13 May 2024

Uzayda beslenme sistemleri

Astronotlar yıllardır uzayda keşif hâlinde uzun yolculuklara çıkıyorlar. Astronotların beslenme biçimleri nasıl düzenleniyor, nelere dikkat ediliyor? Bu sorulara gelin birlikte cevap arayalım.

İnsanlar uzun yıllardır uzayı keşfetmek için çeşitli girişimlerde bulunmuş, yolculuklar düzenlemiş, bu insanlı görevlerin büyük bir kısmında da başarılı olmuşlardır. Bu görevlerin yerine getirilebilmesinde en önemli faktörlerden biri astronotların beslenmesidir. Çünkü beslenme; insanların yaşamını sürdürebilmeleri, büyümeleri ve gelişebilmeleri için gerekli olan besinleri tüketmesi ve vücudunda kullanmasıdır ve uzay keşifleri de dâhil olmak üzere tüm insan keşiflerinde önemli bir rol oynar. Uzayda beslenme ise bireye, ortama ve beslenme ilkelerine uygun olarak tasarlanmış, üretilmiş ve paketlenmiş gıdaların tüketilmesidir. Görevin başarıya ulaşması için ilk uzay görevinden itibaren her görevde daha fazla önem kazanmıştır.

Dünya dışında yenilen ilk yemek

Uzayda tüketilen ilk gıda, Merkür görevi sırasında ABD’li astronot John Glenn tarafından yenilen, alüminyumdan yapılmış bir tüp içinde paketlenmiş elma püresidir. Bununla birlikte astronotların menüsünde bulunan dondurularak kurutulmuş tozlar ve lokma büyüklüğündeki küp gıdalar lezzetsiz ve kullanılabilirlikten uzak bulunmuş, bir sonraki uçuş görevi olan Gemini projesinde yemeklerde değişikliğe gidilmiştir. Özellikle toz gıdaların ufalanmasının ve ortama dağılmasının önlenmesi amacıyla jelatin veya yağ ile kaplanmış, aynı zamanda soğuk suyla nemlendirilerek tüketilmiştir. Apollo programında ise daha önceki görevlerdeki tecrübeler göz önünde bulundurulmuş, astronotlar tarafından büyük ölçüde tercih edilen, lezzetli, çeşitli ve kaliteli gıdalar beslenme sisteminde kullanılmıştır. Uzay yiyeceklerinin kalitesi ve çeşitliliğindeki büyük gelişme Skylab göreviyle gerçekleşmiştir. Skylab uzay aracının iç alanın diğer görevlerde kullanılan araçlara göre daha geniş olması, mürettebatın masa etrafında yemek yemesini kolaylaştırmıştır. Konserve kutuları ve diğer kapları tutmak için yedi girintili açıklığa ve üçünde yiyeceği ısıtmak için ısıtıcılara sahip olacak şekilde dizayn edilmiş yemek tepsileri kullanılmıştır. Menülerinde ise dondurulmuş, kurutulup ısıyla stabilize edilmiş yaklaşık yetmiş çeşit yiyecek yer almaktadır.

Uzay, dünyadan çok daha farklı çevresel koşullara sahiptir. Özellikle uzaydaki mikro yer çekimi, ortamı insan vücudunu önemli ölçüde etkilemekte; bu durum da bir uzay görevi sırasında daha büyük zorluklar oluşturmaktadır. Bu zorlukların ortadan kaldırılabilmesi veya azaltılabilmesi uygun ve yeterli bir gıda sistemi ile mümkün olabilmektedir. Gıda sistemi bütün parametreler dikkate alınarak planlanmalıdır.

Uzayda beslenme neden önemli?

Beslenmenin en önemli amaçlarından biri, vücudun ihtiyacı olan enerjiyi sağlamaktır. Uzayda pozitif enerji alımını sağlamak ve sürdürmek önemlidir. Çünkü dünyada ihtiyaçtan daha az miktarda enerji alımı vücutta bulunan depo yağlar tarafından dengelenebilirken uzayda bu denge sağlanamamaktadır. Negatif enerji alımı da vücudun enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı duyarlılığının artmasına, vücut ağırlığının değişmesine, azalan fiziksel performansa ve yorgunluğun artmasına neden olmaktadır.

Uzay görevleri sırasında astronotların uzaydaki olumsuz çevre koşullarının vücutları üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek için de yeterli yiyecek tüketmeleri gerekmektedir. Çünkü astronotlar sürekli mikro yer çekimi ve kozmik radyasyonun etkisi altındadır. Yeterli yiyecek tüketimi, ayrıca temel besinleri sağlayarak bağışıklık, endokrin ve kas-iskelet sistemleri gibi vücut sistemlerinin bakımı üzerinde de önemli roller oynar. Yeterli beslenilmediği takdirde uzay görevleri sırasında besin eksikliği nedeniyle çeşitli rahatsızlıklarla karşılaşabilmeleri kuvvetle muhtemeldir. Örneğin mikro yer çekimi, uzayda bulunulan süre boyunca iskeletten kalsiyum salınmasına, dolayısıyla da idrarla kalsiyum atılımının ve böbrek taşı oluşumu riskinin artmasına neden olabilmektedir. Bunu engellemek için fiziksel egzersizin yanı sıra D vitamini bakımından zengin, yeterli ve dengeli bir beslenme önerilmektedir. D vitamininin asıl kaynağı güneş ışığı olmakla beraber astronotların zararlı radyasyondan korunmak için kullandığı koruyucular, bu vitaminin güneşten alınmasına engel olmaktadır. Bununla birlikte uzayda geçirilen ilk günlerde kırmızı kan hücresi kütlesinde meydana gelen kayıp, kanda demir miktarının artarak vücut hasarına yol açacağından diyet demir alımının kısıtlanması önerilmektedir.

Ayrıca aşırı demir, çinko tüketimine karşı bir engel görevi görerek karaciğer hasarına, artrite ve kalp problemlerine yol açabilmektedir. Benzer şekilde alımı kısıtlanması gereken bir başka mineral sodyumdur. Yüksek sodyum alımı gece görüşünde sorunlara neden olmakta ve kalsiyum salınımını artırarak böbrek taşı oluşumu riskini artırmaktadır. Uzay yolculuğunda karşılaşılan en önemli klinik sorunlardan biri de astronotların görme yeteneklerinde tespit edilen değişikliklerdir. A ve B12 vitamini ile güçlendirilmiş gıdalar başta olmak üzere fonksiyonel gıdaların diyete ilave edilmesi bu sorunu büyük oranda ortadan kaldırmaktadır.

Uzayan uzay yolculuklarının getirdikleri

İlk uzay görevlerine kıyasla günümüzdeki yolculuklar daha uzun sürmektedir. NASA Artemis programı ile Ay’da uzun süreli insan varlığının temellerini atmayı planlamaktadır. Dolayısıyla bu görev sürecinde tüketilecek olan gıdaların kalitesinin stabil kalması önem taşımaktadır. Bu gıdalar daha uzun bir raf ömrüne sahip olmalı ve sıfır yer çekimi ortamında olduğu gibi kalacak şekilde üretilmelidir. Daha uzun görevler için ise uzayda bitki yetiştirmek paketlenmiş gıdaya olan bağımlılığı azaltacaktır.

Uzay yolculuklarında gıdaların depolanması ve tüketim sonucunda ortaya çıkan çöpler göz önünde bulundurulması gereken önemli faktörlerdir. Ambalajlı ürünler, tüketilmesi ve paketlenmesi kolay olması nedeniyle uzay gıdalarının kaplanmasında etkin rol oynamaktadır. Ancak depolama alanları uzay gemileri için sorun oluşturmaktadır. Gıdaların daha kolay taşınmasını ve depolanmasını sağlayan ambalajların atıkları, uzay yolculukları sırasında meydana gelen atıkların yaklaşık %40’ını oluşturmaktadır. Bu atıklar hijyen sorunlarını beraberinde getirirken alan kısıtlamasına da neden olmaktadır. Dolayısıyla uzay gıdaları için kullanılan ambalaj malzemeleri hafif ve esnek olmalı, ambalaj atıklarını azaltmalı ve besinlerin stabilitesini iyileştirmek ve böylece daha uzun bir raf ömrü elde etmek için yenilikçi ve akıllı olmalıdır.

Yemek düzeninin psikolojik etkisi

Uzayan görev süreleri nedeniyle astronotların karşılaştıkları olumsuz durumlardan biri de psikolojik sorunlardır. Bir astronotun uzay görevi sırasında karşılaşabileceği yalnızlık, uykusuzluk, zayıf konsantrasyon, kaygı ve sinirlilik gibi bazı psikolojik değişiklikler gıda alımını ve kabul düzeyini etkileyebilmektedir. Bununla birlikte mikro yer çekimi nedeniyle koku alma duygusunda meydana gelen azalma, yiyeceklerin tadının farklı ya da daha az algılanmasına neden olmaktadır. Bu nedenle menülerde astronotların kültürlerine hitap eden besinlere yer verilmesi, çok çeşitli yiyeceklere erişimlerinin bulunması gibi psikolojiyi etkileyen faktörleri göz önüne alan gıda bilimi araştırmalarını uzay psikolojisi ile birleştirmek, astronotlar için psikososyal ve psikolojik faydalar sağlayan yiyeceklerin geliştirilmesini zorunlu hâle getirmektedir.

Sonuç olarak uzay şartlarının dünyadakinden farklı olması ve diğer zorlayıcı faktörler nedeniyle uzayda beslenme sistemlerindeki yemek hizmetleri planlanırken; astronotların fizyolojik ve psikolojik bütün ihtiyaçlarını karşılayacak, yenilikçi, teknolojik ürünlerin kullanılması gerekmektedir. Çeşitli tüketiciler için farklı gıda türleri kullanılarak üretilen yemekler besleyici, kompakt, lokma büyüklüğünde, kırıntı içermeyen, tüketilmesi kolay, enerjisi yoğun ve rafta dayanıklı olacak şekilde tasarlanmalıdır. Paketlenmiş gıda yerine taze yetiştirilmiş malzemeler kullanılarak gıda hazırlamasına imkân sağlayan uzayda sebze yetiştirilmesi, 3D gıda baskısı, fonksiyonel gıdalar ve nutrasötikler uzayda beslenmenin temelini oluşturacaktır. Yeni yemek hizmetlerinin geliştirilmesi, astronotların sağlığı ve gelecekteki görevlerini başarılı bir şekilde yerine getirmeleri için kilit rol oynar.

Murat Ay

Doğuş Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışıyor. İstanbul’da yaşıyor.

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...