29 Nisan 2026

Mobil oyunculuğun kitabını baştan yazan oyun: Pokemon GO

Pokémon GO’nun 1 milyarı aşan indirmesiyle toplanan veriler oyunla sınırlı kalmadı. Oyunculardan elde edilen 30 milyardan fazla görsel, yapay zekâ eğitiminde kullanıldı. Bu veri havuzu, küresel haritalama ve otonom robotların çevreyi algılamasında kritik rol oynuyor.

Pokemon GO; 2016 yılında Niantic tarafından geliştirilen ve The Pokemon Company tarafından yayımlanan bir GPS tabanlı artırılmış gerçeklik oyunu olarak piyasaya sürüldü. Hem Android hem de iOS cihazlarda ücretsiz bir şekilde indirilip oynanabilen Pokemon GO, beta sürümü yayımlandığı ilk andan itibaren büyük bir ilgiyle karşılanarak geniş kitlelere hitap etmiştir. Resmi çıkışından bugüne 1 milyar indirme oranını aşan oyun birçok rekora da sahiptir.

Biraz da oyunun mantığından bahsetmek gerekirse; oyuncular telefonla konumları açık bir şekilde gerçek dünyada dolaşırken sokaklarda, parklarda, bahçelerde, hatta girilmesi yasak olan bölgelerde Pokemonlarla karşılaşıyorlar. Karşılaştıkları bu Pokemonları kameraları açık bir şekilde yakalayıp kendi koleksiyonlarına ekleyebiliyorlar. Sahip oldukları bu yeni Pokemonları geliştirerek çeşitli görevlerde ya da diğer oyunculara karşı PVP savaşlarında kullanabiliyorlar. Yani bu oyun, seni hem dışarı çıkmaya teşvik ediyor hem de diğer oyuncularla etkileşim kurmanı sağlıyor.

Fakat işin aslı bu kadar masum değil. GO sadece eğlence için kullanılan bir mobil oyun olmanın da ötesinde farklı alanlardaki gelişmelere de altyapı oluşturdu. Oyunun sadece Pokemon yakalamakla kalmayıp kullanıcıların çevresini analiz eden bir araç olarak kullanıldığı Niantic tarafından doğrulandı. Kullanıcılar oyunu oynarken farkında olmadan dünyayı haritalamış ve bu haritalanan yollar, sokaklar, mekânlar Niantic’in veri tabanına eklenmiş durumda. Dışarıda Pokemon yakalarken kameranızdan elde edilen görüntülerle dijital bir harita oluşuyor ve bu veriler şu an otonom robotlar veya diğer teknolojilerin dünyayı “görmesine” yardımcı oluyor.

Pokemon eğitmenliğinden robot eğitmenliğine 1 milyardan fazla ücretsiz işçi: Oyuncular

MIT Technology Review’da yayınlanan rapora göre, Niantic'le otonom teslimat robotları geliştiren Coco Robotics arasındaki iş birliği, dijital dünyanın en büyük kitle kaynaklı veri madenciliği operasyonlarından birinin temellerini atıyor. Anlaşma sonucunda oyuncuların çektiği 30 milyar görsel 3D dünya haritası çıkartılmak için kullanıldı. Dolayısıyla oyuncular sadece oyunu oynamakla kalmayıp aynı zamanda şirket bünyesinde çalışan mühendisler gibi robotları eğitmek için de emek vermiş oldu. Çünkü gerçek dünyadaki parklar, anıtlar ve tarihî yerler gibi simgeler oyunda etkileşime geçilecek PokeStop ve GYM gibi yerlere dönüşmüştür.

GO’da oyun içi ödüller kazanmak için telefon kameralarıyla binaları, heykelleri ve sokak köşelerini değişik açılardan çeken oyuncularsa aslında ücretsiz şekilde dünyanın detaylı bir 3D haritasını çıkartmak için iş gücü sağlamış oldu. Ancak hemen acele tepki vermemek gerekiyor çünkü kullanıcılar oyunu oynamaya başlamadan önce sözleşmede bunu kısmen de olsa kabul ettiler. Kısmen de olsa diyorum; çünkü bir oyun ya da uygulama indirdiğiniz zaman önünüze çıkan o sözleşme de genellikle firmalara sizden elde edilen verileri istediği gibi kullanma, kopyalama ve devretme hakkı vermiş oluyorsunuz. Sonuç olarak oyuncular Pokemon avladığını sanırken aslında kendileri, verilerinin avlandığı birer kurban konumuna düşmüşlerdir diyebiliriz.

Ücretsiz eğlencenin bedeli: Devasa dünya haritası

Çağımızda ücretsiz sunulan her uygulama ve oyunun kullanıcılarının verilerinden farklı şekillerde yararlanarak kendine gelir sağladığını söylemek mümkün. GO'da oyuncuların eğlendiklerini ve keyifli vakit geçirdiklerini zannettikleri noktada, işin aslının pek de böyle olmadığını gözler önüne seriyor. Neticede kullanıcılardan elde edilen veriler devasa bir dünya haritası oluşturulmak için kullanılmıştır.

Nedir bu görsel konumlandırma teknolojisi? Şehir içinde dar sokaklar, kaldırımlar, merdivenler, yoldaki göçükler, çok katlı apartmanların olduğu noktada var olan GPS kişiyi çok farklı noktalara götürüyor ve hatalı çalışabiliyor. Bu noktada Niantic’in GO oyuncuları sayesinde geliştirdiği Visual Positioning System (VPS) ortaya çıkıyor. Yeni dünya düzeniyle birlikte hayatımıza giren yapay zekâ sayesinde sadece GPS’in sinyali doğrultusunda hareket etmek yerine çevreyi verilerden elde ettiği fotoğraflarla görerek doğru konumlara ulaşabiliyor.

GPS yetmedi, oyuncuların verisi devreye girdi

Niantic, yıllar içinde 30 milyardan fazla görselden oluşturduğu kapsamlı veri tabanına dayanan teknolojisini, ilk kez Coco Robotics ile birlikte sahada test etmeye başladı. Coco Robotics şirketinin CEO’su Zach Rash, yaklaşık yarım milyondan fazla teslimat gerçekleştirdiklerini ifade etmekle birlikte Chicago, Helsinki, Jersey City, Los Angeles ve Miami’de yaklaşık 1.000 otonom teslimat robotunun kullanıldığını söyledi.

İnsanlardan oldukça hızlı ve kompakt olan bu teslimat robotları her türlü hava koşullarına meydan okurken dört market poşeti, sekiz pizza taşıma kapasitesine sahipler. GPS’in yanlış konumlandırması yüzünden doğru adrese yapılamayan dağıtımların yerini insansız bu küçük teslimat robotları mı alacak? Oyuncuların oyun sırasında sağladığı veriler sayesinde neredeyse hiç hata yapmayan bu küçük teslimat robotları topladıkları konum ve çevre bilgilerini kullanarak, paketleri doğru adrese tam zamanında ulaştırmayı başarmış gibi görünüyor.

Dijital dünyanın nabzını tutan yaşayan haritalar

Dünya sürekli değişiyor ve bu değişim, Niantic’in geliştirdiği haritalara da anında yansıtılıyor. Robotlar ile yapay zekâ sistemleri için kritik bir rehber işlevi gören bu haritalar artık sadece statik birer yön gösterici değil, gerçek zamanlı olarak güncellenen canlı verilerden oluşuyor.

Başlangıçta sadece GO oyuncularının sağladığı verilerle şekillenen haritalar, artık robotlar tarafından üretilen ve işlenen yeni veri noktalarıyla da sürekli olarak gelişiyor. Her yeni hareket, her yeni çekilen fotoğraf, haritanın dijital kopyasını daha ayrıntılı ve işlevsel hâle getiriyor.

Bu sayede haritalar, sadece insanların dünyada konumlarını belirlemesine yardımcı olmakla kalmıyor. Aynı zamanda makinelerin çevreyi anlaması, hareket etmesi ve karar alması için hayati bir kaynak hâline geliyor. İnsanlar için rehberlik sağlamak, bu haritaların artık yalnızca bir yan işlevi olmuş gibi görünüyor. Robotların ve yapay zekânın gerçek dünyayla daha doğru bir şekilde etkileşime girmesine olanak tanıyor.

Niantic, oyunla gerçek Dünya hareketlerini kaydediyor

Niantic, Pokemon GO ile sadece oyun deneyimimizi değiştirmekle kalmadı, Sleep ve TCG Pocket gibi uygulamalarla artık günlük alışkanlıklarımızı ve davranışlarımızı da dijital ortamda izliyor. Pokemon Sleep, uyku süremizden horlamamıza, gece boyunca dönmemizden uyanma zamanlarımıza kadar detaylı veriler topluyor. TCG ise hangi kartları açtığımız ve paket satın alma davranışlarımızı kaydediyor. Peki bu şirket neyi amaçlıyor? Bu iki oyunda elde ettiği verileri ne için kullanacağını ise bize zaman gösterecek.

GO’da ise elde edilen veriler yalnızca teslimat robotlarını yönlendirmekle sınırlı kalacak gibi gözükmüyor. Bu veriler, yaşayan haritalar ve gerçek zamanlı veri toplama sistemleriyle birleştiğinde, Niantic’in çok daha kapsamlı bir dijital model kurmayı hedeflediğini gösteriyor. Kısacası bu süreç, robotların ve teslimat sistemlerinin ötesine geçerek kullanıcı davranışlarıyla çevresel verileri bir araya getiren, yapay zekâ ve dijital simülasyonlarla entegre büyük bir veri ekosistemi oluşturma çabası olarak görülebilir. İlerleyen zamanlarda insanlığı nelerin beklediği sorusu, akılları daha fazla kurcalamaya devam edecek gibi görünüyor.

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...