Fatih Akyel: “2002, bir karakter hikâyesi”

Haberin Eklenme Tarihi: 26.03.2026 16:24:00 - Güncelleme Tarihi: 26.03.2026 16:28:00
2002 Dünya Kupası’na dönelim… O başarıyı bugün nasıl tanımlıyorsunuz?

Bugün geriye dönüp baktığımda şunu çok net söyleyebilirim: O başarı bir tesadüf değildi. Biz çok iyi oyunculardan oluşan bir takımdık ama asıl farkı yaratan şey karakterdi. Sahaya çıktığımızda sadece futbol oynamıyorduk, bir ülkeyi temsil ettiğimizin bilinciyle oynuyorduk. O takımda kimse kendini diğerinden büyük görmüyordu. Herkes görevini biliyordu ve herkes birbirine güveniyordu. Bu çok önemli bir şey. Bugün futbolda en zor bulunan şeylerden biri de bu zaten.

“Şenol Güneş bize bir kimlik verdi”
O dönemde teknik heyetin rolü neydi?

Şenol Güneş’in o takım üzerindeki etkisi çok büyüktü. Bize sadece saha içi plan vermedi, bir kimlik kazandırdı. Ne oynadığımızı biliyorduk, ama daha önemlisi neden oynadığımızı biliyorduk. Bu çok kritik. Oyuncu sahaya çıktığında sadece taktiği değil, o oyunun ruhunu da taşımalı. Bizde bu vardı. Orada yaptığımız işlerin büyüklüğünü döndüğümüzde anlamıştık. Şimdiki futbolcu arkadaşlarımızın belki bazıları dünyada bile değildi. Malesef ülkece bu heyecandan çok uzak kaldık. Şimdi bu çocuklar neyi başaracaklarını bilmeli hissetmeli. O yüzden öncelikli olarak dünya kupasına katılmayı hak etmeliyiz.

“Bugün Türkiye yeniden o kapının önünde”
Bugün Türkiye Millî Takımı yeniden Dünya Kupası için yarışıyor. Nasıl görüyorsunuz?

Bugünkü kadroya baktığımda ciddi bir potansiyel görüyorum. Yetenek anlamında belki de birçok dönemin önündeyiz. Avrupa’da oynayan, büyük takımlarda sorumluluk alan oyuncularımız var. Ama iş sadece yetenekle bitmiyor. O yeteneği doğru bir yapı içinde bir araya getirmek gerekiyor. 2002’de bizi farklı kılan buydu. Sistem, birlik ve karakter. Şu anki takımda bunlar bir araya gelirse karşımızda kimse duramaz.

“Futbol artık daha hızlı ama bazı değerler hiç değişmiyor”
2002 ile bugünü karşılaştırdığınızda en büyük fark ne?

Futbol çok değişti. Oyun daha hızlı, daha fiziksel ve daha sistematik hale geldi. Ama bazı şeyler hiç değişmiyor. Takım olabilmek, birlikte hareket edebilmek ve sahada doğru reaksiyonları verebilmek… Bunlar hâlâ en belirleyici faktörler. Eğer bunlar yoksa, ne kadar kaliteli oyunculara sahip olursanız olun bir yere kadar gidersiniz.

“Başarı için önce doğru zihniyet lazım”
Türkiye’nin yeniden o seviyeye çıkması için ne gerekiyor?

Bence en önemli şey zihniyet. Kısa vadeli başarılar değil, sürdürülebilir bir yapı kurmak gerekiyor. Altyapıdan A takıma kadar aynı oyun anlayışını, aynı gelişim modelini oturtmanız lazım. Avrupa’daki büyük kulüpler bunu yapıyor. Bizim de bunu başarmamız gerekiyor.

“O günün ruhu yakalanırsa neden olmasın?”
Son olarak… Türkiye yeniden bir Dünya Kupası hikâyesi yazabilir mi?

Neden olmasın? Futbol bu. Doğru zamanda doğru birliktelik yakalanırsa her şey mümkün. Ama şunu unutmamak lazım: 2002 bir mucize değildi. O bir emeğin, bir planın ve bir karakterin sonucuydu. Eğer bugün de aynı ruh yakalanırsa, yeni bir hikâye yazılabilir.