İyilik dijitalleşiyor: “İyilik Var” platformu
Haberin Eklenme Tarihi: 11.09.2026 17:29:00 - Güncelleme Tarihi: 11.09.2026 17:31:00Bakanlık, yıllardır dağınık hâlde yürütülen gönüllülük çalışmalarını tek bir çatı altında topluyor. İyilik yapmak isteyen ancak “Nereden başlayacağım?” sorusuna cevap bulamayan milyonlarca insan için somut bir kapı açılıyor. Hem web sitesi hem de uygulama üzerinden tek bir dijital altyapıda birleşen platform, katılım sağlanan faaliyetleri takip eden bir sistemi de içeriyor. Gönüllülük çalışmalarına yeni bir boyut kazandıracak bu projenin, toplumun ve kurumların toplumsal dayanışmaya aşinalık kazanması ve bu alandaki çalışmalara katkı sağlaması bekleniyor. Burada Türkiye açısından daha büyük bir mesele ortaya çıkıyor: Dijitalleşme sadece alışverişi, bankacılığı veya eğitimi değiştirmiyor; toplumsal dayanışmanın organizasyon biçimini de değiştiriyor.
Bakanlıkça hayata geçirilecek dijital gönüllülük platformunun lansmanının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bu platform sayesinde gönüllülere ilgi alanları ve yeteneklerine yönelik eğitimler de sağlanacak.
İyilik rakamlarla ölçülmekten ibaret mi?
İyilik ölçülmeye başladığında, iyilik olmaktan çıkıp bir puanlama sistemine dönüşmemeli. Platformdaki kademeli ödüllendirme sistemi düzenli gönüllülüğü teşvik edebilir. Ancak gönüllülüğün yalnızca kaç etkinliğe katılındığı, kaç saat harcandığı veya kaç kişiye ulaşıldığı üzerinden değerlendirilmesi, dayanışmanın ruhunu zayıflatabilir. İyiliğin dijitalleşmesi, iyiliğin metrikleşmesi anlamına gelmemeli. Türkiye'nin güçlü bir toplumsal dayanışma geleneği var. Bugün yapılması gereken, bu geleneği teknoloji uğruna dönüştürmek değil; teknolojiyi bu geleneğin hizmetine vermek. “İyilik Var”’ın gerçek başarısı da tam burada ortaya çıkacak: Ekran başındaki gönüllüyü gerçek hayattaki ihtiyaca ulaştırabildiği ölçüde. Çocuklar, yaşlılar ve kadınlar için kurulacak faaliyet ağları, sadece birer yardım projesi değil; modern dünyanın getirdiği yabancılaşmaya karşı örülen birer sığınak niteliğinde.
Çünkü dijital dünyanın en büyük paradokslarından biri şu: İnsanları birbirine hiç olmadığı kadar kolay bağlayabiliyoruz. Mesele artık bağlantı kurmak değil, o bağlantıyı gerçek bir dayanışmaya dönüştürmek. Sahada rekabet var, iyilikte hepimiz aynı takımdayız. “İyilik Var” bu cümlenin pratik karşılığı niteliğinde.
Ruhun kodları: Dijital çağda vicdanı yeniden düşünmek
Teknoloji insanı yalnızlaştırırken, onu kurtaracak olan yine teknolojinin kendisi mi olacak? Cevap sanırım aracın çelişkisinde saklı. İnternet ve algoritmalar insanı bencilce bir bireyselliğe mahkûm edebilir. Ancak aynı ağlar doğru örüldüğünde, kalbi aynı şey için attığı hâlde yolları hiç kesişmemiş binlerce insanı görünmeyen bir bağla birbirine düğümleyebilir.
İçinde yaşadığımız yüzyıl, insanı insandan koparan, her şeyi hızın ve tüketimin soğuk terazisinde tartan dijital bir labirent kurdu önümüze. Ekranların arasına sıkışmış hayatlarımızda, merhamet bile bir anlık beğenilere, kaydırıp geçilen acı hikâyelerine indirgendi. Ancak insanlığın vicdan konusunda belli kesişim noktaları olduğunu unutmamak gerekir, bunlar ortak değerler ve ahlak bilinciyle bağlantılıdır. Merhamet ve empati ise evrensel bir his ya da duygu olarak insanın en ham hâlinde dahi barınır.
Bu noktada gönüllüğün önemi aslında insanı en insani duygularını kullanarak harekete geçirmesi, bunun sonuncunda da ihtiyaç sahibi bir canlıya yardımcı olmanın tatminini ve iyi hissettirmesini yaşar. Hissedilen pozitif etkinin yanında motivasyon da bir o kadar ehemmiyetlidir. İnsanı aksiyon almaya iten şey çoğu zaman bir işe motive olması, o işle alakalı olumlu beklenti hâline girmesidir.
İyilik mesajları billboardlarda gizli
Şehir merkezlerinde sergilenen logolu billboardlardaki mesajların ve QR kodların gizemli duruşu insanlarda merak uyandırıyor. Vatandaşlara doğrudan bir çağrı yapmak yerine ilgi çeken mesajlarla dikkat çekiyor. “Sağ Ol Ziya Abi”, “Var Ol Mehmet Usta”, “Ne Güzel Yaptın Mehmet Bey” ve “İyi ki Geldin Nuriye Teyze” gibi ifadeler, kısa sürede sosyal medyanın da gündemine taşındı. Bu kodları açtığınızda ise "İyilik Var" dijital gönüllülük platformuna yönlendiriliyorsunuz. "iyilikvar.gov.tr" adresine ulaşan kullanıcıları sitede 12 Eylül tarihini işaret eden bir geri sayım sayacı karşılıyor.
Platform, bir para toplama aracı değil. Çocuk Evleri’ndeki gençlere ders desteği, yaşlılara sanat ve müzik etkinlikleri, kadınlara finansal okuryazarlık ve mesleki eğitim gibi yüzlerce faaliyet sunacak. Gönüllüler ilgi alanlarına göre seçim yapabilecek. Esnaf ve meslek sahipleri de “İyilik Kapısı” üzerinden hizmet ve ürünlerini ihtiyaç sahipleriyle eşleştirebilecek. Şehit yakınları ve gazilerle bir araya gelinerek sosyal paydaşlık etkinlikleri düzenlenmesi planlanacak. Engelli bireylerin de sosyal hayata daha aktif katılımını sağlamak amacıyla erişilebilirlik çalışmalarıyla birlikte sanat ve sosyal etkinliklerin hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Platformun çalışmaları kapsamında Kuzguncuk’taki Yeni Sanat Vakfı’nın atölyesinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kuruluşlarda koruma ve bakım altında bulunan çocuklara yönelik özel bir etkinlik bile düzenlendi. Etkinlikte çocuklar, karikatürist Hasan Kaçan’ın eşliğinde karikatür ve animasyon çizimleri üzerine bilgi edinirken, çizginin günlük hayattaki kullanım alanlarını da keşfetti. Böylelikle, öğrendiklerini kendi çizimleriyle uygulama fırsatı da buldular.
Sosyal bir hareket olarak iyiliğe çağrı
Bu platformla beraber gönüllülük, dağınık ve bireysel çabadan çıkarıp güvenli, organize ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşuyor. Toplumsal dayanışmanın dijital çağa uyarlanması, hem katılımı artırabilir hem de ihtiyaçların doğru adreslere ulaşmasını sağlar. Proje, vicdanı kodlamaya çalışan yepyeni bir eşik olarak karşımızda duruyor. Bazen bir gönüllülük başvurusu, bazen bir sosyal etkinlik, bazen de yalnızca bir insanın yanında olmak… Küçük görünen her adım, büyüyen bir iyilik zincirinin halkasına dönüşebiliyor. “İyilik Var” da tam olarak bu zinciri Türkiye’nin dört bir yanında büyütmeyi amaçlıyor. İyilik ve umut hep vardır, var olacak. Hem de her yerde.