Tayvan açıklarında yeni gri bölge hamlesi
Haberin Eklenme Tarihi: 31.07.2026 14:24:00 - Güncelleme Tarihi: 31.07.2026 14:27:00Zhoushan Takımadaları'nın sakin koylarında demirleyen mavi gövdeli balıkçı tekneleri, geleneksel olarak Doğu Çin Denizi'nin zengin av sahalarında levrek ve yengeç peşinde koşan ticari bir filonun unsurları olarak biliniyor. Bununla birlikte, Aralık 2025 tarihinde Tayvan'ın kuzey açıklarında gerçekleşen ve sonraki birkaç ay içinde dört kez daha tekrarlanan olağandışı manevralar, bu sivil görüntünün arkasındaki derin stratejik dönüşümü gözler önüne seriyor.[1]
Zhoushan ve Çin'in doğu kıyılarından denize açılan bini aşkın teknenin, Tayvan'ın kuzeyinde son derece koordineli bir "L" şeklinde dizilim oluşturarak bu formasyonu 12 saati aşkın süre koruması, alışılagelmiş balıkçılık faaliyetlerinin fersah fersah ötesinde bir askerî-sivil organizasyon kabiliyetine işaret ediyor. Çin devlet medyasının bu hareketliliği rutin ticari faaliyetler olarak nitelendirmesine karşın, söz konusu disipiliner oluşumların sivil deniz trafiğini rotasını değiştirmeye zorlayacak raddeye ulaşması, bölgedeki güvenlik mimarisini kökünden sarsan yeni bir "gri bölge" operasyonunun icra edildiğini gösteriyor.[2]
Pekin yönetiminin küresel deniz gücü projeksiyonunda sergilediği en özgün yapısal niteliklerden biri, devlet bünyesinde üç ayrı deniz gücünü eş zamanlı ve senkronize biçimde istihdam edebilme kapasitesidir. Halk Kurtuluş Ordusu Donanması (PLAN) ve Çin Sahil Güvenliği (CCG) düzenli askerî ve kolluk kuvvetlerini oluştururken; 1950'li yıllardan bu yana kademeli olarak geliştirilen "Deniz Milis Gücü" (PAFMM) bu üçlü sacayağının en muğlak, ancak bir o kadar da etkili kanadını teşkil eder. Sıradan balıkçı gemileri ile yüksek manevra kabiliyetine ve agresif çarpışma senaryolarına uygun olarak özel inşa edilmiş çelik gövdeli teknelerin melez bir bileşiminden oluşan bu paramilitar güç, Çin'in egemenlik iddialarını uluslararası hukukun gri alanlarından faydalanarak dayatma stratejisinin temel aracı hâline geldi. Güney Çin Denizi'ndeki tartışmalı resif ve adacıklarda filizlenen bu yapı, ticarilik maskesi altında askerî hedeflere hizmet eden asimetrik bir güç unsuru olarak tanımlanıyor.[3]
Zhoushan'dan Tayvan'a uzanan yeni doktrin
Tarihsel süreç incelendiğinde, Çin Deniz Milisleri'nin ana operasyon sahasının Güney Çin Denizi'ndeki Paracel ve Spratly adalıkları etrafında yoğunlaştığı görülür. Zengin petrol, doğal gaz ve balıkçılık kaynaklarına sahip bu sularda yürütülen agresif ablukalar; devasa gemi kümelenmeleri ve yabancı unsurları rahatsız etme yöntemleri, milis gücünün operasyonel doktrinini şekillendirir. Buna karşın Doğu Çin Denizi, coğrafi olarak Güney Çin Denizi'nin dörtte biri büyüklüğünde olması ve bölgesel ihtilafların ağırlıklı olarak Senkaku/Diaoyu Adaları etrafında Sahil Güvenlik vasıtasıyla yürütülmesi nedeniyle uzun süre milis faaliyetlerinin ikincil planda kaldığı bir saha oldu. Ayrıca tarihsel olarak bu bölgedeki milisler, tayfun sonrası arama-kurtarma gibi daha sivil görevlere odaklandı. Ancak Zhoushan merkezli filoların Tayvan’ın kuzeyinde sergilediği son kitlesel oluşumlar, Doğu Çin Denizi'nin de artık Güney Çin Denizi'nde test edilen kitlesel milis doktrinine dâhil edildiğini ve taktiksel bir eksen kaymasının yaşandığını açıkça kanıtlıyor.[4]
Doğu Çin Denizi'nde gözlemlenen son gövde gösterilerinin en dikkat çekici boyutu, operasyonların ölçeği ve katılan teknelerin niteliğindeki radikal değişimdir. Geleneksel olarak avcılık yapan sıradan balıkçıların resmî milis unsurlarıyla kitlesel düzeyde entegre edilmesiyle oluşturulan bu yeni formasyonlar, Güney Çin Denizi'nde dahi emsali görülmemiş bir yoğunluğa ulaştı. Denizin stratejik darboğazlarında oluşan bu devasa "tekneler barajı", uluslararası kargo gemilerinin seyrüsefer güvenliğini tehdit ederek rotalarını değiştirmelerine neden oldu. Sivil deniz ticaretini aksatan bu tür senaryolar, Pekin'in olası bir Tayvan krizinde uluslararası deniz hatlarını konvansiyonel silahlı güce başvurmadan, ticari filolar aracılığıyla felç edebilme yeteneğini canlı bir tatbikat sahasında test ettiğini ortaya koyuyor.[5]
Uluslararası ilişkiler ve güvenlik literatüründe "gri bölge operasyonları", açık bir savaş ilanına varmayan ancak barış durumunun sınırlarını da ihlal eden zorlayıcı diplomatik ve askerî eylemler bütünü olarak kavramsallaştırılıyor. Çin'in deniz milisleri, tam da bu teorik çerçeveye oturan "inkâr edilebilirlik" mekanizmasının dünyadaki en gelişmiş örneğidir. Olası bir sıcak çatışma veya yabancı devlet gemileriyle yaşanan şiddetli gerilim durumunda Pekin yönetiminin, bu eylemlerin devlet talimatıyla değil, "vatansever duygularla hareket eden bağımsız balıkçılar" tarafından gerçekleştirildiğini iddia edebilme esnekliği bulunur. Bu durum, rakip devletlerin orantılı yanıt verme kapasitesini felç ediyor, askerî bir tırmanma riskini minimize ederken Çin'in fiilî sahadaki alan hâkimiyetini genişletmesine olanak tanıyor.[6]
Deniz milislerinin modernizasyonu
Deniz milislerinin inkar edilebilir yapısına rağmen, Çin’in kendi iç askerî yayınlarında bu güce biçilen değer gizlenmiyor. Nitekim 2014 yılında Çin'in resmi bir savunma dergisinde yayımlanan kapsamlı bir analizde, deniz milis gücü "geniş coğrafi dağılımı, gizli/muğlak kimliği ve yerel deniz koşullarına olan derin hâkimiyeti" nedeniyle ülkenin ulusal savunma mimarisinde "yeri doldurulamaz" bir unsur olarak övülür. Devlet medyasının dış dünyaya karşı varlığını inkâr ettiği ya da sıradan sivil yapılar olarak sunduğu bu birlikler, gerçekte devletin stratejik hedefleri doğrultusunda sevk ve idare edilen, askerî hiyerarşiyle doğrudan veya dolaylı bağlara sahip stratejik bir gölge ordu işlevi görüyor.[7]
Bununla birlikte, deniz milis gücünün operasyonel mükemmelliğe ulaşmasının önünde ciddi yapısal ve demografik engeller bulunur. On yıllar boyunca derme çatma teçhizat, zayıf askerî disiplin ve düşük eğitim seviyesiyle anılan bu kitle, günümüzde de belirgin bir yaşlanma sorunu ile karşı karşıyadır. 2024 yılında gerçekleştirilen saha araştırmaları, Çinli balıkçıların yalnızca %5'inin 30 yaşın altında olduğunu, genç nüfusun zorlu deniz koşulları nedeniyle sektöre ilgi duymadığını gösteriyor. Yaşlanan nüfusun en yeni uydu haberleşme teknolojilerine ve askerî taktiklere uyum sağlamasındaki güçlüklerin yanı sıra, sağlanan devlet tazminatlarının yetersizliği de motivasyon sorunlarına yol açıyor. Nanyang Teknoloji Üniversitesi uzmanlarından Collin Koh'un da belirttiği üzere, bu yapının sürdürülebilirliği büyük ölçüde maddi çıkarlardan ziyade ideolojik koşullandırma ve "vatanseverlik görevi" söylemine dayanıyor; harcamaların finansmanı konusunda yerel yönetimler ile askerî makamlar arasında zaman zaman bütçe çatışmaları yaşanıyor.[8]
Devlet Başkanı Xi Jinping’in 2012 yılında iktidara gelmesiyle birlikte, Çin’in deniz milisi doktrini radikal bir modernizasyon sürecine girdi. "Yeni tarz" deniz milis gücü oluşturma hedefi doğrultusunda, eyalet yönetimleri, belediyeler ve BİT (Devlet İktisadi Teşebbüsleri) aracılığıyla milyarlarca yuanlık devasa bir finansal kaynak bu alana aktarıldı. İhtilaflı deniz alanlarında "nöbet tutan" ya da bekleme yapan teknelere günlük 24.000 yuanı (yaklaşık 3.500 dolar) aşan cömert devlet sübvansiyonları ödenmeye başlandı. Bu sayede balıkçılar hiç avlanmadan dahi yüksek karlar elde eder hâle getirildi. Özellikle Güney Çin Denizi'nde en ileri seviyeye ulaşan bu modernizasyon neticesinde, yüksek tazyikli su topları, gelişmiş radar sistemleri ve çelik takviyeli gövdelerle donatılmış tam zamanlı milis gemileri inşa edildi, bu gemiler yabancı unsurları taciz eden komuta kademelerine dönüştürüldü.
Milis faaliyetlerinin gizlilik esasına dayanması takibini zorlaştırsa da, gelişmiş uydu teknolojileri ve açık kaynak istihbaratı bu gri tablonun somut verilerini ortaya koyuyor. CSIS bünyesindeki Asya Denizcilik Şeffaflık Girişimi (AMTI), balıkçılık teçhizatı kullanmaksızın sabit duran veya stratejik hatlarda birbirine bağlanarak yüzer bariyerler oluşturan tekneleri yapay zekâ ve uydu görüntüleriyle analiz ediyor. AMTI verilerine göre, 2023 yılında Güney Çin Denizi’ndeki tartışmalı sularda her gün ortalama 241 Çin milis gemisinin aktif olarak konuşlandığı tespit edildi. Bu rakam, izleme çalışmalarının başladığı 2021 yılından bu yana kaydedilen en yüksek seviye olup, Pekin'in deniz alanlarındaki fiilî işgal ve denetim stratejisinin sistematik olarak ivme kazandığını kanıtlıyor.
Kriz anının gizli gücü
Doğu Çin Denizi’nde altı aydan kısa bir süre içinde gerçekleşen beş farklı kitlesel formasyon, milis gücünün teknik ve siyasi sevk-idare kapasitesindeki muazzam artışı simgeliyor. Coğrafi veri analizi şirketi IngeniSPACE verilerine dayanan incelemeler, yüzlerce sivil geminin tek bir merkezden verilen komutla saatlerce karmaşık geometrik dizilimleri koruyabildiğini gösteriyor. CSIS uzmanlarından Gregory Poling’in de vurguladığı üzere, sivil balıkçıların normal şartlarda en iyi av sahalarını gizli tutma eğilimine karşın, Çin devletinin sivil filo üzerinde kurduğu bu mutlak otorite ve koordinasyon kabiliyeti, dünyada başka hiçbir ülkenin sahip olamadığı bir siyasi kontrol gücünü temsil ediyor.
Bu devasa milis gücünün Doğu Çin Denizi'ndeki varlığı, özellikle Tayvan Boğazı’nda patlak verebilecek olası bir askerî kriz bağlamında kritik bir jeostratejik tehdit oluşturuyor. Olası bir çatışma senaryosunda deniz milisleri; İstihbarat, Gözetleme ve Keşif (ISR) faaliyetlerinde, lojistik destekte ve kritik deniz altı iletişim kablolarının kesilmesi gibi sabotaj eylemlerinde kilit rol oynayabilir. Çin’in Tayvan’a yönelik olası bir amfibi işgal operasyonunda, binlerce balıkçı teknesinden oluşan kitlesel "sürü" aktikleri, Tayvan ve müttefiklerinin erken uyarı sistemlerini ve füze savunma ağlarını doyuma ulaştırarak hedef tespitini imkansız kılabilir. Ayrıca adayı tam bir deniz ablukasına almak ya da belirli ticari malları engelleyecek bir "karantina" rejimini zorla kabul ettirmek istendiğinde, milis filoları ana ticari limanların giriş-çıkışlarını kapatacak en etkili ve ucuz maliyetli araç işlevi görecektir.
Sorunun sosyolojik ve psikolojik boyutuna bakıldığında ise Zhoushan denizcilerinin tarihsel mirası dikkat çekicidir. 1950 yılında Milliyetçi Parti (Kuomintang) güçlerinin Tayvan'a çekilmeden önce kaybettiği son kale olan Zhoushan, binlerce yerel erkeğin zorla askere alınarak adaya götürüldüğü travmatik bir geçmişe sahiptir. Yaşlı kaptanlar arasında olası bir savaşın ticari felaket getireceği yönündeki çekinceler sürse de genç kuşak balıkçılar ve milis liderleri arasındaki ideolojik bağlılık oldukça yüksektir. Yerel bir balıkçının "Biz Çinliler, zamanı geldiğinde birleşecek dağılmış kum taneleri gibiyiz; hepimiz milis oluruz" şeklindeki ifadesi, Pekin yönetiminin toplumsal milliyetçiliği askerî bir enstrümana dönüştürmedeki başarısını ve kriz anlarında sivil-asker entegrasyonunun toplumsal tabandaki karşılığını gözler önüne seriyor.
Sonuç olarak, Doğu Çin Denizi'nde Zhoushan filoları vasıtasıyla sergilenen yeni manevralar, sivil denizcilik ile askerî güç arasındaki sınırların tamamen ortadan kalktığı yeni bir deniz güvenliği paradigmasını simgeliyor. Çin'in uluslararası hukukun boşluklarından ve sivil statünün getirdiği dokunulmazlık zırhından yararlanarak yürüttüğü bu gri bölge stratejisi, başta Tayvan olmak üzere Doğu ve Güney Çin Denizi'ne kıyıdaş tüm ülkeler için caydırıcılık hesaplarını baştan aşağı değiştiriyor. Geleneksel donanma savaşlarının ötesinde, binlerce "vatansever balıkçı" teknelerinden oluşan bu paramiliter mimari, önümüzdeki dönemde Hint-Pasifik bölgesindeki güç dengesini şekillendiren en temel ve en öngörülemez dinamiklerden biri olmaya devam edecektir.
Notlar
[1] "Territorial Disputes in the South China Sea", CFR, https://www.cfr.org/global-conflict-tracker/conflict/territorial-disputes-south-china-sea, (Erişim Tarihi: 30.07.2026).
[2] Aynı yer.
[3] Dutton, Peter A.; Kardon, Isaac B.; and Kennedy, Conor M., "China Maritime Report No. 6: Djibouti: China's First Overseas Strategic Strongpoint" (2020). CMSI China Maritime Reports. 6. https://digital-commons.usnwc.edu/cmsi-maritime-reports/6
[4] "Pulling Back the Curtain on China’s Maritime Militia", CSIS, https://www.csis.org/analysis/pulling-back-curtain-chinas-maritime-militia, (Erişim Tarihi: 30.07.2026).
[5] "Countering China's Maritime Insurgency in the South Pacific", The Maritime Executive, https://maritime-executive.com/editorials/countering-china-s-maritime-insurgency-in-the-south-pacific, (Erişim Tarihi: 30.07.2026).
[6] "What’s Next for U.S.-China Military Relations?", Lawfare, https://www.lawfaremedia.org/article/whats-next-us-china-military-relations, (Erişim Tarihi: 30.07.2026).
[7] "2020 Annual Report to Congress", U.S.-CHINA ECONOMIC AND SECURITY REVIEW COMMISSION, https://www.uscc.gov/annual-report/2020-annual-report-congress,
[8] "Missile test showcases sensitive Chinese submarine capabilities key to nuclear deterrent", Reuters, https://www.reuters.com/business/aerospace-defense/missile-test-showcases-sensitive-chinese-submarine-capabilities-key-nuclear-2026-07-10/, (Erişim Tarihi: 30.07.2026).