Kürsüdeki mesaj, salondaki yankı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül 2026'da New York'ta toplanan BM 81. Genel Kurulu'nda, göreve geldiğinden bu yana 16. kez BM kürsüsünden dünya liderlerine seslendi. Erdoğan’ın konuşması, “Dünya 5’ten büyüktür” itirazını kurumsal bir reform önerisiyle birlikte gündeme taşıyor.
Erdoğan, üç kritik meseleyi masaya yatırıyor: Gazze, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısı ve veto yetkisi. Reuters, Erdoğan’ın mevcut sistemi, 190’dan fazla ülkenin iradesinin beş daimî üyenin kararına bağlı olduğu gerekçesiyle eleştirdiğini aktarıyor. Erdoğan, konseyde BM’nin küresel barış ve güvenliği koruma görevini yerine getiremez hâle geldiğini sert bir dille eleştirmişti. Bu kez “reform gerekli” demekle yetinmedi; reformun merkezine veto imtiyazının kaldırılmasını koydu.
Veto neden bu kadar önemli?
BM Güvenlik Konseyi'nde 15 üye bulunuyor. Bunların 5'i daimî üye: ABD, Rusya, Çin, Birleşik Krallık ve Fransa. Konseyin esaslı kararlarının kabul edilebilmesi için en az 9 olumlu oy gerekiyor. Ancak daimî üyelerden birinin karşı oy kullanması, yani veto etmesi hâlinde karar geçemiyor. Bu mekanizma İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşturulan uluslararası düzenin temel taşlarından biriydi. Büyük güçlerin BM sisteminin dışında kalmasını engellemek ve onların doğrudan karşı karşıya gelmesini önlemek gibi tarihsel bir amacı vardı. Fakat 1945'in dünyası ile 2026'nın dünyası aynı değil.
Bugün Afrika, Asya ve Latin Amerika'nın küresel siyasetteki ağırlığı artmış durumda. Ekonomik güç dağılımı değişiyor. Yeni bölgesel güçler ortaya çıkıyor. Buna rağmen Güvenlik Konseyi'nin karar mekanizmasının merkezinde hâlâ 1945'in beş galip gücü bulunuyor. Erdoğan'ın itirazının temelinde de bu temsil sorunu var. Dünyanın siyasi ve ekonomik ağırlığı değişirken, uluslararası karar mekanizmasının aynı kalması ne kadar sürdürülebilir?
Gazze'den Ukrayna ve Rusya'ya, Myanmar'dan Darfur'a, İran'dan Lübnan'a 250 bin insanın hayatını kaybettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı. Yüz binlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı. Yalnızca Gazze'de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail'in devlet terörünün kurbanı oldu. Gazze halkı hâlen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor, eşlerinin, çocuklarının, anne-babalarının naaşlarını çıkarıyor" diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, konuşma öncesinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Erdoğan'ın BM kürsüsünden "güçlünün değil haklının yanında duran bir vizyon" ortaya koyacağını duyurmuştu. Duran, Erdoğan'ın yıllar önce dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür" ifadesinin bir slogan değil, "yeni bir küresel adalet düzeninin manifestosu" olduğunu vurgulamıştı.
Dünya liderleri ve Erdoğan
Erdoğan, Genel Kurul hitabının ardından Guterres, Katar Emiri, Senegal Cumhurbaşkanı, İngiltere Başbakanı Andy Burnham ve Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae ile görüştü. Daha sonra Polonya ve Bangladeş liderleriyle de bir araya geldiği aktarıldı. Türk basınındaki haberlerde bu görüşmeler genel olarak “yoğun diplomasi trafiği” ve “New York diplomasisi” başlıkları altında toplandı. İletişim Bakanlığı’nın haberine göre görüşmelerden detaylar şu şekilde:
- BM Genel Sekreteri Antonio Guterres: Gazze, iki devletli çözüm, İran ve Ukrayna'da gerilimin düşürülmesi, Hürmüz Boğazı, Karadeniz'de seyrüsefer güvenliği ve Kıbrıs ele alındı.
- Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani: Türkiye-Katar ilişkilerinin yanı sıra yatırım, ticaret, enerji ve savunma sanayii gündeme geldi. Gazze'deki durum ile enerji ve ulaştırma koridorlarının güvenliği de görüşüldü.
- Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki: Ticaret ve savunma sanayii iş birliği, Rusya-Ukrayna Savaşı, Karadeniz'de seyrüsefer güvenliği ve Gazze konuşuldu. Erdoğan ayrıca Nawrocki'yi Türkiye'deki COP31 Liderler Zirvesi'ne davet etti.
- Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski: Görüşme 23 Eylül'de Türkevi'nde gerçekleşti; AA görüşmeyi BM Genel Kurulu kapsamındaki ikili temaslar arasında aktardı.
- Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan: Türkevi'nde basına kapalı görüşme gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da görüşmede bulundu.
- Vietnam Devlet Başkanı To Lam: BM Genel Kurulu marjındaki temasların ilk gününde Türkevi'nde görüşme gerçekleşti.
AA'nın 23 Eylül tarihli haberinde Erdoğan'ın ayrıca Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile de görüştüğü aktarılıyor.
Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'na ilişkin hazırlanan anı defterini de imzaladı. Görüşmede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi ve Türkiye'nin BM Gıda ve Tarım Örgütü Genel Direktörlüğü için aday gösterdiği Mehdi Eker ile Türkiye'nin New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal da hazır bulundu.
Dış basının gündemi
Erdoğan’ın BM Genel Kurulu'ndaki mesajları dünya medyasında geniş yankı buldu. Al Jazeera konuşmayı daha doğrudan Gazze merkezinden okudu. Haber başlığında Erdoğan’ın İsrail’in Gazze’deki politikalarına yönelik ağır eleştirisi öne çıkarılırken, Erdoğan’ın BM’nin çatışma bölgelerinde barış ve güvenliği sağlama görevini yerine getiremediği yönündeki sözlerine de geniş yer verildi. Al Jazeera ayrıca Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın BM Genel Kurulu’na katılamamasının Erdoğan’ın konuşmasındaki önemli başlıklardan biri olduğunu aktardı. Erdoğan, Abbas’ın üst üste iki yıldır Genel Kurul salonunda bulunamamasını Filistin meselesindeki adaletsizliğin göstergesi olarak değerlendirdi. "Erdoğan, İsrail'in soykırımcı zihniyetini BM'de hedef aldı" başlığını kullanan El Cezire, Erdoğan'ın Gazze'yi "çağımızın en insanlık dışı ve en utanç verici temerküz kampı" olarak nitelendirdiğini de aktardı.
Reuters’a göre Türkiye, İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşını en sert eleştiren ülkelerden biri olmuş ve saldırılarının soykırıma denk olduğunu söylemişti. Türkiye, İsrail'e karşı uluslararası önlemler alınması çağrısında bulunmuş, İsrail ise soykırım suçlamalarını reddediyordu. Erdoğan’ın veto yetkisinin kaldırılması çağrısına aynı gün Kremlin’den yanıt geldi. Reuters’ın aktardığına göre Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Güvenlik Konseyi’nin genişletilmesini desteklediklerini ancak daimî üyelik ve veto hakkının korunmasının BM yapısının önemli unsurları olduğunu belirtti. Böylece Erdoğan’ın reform çağrısı, konuşmanın ardından doğrudan diplomatik bir karşılık da üretmiş oldu.
Guardian gazetesi de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasını özel bir başlık altında gördü; "Vicdan sahibi hiç kimse Gazze'deki tabloya gözlerini kapatamaz".
Suudi, Arab News gazetesi Erdoğan'ın "dünya 5'ten büyüktür" çağrısına yer verdi.
Skai televizyonu, Erdoğan'ın “Ege ve Doğu Akdeniz’deki mevcut meseleleri iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun biçimde çözelim” sözlerini manşete taşıdı.
Reuters daha çok BM reformu ve Filistin'in tanınması çağrısına, Al Jazeera Gazze ve İsrail'e yönelik eleştirilere, Euronews ise Türkiye'nin Avrupa güvenlik mimarisindeki konumuna ağırlık verdi. AP'nin haber akışında ise Filistin, Abbas'ın yokluğu ve Gazze öne çıktı. 193 BM üyesinden 157'sinin Filistin devletini tanıdığını aktarırken Erdoğan'ın diğer ülkelere de tanıma çağrısını gündeme taşıdı.
Erdoğan’ın konuşması, Filistin meselesi üzerinden insani ve siyasi bir tartışmayı, BM reformu üzerinden küresel yönetişim tartışmasını, Türkiye’nin Avrupa güvenliğine ilişkin mesajları üzerinden de Ankara’nın uluslararası sistemdeki konumuna dair bir tartışmayı aynı anda gündeme taşıdı.
Bu tablo, Türkiye’nin BM kürsüsündeki söyleminin üç temel başlık etrafında şekillendiğini ortaya koyuyor: Filistin için diplomatik baskı, BM sisteminde reform ve Türkiye’nin çok taraflı güvenlik mimarisindeki rolü. Konuşmanın dış basında farklı başlıklarla karşılık bulması da Erdoğan’ın mesajlarının bölgesel bir meseleden çok, uluslararası sistemin işleyişine ilişkin daha geniş bir tartışmaya bağlandığını gösteriyor. Öte yandan Orta Doğu, İsrail, Yunanistan-Kıbrıs ve Rusya basınının her biri konuşmanın kendi gündemlerine dokunan farklı bir yönünü öne çıkarması, aynı metnin ne kadar çok katmanlı okunabildiğinin de bir kanıtı.
Kaynaklar
https://www.aa.com.tr/tr/gundem/cumhurbaskani-erdogan-new-yorkta-temaslarda-bulundu/4066702?utm

Olmak ya da Olmamak - Tiyatro, Hayat ve İnsan
Sanatın 6. dalı tiyatro, sahnede sadece bir oyun sunmuyor aynı zamanda hayatı ve insanı da anlatıyor. Dünyaca ünlü yazar William Sheakspeare’nin “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu” sözünden ilham aldığımız podcast serimizde; tiyatroyu, alanının uzman isimleriyle konuşuyoruz..

Spor Sohbetleri
"Spor Sohbetleri" ile spor dünyasının nabzını tutmaya hazır mısınız? Her bölümde farklı bir konuyu ele alarak, sporun tarihini, kültürünü ve güncel olaylarını mercek altına alıyoruz. Taktik teknikten ziyade sporun toplumsal etkilerini masaya yatıyoruz. Eğer siz de sporun sadece spor olmadığına inananlardansanız "Spor Sohbetleri" tam size göre.