Avrupa’da sıcaklık hastanelere taşındı

Haberin Eklenme Tarihi: 2.10.2026 16:34:00 - Güncelleme Tarihi: 2.10.2026 16:37:00

Bu oran, sıcaklığın sadece termometrede ölçülen bir meteorolojik veri olmadığını; insanın nefes alışından uykusuna, çalışmasından sağlığına kadar hayatın her alanına yayılan bir baskıya dönüştüğünü gösteriyor. Üstelik bu tablo tek bir sıcak hava dalgasından ibaret değil. Avrupa Birliği'nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi'ne göre Avrupa, 2026 yazını kayıtlardaki en sıcak üçüncü yaz olarak tamamladı. Batı Avrupa ise ölçümlerin başladığı dönemden bu yana en sıcak yazını yaşadı. Batı Avrupa'nın yaz ortalama sıcaklığı 21,69 dereceye ulaşırken, 1991-2020 ortalamasının 2,54 derece üzerine çıktı. Bu rakamlar, Avrupa'nın iklim tablosunda artık istisna olarak görülen sıcaklıkların giderek daha sık tekrarlanan bir gerçeğe dönüştüğünü gösteriyor.

İnsan bedeni için 35 veya 40 dereceyi görmek tek başına yeterli bir ölçü değil. Nem, rüzgâr, güneş ışığı ve çevresel koşullar da insan bedeninin sıcaklığı nasıl hissettiğini belirliyor. Copernicus'un kullandığı Universal Thermal Climate Index (UTCI) de bu nedenle sadece hava sıcaklığını değil, insanın maruz kaldığı termal koşulları da değerlendiriyor.

Sıcak, vücudun kendisini soğutma mekanizmasını zorlayarak sıcak bitkinliği ve sıcak çarpmasına yol açabiliyor. Aynı zamanda kalp-damar, solunum ve böbrek hastalıkları gibi mevcut sağlık sorunlarını da ağırlaştırabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü de aşırı sıcakları Avrupa için giderek büyüyen bir halk sağlığı tehdidi olarak tanımlıyor.

Kurum raporları ne diyor?

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre Avrupa, dünyanın en hızlı ısınan kıtası ve sıcaklıklar küresel ortalamanın yaklaşık iki katı hızla yükseliyor. Kurum, Avrupa'da sıcaklığa bağlı ölümlerin son 20 yılda yüzde 30 arttığını bildiriyor. 2026'dan önce de Avrupa sıcaklık rekorları kırdı. 2022 yazında Avrupa'da yaklaşık 61 bin 672 sıcaklığa bağlı ölüm tahmin edildi. 2023'te ise Avrupa genelinde yaklaşık 48 bin sıcaklığa bağlı ölüm hesaplandı. Bu rakamların her biri bir istatistik olarak okunabilir. WHO'nun Temmuz ayında yayımladığı değerlendirmeye göre 2026'nın Avrupa'daki sıcak hava dalgaları sırasında iki haftalık zirve dönemde 14 binden fazla aşırı ölüm tahmin edildi. 22-28 Haziran arasındaki tek haftada ise yaklaşık 10 bin 650 aşırı ölüm hesaplandı; bunların 9 binden fazlası 65 yaş üzerindeydi. WHO ayrıca Temmuz ayında, sadece beş ülkeden gelen ilk verilerde sıcaklığa bağlı yaklaşık 10 bin aşırı ölüm tespit edildiğini açıklamıştı. Bu nedenle sıcaklık stresinin en ağır faturası toplumun tamamına eşit dağılmıyor. Yaşlılar, çocuklar, hamileler, açık havada çalışanlar, kronik hastalığı bulunanlar ve yeterli barınma veya serinleme imkânına sahip olmayanlar daha yüksek risk altında.

Şehirler sıcaklığı daha da büyütüyor

İklim değişikliğinin yarattığı sıcaklık baskısı, şehirlerde başka bir sorunla birleşiyor: Isı adaları. Beton, asfalt, yoğun yapılaşma ve yetersiz yeşil alanlar geceleri bile sıcaklığın yeterince düşmemesine yol açabiliyor. Avrupa Ekonomik Alanı’na (EEA) göre Avrupa şehirlerinde hastanelerin ve okulların neredeyse yarısı, güçlü kentsel ısı adası etkisinin görüldüğü bölgelerde bulunuyor. Özellikle geceleri serinlemeyen evlerde yaşayan insanlar için günlerce süren sıcak hava dalgaları, bedenin dinlenme ve toparlanma imkânını da ortadan kaldırıyor. Bu noktada iklim meselesi doğrudan şehir planlaması ve sosyal adalet meselesine dönüşüyor. Klimalı bir evde yaşayanla, gün boyunca güneş gören küçük bir odada yaşayan insan aynı sıcaklığı aynı şekilde deneyimlemiyor.

Kuraklık, yangın ve sıcaklık aynı zincirin parçaları

Avrupa'nın 2026 yazı aynı zamanda kuraklık ve orman yangınlarıyla da geçti. Copernicus verilerine göre Batı ve Orta Avrupa ile Güneydoğu Avrupa'nın önemli bölümleri yaz boyunca ortalamanın altında yağış aldı. Toprak nemi ciddi biçimde azaldı ve özellikle İspanya ile Fransa'da Temmuz ayında olağanüstü yangınlar görüldü. Sırbistan, Kuzey Makedonya, Bosna-Hersek, Karadağ, Romanya ve İspanya da yangın faaliyetlerinin yoğunlaştığı bölgeler arasında yer aldı. Sıcaklık → kuraklık → düşük nehir debisi → yangın riski → hava kirliliği şeklinde birbirini besleyen bir zincir ortaya çıkıyor. Bu zincirin bir halkası diğerini ağırlaştırıyor.

Kuraklık ve aşırı sıcaklık tarımsal üretim üzerinde de baskı oluşturuyor. Toprağın nemini kaybetmesi, sulama ihtiyacını artırırken düşük nehir debileri su kullanımını daha da zorlaştırıyor. Uzun süreli kuraklık nedeniyle Avrupa nehirlerinde, kayıtların tutulmaya başlandığı 1992’den bu yana en düşük yaz debileri görüldü. Bu durum yük taşımacılığını aksatırken sulama, nükleer reaktörlerin soğutulması, hidroelektrik üretimi ve tatlı su temini üzerindeki baskıyı da arttırıyor. Copernicus, 2026 yazında Avrupa'nın geniş bölümündeki kurak koşulların doğal ekosistemler, ürünler ve meralar üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu bildirmişti.

Gezegen alarm veriyor

Bir çözüm yöntemi olarak Dünya Sağlık Örgütü, ülkelerin ısı-sağlık eylem planları hazırlamasını öneriyor. Erken uyarı sistemlerinden sağlık hizmetlerinin hazırlanmasına, serinleme merkezlerinden yaşlı ve riskli kişilerin takip edilmesine, şehirlerin gölgelendirilmesinden açık hava çalışanlarının çalışma saatlerinin düzenlenmesine kadar çok sayıda önlem gerekiyor. Üstelik WHO'nun verdiği bir başka veri dikkat çekici: 2023'te Avrupa bölgesindeki sıcaklığa bağlı ölümlerin, mevcut uyum önlemleri bulunmasaydı yaklaşık yüzde 80 daha yüksek olabileceği tahmin ediliyor. Sıcak hava artık olağanüstü bir durum gibi beklenmemeli; sağlık sistemleri, şehirler ve çalışma hayatının bu yeni iklim gerçekliğine göre hazırlanması şart. Termometrede yükselen her derece, insan hayatında aynı ölçüde küçük bir artış değil. Gezegeni ve üzerinde yaşayan tüm canlıları böylesine derinden etkileyen bir olgu, gelecekte çok daha ağır ve geri dönüşü zor sonuçlara yol açmadan önce gerekli önlemlerin alınmasını zorunlu kılıyor. İnsanların sağlığı, doğanın sürdürülebilirliği, su kaynaklarının geleceği, tarımın devamlılığı ve canlıların yaşam alanlarının korunması söz konusu. Bugün alınacak her önlem, yarının daha büyük kayıplarını önleyebilmek açısından kritik önem taşıyor. Çünkü doğanın sınırlarını zorlayan her adımın bir karşılığı olacaktır.

Kaynaklar

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/avrupanin-yarisindan-fazlasi-bu-yaz-cok-guclu-sicaklik-stresi-yasadi/4075741

https://climate.copernicus.eu/sites/default/files/custom-uploads/summer-review-2026/C3S_Summer_Review_2026.pdf

https://climate.copernicus.eu/copernicus-record-heat-stress-and-low-river-flows-marked-europes-2026-summer

https://cdn.who.int/media/docs/default-source/_sage-2026/20260723_who-rapid-risk-assessment_-heatwave_euro_v.1.pdf