Kışa veda; bahara merhaba: “Maslenitsa”
Kışın karanlığından baharın ışığına uzanan kadim bir eşik: Maslenitsa. Pagan güneş ritüellerinden Ortodoks takvimine, ayı kültünden blini sofralarına uzanan bu renkli bayram; affetme, arınma ve yeniden doğuşun Slav coğrafyasındaki en güçlü sembollerinden biridir.
Henüz karlar tam erimemişken gri bulutlar gökyüzündeki hükmünü koruyorken şubat sonu ya da mart başında, Doğu Avrupa’nın sokakları aniden renklenir. Meydanlarda neşeli Slav halk müzikleri çalar, havada tereyağı ve krep kokusunun hissedersiniz. Akşam olduğunda büyük bir saman kuklanın etrafında insanların coşkulu ve neşeli danslarına eşlik edersiniz. Bu renkli tablo, Slav toplumlarının en kadim bayramı olan Maslenitsa’ya aittir. Maslenitsa kelime anlamı “tereyağı haftası” olarak bilinir. Kökleri Hristiyanlık öncesi pagan inançlarına dayanır. Eski zamanlarda pagan güneş tanrısına tarımsal verimlilik, bereket ve yaşam için yapılan ritüel ve büyülerin iç içe geçtiği bir bayramdır. Zamanla Ortodoks Hristiyan takvimiyle bütünleşen Maslenitsa, günümüzde hem dinî bir anlam taşıyan hem de kültürel kimliğin güçlü bir parçası olarak kutlanmaya devam ediyor.
Pagan köklerden Hristiyanlığa
Maslenitsa'nın tarihi, Slav halklarının Hristiyanlıkla tanışmasından çok daha eskilere, 2. yüzyıla kadar uzanır. Diğer birçok toplumda olduğu gibi Slavlar, doğanın döngüselliğine büyük önem verirlerdi. Kış, ölüm ve karanlığın; bahar ise yeniden doğuş, bereket ve yaşamın simgesiydi. Bu geçiş dönemi, çeşitli ritüellerle kutlanır, doğa güçlerine adaklar sunulurdu. İşte Maslenitsa'nın özünde bu kadim bahar kutlaması, yani kışın uğurlanması yatar. Bayramın orijinal kutlanma tarihi, doğanın kış uykusundan uyandığı ve günün geceye karşı zafer kazandığı ilkbahar ekinoksudur. Bu dönemde kutlanan festival, sadece mevsimsel bir değişiklik değil; aynı zamanda ışığın karanlığa, yaşamın ölüme karşı kazandığı mutlak zaferi temsil eden kutsal bir zaman dilimi olarak kabul edilirdi.
"Komoeditsa" olarak bilinen ve ayı kültü ile doğrudan bağlantılı olan gelenek bayramın en eski inanışlarından biridir. Antik Slav inanışında ayı, ormanın efendisi, insanın atası ve kış uykusundan uyanışıyla baharın gelişini müjdeleyen kutsal bir figürdür. Rusçadaki "medved" kelimesinin etimolojik olarak "bal yiyen" anlamına gelen alegorik bir isim olduğu, hayvanın asıl isminin kutsallığı ve yarattığı korku nedeniyle telaffuz edilmesinin yasak olduğu düşünülüyor. Bu gelenek, baharın uyanışını doğadaki en güçlü canlının uyanışıyla özdeşleştiren arkaik bir doğa algısının tezahürüdür. Ayrıca ayı postuna bürünmüş "mummer"ların (maskeli oyuncular) kızların peşinden koşması gibi oyunlar, bu kadim kültün bir kalıntısıdır. Güneş tanrıları Yarilo ve Dazhbog ile yeraltı dünyası, ticaret ve hayvancılığın koruyucusu Veles; Slav Pan kültürünün önemli tanrılarıydı. Yarilo, baharın bereketini temsil ederken; Veles, toprağın verimliliği ve ölü atalarla olan bağlantıyı simgeler. Bayram süresince gerçekleştirilen ritüeller, bu tanrıları ve toprağı yeni ekim dönemi için kutsamak amacını taşırdı.
1. yüzyılın sonlarında Rusların Ortodoksluğu kabul etmesiyle birlikte, köklü pagan gelenekleri bir anda yok olmadı. Kilise, halkın hafızasından silinmeyen bu güçlü bayramı görmezden gelmek yerine, onu kendi takvimiyle bütünleştirme yoluna gitti. Maslenitsa, Paskalya öncesindeki 40 günlük Büyük Oruç'un hemen öncesine, yani Peynir Haftası olarak adlandırılan döneme denk getirildi. Ortodoks inancında Büyük Oruç, ruhsal arınma, dua ve perhiz dönemidir. Bu dönemde et, süt ürünleri, yumurta, balık gibi hayvansal gıdaların tüketilmesi yasaktır. Maslenitsa haftası, işte bu katı perhizin başlamasından önceki son haftadır. Bu haftada et yemek zaten yasaklanmıştır, ancak tereyağı, süt, peynir, yumurta gibi süt ürünleri ve balık tüketimine izin verilir. Bu nedenle halk, oruç boyunca tüketemeyeceği bu besinlerin tadını doyasıya çıkarmak, bol bol eğlenmek, dans etmek ve sosyalleşmek ister. Bu entegrasyon sonucunda bayramın tarihi ekinokstan koparılmış ve Paskalya tarihine bağlı olarak her yıl değişen hareketli bir döneme evrilmiştir. Kilise perspektifinden Maslenitsa, artık sadece bir eğlence haftası değil, müminlerin kendilerini 40 günlük uzun ve zorlu bir oruç dönemine hazırladıkları kademeli bir geçiş aşamasıdır.
Haftanın yedi günü, yedi ritüel
- Pazartesi - Karşılama: Haftanın ilk günü hazırlıkların tamamlanmasıyla başlar. İnsanlar samanlardan "Lady Maslenitsa" (Kış) adı verilen bir korkuluk yaparlar ve onu eski kadın kıyafetleriyle giydirerek köyün en yüksek noktasına yerleştirirler. İlk krep o gün pişirilir ve geleneksel olarak ölmüş ataların ruhlarını anmak için fakirlere veya kilise kapısındaki ihtiyaç sahiplerine verilir.
- Salı - Oyun Günü: Bu gün özellikle gençler için bir sosyalleşme ve flörtleşme zamanıdır. Bekâr gençler kızakla kayma etkinliklerinde bir araya gelir, kukla gösterileri izler ve evleri ziyaret ederek birbirlerini tanıma şansı bulurlar. Maslenitsa, Paskalya sonrası yapılacak düğünlerin temelini atma dönemidir.
- Çarşamba - Gurme Günü: Aile bağlarının güçlendirilmesine adanmış bu günde, kayınvalideler damatlarını evlerine davet ederek onlara kendi elleriyle hazırladıkları zengin krep sofraları sunarlar. Bu ritüel, aileler arasındaki anlaşmazlıkların çözülmesi ve damadın eşinin ailesiyle barış içinde yaşamasının teşvik edilmesi amacını taşır.
- Perşembe - Şenlik Günü: Bu günle birlikte tüm işler durdurulur. Sokaklarda atlı kızak gezileri, yumruk dövüşleri ve "kar kalesinin fethi" gibi geleneksel oyunlar düzenlenir. Bu dövüşlerin antik dönemde toprağa kan akıtarak verimliliği artırmayı hedefleyen bir kurban ritüelinin kalıntısı olduğu düşünülmektedir.
- Cuma - Kayınvalide Akşamı: Çarşamba gününün tam tersi olarak, bu sefer damat kayınvalidesini evine davet eder. Damat, kayınvalidesine ve onun arkadaşlarına karşı ne kadar saygılı ve iyi bir ev sahibi olduğunu kanıtlamak zorundadır; bu durum damadın toplum içindeki itibarını güçlendirir.
- Cumartesi - Görümce Toplantıları: Genç gelinler kocalarının kız kardeşlerini davet ederler. Bu gün, ailenin kadın üyeleri arasındaki bağların pekiştirilmesi ve sosyal uyumun sağlanması açısından kritiktir.
- Pazar - Affetme Günü: Haftanın en duygusal günüdür. Akşam ayininden sonra insanlar birbirlerinden geçmiş yılın hataları için af dilerler; bu ritüel Büyük Oruç'a temiz bir vicdanla girmeyi simgeler. Günün sonunda Maslenitsa korkuluğu büyük bir neşeyle yakılır ve külleri bereket getirmesi için tarlalara savrulur.
Maslenitsa’nın sembolleri ve kültürel kodlar
Maslenitsa kutlamaları zengin sembollere ve ritüellerle doludur. Bu semboller, antik insanın dünyayı anlama biçimini ve doğa güçleriyle kurduğu diyaloğu yansıtır. Her bir ritüel geçmişten günümüze toplumun kültürel kodlarına dokunur. Blini (Rus krebi) Maslenitsa'nın temel ontolojik sembolüdür. Yuvarlak, altın sarısı ve sıcak formuyla güneşi temsil eder. Antik Slavlar, krep yiyerek güneşin gücünden bir parça aldıklarına ve bu sayede toprağın ısınmasına yardımcı olduklarına inanırlardı. Ancak krebin anlamı sadece güneşle sınırlı değildir; o aynı zamanda bir "anma yemeği"dir. Blininin çok ince pişirilmesi, bu dünya ile öte dünya arasındaki zarın inceliğini simgeler. Ateş, Maslenitsa'da arınma ve güneşin gücünü artırma aracıdır. Köy sokaklarında direklerin ucunda gezdirilen yanan tekerlekler, gökyüzünde yuvarlanan güneş arabasını taklit eder. Saman korkuluğun (Çuçelo) yakılması ise sadece kışın sona ermesini değil, aynı zamanda eskiyen, hastalıklı ve verimsiz olan her şeyin yok edilerek yeni bir yaşam döngüsüne yer açılmasını simgeleyen kolektif bir temizliktir. At arabaları veya kızaklarla yapılan gezintiler, kardan kalelerin ele geçirilmesi oyunları (vzyatiye snejnogo gorodka), neşeli tekerlemeler eşliğinde yapılan yumruk dövüşleri ve buz patenleri bu etkinliklerden bazılarıdır. Bu aktiviteler, kışın son enerjisini atmak ve bahara hazırlanmak için birer vesiledir.
20. yüzyılın başlarında özellikle büyük şehirlerde görkemli kutlamalar azalmaya başladı. 1917 Ekim Devrimi ve ardından gelen Sovyetler Birliği döneminde, devletin resmî ideolojisi olan ateizm nedeniyle dinî içerikli bayramlar baskılandı. Maslenitsa da bu dönemde kamusal alandan çekilmek zorunda kaldı ve daha çok köylerde, aile içinde, dini anlamından arındırılarak veya gizlice kutlanmaya devam etti.1960'lı ve 1970'li yıllarda ise Sovyet yönetimi, halkın köklü geleneklerini tamamen yok saymanın mümkün olmadığını gördü. Bu dönemde Maslenitsa, dinî unsurlarından arındırılmış, "Kışa Veda Şenliği" adı altında resmi olarak yeniden canlandırıldı. Kutlamalara sosyalist öğeler eklendi. Ancak blini yemek, kukla yakmak ve eğlenceler gibi pagan kökenli ritüeller korundu. 1980'lerin sonunda Perestroyka ve ardından SSCB'nin dağılmasıyla birlikte Maslenitsa, eski ihtişamlı günlerine geri döndü. Dinî özgürlüklerin artmasıyla bayram hem pagan hem de Hristiyan köklerine uygun şekilde, tüm zenginliğiyle yeniden kutlanmaya başlandı.

Sesler ve Ezgiler
“Sesler ve Ezgiler” adlı podcast serimizde hayatımıza eşlik eden melodiler üzerine sohbet ediyor; müziğin yapısına, türlerine, tarihine, kültürel dinamiklerine değiniyoruz. Müzikologlar, sosyologlar, müzisyenler ile her bölümü şenlendiriyor; müziğin farklı veçhelerine birlikte bakıyoruz. Melodilerin akışında notaların derinliğine iniyoruz.

Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
Osmanlı Devleti'nden Türkiye Cumhuriyetine miras kalan darbeci zihniyete odaklanarak tarihi seyir içerisinde meydana gelen darbeleri, ihanetleri ve isyanları Doç. Dr. Hasan Taner Kerimoğlu rehberliğinde değerlendiriyoruz.