İstanbul Publishing Fellowship: İstanbul’u küresel telif haritasına yerleştiren buluşma
Haberin Eklenme Tarihi: 30.01.2026 17:25:00 - Güncelleme Tarihi: 30.01.2026 17:28:00Yayıncılık dünyasında telif haklarının dolaşımı, artık yalnızca kitapların değil, kültürel ve entelektüel birikimin de ülkeler arasında hareketi anlamına geliyor. İstanbul Publishing Fellowship (IPF), on birinci yılında tam da bu hareketliliğin merkezinde konumlanma iddiasını güçlendirerek yoluna devam ediyor. 10–12 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenecek program öncesinde, 27 Ocak’ta gerçekleştirilen tanıtım toplantısı, İstanbul’un uluslararası yayıncılık sahnesindeki yerini ve bu yerin nasıl inşa edildiğini ortaya koyan önemli mesajlara sahne oldu.
Taş Yapı Etkinlik ve Kongre Alanı’nda gerçekleşecek organizasyonun tanıtımında yapılan konuşmalar, IPF’nin bir fuarın ötesine geçerek küresel ölçekte bir telif pazarı ve kültürel temas alanı hâline geldiğini açıkça gösterdi.
Rakamların ötesinde bir yayıncılık ekosistemi
Tanıtım toplantısında söz alan İstanbul Publishing Fellowship Proje Koordinatörü Mehmet Burhan Genç, programın on yılı aşan serüvenini somut veriler üzerinden değerlendirdi. 2016’dan bu yana on binlerce ikili telif görüşmesi gerçekleştirildiğini ve bu görüşmelerin binlerce ön anlaşmaya dönüştüğünü vurgulayan Genç, IPF’nin artık küresel yayıncılık takviminde kalıcı bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Bu yılki programa 104 ülkeden 1000’e yakın başvuru yapıldığını, titiz bir değerlendirme sürecinin ardından 73 ülkeden 335 yayıncının İstanbul’da ağırlanacağını belirten Genç, katılımcı profilinin yalnızca köklü ve prestijli yayınevleriyle sınırlı kalmadığını özellikle vurguladı. Gelişmekte olan yayıncılık pazarlarından gelen aktörlerin de programa dâhil edilmesiyle, IPF’nin erişilebilirlik ve eşitlik ilkesini merkeze alan bir yapı sunduğunu dile getirdi. Bu yaklaşım, klasik uluslararası kitap fuarlarının hiyerarşik yapısından farklı, daha yatay ve kapsayıcı bir yayıncılık ortamına işaret ediyor.
Odak ülke stratejisi ve endonezya açılımı
Basın Yayın Birliği Başkanı Halil Çelik’in konuşması, IPF’nin stratejik boyutunu daha görünür kıldı. 2021 yılında hayata geçirilen “odak ülke” uygulamasının, salt sembolik bir tercih olmadığını belirten Çelik, bu program sayesinde Türk yayıncıların farklı ülkelerin yayıncılık ekosistemlerini derinlemesine tanıma imkânı bulduğunu ifade etti.
Bu yıl odak ülke olarak belirlenen Endonezya’nın, genç nüfusu, tek resmî dili ve geniş iç pazarıyla uluslararası yayıncılık açısından dikkat çekici bir konumda bulunduğunu vurgulayan Çelik; özellikle eğitim, çocuk ve gençlik ile dinî yayıncılık alanlarında güçlü bir üretim ve okur talebi olduğunu söyledi. Endonezya’daki İslami yayıncılık geleneğinin, Türk edebiyatı, düşünce tarihi, tasavvuf ve Osmanlı çalışmaları için doğal bir karşılık alanı oluşturduğuna dikkat çekti. Bu çerçevede IPF’nin, kültürel yakınlıkları somut telif ilişkilerine dönüştüren bir zemin sunduğu mesajı öne çıktı.
“Bu toprakların hikâyeleri” ve yeni mecralar
İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün’ün konuşması ise yayıncılığın kültürel temsil boyutuna odaklandı. Türk edebiyatının uluslararası alanda tanıtılması için uzun süredir çeşitli kitap fuarlarına katıldıklarını hatırlatan Üstün, İstanbul Publishing Fellowship’in bu çabaları tamamlayan, hatta aşan bir organizasyon olduğunun altını çizdi.
Üstün’e göre IPF, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen ve yerli yayıncıları merkezine alan bir yayıncılık buluşması olarak ayrıcalıklı bir konumda duruyor. Edebiyatın, bu toprakların hikâyelerini dünyaya anlatmak için güçlü bir imkân sunduğunu belirten Üstün; dijitalleşmeyle birlikte bu hikâyelerin yalnızca kitap sayfalarında değil, ekranlarda da hayat bulduğunu ifade etti. Bu noktada Media Match bölümüne dikkat çekerek, yazılı eserlerin sinema ve dizi sektörüne uyarlanması için yayıncılar ile yapımcıları bir araya getiren yeni bir alan açıldığını anlattı. Böylece telif kavramının, kitap merkezli bir çerçevenin ötesine taşındığına işaret etti.
Yayıncılıkta vizyon, merkez ve gelecek tartışması
Toplantının en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri, İstanbul Publishing Fellowship Koordinasyon Kurulu Üyesi Melike Günyüz’den geldi. Yayıncıların yalnızca kitap üreten değil, geleceğin kavramlarını ve hikâyelerini şekillendiren aktörler olduğunu vurgulayan Günyüz, bu nedenle yayıncılığın vizyoner bir bakış açısı gerektirdiğini söyledi.
IPF’nin on yıl önce mütevazı bir girişim olarak başladığını ancak kısa sürede küresel ölçekte önemli bir telif merkezi hâline geldiğini belirten Günyüz, bu başarının arkasında Avrupa merkezli yayıncılık anlayışına alternatif bir model geliştirme çabasının yattığını ifade etti. Vize politikaları ve kültürel merkez algısı üzerinden şekillenen mevcut düzene karşı, İstanbul’un Özbekistan’dan Meksika’ya, Asya’dan Latin Amerika’ya uzanan bir yayıncı ağını buluşturabildiğini dile getirdi.
Bu yıl programa eklenen IPF VIP – Uluslararası Yayıncılık Forumu da bu vizyonun bir parçası olarak tanıtıldı. Çocuk, kurgu ve kurgu dışı alanlarda dünyanın önde gelen yayıncılarının katılımıyla gerçekleştirilecek kapalı oturumların, Türkiye’deki yayın yöneticileri için önemli bir bilgi ve deneyim paylaşım alanı oluşturması hedefleniyor.
Toplantıda söz alan Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı ise organizasyona ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, IPF’nin arkasındaki kurumsal iş birliğine dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan meslek birliklerine, medya kuruluşlarından özel sektöre uzanan geniş destek ağı, programın sürdürülebilirliğinin temel unsurlarından biri olarak öne çıktı.
İstanbul’dan dünyaya açılan bir telif kapısı
27 Ocak’ta gerçekleştirilen tanıtım toplantısı, İstanbul Publishing Fellowship’in on birinci yılında geldiği noktayı net biçimde ortaya koydu. IPF, yalnızca yayıncıların bir araya geldiği bir organizasyon değil; telif haklarının, kültürel etkileşimin ve entelektüel dolaşımın kesiştiği stratejik bir merkez olarak konumlanıyor.
73 ülkeden yüzlerce yayıncının katılımıyla gerçekleşecek buluşma, İstanbul’un yayıncılık dünyasındaki rolünü güçlendirirken, Türkçe eserlerin dünya dillerine açılmasına da yeni imkânlar sunuyor. Görünen o ki İstanbul Publishing Fellowship, her geçen yıl yalnızca büyüyen bir organizasyon değil, aynı zamanda yayıncılıkta merkezin nerede kurulabileceğine dair güçlü bir iddia olmaya devam ediyor.