Fenerbahçe’de seçim bitti, asıl sınav başlıyor
Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım dönemi yüksek katılımlı bir seçimle yeniden başladı. Ancak sonuç, bir başkan tercihinden çok bir alternatif arayışının yansımasıydı. Şimdi gözler, camiada birlik sağlayıp sağlayamayacağına ve Aykut Kocaman’la anılan yeni yapılanmanın sahaya nasıl yansıyacağına çevrildi.
Fenerbahçe, çok tutan bir filmin devamını çeker gibi son üç yılda üçüncü seçimini yaptı. Hatta o kadar tuttu ki bu filmin dördüncüsünün de seneye çekileceği ilan edildi. Artık insanlar yazın geldiğini leyleklerden değil, Fenerbahçe seçimlerinden anlıyor.
Aziz Yıldırım, kullanılan 27.172 geçerli oyun 17.245’ini alarak başkan oldu. Hakan Safi ise 9.927 oy aldı. Seçimin şekillenmeye başladığı, Mehmet Ali Aydınlar’ın aday olmayacağını açıkladığı gün, bende şu düşünce oluştu: Bu seçim, “Kim başkan olsun?” seçiminden çok, “Kim başkan olmasın?” seçimiydi. Çünkü iki aday da üyelerin birinci tercihi değildi. Elbette Aziz Yıldırım’ın kemik bir destekçi kitlesi vardı ancak 2018 dâhil olmak üzere son iki seçimi kaybetmişti. 2018 yılıyla kıyaslandığında bu seçimde oy kullanan üye sayısı ve Aziz Yıldırım’a oy veren üye sayısı ciddi oranda arttı. Toplamda yaklaşık 60 bin üyesi olan Fenerbahçe’de, bu seçimde oy kullanma hakkına sahip kırk dört bin üye vardı ve Aziz Bey üyelerin 17 bininin oyunu aldı. Bu büyük bir zafer ama görünen o ki icraatlarla ikna edilmesi gereken daha çok üye var.
Hakan Safi ise Ali Koç yönetiminde görev yapmış bir yöneticiydi. O yönetim de son seçimi kaybetmişti. Ayrıca kendisi camia tarafından çok iyi tanınan ve güçlü bir tabanı olan bir aday değildi. Genel kanı, Mehmet Ali Aydınlar’ın 3 Temmuz süreciyle ilgili açıklamalar yapması gerektiği yönündeydi. Ancak buna rağmen, Mehmet Ali Bey’in aday olması hâlinde kurumsal yapısı ve profili sayesinde seçimi kazanabileceği görüşü de çok yaygındı. Barış Göktürk, adaylığını açıkladığında Aziz Yıldırım’ın aday olması hâlinde onun lehine çekileceğini de duyurmuştu. Aziz Yıldırım adaylığını açıklayınca Barış Göktürk de yarıştan çekildi ve Aziz Yıldırım’ın listesine girdi. Hakan Safi ise yoluna tek başına devam etti.
Vaatlerin yarışı, güvenin zaferi
Aziz Yıldırım, kampanyası boyunca aday olma nedeninin camiaya olan borcunu ödemek olduğunu söyledi. Fenerbahçe’nin ihtiyacının futbolcu ya da teknik direktör değil, özüne ve genlerine dönmek olduğunu vurguladı. Ayrıca seçim sonrasına kadar teknik direktör ve transfer konusunda açıklama yapmayacağını belirtti. Hakan Safi ise en başından itibaren kendi servetini Fenerbahçe için kullanacağını ve kulübe dünya yıldızları getireceğini vadetti. Kampanyasının temelini, sahip olduğu ekonomik güç ve saha dışında etkili isimlerle olan ilişkileri oluşturdu. Bu bağlantıları kullanarak saha dışındaki sorunları çözeceğini ifade etti.
Seçim öncesinde Mason Greenwood, Merih Demiral, Hakan Çalhanoğlu ve Luis Suarez ile anlaştığını açıkladı. Teknik direktörünün de daha önce Türkiye’de çalışmış yabancı bir isim olacağını söyledi. Bu konuda en güçlü tahmin Francesco Farioli’ydi. Aziz Yıldırım ise Fenerbahçe’nin mevcut ekonomik şartlarında bu transferlerin gerçekleştirilemeyeceğini, kulübün ceza alabileceğini savundu. Elindeki kadronun iyi olduğunu ve birkaç takviyeyle şampiyonluğa ulaşabileceğini söyledi. Oğuz Çetin’in futbol yapılanmasının başına geçeceğini açıkladı. Eski futbolculardan faydalanacağını ve mevcut yapıyı yeniden kurumsallaştıracağını belirtti. Oğuz Çetin’in görev alacak olması nedeniyle teknik direktörün Aykut Kocaman olacağı neredeyse kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak yaygın görüşe göre Aziz Yıldırım, camiadaki Aykut Kocaman tepkisi nedeniyle bu tercihi açıklamadı.
Seçim konuşmalarında da iki aday kampanya boyunca anlattıkları tezleri tekrarladı. Hakan Safi, saha içinde ve dışında ne kadar güçlü olduğunu ve çözemeyeceği sorun olmadığını anlattı. Aziz Yıldırım ise Fenerbahçe’ye olan borcunu ödemeye geldiğini ve en büyük hedefinin camiadaki birlik ve beraberliği yeniden sağlamak olduğunu ifade etti. Hakan Safi’nin konuşması duygusal anlamda salona çok geçmese de Aziz Yıldırım, duygusal bir konuşmayla üyelere kendini daha etkili şekilde anlattı. Elbette bu konuşmayı tribünde dinleyenler ile televizyondan izleyenler arasında bu algı farklıydı ancak sonuç ilk tezi doğruluyor.
Seçimin yapıldığı cumartesi ve pazar günleri, stadyumda Aziz Yıldırım destekçileri çok daha görünürdü. Tribünlerde en çok onların sloganları duyuldu. Sosyal medyada ise Hakan Safi destekçilerinin sesi daha fazla çıkıyordu. Seçim günü Aziz Yıldırım’ın yaklaşık 10 bin oy alacağı, bu nedenle katılımın 20 binin üzerine çıkmasının Hakan Safi’nin lehine olacağı konuşuluyordu. Hatta yüksek katılım, Aziz Yıldırım cephesinde de soru işaretleri yaratmıştı. Ancak sonuçlar beklentilerin çok dışında gerçekleşti. Belki de sekiz yıl sonra Aziz Yıldırım’ı bu kadar yüksek oy vererek seçmek üyelerin Fenerbahçe'nin o dönemine geri dönme özlemiydi.
Bu sonuç, üyelerin Hakan Safi’nin vaatlerini gerçekleştirebileceğine yeterince inanmadığını gösterdi. İnsanlar, Fenerbahçe UEFA yaptırımlarıyla uğraşırken kontrolsüz harcamaların kulübü daha zor bir duruma sürükleyebileceğini düşündü. Öte yandan son gece Ali Koç ile çekilen fotoğraf ve Ali Koç’un oy kullanırken yaptığı katılım çağrısı, Hakan Safi’ye destek olarak yorumlandı. Ancak Ali Koç'un bu desteği ya ters etki yarattı ya da beklenen karşılığı bulmadı. Aziz Yıldırım ise stadın büyütülmesi dışında büyük mali vaatlerde bulunmadı. Buna rağmen üyeler tarafından daha güvenli bir liman olarak görüldü.
Başta söylediğim gibi bu seçim, “Kim başkan olmasın?” seçimiydi ve Aziz Yıldırım bu seçimi kazandı. Eğer kulübü doğru yönetir ve futbol takımını şampiyon yaparsa, seneye yapılacak olağan seçimde bu oylar hanesine bu kez pozitif şekilde yazılacaktır. Futbol takımı şampiyon olursa Aziz Yıldırım’ın en az bir dönem daha başkanlık yapacağını düşünüyorum.
Bundan sonra ne olur?
Oğuz Çetin futbol yapılanmasının başına geçer. Aykut Kocaman teknik direktör olur. Yardımcı kadroda Volkan Demirel, Selçuk Şahin, Dirk Kuyt ve Pierre Webo gibi isimler yer alır. Hasan Çetinkaya da transfer süreçlerinde aktif rol oynar.
Aykut Kocaman bir lig şampiyonluğu, iki Türkiye Kupası kazanmış ve döneminde Fenerbahçe Avrupa Ligi’nde yarı final oynamış olsa da camianın önemli bir bölümü tarafından hâlâ istenmiyor. Alex’in ayrılışı, sportif direktörken teknik direktör olmayacağını söylemesine rağmen Daum’un yerine geçmesi, Daum döneminde istenen transferlerin yapılmaması ancak kendi döneminde yapılması ve oynattığı futbolun savunma ağırlıklı olması bu tepkinin başlıca sebepleri. Bu nedenler Demokles’in kılıcı gibi sürekli üzerinde duracaktır. İşler iyi giderse destek artar ama her kötü sonuçta bu kesimin sesi daha da yükselecektir.
Aziz Yıldırım ve ekibi öncelikle 2018 seçiminden önce ilişkilerinin bozulduğu tribünlerle yeniden barışmayı hedeflemelidir. İç sahada rakipler ve hakem üzerinde baskı kuran eski atmosferi geri getirmelidir. Federasyon nezdinde de Fenerbahçe’nin hakkını koruyacağını net hamlelerle göstermeye çalışacaktır.
Takımın 22 Temmuz’daki Şampiyonlar Ligi ön elemesine tam kadro çıkması en önemli hedeflerden biridir. Yıllardır birlik görüntüsü vermeyen ve içerden bilgi sızdırıldığı yönünde eleştiriler alan Samandıra’nın eski günlerine dönmesi de önemli hedefler arasında yer almaktadır. Stadın büyütülmesiyle ilgili proje ve onay süreçleri de devam edecektir.
Bana göre Aziz Yıldırım’ın en doğru tespiti, Fenerbahçe’nin en büyük ihtiyacının birlik ve beraberlik olduğudur. Fenerbahçe’nin ihtiyacı teknik direktör, futbolcu veya yönetici değişiminden çok, özüne dönmektir. Camianın bir kısmının, Fenerbahçe sevgisini belirli kişiler üzerinden tanımlamaktan vazgeçmesi gerekmektedir. Çünkü Fenerbahçe’nin en büyük sorunu büyüklüğüdür. Bu büyüklüğü yönetmek neredeyse imkânsızdır ve Aziz Yıldırım bunu başarmak zorundadır. Hakan Safi ise bu seçimi kaybetmiş olsa da artık doğal başkan adaylarından biri hâline gelmiştir. Çok kısa sürede ciddi bir popülarite yakalamıştır. Bu süreçlerin sonunda bir gün başkan olacağına inanıyorum.
2027 seçimleri bir formalite mi olacak, yoksa çok adaylı ve çekişmeli bir yarış mı yaşanacak? Bunun cevabını bu sezon verecek. Bu sezonun sonunda ya Aziz Yıldırım ve Aykut Kocaman efsanesi yeniden yazılacak ya da bu ikili bir daha gündeme gelmeyecek.

Spor Sohbetleri
"Spor Sohbetleri" ile spor dünyasının nabzını tutmaya hazır mısınız? Her bölümde farklı bir konuyu ele alarak, sporun tarihini, kültürünü ve güncel olaylarını mercek altına alıyoruz. Taktik teknikten ziyade sporun toplumsal etkilerini masaya yatıyoruz. Eğer siz de sporun sadece spor olmadığına inananlardansanız "Spor Sohbetleri" tam size göre.

Sesler ve Ezgiler
“Sesler ve Ezgiler” adlı podcast serimizde hayatımıza eşlik eden melodiler üzerine sohbet ediyor; müziğin yapısına, türlerine, tarihine, kültürel dinamiklerine değiniyoruz. Müzikologlar, sosyologlar, müzisyenler ile her bölümü şenlendiriyor; müziğin farklı veçhelerine birlikte bakıyoruz. Melodilerin akışında notaların derinliğine iniyoruz.


