21. yüzyılın ilk çeyreğinde dünya (5): Dijital çağ ve terör şekil değiştiriyor
Dünya siyaseti, 21. yüzyılın başında geri dönülmez bir eşiği geçti. Dijital mahremiyetin çözülüşünden güvenlik devletine, yapay zekâdan enerji jeopolitiğine uzanan bu 10 kritik olay, eski dünyanın çöktüğü ve yenisinin henüz kurulamadığı kaotik ara dönemin net bir panoramasını sunuyor.
Tarih, çoğu zaman düz bir çizgi üzerinde ilerlemez; aksine ani sıçramalar, beklenmedik kırılmalar ve geri dönüşü olmayan dönemeçlerle doludur. "Dünya Siyasetini Şekillendiren 100 Olay" serimizin tam ortasına, yani omurgasına tekabül eden bu 51-60 arasındaki bölüm, belki de modern zamanların en sancılı ve en belirleyici dönüşümlerini barındırıyor. Bu listede ele alacağımız on olay, 21. yüzyılın "çocukluk evresinden" çıkıp, sert ve acımasız bir "yetişkinlik dönemine" geçişinin hikayesidir.
Bu on maddelik seçkiyi incelerken, sadece tarihsel bir kronolojiyi değil, aynı zamanda insanlığın algoritmalar, güvenlik doktrinleri, enerji savaşları ve etik krizler arasında nasıl savrulduğunu göreceğiz. 2000’lerin başında Harvard’daki bir yurt odasında atılan kod satırlarının, nasıl olup da 2010’larda demokrasilerin altını oyan bir silaha dönüştüğüne; okyanusun ötesinde alınan işgal kararlarının, Ankara’daki meclis sıralarında nasıl reddedilerek bir ülkenin kaderini "müttefiklikten" "stratejik otonomiye" taşıdığına şahitlik edeceğiz. Bu liste, eski dünyanın kurallarının yıkıldığı, ancak yenisinin henüz tam olarak kurulamadığı o gri ve kaotik ara dönemin en net fotoğrafıdır.
Dijital mahremiyetin sonu ve yapay zekânın yükselişi
Listemizin bu bölümü, insanlık tarihinin en büyük sosyal deneylerinden biriyle, Facebook’un kuruluşuyla başlıyor. Bu, basit bir iletişim devrimi değildi; insanın "özel alanı" ile "kamusal alanı" arasındaki duvarın tamamen yıkılmasıydı. Mahremiyetin bir meta hâline gelmesi, bireylerin gönüllü olarak kendilerini gözetlediği bir "Panoptikon" yarattı. Ancak dijital dönüşüm sadece sosyal ağlarla sınırlı kalmadı. AlphaGo’nun zaferiyle gördük ki, insan zekâsı artık tahtını paylaşmak zorunda. Makinenin sadece hesap yapan değil, "sezgisel" düşünebilen bir varlığa dönüşmesi, 21. yüzyılın ikinci yarısının insan-makine rekabeti veya iş birliği üzerine kurulacağının en büyük kanıtı oldu. Bu iki olay, fiziksel gerçekliğimizin dijital algoritmalar tarafından nasıl yeniden kodlandığını gösteren temel taşlardır.
Güvenlik doktrinlerinin sertleşmesi ve terörün yeni yüzü
Teknoloji dünyayı küçültürken, güvenlik endişeleri sınırları daha da keskinleştirdi. Beslan’daki okul baskını, bir devletin (Rusya) güvenlik algısını nasıl travmatik bir şekilde değiştirebileceğini ve özgürlük-güvenlik dengesinin nasıl otoriterleşme lehine bozulabileceğini tüm dünyaya gösterdi. Rusya’da "dikey iktidar"ın tahkim edilmesi, sadece yerel bir idari değişiklik değil, küresel çapta yükselen "güvenlikçi devlet" anlayışının habercisiydi. Diğer taraftan, Yeni Zelanda’daki cami saldırıları, terörün coğrafya tanımadığını ve nefretin dijital ağlar üzerinden nasıl küresel bir virüs gibi yayılabildiğini kanıtladı. "Beyaz üstünlüğü" ideolojisinin, tarihin derinliklerinden çekip çıkardığı sembollerle (örneğin Osmanlı karşıtlığı) modern silahları birleştirmesi, terörün artık sadece organize örgütlerin değil, radikalize olmuş "yalnız kurtların" da sahası olduğunu gösterdi.
Türkiye’nin eksen arayışı ve stratejik otonomi
Bu listenin belki de en çarpıcı alt metni, Türkiye’nin geçirdiği jeopolitik dönüşümdür. 1 Mart Tezkeresi’nin reddi, Türk dış politikasında bir milattır. O gün Meclis’ten çıkan "Hayır" kararı, Türkiye’nin Soğuk Savaş dönemindeki "kanat ülke" rolünü reddettiğinin ve kendi çıkarlarını önceleyen otonom bir güç olma yoluna girdiğinin ilanıydı. Bu tavır, Mavi Marmara olayıyla Doğu Akdeniz’de, Karadeniz gaz keşfiyle ise enerji jeopolitiğinde vücut buldu. Türkiye, artık başkalarının senaryosunda bir figüran değil, kendi enerji kaynaklarını arayan, kendi kırmızı çizgilerini çizen ve gerekirse müttefikleriyle yüzleşmeyi göze alan bir oyun kurucuya dönüştü. Karadeniz’de bulunan gaz, sadece ekonomik bir değer değil, on yıllardır süren "enerjide dışa bağımlılık" psikolojisinin de yıkılması demekti.
Eski sembollerin vedası ve yeni normaller
Listemiz, aynı zamanda 20. yüzyıldan kalan son sembollerin ve algıların da vedasını içeriyor. Yaser Arafat’ın ölümüyle Filistin davası bir yetimlik dönemine girerken, Küba-ABD yakınlaşmasıyla Soğuk Savaş’ın Batı Yarımküre’deki son buzulları erimeye başladı. Ancak belki de en büyük güven kırılması, sanayinin kalbinde, Avrupa’da yaşandı. Volkswagen’in "Dieselgate" skandalı, "Alman Mühendisliği"ne duyulan sarsılmaz inancı yerle bir ederken, paradoksal bir şekilde dünyayı daha yeşil bir geleceğe zorladı. Bir yalanın ortaya çıkışı, elektrikli araç devriminin fitilini ateşleyen en büyük kıvılcım oldu.
Özetle; 51. maddeden 60. maddeye uzanan bu yolculuk, sadece geçmişte kalmış olayların bir dökümü değildir. Bugün kullandığımız sosyal medyadan, bindiğimiz elektrikli arabaya; izlediğimiz dış politika haberlerinden, korktuğumuz terör biçimlerine kadar bugünkü hayatımızı doğrudan şekillendiren olayların kök hücreleridir. Şimdi, dünyayı geri dönülemez bir şekilde değiştiren bu 10 kritik eşiği derinlemesine inceleme zamanı.
51. Facebook'un kurulması (2004): Sosyal mühendisliğin miladı
Harvard'da bir yurt odasında başlayan bu girişim, YouTube (#94) veya iPhone'dan (#93) farklı olarak, insan ilişkilerini ve mahremiyeti algoritmik bir metaya dönüştürdü. Sadece bir teknoloji değil, seçimlerin manipüle edildiği, toplumsal hareketlerin örgütlendiği yeni bir "kamusal alan" yarattı. Dijital kimliğin, fiziksel kimliğin önüne geçtiği dönemi başlattı.
52. 1 Mart Tezkeresi'nin reddi (2003): Türk-Amerikan ilişkilerinde kırılma
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, ABD askerlerinin Irak işgali için Türk topraklarını kullanmasına izin vermemesi, Washington'da şok etkisi yarattı. Bu olay, Türkiye'nin "çantada keklik" bir müttefik olmadığını kanıtladı ve Ankara'nın otonom dış politikasının ilk büyük işareti oldu. ABD askerlerinin başına çuval geçirme olayı (Süleymaniye) gibi misillemelerle ilişkilerde kalıcı bir güven bunalımı yarattı.
53. Beslan okul baskını (2004): Rusya'nın güvenlik travması
Çeçen militanların bir okulu basarak yüzlerce çocuğu öldürmesi, Rusya'nın 11 Eylül'üydü. Putin, bu trajediyi kullanarak federal sistemi değiştirdi, valilerin seçimle değil atamayla gelmesini sağladı ve merkezi otoriteyi (dikey iktidar) sertleştirdi. Rusya'nın "güvenlik özgürlükten önce gelir" doktrini bu olayla perçinlendi.
54. Mavi Marmara olayı (2010)
İsrail komandolarının Gazze'ye yardım götüren Türk gemisine uluslararası sularda baskın düzenleyip 10 sivili öldürmesi, Türkiye-İsrail ilişkilerini on yıl boyunca kopardı. Bu olay, sivil toplum örgütlerinin (İHH gibi) devletler arası diplomaside nasıl kriz yaratabileceğini gösterdi ve İsrail'in bölgedeki izolasyonunu derinleştirdi.
55. Yaser Arafat'ın ölümü (2004)
Filistin davasının sembol isminin şüpheli ölümü, Ortadoğu'da bir devri kapattı. Onun yokluğunda El-Fetih ve Hamas arasındaki çatışma derinleşti ve Filistin siyaseti iki başlı hâle geldi (Gazze ve Batı Şeria). Bugünkü bölünmüşlüğün ve barış sürecinin tıkanmasının temelleri o gün atıldı.
56. Volkswagen "Dieselgate" skandalı (2015)
Alman otomotiv devinin emisyon testlerinde hile yaptığının ortaya çıkması, "Alman Mühendisliği" algısını ve Avrupa sanayisine olan güveni sarstı. Bu skandal, Avrupa Birliği'nin dizel motorları terk edip elektrikli araçlara (Yeşil Mutabakat) geçiş sürecini planlanandan çok daha erkene çekti. Çevrecilik, bir tercih olmaktan çıkıp endüstriyel bir zorunluluğa dönüştü.
57. AlphaGo'nun zaferi (2016): Yapay zekânın rüştünü ispatı
Google'ın yapay zekâsının, dünyanın en iyi Go oyuncusu Lee Sedol'ü yenmesi, satrançtan (Deep Blue) çok daha karmaşık bir eşikti. Bu olay, yapay zekânın sadece hesaplama yapmadığını, "sezgisel" strateji geliştirebileceğini gösterdi. Çin, bu olayı bir "Sputnik anı" olarak görüp ulusal yapay zekâ stratejisini başlattı.
58. Yeni Zelanda cami saldırıları (2019): Terörün küreselleşmesi
Christchurch'te bir saldırganın Cuma namazı sırasında yaptığı katliamı Facebook'tan canlı yayınlaması, "Beyaz Üstünlüğü" (White Supremacy) terörünün küresel bir ağa dönüştüğünü gösterdi. Saldırganın silahının üzerine yazdığı tarihi göndermeler (Osmanlı'ya karşı savaşlar vb.), aşırı sağın tarihsel nefreti dijital çağda nasıl mobilize ettiğini kanıtladı.
59. Küba ve ABD arasındaki "yumuşama" (2014-2016)
Barack Obama'nın Havana ziyareti ve ambargoları gevşetmesi, Soğuk Savaş'ın Batı Yarımküre'deki son kalesinin düşmesi demekti. Her ne kadar Trump döneminde bu adımlar geri alınsa da diplomatik ilişkilerin kurulması, Amerikan dış politikasında "rejim değişikliği" yerine "entegrasyon" denemesinin nadir bir örneğiydi.
60. Türkiye'nin Karadeniz’de doğal gaz keşfi (2020)
Türkiye'nin kendi sondaj gemileriyle Tuna-1 kuyusunda bulduğu dev rezerv, enerji jeopolitiğinde bir dönüm noktası oldu. Yıllardır enerjide dışa bağımlı olan Türkiye'nin "enerji bağımsızlığı" söylemi somutlaştı. Bu keşif, Doğu Akdeniz'deki gerilimlerin gölgesinde, Karadeniz'in de stratejik bir enerji havzası olduğunu tescilledi.

Sesler ve Ezgiler
“Sesler ve Ezgiler” adlı podcast serimizde hayatımıza eşlik eden melodiler üzerine sohbet ediyor; müziğin yapısına, türlerine, tarihine, kültürel dinamiklerine değiniyoruz. Müzikologlar, sosyologlar, müzisyenler ile her bölümü şenlendiriyor; müziğin farklı veçhelerine birlikte bakıyoruz. Melodilerin akışında notaların derinliğine iniyoruz.

Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
Osmanlı Devleti'nden Türkiye Cumhuriyetine miras kalan darbeci zihniyete odaklanarak tarihi seyir içerisinde meydana gelen darbeleri, ihanetleri ve isyanları Doç. Dr. Hasan Taner Kerimoğlu rehberliğinde değerlendiriyoruz.








