İran’ın siyasi arşı çöküyor mu?: Uzmâlar Meclisi
İran’da 3 Mart 2026 kaosu: Uzmâlar Meclisi İsrail tarafından vuruldu mu? Hamaney sonrası yeni lideri seçmek için toplanan “Uzmâlar Meclisi” ve saldırı iddialarının perde arkası. Orta Doğu’da dengeleri sarsacak kırılmanın, rejimin geleceği ve bölgesel jeopolitik üzerindeki kritik etkileri.
28 Şubat 2026’dan beri Orta Doğu, modern zamanların en kaotik günleri yaşıyor. Günlerdir devam eden ABD ve İsrail operasyonlarının gölgesinde, Tahran’ın en kritik binası olan Uzmâlar Meclisi'nin (Meclis-i Hubregan-i Rehberi) hava saldırılarıyla vurulduğu iddiaları, sosyal medya ve haber ajanslarına bomba gibi düştü. 28 Şubat’ta başlayan hava harekâtının dördüncü gününde, İran dinî lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybettiğinin doğrulanmasının ardından, yeni lideri seçmek için toplanması beklenen bu “kozmik” meclisin hedef alınması, bir binanın yıkılmasının ötesinde bir rejimin ontolojik omurgasının kırılması anlamına geliyor.
Peki, tarihsel süreçte “Uzmâlar Meclisi” olarak da anılan bu yapı nedir? Neden İsrail ve ABD’nin bir numaralı hedefi hâline geldi? Ve bu meclis, bir devletin bekasını mı yoksa teokrasinin son kalesini mi temsil ediyor?
Gölge iktidar: Uzmâlar meclisi mi uzmanlar meclisi mi?
İran siyasi literatüründe Uzmâlar Meclisi, sistemin “sigortası” ve “yaratıcısı” olarak tanımlanır. 1979 İslam Devrimi’nden sonra 1982’de kurulan bu yapı, klasik bir parlamento gibi yol, köprü veya ekonomi ile ilgilenmez. Onların tek bir varlık sebebi vardır: Rehber’i (dinî lider) seçmek, denetlemek ve gerekirse görevden almak…
88 din bilgininden (müctehid) oluşan bu meclis, sekiz yılda bir halk tarafından seçilir. Ancak buradaki “halk seçimi” yanıltıcı olmamalı; zira adayların tamamı, bizzat dinî lider tarafından atanan üyelerin bulunduğu Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından onaylanmak zorunda. Bu, siyaset biliminde “kapalı devre bir meşruiyet döngüsü” olarak adlandırılır.
3 Mart 2026: Seçim mi, imha mı?
Şu anki iddialar, İsrail’in yeni liderin seçilmesini engellemek amacıyla Uzmâlar Meclisi binasını vurduğu yönünde. Eğer bu iddialar doğruysa, karşımızda eşi benzeri görülmemiş bir durum var: Bir devletin, halefiyet sürecini fiziksel olarak imha etmek.
Hamaney sonrası dönem için meclisin toplandığı bir sırada gelen bu saldırı, İran’daki güç boşluğunu mutlak bir anarşiye sürükleyebilir. Çünkü İran Anayasası’na göre, Rehber öldüğünde yeni seçim yapılana kadar ülke geçici bir konsey tarafından yönetilir. Uzmâlar Meclisi’nin işlevsiz kalması, meşru bir liderin seçilememesi ve dolayısıyla Devrim Muhafızları ile sivil kanat arasında kanlı bir iktidar kavgasının başlaması demek.
Tarihsel süreç: Uzmâlar Meclisi’nden “Hubregan”a
Osmanlı dönemindeki Meclis-i Âyan (Uzmâlar Meclisi), Padişah’ın seçtiği aristokratik ve tecrübeli isimlerden oluşur, halkın meclisini dengeleyen bir “fren” görevi görürdü. İran’daki yapı ise bu mantığı teokratik bir boyuta taşıdı.
- Kuruluş dönemi (1982): Devrimin kurucu lideri Humeyni'nin karizmatik otoritesini kurumsallaştırmak için oluşturuldu.
- Hamaney’in seçimi (1989): Humeyni öldüğünde meclis, o dönemde dinî rütbesi “Ayetullah” bile olmayan Hamaney’i seçerek sistemin pragmatik yönünü gösterdi.
- 2020'ler ve kriz: Meclisin yaş ortalamasının yükselmesi ve toplumun sekülerleşme talepleri, bu kurumu halkın gözünde “kopuk bir elitler kulübü” hâline getirdi.
Jeopolitik kırılma: İsrail neyi hedefliyor?
İsrail’in 3 Mart 2026 itibariyle bu meclisi hedef aldığı iddiaları, stratejik bir “rejim değişikliği” (regime change) arzusunun kanıtı olarak okunabilir. Eğer Uzmanlar Meclisi devre dışı kalırsa:
- Liderlik krizi: Yeni bir meşru lider seçilemezse, ordu (Pasdaran) yönetime el koyabilir.
- Halk isyanı: Zaten 2025-2026 yıllarında ekonomik krizle boğuşan İran halkı, merkezin sarsılmasını bir fırsat olarak görebilir.
- Bölgesel domino etkisi: Lübnan’da Hizbullah, Irak’ta Haşdi Şabi ve Yemen’de Husiler, beslendikleri “merkezi irade” sarsıldığı an savunmasız kalacak.
Bir devrin sonu mu yeni bir kaosun başlangıcı mı?
Bugün Tahran semalarından yükselen dumanlar, sadece beton binaların yıkılışını değil, 47 yıllık bir yönetim modelinin en büyük sınavını simgeliyor. Uzmâ Meclisi, “Uzmâ” (en yüce) adının hakkını verip sistemi bu fırtınadan çıkarabilecek mi, yoksa enkazın altında mı kalacak?
İran tarihinde meclisler her zaman sokağın ve sarayın savaş alanı olmuştur. Ancak 3 Mart 2026’daki bu son iddialar doğruysa, artık ne sokak ne de saray eskisi gibi kalacaktır. Dünya, nükleer bir güce sahip olan ama başsız kalmış bir İran’ın doğuracağı sonuçları nefesini tutarak izliyor.

Sesler ve Ezgiler
“Sesler ve Ezgiler” adlı podcast serimizde hayatımıza eşlik eden melodiler üzerine sohbet ediyor; müziğin yapısına, türlerine, tarihine, kültürel dinamiklerine değiniyoruz. Müzikologlar, sosyologlar, müzisyenler ile her bölümü şenlendiriyor; müziğin farklı veçhelerine birlikte bakıyoruz. Melodilerin akışında notaların derinliğine iniyoruz.

Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
Osmanlı Devleti'nden Türkiye Cumhuriyetine miras kalan darbeci zihniyete odaklanarak tarihi seyir içerisinde meydana gelen darbeleri, ihanetleri ve isyanları Doç. Dr. Hasan Taner Kerimoğlu rehberliğinde değerlendiriyoruz.