12 June 2024

Meksika’nın Nobel Ödüllü Kadın Cumhurbaşkanı: Claudia Sheinbaum

Meksika’da bir kadın lider cam tavanı kırıyor, belediye başkanlığından cumhurbaşkanlığına yükseliyor. 2 Haziran Pazar günü gerçekleşen genel seçim sonuçlarına göre Meksika halkını temsil eden Claudia Sheinbaum’u tanıyor, siyasi vaatlerini inceliyoruz.

Meksika’da 2 Haziran Pazar günü yapılan seçimi daha öncekilerden ayıran en önemli olay, öne çıkan iki cumhurbaşkanı adayının da kadın olmasıydı. Seçimin galibiyse sürpriz olmayan bir şekilde Claudia Sheinbaum oldu ve böylece Meksika, tarihinin ilk kadın cumhurbaşkanını seçmiş oldu. Oyların %59’unu alan Sheinbaum rakibi Xochitl Galvez’e %31 puan fark attı. Merkez sol Yurttaş Hareketi Partisi’nin adayı Jorge Maynez ise %10 oy aldı.

Yaklaşık 100 milyon seçmenin sandığa gittiği seçimlerde cumhurbaşkanıyla birlikte milletvekilleri ve senatörler de seçildi. Tek turlu çoğunluk oyu sistemiyle yapılan seçimlerde en yüksek oyu alan aday cumhurbaşkanı seçiliyor.

Fakat Claudia Sheinbaum’u özel kılan sadece Meksika’nın seçtiği ilk kadın cumhurbaşkanı olması değil. Sheinbaum Meksika gibi dünyanın en büyük Katolik nüfusuna sahip ikinci ülkesinde cumhurbaşkanı olacak olan ilk Yahudi siyasetçi. Anne tarafından büyükanne ve büyükbabası Nazilerden kaçarak Bulgaristan'dan Meksika'ya göç etmiş. Babasının büyükanne ve büyükbabası Litvanya'dan gelmiş.

Claudia Sheinbaum aynı zamanda 2007’de iklim değişikliği ile ilgili araştırmaları sonucu Nobel Ödülü’nü kazanan akademisyenler grubunun bir parçasıydı. Siyasete girmeden önce BM Hükûmetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nde (IPCC) görev yapan Claudia Sheinbaum aslen fizikçi ve “La Doctora” lakabıyla tanınıyor.

Belediye Başkanlığından Cumhurbaşkanlığına

Çevre ve kadın haklarının yanında Filistin davasına desteğiyle de bilinen Sheinbaum selefi Lopez Obrador gibi, sol eğilimli MORENA Partisi’nin kurucuları arasında. Sheinbaum 2018 yılında Meksika’nın başkenti Mexico City’nin de ilk kadın belediye başkanı olmuştu. 2023’te cumhurbaşkanı adayı olmak için görevi bırakana kadar Mexico City’nin belediye başkanı olan Sheinbaum bu dönemde gerek suç çeteleriyle mücadele gerekse sosyal politikalarla öne çıkan bir isim oldu. Sosyal yardımları popülist bir siyaset yapma aracı olarak gören muhalifleri tarafından eleştirilse de Sheinbaum sosyal politikalarını devlet başkanı olarak da sürdürmeyi vadediyor. Sheinbaum’un belediye başkanlığında sosyal yardımlara ayırdığı bütçenin kendine taban yaratmasındaki katkısı ise yadsınamaz.

Claudia Sheinbaum’un Mexico City’de belediye başkanlığı süresince suç oranlarının düşmüş olması da kuşkusuz onun popülerliğinin sebeplerinden biri. Organize suçun en ciddi sorunlardan biri olduğu Meksika’da Sheinbaum suçla mücadelede seleflerinden daha etkili olma iddiasında.

Sheinbaum’un aday olmasını sağlayan en önemli şeyse Meksika’da uygulanan tek dönem sınırlaması. Her cumhurbaşkanı yalnızca bir kez ve altı yıllığına göreve geliyor. Bu yüzden, başarılı bir cumhurbaşkanlığı geçiren Lopez Obrador yeniden aday olamadı ve Sheinbaum iktidar partisinin adayı oldu.

Kampanyası boyunca iş dünyasına yakınlığı sebebiyle rakipleri tarafından elitistlikle suçlanmış olsa da Sheinbaum özellikle etkin sosyal medya kullanımı ve hem kendisinin hem de partisinin sosyal yardım odaklı kampanyaları sayesinde kendisini “halkın adayı” olarak sunabildi.

Sheinbaum’un Meksikası Nasıl Olacak?

Lopez Obrador’un cumhurbaşkanlığında Meksika’da yoksulluk azalmış fakat güvenlik politikaları yetersiz kalmış ve ülkede suç oranları artmıştı. Ayrıca Obrador fosil enerjiyi destekleyen bir isim olarak çevreciler tarafından da eleştiriliyordu. Fakat en büyük eleştiriler ABD ile ilişkilerin zayıflığından kaynaklanıyordu. Claudia Sheinbaum’u selefinden ayırabilecek politika başlıkları da büyük ölçüde bu başlıklardan oluşuyor. Sosyal politikalar ve ekonomi yönetiminde büyük bir ayrışma beklenmese de Sheinbaum’un daha piyasa yanlısı ve ABD ile ilişkileri iyileştirme ve ticareti arttırma taraftarı olduğu biliniyor. ABD’li iş insanları Sheinbaum’un gümrük vergilerini düşürmesini bekliyor.

Sheinbaum’un en önemli vaadi ise ülkede her geçen yıl güçlenen uyuşturucu ve suç çeteleriyle mücadele etmek, şiddet ve suç oranını düşürmek. Sheinbaum 2027 yılına kadar suç oranını beşte bire indireceğini iddia ediyor ve Mexico City’de başarabildiğini ülke genelinde de başarmayı vadediyor. Halk arasında en büyük üç problemin yolsuzluk, güvensizlik ve yüksek suç oranları olduğu düşünüldüğünde bu söylemin neden önemli olduğu da anlaşılıyor. Öyle ki Meksika’da bu seçim sürecinde 38 siyasetçi suikast sonucu hayatını kaybetti ve 2024 seçimleri ülke tarihinin en kanlı seçimleri olarak kayıtlara geçti.

Abdulvahit Gezer

Abdulvahit Gezer, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası Ilişkiler bölümünden mezun oldu. 49W ve Flu TV'de içerik üretiyor. Uluslararası politika ve ekonomi ile ilgileniyor.

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...