21 June 2024

Reklam yapma, TikTok yap

Tüketim pratikleri, sosyal medyanın gücüyle yepyeni bir dinamik buluyor artık. İnfluencer’ların sosyal medya platformlarında ürettikleri içerikler, bunda oldukça etkili. Bu bağlamda TikTok’un satış pazarlama stratejilerindeki rolünü, markaların reklam stratejilerini inceliyoruz.

Teknolojinin gelişmesine paralel olarak hızla dijitalleşen pazarlama dünyasında markalar, hedef kitlelerine ulaşmak için pazarlama iletişim stratejisini ve ürettiği ürünün neler vaat ettiğini anlatan mesajları geliştirmeyi ve bu kapsamda alıcılar ile satıcıların bir araya geldikleri pazarlarda iletişim kanallarını etkin kullanmayı önemsiyorlar. Ağızdan ağıza pazarlamanın en güncel hâli olan “influencer pazarlama” birçok markanın öncelikli tercihi oluyor; sosyal medya platformları arasında TikTok dikkat çekici ölçüde dünyada ve Türkiye’de takipçi sayısını arttırıyor. Çevrim içi platformlarda daha aktif olarak paylaşım yapma eğiliminde olan Z jenerasyonu için ise görsellik ve karşılıklı etkileşim çok önemli olduğundan, geleneksel medyadaki reklamlar yerine TikTok dünyasının kaliteli, mizah öğeleri içeren ve ilgi çekici içerikleri tercih ediliyor. Sosyal medyanın tüketim alışkanlıkları üzerindeki etkisini arttırdığının bilinciyle markalar, TikTok’ta etkin iletişimi sağlayan yeni nesil içerik üreticilerine yöneliyor ve takipçi sayısı 1000-10.000 arası olan nano-influencer’lar sayesinde hem ekonomik ve hem de doğal reklâmlar yaparak büyük kitlelere ulaşabiliyor. Markalar, pazarlama stratejilerini belirlerken hem TikTok platformunun hızla artan takipçi sayısı ve TikTok’ta geçirilen süre, hem de takipçileri tarafından kendilerinden biri gibi algılanan nano-influencer’ların doğal içeriklerinin özellikle Z jenerasyonu satın alma davranışlarına direkt etkisi olduğunu göz önünde bulundurmaya başladılar.

Nano-influencer’ların güvenirliği ve TikTok

Post-modern tüketim anlayışı, günümüz tüketicisinin ihtiyacı olduğu için değil; statü, kabul görme ve haz alma için tükettiğini gösteriyor. Bu kapsamda içerik üretme kapsamlı bir faaliyet olan influencer pazarlama ve marka, ajans, influencer iş birlikleri çok önemli hâle geldi. Ancak influencer kategorilerinden daha fazla takipçi sayısına sahip olanların, yaptıkları sık reklam içerikleri ve ürünle özdeşleşmeyen içerikleri sebebiyle güvenilirlikleri tartışmalı hâle geldi. Bu da nano-influencer’ların yakın çevrelerine yönelik yaptıkları paylaşımların yayılarak büyük etkileşim sağlaması sonucunu getirdi. Küreselleşme ve teknolojinin ilerlemesiyle birlikte insanlar artan bir şekilde sosyal medya mecralarını kullanmaya başladı ve markaların da pazarlama faaliyetlerinde nano-influencer’ları kullanmaları özgün içeriklerin, gerçekliğin, dürüstlüğün, doğallığın ve şeffaflığın rekabette markayı öne taşıdığını gösterdi.

Kullanıcı odaklı bir mecra olan TikTok’u diğer sosyal medya platformlarından farklı kılan en önemli özelliği, öneri algoritmasının çok iyi çalışmasıdır. TikTok’un öneri algoritması, sadece beğenileri değil; aynı zamanda kullanıcı etkileşimini, yorumları, içeriği sonuna kadar izlenip izlenmediğini, hafızaya kaydedilme ve başkalarıyla paylaşma özelliğini dikkate alıyor. Bu sepeple 1000 takipçili bir kişi tarafından izlenilen iyi bir içerik, toplamda bir milyon izlenmeye kadar ulaşabilir. Viral olan bir mecra olduğu için daha uzun süre harcanan Tiktok platformunda öneri algoritması sadece takipçilere değil, o içerikle ilgilenen kişilere de ulaştırıyor. Bu özelliği ile TikTok, kullanıcılarının daha uzun süre platformda kalmasını sağlıyor. TikTok, takipçilerinin geçirdiği sürenin uzunluğu dikkate alındığında çok büyük bir reklam ve tanıtım habitatı oluşturuyor. Bu durum da markaların TikTok’ta olma zorunluluğunu beraberinde getiriyor, sonuçların satışa yansımasından bağımsız olarak “Rakiplerim varsa ben de varım” duygusuyla TikTok kampanyalarını pazarlama planlarına dâhil ediyorlar.

Z jenerasyonu için satış stratejileri, reklam ve içerik döngüsü

Dijital platformlarla en fazla ilişkide olan Z jenerasyonu, mal ve hizmetlerin tüketimiyle ilgili olarak çoğunlukla çevrim içi kanalları tercih ediyor; satın alma davranışını gerçekleştirirken yakın çevresi, arkadaşları ve takip ettiği sosyal medya içeriklerinin etkisi altında kalıyor. Sadece ihtiyaç için değil, statü, kabul görme ve bazen de sadece haz almak için satın alma davranışını gerçekleştiren Z jenerasyonu; deneyime, yaratıcılığa ve arkadaşlarının fikirlerine daha çok önem veriyor. Dolayısıyla TikTok için markaların ve ajansların nano-influencer tercih etmesinin temel sebebi; reklâm gibi algılanmayan, güzellik tanımına veya bir cemiyet mensubu olmaya ihtiyacı olmayan tamamen doğal içerik ile Z jenerasyonunda etkileşim yaratmasıdır. Algoritmanın desteklemesiyle nano-influencer tarafından üretilen iyi bir içeriği milyonlar izleyebilir. “Reklam yapma, TikTok yap” mottosuyla yola çıkan yeni nesil içerik üreticiler için düşünülen, ana odağı işin mutfağında olan ve deneyimi yaşatan samimi insan toplulukları olduğudur. Bu sebeple markalar, pazarlama hedeflerini TikTok’a ve bu platform için doğal içerik üreten, samimi paylaşımlarla karşı tarafa duyguyu çok iyi yansıtan influencer’lara çevirmiş durumdadır.

TikTok içeriklerinin markanın satışına olan katkısının ölçülebilirliği kampanya hedefine göre değişir. Örneğin bir markanın yaz sezonu iletişimi kapsamında kampanya ile bilinilirliğini anlatmak isteniyorsa, videonun ne kadar insana ulaştığı ve hangi oranda pozitif etkileşim sağladığı ürün satışından daha önemli hâle gelir. Performans kampanyasına bakıldığında örneğin banka reklâmında dijital ürün tanıtımı söz konusu olduğundan organik olması mümkün değil elbette, markanın bir teklifi varsa ve linke tıklatılıyorsa organik olma özelliği azalıyor. Ancak geleneksel reklâmdan uzaklaştığımız bugünlerde “Reklâm oluyorsa böyle olsun” yaklaşımı ile TikTok’un “reklâm kokmayan reklâmı” üreten bir mecra olması beğeni topluyor.

Sonuç olarak yeni pazarlama yaklaşımıyla markalar, hızlanan rekabet kapsamında tüketicilere yönelik mesajlarını daha interaktif ve dürüst bir modelle iletmeye yöneliyorlar. TikTok takip eden kişilerin beğendikleri içerikleri beğenme, yorumlama, tekrar paylaşma ve ilgili hesabı takibe almaları sebebiyle markalar; dijital pazarlama stratejilerinde yaratıcı, doğal içerikleri daha sıklıkla tercih etmeye ve özellikle bu alanlarda aktif Z jenerasyonunu etkilemeye ve satın alma davranışlarını yönlendirmeye çalışıyorlar. Influencer pazarlamanın doğruları ve yanlışları araştırılırken sosyal medya platformlarının her geçen gün daha çok tüketicilerin hayatına etki ettiği günümüzde TikTok platformu, hızlı bir yükseliş trendindedir. TikTok içeriklerinin, takipçilerinin satın alma kararlarında önemli bir belirleyici oldukları algısıyla markalar, satışlarını arttırmak için her geçen gün pazarlama bütçelerinden TikTok kampanyalarına olan payı çoğaltmaktadırlar.

Çiğdem Diken

1995’te Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde lisans, 2022’de Maltepe Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Anabilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimini tamamladı. İstanbul’da yaşıyor.

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...