13 May 2024

Devlet-i Aliyye pasaportu

Osmanlı Devleti döneminde pasaport olduğunu biliyor muydunuz? Gelin hep birlikte Devlet-i Aliyye pasaportlarının yapısal özelliklerine, maddelerine ve kanun ifadelerine yakından bakalım.

Osmanlı Devleti’nde klasik dönemde devletin, nüfus hareketliliğini denetlemek için yerli ya da yabancı herkesten bir seyahat belgesi talep ettiği görülmektedir. Modern anlamdaki pasaport uygulamasının iptidai şekli diyebileceğimiz bu uygulama 16. yüzyılda “yol hükmü” adını alırken 19. yüzyılda daha gelişmiş şekliyle “mürur tezkiresi” olarak karşımıza çıkar. Yol hükümleri genellikle tüccarlara, din adamlarına, devlet görevlilerine verilir; geçeceği bölgelerdeki yöneticilere hitaben yazılır ve seyahat edenin güven içinde yolculuk yapmasını sağlardı. 19. yüzyılda yeni bir düzenleme ile oluşturulan mürur tezkireleri de pasaport uygulamasına geçilmeden önce kullanılıyordu. Aşağıda yer alan 1 numaralı resimde bu türe verilen örneği görebiliriz.

Tanzimat Fermanı’ndan sonra Osmanlı Devleti’nde gerek tebaanın gerekse de yabancıların ülkeye girişlerinin ve ülkeden çıkışlarının belirli kurallara göre gerçekleştirilmesi ihtiyacı, pasaport nizamnamelerinin hazırlanmasını zaruri hâle getirmişti. İlk olarak 1841 tarihli Men‘-i Mürur Nizamnamesi’nde yabancıların ve tebaanın ülkeye giriş çıkışlarında belirli esaslardan bahsedilmiş olsa da bu düzenleme ağırlıklı olarak ülke içerisindeki seyahatin düzenlenmesine yöneliktir.

1867 yılında çıkarılan Pasaport Odası Nizamnamesi’ni 1884 senesinde çıkarılan Pasaport Nizamnamesi takip etti. Bu nizamnamelerde görülen eksiklikler ve değişen ihtiyaçlar üzerine son Pasaport Nizamnamesi’nin hazırlanması ise 1894’te yapıldı. Nihayet 1911’de çıkarılan kanun ile pasaport iş ve işlemlerinin yönetmelik yerine yasal bir zemine oturtulması sağlanmıştır. Osmanlı Devleti’nde uygulamaya giren bu son Pasaport Kanunu da Türkiye Cumhuriyeti’nde 1938’e kadar kullanıldı. Günümüzde uygulamada olan Pasaport Kanunu’nda dahi Osmanlı Devleti’nin hazırladığı pasaport nizamnamelerinin tesirini görebiliriz.

Pasaportlar bize ne anlatır?

Bu yazıda pasaport nizamnameleri ve kanunu çerçevesinde basılıp kullanılmış, Osmanlı Devleti’ne ait bir pasaport örneğini tanıtacağız. Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi’nden Dahiliye Emniyet-i Umumiye Seyrüsefer tasnifi (BOA, DH.EUM.SSM) kısmından alınan pasaport örneğinin sayfalarını aşağıda sunuyoruz (Resim 2-9).

Toplam 10 sayfadan oluşan bu pasaportta ilk sayfa boş bırakılmış. Hemen yanındaki sayfada matbu harflerle yazılı “Pasaport Nizamnamesi’nden Müstehric Mevadd” başlığı altında Pasaport Nizamnamesi’nden alınan maddelere yer verilmiş. Bu maddeler şunlardan ibarettir:

Üçüncü Madde: Pasaport harcı elli guruştur.

On Dördüncü Madde: Bir pasaportu hamil olmayıp ispat-ı hüviyet edemeyen her şahsın Memalik-i Şahane’ye duhulü memnudur. Osmanlı şehbenderhanesi bulunan bir mahalden lieclilazime usulü dairesinde bir pasaportu istihsal ederek fakat bu pasaportu vize ettirmeği ihmal eden her şahıs vize harcının iki mislini, yani kırk kuruşu tediye edecektir. Pasaportu olmaksızın veyahut hamil olduğu pasaport usulü dairesinde bulunmaksızın hudud-ı hakaniyeye gelenler hakkında işbu nizamnamenin on yedinci ve on sekizinci maddeleri ahkâmına tevfikan muamele olunacaktır.

On Yedinci Madde: Pasaportu olmadığı veyahut usulüne muvafık olmayan bir pasaportu hamil olduğu hâlde Memalik-i Şahane’ye gelen her şahıs Dersaadet’te Zabtiye Nezaretine ve vilayat-ı şahanede pasaport memurları nezdine götürülerek ne gibi esbabı meşruaya mebni pasaport ahz etmemiş idüğü istizah olunacaktır. Şahs-ı merkum tebaa-i Osmaniye’den olduğunu beyan eylediği hâlde isbat-ı hüviyetine kâfi delâil iradına veyahut bir kefil iraesine mecbur olacak ve bu babda kendisine teshilât-ı lâzıme gösterilecektir. Bu hâlde şahs-ı merkum pasaport harcının iki misli olan yüz kuruşu tediye edecektir. İsbat-ı hüviyetine kâfi delâil ibraz ve yahut bir kefil irae edemediği takdirde Memalik-i Osmaniye’ye duhulünden men edilecektir.

On Sekizinci Madde: Pasaportuna sahte bir isim yazdıran veyahut bu makule hile ile pasaport istihsal edecek olanlara kefalet eyleyen veyahut sahte pasaport tanzim veyahut sahih olan bir pasaportu tağyir ve tahrif eden ve bu makule sahte veya tağyir ve tahrif olunmuş pasaportu bilerek istimal eyleyen eşhas Ceza Kanunu’nun yüz elli altıncı ve yüz elli yedinci maddeleri ahkâmına tevfikan hapis ile mücazat edilecektir.

Pasaport nizamnamesinde geçen bu maddelerin yazıldığı ikinci sayfada pasaportun Osmanlı Türkçesi ve Fransızca yazılı bölümleri görülüyor. Hemen arkasındaki sayfada dönemin padişahının tuğrası, tuğranın altında ise padişah hazretlerinin namına anlamına gelen “Nâm Nâme-i Hazret-i Pâdişâhîye” ibaresi yer alır. Örneği gösterilen pasaporttaki padişah tuğrası II. Abdülhamid’e aittir. Tuğranın hemen yanında “el-Gâzî” ibaresi bulunur. Sayfanın ortasında taslak olarak bütün pasaportlarda olan standart bir metin görürüz. Bu metinde şunlar yazar:

“Devlet-i Osmaniye tebasından

… azimet edeceğinden gerek müddet-i ikametinde ve gerek esna-yı rahda uğradığı mahallerde Devlet-i Osmaniye’nin dost ve müttehidi bulunan devletlerin memurin-i mülkiye ve askeriyesi tarafından himayet ve sıyanet olunması ve ol-vechle devr-ü geşt-ü güzarına kimesne tarafından dahl-ü taarruz olunmaması talep ve iltimasıyla işbu pasaport canibinden.”

Burada özetle pasaport sahibinin bulunduğu yerde ve yolculuğu esnasında Osmanlı Devleti’nin müttefiki ülkelerin memur ve askerleri tarafından korunması ve seyahatine kimsenin mâni olmaması talep edilir. Bu yazıların olduğu sayfanın yanında bulunan ibareler, Fransızca olarak basılmıştı.

Pasaportun 4. sayfasında pasaport hamilinin eşkâli ile ilgili bilgiler yer alıyor. Sırasıyla ve doldurulması istenen bilgiler şunlardır: “Kişinin boyu, gözü, saç, bıyık ve sakalı, burun ve çehresi, rengi, alamet-i farika-i sabitesi; yani yüzünde belirgin olan başlıca özelliği, sanatı, mahall-i vilayet ve tarih-i tevellüdü (doğum tarihi) ve yaşı.” Sayfanın sol alt köşesinde de şehbender, yani o dönemki konsolosun imzası ya da mührü için ayrılmış kısım bulunuyor. Yandaki sayfada da tıpkı önceki sayfalarda olduğu gibi bu ifadelerin Fransızcasını görüyoruz.

Bir sonraki sayfada pasaport hamilinin refakatinde bulunanların ahval-ı hazırası (mevcut durumu) başlığı dikkati çeker. Altındaki kısımlarda sıfat-ı refâkati (eşlik etme nedeni), ismi, mahal-i vilayeti, sini (yaşı), pederinin ismi bölümleri yer alır. Yandaki sayfa, önceki sayfanın Fransızcası olarak basılmış. İzleyen iki sayfada da ilk sayfalarda Türkçesi verilen Pasaport Nizamnamelerinin Fransızcası yer alıyor. Defter şeklindeki bu pasaportun en son sayfasında ay yıldızlı motifler üzerinde Devlet-i Aliyye-i Osmaniye ibaresi dikkati çeker.

Ümit Baki Erdem

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tarih Anabilim Dalı’nda doktora öğrencisidir, öğretim görevlisi olarak çalışmalarını sürdürüyor. Tokat’ta yaşıyor.

Podcast

19 December 2023
Doç. Dr. Hasan T. Kerimoğlu
Darbeler, İhanetler ve İsyanlar
28:19
0:01

Url kopyalanmıştır...