Don’t Look Up: Kıbrıs’ta gözden kaçırdığımız tehlike

Haberin Eklenme Tarihi: 7.09.2026 10:33:00 - Güncelleme Tarihi: 7.09.2026 10:37:00

Filmi biliyorsunuz. Bilim adamlarının dünyaya çarpacak gök taşına dair uyarılarına aldırış etmeyen ve idraki popüler kültür öğeleriyle işlevsiz hâle gelmiş kamuoyunun umursamazlığını hicveden bir film. Şükür ki bölgesel gerginlikler konusunda Türk kamuoyunda ciddi bir bilinç var ve tüm gelişmeler, özellikle İsrail’deki agresif Türkiye karşıtlığına dayanan savaş tehlikeleri kamuoyunun kahir ekseriyeti tarafından dikkatle takip ediliyor, hatta olası savaş senaryoları üzerine şifahi muharebe oyunları dahi oynanıyor. Dolayısıyla İsrail’in bu saldırgan tutumuyla ilgili Türk kamuoyuna bir “Look up” uyarısı yapacak değilim. Ancak sanırım kamuoyu o kadar odaklanmış durumda ki, bilhassa Kıbrıs üzerinden yürütülecek olası bir İsrail-Yunan-Rum saldırısının varyasyonlarıyla ilgili alınacak tedbirlere dair kanaat geliştirme konusunda horizontal bir bakışa sahip olma gerekliliğini ıskalıyor olabiliriz. Bu yüzden, ayrıca tarihe kişisel bir not düşmek amacıyla, “Don’t look up” deme gerekliliği duyarak bu yazıyı kaleme alıyorum.

Genel bir realist bir perspektifle bakıldığında, İsrail’in Türkiye’ye saldırmasını gerektirecek esaslı bir gerekçe yok. Ancak İsrail hükûmetinin politikası sapkın bir psikoz görüntüsü veriyor; Türkiye’nin ani bir saldırı ile karşılaşma ihtimali bu sebeple yabana atılacak gibi değil. Şüphesiz İsrail, Türkiye’nin bir NATO üyesi olduğunun farkında. Bu sebeple olası saldırının mevcut Türk topraklarına değil, Türk egemenliğinin diğer NATO üyeleri tarafından gayrihukuki olarak kabul edildiği bölgelere yönelmesi beklenmeli. Bu da bizi doğal olarak Kıbrıs’a yönlendiriyor.

Kıbrıs’ta asıl cephe: Diplomasi

“Kıbrıs’ta neden varız?” sorusuna dair geçmişe dönük bir şeyler söylemenin şu aşamada bir anlamı yok. Güncel uluslararası dengelerden de bahsetmeyeceğim. Buradaki esas mesele, Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığına yönelik ani bir Yunan-İsrail-Rum saldırısı karşısında nasıl bir diplomatik mukavemet göstereceği. Bunu, Türkiye’nin askerî kapasitesinin dışında tartışıyorum, zira bu “iki buçuk ülkenin” saldırısına Türkiye’nin karşı koyup koyamayacağı sorusu uzmanlık alanım dâhilinde değil. Böylesi bir muhtemel senaryoda dış ilişkiler çerçevesinde tartışılacak ilk hususlardan biri NATO’nun Türkiye’nin yanında yer alıp almayacağı olacak. Ancak NATO ülkeleri Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığını gayrihukuki buluyor ve bu sebeple NATO’nun meşhur maddesinin çalıştırılması şu aşamada mümkün görünmüyor. Fakat Türkiye’nin adadaki varlığı gayrihukuki kabul edilsin ya da edilmesin, en nihayetinde adadaki bu varlık ontolojik olarak bir NATO ülkesine ait ve bu varlığın NATO ülkesinin tanınmış toprakları dışında bulunup bulunmaması, geçmişteki örnekler dolayısıyla makul bir bahane yaratma zemini oluşturmayabilir. Bosna’da, Afganistan’da ve Libya’da NATO operasyonları yürütüldü. Yani zikrettiğim olası saldırı karşısında NATO üyelerine kulaklarının üzerlerine yatma şansı tanımamak gerekiyor. Ancak bunu sağlamak, Türkiye’deki karar alıcıların bu konuya ne kadar eğilip eğilmeyecekleriyle yakından ilgili. Türkiye, horizontal bir perspektif geliştirilerek Kıbrıs’taki Türk varlığına yönelik olası bir iki buçuk ülke saldırısı karşısında NATO üyelerinin nasıl tepki vereceğine dair güçlü bir démarche’ta bulunmalı. Geçmişteki Kıbrıs krizlerinde NATO’nun güneydoğu kanadının çökme riski Türk-Yunan savaşının önündeki önemli engellerden biriydi.

Bu yüzden “Don’t look up” diyorum ve meseleyi sadece iki buçuk ülke ile Türkiye arasındaki bir askerî kapasite meselesine indirgemeyerek horizontal bir yaklaşımın benimsenmesini tavsiye ediyorum. Doğrudan olası bir çatışmayı tartışmak yerine, çatışmayı engelleyici enstrümanları kullanmak ve suyu diplomatik olarak iyice bulandırmak Türkiye’nin lehine olacaktır. İki buçuk ülke saldırısına karşı askerî kapasitemizin ne ölçüde mukavemet gösterebileceği sorusuna yukarıda yanıt vermemiş olsam da düşünmek istemediğimiz senaryoların da olasılıklar evreninde var olduğunu takdir etmek gerekiyor.