kez filmin adının Top Gun 2 olmayacağını şu sözlerle ilan ediyordu:

— Rakamlara ihtiyacımız yok; filmin adı:

Top Gun: Maverick

2018’de Tom Cruise 33 yıl sonra yeniden Miramar askerî üssüne döndü. Burası, 1985’in unutulmaz ilkbaharında Top Gun efsanesinin başladığı yerdi. Cruise bu kez Maverick rolüne hem oyuncu hem yapımcı olarak geri döndü.

Tom Cruise, bu projede de tıpkı Mission: Impossible serisindeki gibi, fiziksel sınırları ve insan iradesinin tahammül gücünü zorlayarak olabildiğince özel efektlerden filmi arındırmak istiyordu:

— Bunca yıl Top Gun için bir devam filmi yapmayı düşündüm. Herkes yıllardır devam filmi istedi. Yıllardır. Başından beri stüdyoya söylediğim şey; “Bunu yapacaksam her şeyi uygulamalı olarak çekiyoruz. Ben o F/A-18’de olacağım, nokta.” O yüzden kamera donanımları geliştireceğiz. Rüzgâr tünelleri ve mühendislik olacak. Çözmem çok uzun zaman alacak.

Seçmelere katılan tüm oyunculara ise “Eğer bu rolü kabul edecekseniz o F-18’in içinde olmak da işin bir parçası. Çünkü başka türlü yapmayı bilmiyorum” uyarısını yaptı.

Ağustos 2018'de kadronun son halkaları birleşirken, sinematik bir “karakter evrimi” hikâyesi yaşandı. Glen Powell, Rooster rolü için girdiği seçmelerde bayrağı Miles Teller’a kaptırsa da performansı Cruise, Bruckheimer ve stüdyo yöneticileri üzerinde büyük bir etki bıraktı ve Hangman rolü teklif edildi. Glen Powell, başlangıçta Hangman karakterini derinliği olmayan, “Donanmaya ait bir Draco Malfoy” olarak gördüğü için rolü reddetme aşamasına gelmişti. Ancak Cruise ve yaratıcı ekip, Powell’ı karakteri bizzat kendi performansıyla dönüştürebileceğine ikna etti. Hatta Cruise, Powell’a küresel izleyiciyle bağ kurabilmesi için beden dili ve evrensel karizma üzerine özel tavsiyeler vererek karakterin sınırlarını genişletti.

Aynı dönemde Monica Barbaro, Jay Ellis, Danny Ramirez ve Lewis Pullman gibi yeni nesil pilot adayları; Ed Harris ve Jon Hamm gibi usta isimlerle buluştu. Artık Top Gun’ın gökyüzündeki mirası, bu güçlü kadroyla temsil edilecekti.

Yer yüzündeki miras için ise unutulmaz bir ismin kadrodaki yeri çoktan hazırdı. Val Kilmer… 2014 yılında gırtlak kanseri teşhisi konmuş ve geçirdiği operasyonlar neticesinde sesini büyük ölçüde kaybetmişti. Ancak bu durum, onun efsanevi Iceman rolüne geri dönme motivasyonunu kırmadı. Proje henüz tam olarak şekillenmemişken Kilmer, Facebook sayfası üzerinden bir kampanya başlatmış ve şu meşhur sözleri söylemişti: “Bir devam filmi için hiçbir şeyim eksik değil. O ceket hâlâ bende ve hâlâ o hamleleri yapabilirim!”  Yapımcı Jerry Bruckheimer ise projenin en başından itibaren Tom Cruise’un: "Val Kilmer olmadan bu filmi yapmam" sözünü vurgulayarak Cruise, Maverick ve Iceman arasında ezeli bir rekabet olarak başlayan dostluğun, filmin ruhu olduğuna inanıyordu. Stüdyo yöneticilerine,"Val bu filmde olmalı, onun sahnelerini bir şekilde hikâyeye dahil etmeliyiz" diyerek son sözü söyledi. Val Kilmer’ın konuşma güçlüğü yaşaması sebebiyle, Iceman karakterinin hastalığı senaryonun zeminine işlendi. Filmdeki kısa ve etkileyici diyalog sahnesi ise Sonantic isimli bir yapay zekâ şirketi tarafından, Val Kilmer’ın eski filmlerindeki ses kayıtlarının taranması ve dijital olarak yeniden modellenmesiyle filme eklendi.

İlk filmde ismini sıkça duyduğumuz Penny Benjamin rolü için Jennifer Connely ekibe dahil oldu ve Top Gun’ın kurgusal tarihinde otuz yılı aşan bir hikâye boşluğunun zarifçe doldurulmasını simgesi hâline geldi. İzleyiciler 1986 yapımı orijinal filmde amiralin kızı olarak geçen gizemli karakterle, yıllar sonra tanışma fırsatı yakalayabilecekti.

Donanma ile yapılan anlaşma kapsamında; tek kişilik F/A-18E ve çift kişilik F/A-18F Super Hornet’lerin kullanımı için uçuş saati başına 11.374 dolar ödendi. Gökyüzündeki süzülüşleri dışarıdan kaydeden sahnelerde direksiyonda gerçek donanma pilotları varken; oyuncuların kokpit içindeki o nefes kesen anları için çift kişilik “F” versiyonları kokpit içerisine yerleştirilen 6 adet kamerayla birer mobil film stüdyosuna dönüştürüldü.

Ancak bir jeti bir film setine dönüştürmek, kamerayı yerleştirmekten çok daha fazlasını gerektiriyordu. Oldukça dar bir alanda, saniyeler içinde değişen yüksek G kuvveti altında oyunculuk performansı sergileyebilmek imkânsıza yakındı. Bu noktada Tom Cruise, üç aylık bir “eğitim kampı” tasarladı. Cruise, genç meslektaşlarını akrobasiye ve yerçekimine alıştırırken; aynı zamanda onlara havada kendi ışıklarını ayarlayacak, kameralarını yönetecek ve uzamsal farkındalıklarını koruyacak birer “teknisyen-oyuncu” disipliniyle yetiştiriyordu. Jerry Bruckheimer’ın deyimiyle, uçağın içine girdiklerinde artık kendi kendilerini yönetmek zorunda olan ekip için kokpit hem bir sahne hem de ışıklandırmadan sinematografiye, kurgu mantığından teknik yönetmenliğe kadar her aşamanın bizzat oyuncu tarafından göğüslendiği, fizik kurallarıyla boğuşan tek kişilik bir film stüdyosuydu.

Kokpit dışında gerçekleşen sahnelerde ise görüntü yönetmeni Claudio Miranda tarafından seçilen çok özel bir lens seti oluşturuldu. Bir jet uçağını yakalayacak kadar hızlı ve optik bozulmanın çok az olduğu 24-100 mm, 25-300 mm ve 75-400 mm zoom lensler, 6K çözünürlükte bir kameraya entegre edilerek IMAX formatında çekildi. Genel çekimler için master prime lensler kullanıldı. Miranda ışık kullanımında ve kamera açılarıyla ilk filme göndermeler yaparak Top Gun’ın geçmişi ve bugünü arasında görsel bir bağ kurdu. Top Gun (1986) ve Days of Thunder (1990) filmlerindeki büyülü atmosferi yeniden kazandırmak için kullanılan sıcak tonlu kademeli filtreler ise film vizyona girdiğinde teknoloji ve nostaljiyi izleyicilere bir arada yaşatacaktı.

Hava çekimlerinde ise L-39 Albatros tipi askerî eğitim jetinin, Helinet Aviation ve Shotover firmalarının iş birliğiyle geliştirilerek yüksek hızlarda sarsıntısız çekim yapabilmesi için stabilize kamera sistemleriyle modifiye edilmiş bir versiyonu olan 2 adet Cinejet görev aldı. Bu sahneler için 20-120 mm ve 85-300 mm zoom lensler dönüşümlü olarak seçildi. Daha uzun süreli çekimler ve gökyüzü ekibini taşımak içinse daha büyük daha hızlı ve uçuş süresi daha uzun olan Embraer Phenom 300 jet uçağı kullanıldı. Jet uçaklarının yüksek hızını daha net bir şekilde sinematik anlatıda gösterebilmek içinse Airbus H125 tipi bir helikopter kullanıldı.

Top Gun: Maverick fiziksel sınırları zorladıktan sonra, bu gerçekliği dijital bir zanaatkârlıkla yeniden harmanladı. Her ne kadar CGI’a karşıt bir algı filmin temelini oluştursa da Görsel Efekt Süpervizörü Ryan Tudhope liderliğinde, yaklaşık 2.400 çekimde görsel efektler (VFX) devreye girdi. VFX sanatçısı Fred Lyn’in açıklamasına göre, sahnelerin bir kısmında bilgisayar tabanlı görselleştirmenin gücünden yararlanılarak; meşhur F-14 ve rakip Su-57 jetleri tümüyle dijital ortamda hayat buldu.

Filmin nefes kesen final saldırısı ve karmaşık it dalaşı sahneleri ise sinematik bir illüzyon gösterisiydi. Gökyüzündeki o devasa filo hissini yaratmak için tek bir jetle yapılan çekimler, Method Studios ve MPC Film’in titiz çalışmalarıyla ekranda birden fazla jete dönüştürüldü. Lola VFX ve Blind 2D ise jetlerin baş üstü ekranlarından (HUD) eğitim simülasyonlarına kadar tüm o sofistike hareketli grafikleri işleyerek, izleyiciyi modern havacılığın dijital dünyasına gerçekçi bir şekilde taşıdı.

Prodüksiyonun sessiz ve belki de en zorlu mücadelesi, ana çekimler bittikten sonra başladı. Dünyanın kapılarını kapattığı COVID-19 pandemisi sırasında, filmin devasa veri yığını yönetmen Joseph Kosinski’nin evine taşındı. Kosinski, karantina günlerini kendi evinde kurduğu kurgu masasının başında, binlerce saatlik ham görüntüyü bir başyapıta dönüştürmek için harcadı. 800 saatten fazla süren hava çekimlerinin kurguya eklenmesi, filmi sıradan bir aksiyon yapımı olmaktan çıkarıp adeta gökyüzünde savaşan çelik zırhlı tanrılar ve titanlar arasında alev toplarıyla yazılan sinematik bir destana dönüştürdü.

Tom Cruise’un maksimum gerçeklik takıntısı Top Gun: Maverick filmini en sonunda bir şahesere dönüştürmeyi başarmıştı. Filmin tanıtımını ise yine maksimum gerçeklikte bir pazarlama stratejisiyle Mission: Impossible – Dead Reckoning Part One ve Mission: Impossible – The Final Reckoning çekimleri sırasında uçaktan atlayarak yaptı ve Paramount Pictures YouTube sayfasında “Top Gun: Maverick (2022) | Special Announcement From the Set of #MissionImpossible” başlığıyla paylaşıldı.

Film gösterime girdikten sonra dünya çapında 1.5 milyar doların üzerinde hasılat elde ederek 2022'nin en çok kazanan yapımı oldu. Eleştirmenler, filmin CGI yerine gerçek uçuş sahnelerine odaklanmasını, duygusal zeminini ve 36 yıl sonra gelen nostaljik ve cesur ruhu takdir etti. 18 Mayıs 2022’de düzenlenen Cannes Film Festivali’nde beş dakika boyunca ayakta alkışlandı.

Top Gun: Maverick, COVID-19 pandemisi ve dijital platformlardaki yapımların artmasıyla sinema salonlarına gitmeyi bırakan orta yaş ve üstü kuşağı bile beyaz perde karşısına döndürmeyi başardı. Filmin başarısına dair en çarpıcı an ise Oscar yemeğinde Steven Spielberg’ün, Tom Cruise’a yaklaşarak şu sözleri söylemesiydi: “Hollywood’un kıçını kurtardın, hatta sinema salonu dağıtımcılığını da kurtarmış olabilirsin. Cidden, 'Maverick' tüm sinema endüstrisini kurtarmış olabilir.”

2022 yılında sinema salonlarını sarsan Top Gun: Maverick; 15 Mayıs 2025’te efsanenin doğuşu olan 1986 yapımı Top Gun ile birlikte yeniden izleyiciyle buluşuyor. 13 Mayıs’taki ön gösterimle başlayacak olan bu serüven, Pete “Maverick” Mitchell’ın kırk yıla yayılan aksiyon dolu hikâyesine tek nefeste tanıklık etme fırsatı sunuyor.

Kaynakça

Tom Cruise. “Top Gun: Maverick (2022) | Special Announcement From the Set of #MissionImpossible”. Paramount Pictures , 2022.

Stuart Voytilla. “Myth & the Movies: Discovering the Myth Structure of 50 Unforgettable Films”. Michael Wiese Productions, 1999.

Faye James. “Inside Tom Cruise's marriage to first wife Mimi Rogers – and how it changed him forever”. Hello Magazine, 2025.

Zack Sharif. “Tom Cruise Said Making ‘Top Gun 2’ Would Be ‘Irresponsible,’ 32 Years Before ‘Top Gun: Maverick’”. Variety, 2022.

Matt Novak. “Tom Cruise Said in 1990 Making a Sequel to Top Gun Would Be ‘Irresponsible’”. Gizmodo, 2022.

Samantha Armytage & David Koch. “Tom Cruise confirms Top Gun 2 is definitely happening”. Sunrise, 2017.

Tom Cruise & Joseph Kosinski. “Top Gun: Maverick Production Notes”. Paramount Pictures Press, 2022.

Alex Gibney. “Going Clear: Scientology and the Prison of Belief”. HBO Documentary Films, 2015.

Isabel Jones.”Tom Cruise and Mimi Rogers's Relationship Timeline: A Look Back”. InStyle, 2023.

Chris Lowery. “The Art of the Blockbuster: Evolution of Modern Cinema”. HarperCollins, 2023.

Ben Child. “Tony Scott to fly Top Gun sequel in an unmanned direction”. The Guardian, 2010.

Gustavo Mercado. “The Filmmaker's Eye: The Language of the Lens”. Focal Press, 2018.

Natalie Morales. “Tom Cruise Reveals 'Top Gun' Sequel Title”. Access Hollywood, 2017.

Andrew Morton. “Tom Cruise: An Unauthorized Biography”. St. Martin's Press, 2008.

Anita Buch. “Tom Cruise & Jerry Bruckheimer Talking ‘Top Gun 2’”. Deadline, 2016.

Amy Nicholson. “Tom Cruise: Anatomy of an Actor”. Cahiers du Cinéma, 2014.

Régis Brochier. “Tom Cruise: An Eternal Youth”. ARTE Distribution, 2020.

David Sheff. “Playboy Interview: Tom Cruise”. Playboy Magazine, 1990.

Oliver Stone. “Born on the Fourth of July”. Universal Pictures, 1989.

Joseph Kosinski. “Top Gun: Maverick”. Paramount Pictures, 2022.

Tony Scott. “Days of Thunder”. Paramount Pictures, 1990.

Onur Gazi. “40 yıl sonra: Top Gun”. Tercüman, 2026.

Ehud Yonay. “Top Guns”. California Magazine, 1983.

Tony Scott. “Top Gun”. Paramount Pictures, 1986.

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...