Bir kış masalı: Moskova ve yeni yıl
Haberin Eklenme Tarihi: 31.12.2025 12:07:00 - Güncelleme Tarihi: 31.12.2025 12:10:00Moskova kışı, sadece takvim yaprağında yer alan mevsimsel bir geçişten ibaret değildir; o, şehrin devasa ve görkemli bir sahneye dönüştüğü, ruhunun yeniden tanımlandığı büyülü bir fenomendir. Zorlu hava koşulları ve uzun süren ayaza rağmen başkent; bembeyaz bir örtü üzerine işlenmiş, göz kamaştırıcı mimari aydınlatmalarla süslü bir harikalar diyarına dönüşür. Moskova uzun ve soğuk kış gecelerinde karanlığın doğmadığı ışıl ışıl sokaklarla bezenir. Her köşe başında gözleri kamaştıran ışık süslemeleri, buzdan yapılmış heykeller ile masalların içinde kaybolmuş hissini yaşarsınız. Kışın gelmesi ile yaşanan bu büyüleyici dönüşüm beraberinde bazı gelenekleri de getirir.
Rusya’da 1 Ocak, resmî ve kültürel açıdan en büyük kutlama günüdür ve bu coşku, geleneksel olarak 7 Ocak'ta kutlanan Ortodoks Noel'den (Rozdestvo) önceki kültürel zirveyi temsil eder. Şehir, Noel ruhunu ve yeni yıl heyecanını birleştiren devasa bir şenlik programına ev sahipliği yapar. Örneğin, "Noel'e Yolculuk" adlı geleneksel festival etkinliği, yeni yıl coşkusuyla başlar ve Ortodoks Noel dönemini de kapsayarak 8 Ocak'a kadar sürer.
“Novy God” geleneği, farklı dönemlerde değişerek günümüze ulaşmıştır. Orta Çağ’da yeni yıl Eylül’de kutlanırken, Çar Büyük Petro 1699’da Gregoryen takvimine geçiş yaparak yeni yılı 1 Ocak olarak değiştirdi. Petro, bu reformla birlikte sokakların ve evlerin çam, kozalaklı ağaç dallarıyla süslenmesini emretti. Zamanla Rusya’ya Batı’dan gelen Noel Ağacı geleneği de yayıldı. 19. yüzyılda İkinci Nikolay’ın eşi Prusyalı Alexandra Feodorovna, sarayda ilk defa bir çam ağacı kurarak saray çocuklarına ve yoksul çocuklara hediyeler dağıtılmasını sağladı. Böylece 1800’lerde büyük ailelerin evlerinde dekore edilmiş yılbaşı ağaçları boy göstermeye başladı.
1917 Devrimi’nden sonra Sovyet iktidarı Noel bayramını yasakladı ve 1929’da tüm dinî bayramlar kaldırıldı. Sovyet liderliği, Noel’i “burjuva geleneği” olarak nitelendirip kaldırırken, 1935 yılında Stalin halka moral vermek için resmî bir kış kutlaması başlattı. Stalin’ın emriyle devlet, süslenmiş bir ağaç ile Ded Moroz’u (Büyükbaba Kar) yeni yıl hediyelerini dağıtan figür olarak geri getirdi. Böylece Noel ağacı “yılbaşı ağacı” oldu, tepesine komünist ideolojinin simgesi olan kırmızı yıldız kondu ve Ded Moroz, kızı Sneguroçka’yla birlikte yeni yıl hediyelerini dağıtan kahramana dönüştü. Moskova metrosundaki Kristal Saray’da düzenlenen “Novy God” başlıklı program, Stalin devrinde kutlamanın sembolü oldu. Ded Moroz’un elinde güneş yerine atom olduğunu gösteren karikatürler çizildi, zaman zaman telefon aramalarında “yılbaşı telgrafları” maske takmış ajan gibi gösterildi. Yani Stalin, halkın moralini yüksek tutmak amacıyla dinî bayramlara atfedilen ritüelleri devrim ideolojisiyle yeniden paketledi.
Günümüzde Moskova’da yılbaşı hazırlıkları Kasım ayında başlar. Kasım sonu, Aralık başı itibarıyla meydanlar rengarenk ışıklarla süslenir, cadde ve parklar dev yılbaşı ağacı ve ışık şovlarıyla donatılır. Şehirdeki ünlü “Yılbaşına Yolculuk” festivali, 15 Aralık – 12 Ocak arasında Moskova’nın en büyük yılbaşı etkinliği olur. Kızıl Meydan’da kurulan GUM Panayırı (Noel pazarı), Kremlin’in ve Aziz Basil Katedrali’nin gölgesinde masal gibi bir ortam sunar; rengârenk ahşap stantlarda el işi süsler, tahta hediyelikler ve ısınmak için içecekler satılır. Yine Tverskaya ve Puşkin meydanlarında çocuklar için atlı karınca, kukla tiyatroları, Ded Moroz ve Sneguroçka şenliği düzenlenir. Şehirdeki diğer önemli merkezler örneğin Gorki Park ve VDNH yılbaşı ağaçları, buz pateni pistleri ve ışık festivalleriyle şenlenir.
Modern dönem: Kış şöleni
Noel (7 Ocak) ve Epifani (Ortodoks yeni yılı) arasındaki yaklaşık 12 günlük dönem, tarihsel olarak Svyatki (Kutsal Günler) olarak bilinir. Bu dönem, geleneksel olarak eski Slav halk şenliklerinin ve kehanetlerinin yapıldığı kutsal zamanlardı. Modern Moskova’nın "Yılbaşına Yolculuk" festivalinin 8 Ocak’a kadar devam etmesi, bu geleneksel Svyatki dönemini modern bir kış festivali formatında yeniden yorumlayarak, kültürel etkinliklerin ve festivallerin ekonomik ve sosyal etkisini artırmaktadır. Kutlama, 31 Aralık’ta Novy God ile zirveye ulaşır. Ardından, Rus Ortodoks Kilisesi’nin hala Julian takvimini kullanması nedeniyle Rozdestvo 7 Ocak’ta kutlanır. Bu takvimsel ayrılık, Moskova’ya aslında kültürel ve ekonomik açıdan faydalı, uzun bir kutlama dönemi sağlar. Bu düzenleme, tatil neşesinin tek bir güne sıkışmasını önlerken hem seküler hem de dinî hassasiyetleri tatmin etme imkânı sunar.
Moskova’nın kış geleneklerini koruma ve yaşatma biçimi, devasa bir lojistik ve kültürel yönetim başarısıdır. Şehir, kış festivali geleneklerini sürdürmek için muazzam finansal yatırımlar yapar; aydınlatmalar, buz pistleri, pazarlar ve canlı gösteriler şeklinde kendini gösterir. Kızıl Meydan’daki buz pistinin açılışının ve "Noel'e Yolculuk" gibi kurumsallaşmış festival programlarının varlığı, Moskova’nın kendisini uluslararası bir "Noel ve yeni yıl kutlamaları" şehri arasına sokmada ki başarısını pekiştirir. Bu durum, geleneklerin sadece korunmadığını, aynı zamanda küresel rekabet için titizlikle modernize edildiğini ve kurumsallaştırıldığını gösterir.
Olivier salatası
Hepimizin Rus salatası olarak tanıdığı, sıradan bir Rus ailesinin yılbaşı sofrasının yıldızı Olivier Salatası, Olivier Salatası, basit bir patates ve sebze salatası gibi görünse de Rusya'nın ekonomik ve siyasi tarihinin yenilebilir bir özetini sunar. Bu salatanın kökeni, 1860’larda Moskova’daki Hermitage Restoranı^nın sahibi, Fransız/Belçikalı şef Lucien Olivier’e dayanır. Orijinal tarif, M. Olivier tarafından sıkı bir sır olarak saklanmıştır ve başlangıçta keklik, kerevit, dil, havyar, kapari ve zeytin gibi son derece lüks ve pahalı malzemeler içerirken; bunlar özel bir Provence sosuyla (yağ, sirke, hardal ve baharatlar) hazırlanıyordu. Orijinal tarif, şefle birlikte mezara gitmiş, iki varyasyonu hayatta kalmıştır: bir aşçı yardımcısının tahmini ve sadık bir müşterinin hafızasıyla yeniden yaratılan versiyonlar.
Olivier, ulusal bir sembol statüsüne ulaşmasını, Sovyet dönemindeki kısıtlamalar ve kıtlıklar sırasında geçirdiği değişime borçludur. Sovyet döneminde, pahalı av etleri ve deniz ürünleri yerine tavuk, jambon veya daha yaygın olarak pişmiş sosis kullanılmıştır. Kısıtlamalar ve standartlaşma arttıkça, tarif daha da sadeleşmiş sonunda, haşlanmış sebzeler (patates, havuç), turşu, bezelye ve ev yapımı sos yerine marketten alınmış hazır mayonezle yapılan ucuz, ev yapımı versiyon ulusal bir sembol haline geldi. Bu adaptasyon, yemeği sadece lezzetli bir garnitürden çok, Rus halkının geçmişe bağlılık ve hayatta kalma yeteneğinin bir göstergesi haline getirmiştir. Özellikle salatanın mayonez ile yoğun bir şekilde hazırlanması, Sovyet döneminde modernleşme, standardizasyon ve bir tür 'kıtlık lüksü' sembolü haline gelerek kültürel bir ağırlık kazanmıştır.
Yeni yıl dileği ve ritüelleri
Akşam saatlerinde aileler sofra hazırlıkları yaparken, televizyonlar geleneksel olarak Sovyetler Birliği klasiği olan 1976 yapımı Kaderin Cilvesi (The Irony of Fate) filmini yayınlar. Milyonlarca Rus'un her yıl izlediği bu screwball komedi, kahramanın Sanduny Hamamları'nda arkadaşlarıyla sarhoş olduktan sonra yanlışlıkla St. Petersburg'a uçmasını konu alır. Bu film, yeni yıl arifesi atmosferinin kültürel ve komik bir imzasıdır.
Gece yarısından hemen önce, Rus yeni yıl kutlamalarının en tuhaf ve önemli ritüellerinden biri gerçekleşir: dilek dileme. Dileğin gerçekleşmesi için, Kremlin'deki Spasskaya Kulesi'nin çanları çalmaya başlamadan önce dileğin bir kâğıda yazılması, yakılması, küllerinin bir kadeh şampanyaya karıştırılması ve şampanyanın tamamen içilmesi gerekir. Bu, zamanla yarışılan, kişisel ve mistik bir gelenektir.
Yeni yılın resmî başlangıcı, Moskova’daki Kremlin’de yer alan Spasskaya Kulesi’nin çanlarının çalmasıyla işaretlenir. Bu an, Rusya'daki her kutlamanın ulusal ve duygusal zirve noktasıdır. Gece yarısından hemen önce, tüm ulus televizyon başına toplanır ve Başkan'ın konuşmasını dinler. Başkan, bu ulusal adreste geçmiş yıla dair düşüncelerini paylaşır ve Yeni Yıl dileklerini sunar. Konuşmanın bitiminde, Spasskaya Kulesi'nin saati çalmaya başlar, hava havai fişeklerle aydınlanır ve yeni yıl resmen başlar.