Grip ve bocavirüs tehdidi: Uzmanlardan kritik uyarılar
Yunanistan’da grip salgınıyla hastaneler dolup taşarken, Türkiye’de ise bocavirüs vakaları tırmanıyor. Çocuklar bu durumda ne kadar güvende? Hangi semptomlar ciddiye alınmalı, hangi gruplar daha riskli, bocavirüsün bir tedavisi var mı? Uzmanlar, riskler ve önlemler konusunda uyarılarda bulundu.
Yunanistan’da son iki haftada grip vakalarındaki artış ve ölümler, hem halk sağlığını hem de sağlık sistemini alarma geçirdi. Hastanelerde yaşanan yoğunluk, vatandaşların uzun süre sıra beklemesine neden olurken, yetkililer özellikle risk grubundaki kişileri aşı olmaya çağırıyor. Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) sağlıklı bireylerin gribi genellikle rahat atlattığını belirtse de kronik hastalıkları olan ve yaşlı vatandaşların hastalığı ağır geçirebileceğini vurguladı. Son 14 günde 870’in üzerinde hasta hastaneye yatırılırken, 15’den fazla kişi yoğun bakımda tedavi altına alındı.
Türkiye’de ise özellikle 0-5 yaş arası çocuklarda görülen bocavirüs (HBoV) vakalarında artış gözleniyor. Virüs, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabiliyor ve zamanında müdahale edilmezse ciddi sağlık riskleri doğurabiliyor. PCR yöntemiyle tanısı konan HBoV, çoğunlukla burun ve boğaz sürüntülerinde tespit ediliyor ve başka solunum yolu virüsleriyle birlikte bulunabiliyor.
Son dönemde Yunanistan’daki grip vakaları ile Türkiye’deki bocavirüs vakaları, hem halk sağlığını hem de sağlık sistemini yakından ilgilendiriyor. Özellikle çocuklar ve risk gruplarında ciddi komplikasyonlar görülmesi, uzmanların uyarılarını artırıyor.
“Yayınlanmış çok veri bulunmuyor ancak…”
Kocaeli Üniversitesi, Rutin PCR Lab. Sorumlu Öğr. Üyesi Prof. Dr. Murat Sayan, bu durumu şöyle değerlendiriyor: "Yunanistan’da grip nedeniyle hastaneye yatırılan çocuklarda komplikasyonlar ciddi boyutta. Acil servislere başvurular arttı ve yaklaşık yarısının hastanede yatış süresi uzadı. COVID-19 sonrası dönemde gripli çocuklarla ilgili yayınlanmış çok veri bulunmuyor. Ancak yakın zamanda uygulamaya konulan 5 yaş altı çocuklara yönelik evrensel aşılama programının, Yunanistan’daki grip kaynaklı hastalık oranlarını azaltması bekleniyor."
Türkiye’de çocuklarda görülen alt solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilgili olarak son dönemlerde bocavirüs (HBoV) vakaları dikkat çekiyor. Bu virüsün etkileri ve yaygınlığı hâlen tam olarak net değil. Prof. Dr. Sayan, konuya ilişkin şunları söylüyor:
"Türkiye’de çocuklarda akut alt solunum yolu hastalığı ile ilişkili human bocavirus (HBoV) tespit edilmiştir. HBoV’nin yaygınlığı, klinik özellikleri ve akut alt solunum yolu etkeni olarak işlevi henüz belirsizdir. Virüs, hastaların çoğunda pnömoni veya bronkopnömoni ile ilişkilendirilmiş; farklı klinik belirtilere de neden olabilir."
“Her iki durum bağımsız viral enfeksiyonlar olarak değerlendirilmeli”
İki virüsün aynı dönemde görülebileceğine de dikkat çeken Prof. Dr. Sayan, şöyle devam ediyor: "Evet, iki virüs aynı anda yayılabilir görünüyor. Moleküler testler sayesinde HBoV ve diğer solunum yolu patojenleri tespit edilebiliyor. Ancak iki virüsün aynı anda bulunması, hastaneye başvuruların artmasına ve hastanede yatış süresinin uzamasına yol açabilir. Yunanistan’daki grip salgını ile Türkiye’deki HBoV vakaları arasında doğrudan bir bağlantı yok; her iki durum bağımsız viral enfeksiyonlar olarak değerlendirilmelidir."
Toplum sağlığı ve önlemler konusunda da Sayan şunları belirtiyor:
"Gribin güncel durumunun bilinmesi, aşı uygulamalarının etkinliğinin takip edilmesi ve moleküler tanı testlerinin hızlı ve doğru uygulanması çok önemli. HBoV için ise çevresel risklerin hızlıca tespit edilmesi, gıda üretim ve tüketim zincirine katılmaması ve moleküler testlerle vakaların hızla tanımlanması gerekiyor. Böylece salgın karakteri belirlenebilir ve uygun tedavi uygulanabilir."
Bocavirüs konusunda çocuk sağlığı açısından önemli uyarılarda bulunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Halis Ziya Kazdal, özellikle bebekler ve küçük çocukların risk altında olduğunu belirtiyor. Dr. Kazdal’a göre, bocavirüs en sık 6 ay – 5 yaş arasındaki çocuklarda görülüyor ve kreş veya okul çağında bulaşma riski artıyor.
Kazdal, virüsün belirtilerini şu şekilde özetliyor:
- Ateş, öksürük, hırıltılı solunum
- Burun akıntısı
- Kusma ve ishal
“Bocavirüs, çoğunlukla solunum damlacıkları ve kirli eller aracılığıyla bulaşıyor. Beslenme reddi de görülebilir, bu nedenle ebeveynlerin çocuklarının genel durumunu yakından izlemesi gerekiyor” diyor.
“Uzayan ateş veya halsizlik durumunda mutlaka doktora başvurulmalı”
Tedavi konusunda ise Dr. Kazdal, özel bir antiviral ilaç bulunmadığını, destek tedavisinin öncelikli olduğunu vurguluyor: “Bol sıvı verilmesi, ateşin kontrol altında tutulması ve burun temizliğine özen gösterilmesi gerekir. Şiddetli nefes darlığı, uzayan ateş veya hâlsizlik durumunda mutlaka doktora başvurulmalı.”
Bocavirüse karşı korunmada basit hijyen önlemlerinin etkili olduğunu belirten Kazdal, el yıkama alışkanlığı, hapşırık adabı, oyuncak temizliği ve hasta çocukların evde dinlendirilmesini öneriyor.
Murat Sayan’ın moleküler test ve epidemiyolojik uyarıları ile Dr. Kazdal’ın klinik yaklaşımı birbirini tamamlıyor: Prof. Dr. Sayan virüsün yayılımını ve hastaneye başvurular üzerindeki etkilerini vurgularken, Kazdal ailelere günlük bakım ve gözlemle ilgili pratik rehberlik sunuyor. Bu ikili görüş, bocavirüsün hem yayılım hem de klinik yönetim boyutunu kapsamlı şekilde ele alıyor.
Bocavirüs konusunda bir diğer önemli görüş ise Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Nimet Karataş Torun’dan geldi. Onun değerlendirmesi, hem Prof. Dr. Murat Sayan’ın epidemiyolojik uyarıları hem de Dr. Halis Ziya Kazdal’ın klinik yaklaşımıyla paralellik gösteriyor; özellikle 0-5 yaş arası çocukların risk altında olduğuna dikkat çekiyor. Ancak Dr. Karataş Torun, bağışıklığı güçlü çocuklarda hastalığın çoğunlukla hafif veya orta şiddette seyrettiğini ve ölümcül olma olasılığının düşük olduğunu vurgulayarak, risk grubundaki çocuklara özel dikkat çağrısı yapıyor.
“Bocavirüsün bir tedavisi yok ancak…”
"Bocavirüs son zamanlarda özellikle ölümlere sebep açması nedeniyle dikkatimizi çekiyor. Özellikle 0-5 yaş arası görülüyor ve genelde üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde seyrediyor. Ateş ve burun akıntısı sık görülen belirtiler arasında. Bazen hırıltılı solunum ve nefes darlığı gibi semptomlar da ortaya çıkabiliyor. Bağışıklığı iyi olan normal çocuklarda hastalık genellikle hafif veya orta şiddette gözlemleniyor. Virüs olduğu için özel bir tedavisi yok; bol sıvı alınması ve ateşin kontrolü önem taşıyor."
"Ancak kronik hastalığı olanlar, kalp ve akciğer hastalığı bulunanlar, bağışıklık yetmezliği olanlar, 6 aydan küçük bebekler ve prematüre doğan bebekler daha çok risk altında. Özetle, bocavirüs çoğunlukla ölümcül seyretmeyen bir hastalık olsa da risk grubundaki bireyler dikkatli olmalı. Eğer çocuğunuzda düşmeyen ateş, hırıltılı solunum veya nefes alıp vermekte güçlük varsa mutlaka hekime başvurulmalıdır."
Uzmanların ortak görüşüne göre, hem Yunanistan’daki grip salgını hem de Türkiye’de artış gösteren bocavirüs vakaları, özellikle küçük çocuklar ve risk grupları açısından dikkat gerektiriyor. Prof. Dr. Murat Sayan, iki virüsün aynı dönemde görülebileceğini, ancak birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Erken tanı ve müdahalenin, hastaneye başvuruların azalması ve komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynadığını belirtiyor. Bu nedenle ailelerin bilinçli ve dikkatli olması önem taşıyor.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanları Dr. Halis Ziya Kazdal ve Uzm. Dr. Nimet Karataş Torun, özellikle 0-5 yaş arası çocukların risk altında olduğunu söylüyor. Bununla birlikte bağışıklığı güçlü çocuklarda bocavirüsün genellikle hafif veya orta şiddette seyrettiğini belirtiyorlar. Dr. Karataş Torun, “Bocavirüs çoğunlukla ölümcül seyretmez. Ancak kronik hastalığı olanlar, kalp ve akciğer rahatsızlığı bulunanlar, bağışıklık yetmezliği olanlar, 6 aydan küçük bebekler ve prematüre doğan bebekler özel dikkat göstermelidir” diyerek risk gruplarına uyarıda bulunuyor.
Özetle, grip ve bocavirüs salgınlarında en temel önlem, erken farkındalık ve doğru bakım. Ateş, öksürük, hırıltılı solunum, burun akıntısı ve halsizlik gibi belirtiler göz ardı edilmemeli; bol sıvı alımı, hijyen önlemleri ve ateş kontrolü ihmal edilmemeli. Uzmanlar, şiddetli semptomlar görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmanın, hem hastalığın seyrini hafifletmek hem de riskli grupları korumak açısından kritik olduğunu vurguluyor.

Sesler ve Ezgiler
“Sesler ve Ezgiler” adlı podcast serimizde hayatımıza eşlik eden melodiler üzerine sohbet ediyor; müziğin yapısına, türlerine, tarihine, kültürel dinamiklerine değiniyoruz. Müzikologlar, sosyologlar, müzisyenler ile her bölümü şenlendiriyor; müziğin farklı veçhelerine birlikte bakıyoruz. Melodilerin akışında notaların derinliğine iniyoruz.

Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
Osmanlı Devleti'nden Türkiye Cumhuriyetine miras kalan darbeci zihniyete odaklanarak tarihi seyir içerisinde meydana gelen darbeleri, ihanetleri ve isyanları Doç. Dr. Hasan Taner Kerimoğlu rehberliğinde değerlendiriyoruz.