Valdas Dambrauskas: Old Trafford’da tamamlanan bir hikâye
Haberin Eklenme Tarihi: 8.09.2026 16:33:00 - Güncelleme Tarihi: 8.09.2026 16:37:00Bu hafta Perşembe günü, Azerbaycan temsilcisi Sabah'ın teknik direktörü Valdas Dambrauskas, Şampiyonlar Ligi maçı için Old Trafford'daki oyuncu tünelinden geçip sahaya çıkacak. 49 yaşındaki Litvanyalı çalıştırıcı için bu an, yaklaşık yirmi yıl önce Manchester United Futbol Okulları'nda başlayan bir antrenörlük yolculuğunun bir tamamlanma döngüsü anlamına geliyor. Ama bu hikâyenin başlangıcı sahadan çok uzakta, 2002 yılında bir televizyon stüdyosunda yatıyor.
Bir yarışma programından doğan kariyer planı
Dambrauskas o yıl Litvanya'nın "Kim Milyoner Olmak İster?" versiyonuna katıldı ve 4.000 litas (bugünkü değeriyle yaklaşık 725 sterlin) kazanarak ayrıldı. O dönem için mütevazı görünen bu meblağ, aslında sıradan bir Litvanya vatandaşının altı aylık kazancına eşitti.
12 yaşında profesyonel futbolcu olamayacağını farkına varan Dambrauskas, futbolu ona yakın tutacak şeyin antrenörlük olduğunu çok erken yaşta anlamıştı. "Kim Milyoner Olmak İster?" yarışmasından kazandığı parayı antrenörlük belgeleri almak ve bir gün Litvanya'ya dönüp futbolla bağını antrenörlük üzerinden sürdürmek için bir sıçrama tahtası olarak kullanmayı planladı. Ağustos 2002'de, henüz 25 yaşındayken ve İngilizcesi oldukça sınırlıyken, öğrenci vizesiyle Londra'nın yolunu tuttu.
Sekiz yıl, Dambrauskas için öğrenmenin ve hayatta kalma mücadelesinin iç içe geçtiği bir dönem oldu. 2004'te Londra Metropolitan Üniversitesi'nde spor bilimi ve antrenörlük eğitimine başladı. Aynı dönemde Finsbury Park'ta dezavantajlı çocuklara yönelik bir projede gönüllü antrenörlük yaptı, ardından genç takımlardan yarı profesyonel bir yapıya sahip hayır kurumu London Tigers'da göreve başladı.
Beş yıl içinde, tamamen gönüllü girdiği bu yolda, Spartan South Midlands Ligi'nde, FA Cup'ta ve FA Vase'de mücadele eden bir A takımını çalıştıracak seviyeye ulaştı. Bu süreçte Londra Futbol Federasyonu aracılığıyla UEFA antrenörlük lisansı alan ilk Litvanyalı unvanını da kazandı. Ulaşabildiği her kursa, konferansa ve toplantıya katılarak tecrübesini adım adım inşa etti.
BBC’ye verdiği bir röportajda "Mümkün olan her kursa, her konferansa, Londra Futbol Antrenörleri Birliği toplantılarına katıldım. Bilgi edinmek, biraz daha tecrübe kazanmak, biraz daha diploma almak, biraz daha kurs almak için gidebildiğim her yere gittim. Bu benim için çok önemliydi ve şansımı denedim" demişti. Bahçıvanlıktan gazete dağıtımına, bar temizliğinden perakende satışa kadar pek çok işte çalıştığını belirten Valdas Dambrauskas; kimi dönemlerde aynı anda iki, üç, hatta dört iş birden çalıştığını da dile getiriyor. Çünkü hayal ettiği şeyleri başarması için aynı zamanda geçimini sağlaması gerektiğini de biliyordu.
Manchester United'da açılan kapı ve Litvanya’ya dönüş
Profesyonel anlamda ilk büyük fırsatı 2004'te geldi. Manchester United Futbol Okulları'nda eğitmenlik görevi. Dambrauskas bu deneyimi kariyerinin en değerli dönüm noktalarından biri olarak görüyor ve kendisine bu şansı tanıyan vakıf yöneticisi John Shiels'e duyduğu minnettarlığı sıkça dile getiriyor. Beş yıl boyunca İngiltere ve Avrupa genelinde yatılı kurslarda eğitmenlik yaptı.
Fulham'daki kısa döneminin ardından Brentford'a geçti. Burada akademi direktörü Ose Aibangee'nin kendisini sınırlarını zorlamaya teşvik eden en etkili isimlerden biri olduğunu belirtiyordu. 2010 sonunda, aynı anda Brentford, London Tigers ve bir spor geliştirme yöneticiliği olmak üzere üç iş birden yürütürken, tam zamanlı bir antrenörlük teklifi hayatının akışını değiştirdi. Litvanya şampiyonu Ekranas onu A takım ve yedek takımın yardımcı antrenörlüğüne getirdi. Bu, İngiltere'den ayrılıp Litvanya'ya dönmesi anlamına geliyordu.
Ekranas'taki dört yılın ardından ülkenin en büyük kulübü Zalgiris Vilnius'un başına geçti ve kariyeri burada gerçek anlamda ivme kazandı. Üç sezonda iki lig şampiyonluğu, üç Litvanya Kupası ve iki Süper Kupa kazandı. 2016'da ise üçünü birden aynı sezonda kazanarak büyük bir başarının altına imzasını attı.
Avrupa'yı baştan başa dolaşan bir kariyer
Zalgiris'in ardından dokuz yıl içinde yedi farklı ülkede sekiz kulüple çalıştı. Letonya'da RFS ile kupa kazandı, Hırvatistan'da Gorica'yı çalıştırdı. Bulgaristan'da Ludogorets Razgrad'la lig şampiyonluğu ve Süper Kupa'nın yanı sıra Avrupa Ligi'ne katılma hakkı elde etti. Hırvatistan'a Hajduk Split ile döndüğünde kulübün 10 yıl aradan sonra ilk kupasını kazanmasına önayak oldu ve bu dönemi kariyerinin en tatmin edici deneyimlerinden biri olarak görüyor. Ardından Yunanistan'da OFI Crete, Kıbrıs'ta Konferans Ligi'ne yükselen Omonia ve Macaristan'da Diosgyori'de görev aldı. 2025 yazında ise kariyerinin onuncu kulübü olan Sabah'ın teknik direktörlük koltuğuna oturdu.
İlk sezonunda kulübü hem lig hem kupa şampiyonluğuna taşıyarak Sabah'a tarihinin ilk şampiyonluğunu yaşattı. Bu başarıyla birlikte, beş farklı ülkede kazandığı toplam kupa sayısı 13'e ulaştı. Kulüp başkanı Magsud Adigozalov'un geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada da vurguladığı gibi, Dambrauskas'ın kattığı en önemli şey yalnızca taktik bilgi değil, takımın en zor anlarda bile kaybetmediği bir mücadele azmi oldu.
Sabah'ın tarihî yürüyüşü
Asıl büyük sınav ise Şampiyonlar Ligi elemelerinde geldi. Sabah, Galler'den TNS, Finlandiya'dan KuPS, Danimarka'dan Aarhus ve İsrail'den Hapoel Beer-Sheva'yı eleyerek ilk turdan itibaren tüm aşamaları geçen tek kulüp oldu. Final turu nefes kesen bir final oldu: Elenmenin eşiğindeyken uzatmaların dördüncü dakikasında bulunan bir golle maç uzatmaya gitti ve Sabah 5-2'lik (toplamda 6-4) bir galibiyetle turnuvaya adını yazdırdı.
Bakü'nün 48 kilometre kuzeyinde, yalnızca 19.000 nüfuslu Masazir kasabasını temsil eden ve 2017'de kurulan Sabah, daha önce hiçbir Avrupa turnuvasında art arda iki turdan fazla ilerleyememişti. Şimdiyse grup aşamasında evinde Borussia Dortmund, Barcelona ve Napoli'yi ağırlayacak, deplasmanda Villarreal ve Manchester United ile karşılaşacak.
Dambrauskas için bu turnuva, kariyerinin filizlendiği ülkeye duygusal bir dönüş niteliği taşıyor. Manchester United ile Arsenal rekabetinin zirvede olduğu, Alex Ferguson ile Arsene Wenger'in İngiliz futboluna damgasını vurduğu yıllarda Londra'da yaşamış olan Dambrauskas, şimdi aynı sahalara teknik direktör sıfatıyla dönmenin kendisi için gerçeküstü bir his olduğunu belirtiyor.
Yirmi yıl önce bir iş görüşmesi sırasında Old Trafford'daki sahaya bakıp kendini bir gün orada, teknik direktörler için ayrılan alanda hayal eden genç adam, bu Perşembe o hayali gerçeğe dönüştürmüş olacak.