“Terörsüz Türkiye” için tarihî düzenlemeyi dünya nasıl gördü?
Haberin Eklenme Tarihi: 11.08.2026 12:32:00 - Güncelleme Tarihi: 11.08.2026 12:36:00Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”, Türkiye’nin yarım asra yaklaşan terör ve Kürt meselesi denkleminde yeni bir dönüm noktasına işaret ediyor. PKK’nın silahsızlandırılması ve örgütsel fesih süreçlerinin hukuki altyapısını oluşturan bu “çerçeve yasa”, küresel basında da geniş yankı uyandırdı. Avrupa’dan Amerika’ya, Asya-Pasifik’ten Afrika ve Orta Doğu’ya uzanan yayın organları, bu gelişmeyi bölgesel güvenlik, hukuki kurumsallaşma ve jeopolitik güç dengeleri açısından farklı merceklerle analiz ettiler.
Avrupa merkezli ajanslar ve yayın organları (BBC, Euronews, Deutsche Welle, Reuters), sürecin yürütülme biçimine ve hukuki altyapısına odaklandılar. Avrupa medyasındaki hâkim görüş, bu yasal çerçevenin 2013-2015 yılları arasındaki “Çözüm Süreci”nden yöntemsel olarak radikal biçimde ayrıldığı yönünde. Özellikle Batı Avrupa analizlerinde, geçmişteki sürecin kayıt dışı diplomasi ve istihbari temaslar üzerinden yürütülen “kırılgan bir idari hamle” olduğu; yeni kanunun ise TBMM gibi anayasal ve parlamenter bir zeminde, geniş bir konsensüsle kabul edildiği vurgulanıyor. Reuters ve Euronews gibi mecralar, silahsızlanma, yargısal erteleme ve toplumsal entegrasyon süreçlerinin Millî Güvenlik Kurulu (MGK) ve parlamenter denetim mekanizmalarına bağlanmasını “sürecin devletleşmesi ve kurumsallaşması” olarak yorumluyorlar.
Bununla birlikte Fransız ve Alman basını, yasanın bir “genel af” içermediğine, şiddet eylemlerine karışmamış alt kademe mensupları kapsayan şartlı adli erteleme sunduğuna dikkat çekerek, bunun Türkiye'deki kamuoyu tepkisini dengelemek adına atılmış stratejik bir hukuki adım olduğunu savunuyor. Kuzey Amerika merkezli medya (Associated Press, Washington Post, Eurasia Review) ve Washington eksenli düşünce kuruluşları, gelişmeyi ağırlıklı olarak iç siyasal ittifaklar ve jeopolitik yansımaları üzerinden okuyorlar. Amerikan basınındaki değerlendirmelerde öne çıkan en çarpıcı unsur, 467 kabul oyu gibi yüksek bir parlamenter çoğunluğun sağlanmış olması. AK Parti ve MHP’den oluşan Cumhur İttifakı ile DEM Parti, CHP ve diğer muhalefet gruplarının aynı yasa metninde buluşması, ABD’li analistlerce “Türk siyasi tarihinde nadir görülen bir uzlaşı” olarak nitelendiriliyor.
Washington eksenli analizler, Ankara'nın Orta Doğu'daki kırılgan dengeler, Suriye'nin kuzeyindeki belirsizlikler ve bölgesel vesayet savaşları ortamında “iç cepheyi sağlamlaştırma” stratejisini izlediğini belirtiyorlar. ABD basını, bu kanunun Türkiye’nin sınır ötesindeki askerî yükünü hafifletebileceğini ve özellikle Suriye’deki ABD-YPG ilişkileri dâhil olmak üzere bölgesel diplomasi kartlarını yeniden dağıtacağını öngörüyor.
Asya ve Orta Doğu basınında: "Terörsüz Türkiye"
Asya merkezli uluslararası yayın organları (China Daily, Xinhua, Nikkei Asia), gelişmeyi daha çok küresel lojistik, sınır güvenliği ve bölgesel istikrar açısından ele alıyorlar. Çin ve Doğu Asya medyasında çıkan analizlerde, Türkiye'nin iç çatışma dinamiklerini yasal bir çerçeveyle sonlandırma çabası, “Kuşak ve Yol” benzeri uluslararası ticaret hatlarının ve Kalkınma Yolu Projesi’nin güvenliği açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Irak ve Türkiye sınır hattının terör unsurlarından arındırılması, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret koridorlarının kesintisiz işlemesi adına stratejik bir gereklilik olarak vurgulanıyor. Pekin merkezli değerlendirmeler, Türkiye’nin bu adımla Batı merkezli müdahalelere gerek duymadan “yerli ve bölgesel bir çözümü” hayata geçirmesini Asya’nın çok kutuplu dünyadaki güvenlik vizyonuyla uyumlu buluyor.
Orta Doğu ve Afrika merkezli mecralar (Al Jazeera, Kurdistan24, The African Report) yasayı bölgesel mikro dengeler ve etnik entegrasyon boyutuyla inceliyorlar. Orta Doğu basını, yasalaşan metnin Irak Bölgesel Kürt Yönetimi (IKBY) ve Kandil-Sincar hattındaki askerî ve siyasi yansımalarına odaklanıyorlar. Bölge medyasındaki analizlerde, Türkiye’nin kendi parlamenter sisteminde Kürt siyasi hareketiyle yasal bir zeminde buluşmasının, Orta Doğu’daki diğer sınırlar ötesindeki yapılanmalar üzerinde de doğrudan dönüştürücü bir etki yaratacağı ifade ediliyor. Afrika basınında yer alan bazı köşe yazılarında ise Türkiye'nin onlarca yıldır süren karmakarışık bir güvenlik sorununu genel af sığınağına kaçmadan, şartlı entegrasyon ve parlamenter denetim modeliyle çözmeye çalışması, iç çatışmalarla mücadele eden gelişmekte olan ülkeler için "özgün bir entegrasyon modeli" olarak tartışılıyor.
Ankara'nın bu yasal adımı, küresel basında çoğunlukla “riskleri barındıran ancak son derece somut ve kapsayıcı bir milat” şeklinde tanımlanıyor. Uluslararası gözlemciler; uygulamanın başarısını sahadaki silahsızlanmanın doğrulama süreçlerine, MGK ve yetkili organların şeffaflığına ve Türkiye'nin bölgesel diplomaside bu hamleyi nasıl bir kaldıraç olarak kullanacağına bağlıyor.